Erkek kardeşim sınav sonucundan çok memnundu.My brother was very pleased with the examination result.
Erkek kardeşim, bir araba satın almak için yeterince zengindir.My brother is rich enough to buy a car.
Erkek kardeşim bir araba sürebilir.My brother can drive a car.
Erkek kardeşim elinde bir kamera tutuyor.My brother is holding a camera in his hand.
Erkek kardeşim matematikte iyidir.My brother is good at mathematics.
Erkek kardeşim bir üniversite öğrencisidir.My brother is a college student.
Erkek kardeşim felsefe üzerine bir otoritedir.My brother's an authority on philosophy.
Trende erkek kardeşim cebinden bir şey çaldırdı.My brother had his pocket picked in the train.
Erkek kardeşim Tokyo'da yaşıyor.My brother lives in Tokyo.
Erkek kardeşim Tokyo'da üniversiteye gidiyor.My brother goes to college in Tokyo.
Erkek kardeşim çok sıkı çalışıyormuş gibi davrandı.My brother pretended to be working very hard.
Erkek kardeşim hukuk öğrenimi için Amerika'ya gitti.My brother went to the United States to study law.
Erkek kardeşim meşgul değildir.My brother is not busy.
Erkek kardeşim yarın sabah geliyor.My brother is arriving tomorrow morning.
O benim erkek kardeşimden daha büyük görünüyor.He looks older than my brother.
Erkek kardeşlerimden biri öğretmen, ve diğerleri avukattır.One of my brothers is a teacher and the others are lawyers.
Erkek kardeşim bir bankada çalışmaktadır.My brother works in a bank.
Benim günüm saat 5'te sona erer.My day ends at 5 o'clock.
Bebek erkek kardeşim günde on saat uyur.My baby brother sleeps ten hours a day.
Eski erkek arkadaşım Portekiz'de yetiştirildi.My ex-boyfriend was brought up in Portugal.
Büyükbabam sabah erkenden yürüyüş yapmayı sever.My grandfather is fond of taking a walk early in the morning.
Oğlum kadınların erkeklerden daha güçlü olduklarını düşünüyor.My son thinks women are stronger than men.
Oğlum politikaya erken ilgi duydu.My son took an early interest in politics.
Erkek kardeşim köpeğimize bakar.My brother takes care of our dog.
Erkek kardeşim nadiren, kırk yılda bir, kiliseye gider.My brother seldom, if ever, goes to church.
Erkek kardeşim birinci sınıf öğrencisi.My brother is a first-year student.
Erkek kardeşim kısa sürede Tokyo'da yalnız yaşamaya alıştı.My brother soon got used to living alone in Tokyo.
Erkek kardeşim çok hızlı konuşur.My brother speaks very fast.
Erkek kardeşim yüzmez.My brother doesn't swim.
Erkek kardeşim bir lise öğrencisidir.My brother is a high school student.
Erkek kardeşim Fuji Dağına asla tırmanmadı.My brother has never climbed Mt Fuji.
Erkek kardeşim dünden beri hasta.My brother has been sick since yesterday.
Erkek kardeşim benim kadar çok çalışır.My brother studies as hard as I do.
Erkek kardeşim benim kadar hızlı koşabilir.My brother can run as fast as I.
Erkek kardeşim bir sınava katılmak zorunda.My brother has to take an examination.
Küçük erkek kardeşim kazada yaralandı.My little brother was injured in the accident.
Erkek kardeşim pul koleksiyonundan büyük keyif alır.My brother takes great delight in his stamp collection.
Erkek kardeşim bir ağaçtan düştü ve bacağını kırdı.My brother fell off a tree and broke his leg.
Benim erkek arkadaşım bir gazetecidir.My boyfriend is a journalist.
Erkek arkadaşım para biriktirmeyi ve bir spor araba almayı planlıyor?My boyfriend plans to save up and buy a sports car.
Babam ve erkek kardeşim bu fabrikada çalışmaktadır.My father and my brother work in this factory.
Babam erken kalkan biridir.My father is an early riser.
Hem babam hem de erkek kardeşim kumara düşkünler.Both my father and my brother are fond of gambling.
Hem babam hem de erkek kardeşim kumarı çok severler.Both my father and my brother are fond of gambling.
Annem çok yorgundu bu yüzden erkenden uyumaya gitti.My mother was so tired that she went to bed early.
Annem her zaman sabah erken kalkar.My mother always gets up early in the morning.
Annem sabah erken kalkar.My mother gets up early in the morning.
Annem her sabah erken kalkar.My mother gets up early every morning.
Benim erkek çocuklarımla gurur duyuyorum.I'm so proud of my boys.
Kız kardeşim bir erkek gibidir.My daughter is a tomboy.
Kızım ergenlik çağının sonlarındadır.My daughter is in her late teens.
Ben randevumu ertelemek zorunda kaldım.I had to postpone my appointment.
Erkek kardeşimle nehirde balık tutmaya gittim.I went fishing with my brother in the river.
Caddeyi tek başına geçen küçük bir erkek çocuğu gördüm.I saw a young boy crossing the street by himself.
Erken kalkmaya alışkınım.I'm used to getting up early.
Senin erken dönmeni istiyorum.I want you to come back early.
Ben senin erkek kardeşinden daha yaşlıyım.I'm older than your brother.
Çok erken evlenmek istemiyorum.I don't want to get married too early.
İtalya'daki erkek kardeşimden bir Noel kartı aldım.I received a Christmas card from my brother in Italy.
Onun gibi erkekler hakkında her zaman kuşkuluyum.I'm always suspicious of men like him.