epi- ile cümle
epi- kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ve berbat bir klamidya epidemimiz var-- ve bu klamidya epidemisi yıllardır devam ediyor.És szörnyű chlamydia járványunk van -- egy szörnyű chlamydia járvány ami hosszú évekre köszön be.
Ve berbat bir klamidya epidemimiz var-- ve bu klamidya epidemisi yıllardır devam ediyor.In imamo strašno epidemijo klamidije - strašno epidemijo klamidije, ki se drži mnogo let.
Ve berbat bir klamidya epidemimiz var-- ve bu klamidya epidemisi yıllardır devam ediyor.그리고 우리는 몇 년 동안 몸 속에 머무는 심각한 성병인 클라미디아에 걸립니다.
Ve berbat bir klamidya epidemimiz var-- ve bu klamidya epidemisi yıllardır devam ediyor.Mamy okropną epidemię chlamydiozy, która utrzymuje się od wielu lat.
Ve berbat bir klamidya epidemimiz var-- ve bu klamidya epidemisi yıllardır devam ediyor.Meillä on vakava klamydiaepidemia -- joka pysyy vielä vuosia.
Ve berbat bir klamidya epidemimiz var-- ve bu klamidya epidemisi yıllardır devam ediyor.Tempos uma terrível epidemia de clamídia, uma terrível epidemia de clamídia que se prolonga por vários anos.
Ve berbat bir klamidya epidemimiz var-- ve bu klamidya epidemisi yıllardır devam ediyor.Và chúng ta có đại dịch Chlamydia kinh khủng -- đại dịch Chlamydia ghê gớm kéo dài nhiều năm.
Ve berbat bir klamidya epidemimiz var-- ve bu klamidya epidemisi yıllardır devam ediyor.Y tenemos una terrible epidemia de clamidia -- una terrible epidemia de clamidia durante muchos años.
Ve berbat bir klamidya epidemimiz var-- ve bu klamidya epidemisi yıllardır devam ediyor.Και έχουμε μια τρομερή επιδημία χλαμυδίων-- τρομερή επιδημία χλαμυδίων που επιμένει εδώ και χρόνια.
Ve berbat bir klamidya epidemimiz var-- ve bu klamidya epidemisi yıllardır devam ediyor.Имаме ужасна епидемия от хламидия - ужасна епидемия от хламидия, продължаваща от много години.
Ve berbat bir klamidya epidemimiz var-- ve bu klamidya epidemisi yıllardır devam ediyor.И у нас очень серьезная эпидемия хламидиоза. Ужасная эпидемия хламидиоза, которая продолжается много лет.
Ve berbat bir klamidya epidemimiz var-- ve bu klamidya epidemisi yıllardır devam ediyor.І у нас серйозна епідемія хламідіозу. Жахлива епідемія хламідіозу, яка продовжуються вже багато років.
Ve berbat bir klamidya epidemimiz var-- ve bu klamidya epidemisi yıllardır devam ediyor.ויש לנו מגיפת כלמידיה נוראית -- מגפת כלמידיה נוראית שנשארת למשך שנים.
Ve berbat bir klamidya epidemimiz var-- ve bu klamidya epidemisi yıllardır devam ediyor.وينتشر داء المتدثرات (الكلاميديا) بشكل فظيع ويبقى وباء داء المتدثرات منتشراً لسنيين
Ve berbat bir klamidya epidemimiz var-- ve bu klamidya epidemisi yıllardır devam ediyor.恐ろしいクラジミアの流行は何年も続きます HIVは感染後3~6週間でピークを迎えます
Ve biliyorum ki, bu epiriyi yapmak için bir haftadır bekliyorum.A viem, že som celý týždeň čakala na to, ako poviem tento vtip.
Ve biliyorum ki, bu epiriyi yapmak için bir haftadır bekliyorum.A vím, že jsem se celý týden těšila, až řeknu tenhle vtip.
Ve biliyorum ki, bu epiriyi yapmak için bir haftadır bekliyorum.Dan saya tahu saya sudah menunggu seminggu untuk mengatakan lelucon ini.
Ve biliyorum ki, bu epiriyi yapmak için bir haftadır bekliyorum.En ik weet dat ik de hele week gewacht heb om deze mop te vertellen.
Ve biliyorum ki, bu epiriyi yapmak için bir haftadır bekliyorum.E so che ho aspettato tutta la settimana per dire questa battuta.
Ve biliyorum ki, bu epiriyi yapmak için bir haftadır bekliyorum.És tudom, hogy egész héten arra vártam, hogy elmondjam ezt a viccet.
Ve biliyorum ki, bu epiriyi yapmak için bir haftadır bekliyorum.Et je sais que j'attends depuis une semaine pour raconter cette blague.
Ve biliyorum ki, bu epiriyi yapmak için bir haftadır bekliyorum.In vem, da sem čakala cel teden, da vam povem to šalo.
Ve biliyorum ki, bu epiriyi yapmak için bir haftadır bekliyorum.I wiem, że cały tydzień czekałam by opowiedzieć wam ten kawał.
Ve biliyorum ki, bu epiriyi yapmak için bir haftadır bekliyorum.또 전 제가 이 농담을 하려고 일주일 내내 기다렸다는 것도 알아요.
Ve biliyorum ki, bu epiriyi yapmak için bir haftadır bekliyorum.Och jag vet att jag har väntat hela veckan på att få berätta det här skämtet.
Ve biliyorum ki, bu epiriyi yapmak için bir haftadır bekliyorum.Og jeg ved at jeg har vente hele ugen på at fortælle denne vits.
Ve biliyorum ki, bu epiriyi yapmak için bir haftadır bekliyorum.(Risos) Sei que estive à espera a semana toda para contar esta piada.
Ve biliyorum ki, bu epiriyi yapmak için bir haftadır bekliyorum.Şi ştiu c-am aşteptat toată săptămâna să spun această glumă.
Ve biliyorum ki, bu epiriyi yapmak için bir haftadır bekliyorum.Und ich weiß, dass ich schon die ganze Woche darauf warte diesen Witz zu erzählen.
Ve biliyorum ki, bu epiriyi yapmak için bir haftadır bekliyorum.Y sé que estuve esperando toda la semana para contarles este chiste.
Ve biliyorum ki, bu epiriyi yapmak için bir haftadır bekliyorum.Και ξέρω πως περίμενα όλη τη βδομάδα να πω αυτό το αστείο.
Ve biliyorum ki, bu epiriyi yapmak için bir haftadır bekliyorum.И знам също, че чакам цяла седмица, за да ви кажа тази шега.
Ve biliyorum ki, bu epiriyi yapmak için bir haftadır bekliyorum.И я знаю, что я всю неделю ждала, чтобы рассказать анекдот.
Ve biliyorum ki, bu epiriyi yapmak için bir haftadır bekliyorum.І я знаю, що я прочекала весь тиждень, щоб розповісти цей жарт.
Ve biliyorum ki, bu epiriyi yapmak için bir haftadır bekliyorum.(צחוק) ואני יודעת
Ve biliyorum ki, bu epiriyi yapmak için bir haftadır bekliyorum.وأنا أعرف انني انتظرت كل هذا الاسبوع لكي أخبر هذه النكتة
Ve biliyorum ki, bu epiriyi yapmak için bir haftadır bekliyorum.一週間ずっと待ち構えていた (笑)
Ve bu Epigenetiktir.Esto es la epigenética.
Ve bu Epigenetiktir.Si tratta dell'epigenetica.
Ve bu Epigenetiktir.本日 皆さんには エピジェネティクスとはなにかということと
Ve buradaki spesifik sıkıntı galactosyl denilen bir epitop.A különleges akadály a speciális epitóp, amit úgy hívnak, hogy galactosyl vagy gal epitóp.
Ve buradaki spesifik sıkıntı galactosyl denilen bir epitop.A szczególną barierą jest pewien epitop, zwany galaktozylem albo epitopem gal.
Ve buradaki spesifik sıkıntı galactosyl denilen bir epitop.A zvláštní potíží je určitý epitop, kterému se říká galactosyl, nebo gal epitope.
Ve buradaki spesifik sıkıntı galactosyl denilen bir epitop.En de specifieke belemmering is een specifiek epitoop dat galactosyl heet, of Gal-epitoop.
Ve buradaki spesifik sıkıntı galactosyl denilen bir epitop.Et la barrière spécifique est un épitope spécifique appelé le galactosyl, ou épitope gal.
Ve buradaki spesifik sıkıntı galactosyl denilen bir epitop.Genauer gesagt, ist das Hindernis ein bestimmtes Epitop namens Galactosyl, oder Gal-Epitop.
Ve buradaki spesifik sıkıntı galactosyl denilen bir epitop.Khususnya epitop spesifik yang disebut galaktosil atau gal epitop
Ve buradaki spesifik sıkıntı galactosyl denilen bir epitop.명확한 장애는 구체적인 항원결정인자 입니다 갈락토시 혹은 갈 항원결정인자라고 불리는 것이죠.
Ve buradaki spesifik sıkıntı galactosyl denilen bir epitop.La barriera specifica è un epitopo specifico chiamato galattoside, o epitopo gal.
Ve buradaki spesifik sıkıntı galactosyl denilen bir epitop.Rào cản cụ thể chính là các kháng nguyên gọi là galactosyl, hay kháng nguyên gal.
Ve buradaki spesifik sıkıntı galactosyl denilen bir epitop.Şi bariera respectivă e un epitop specific denumit galactosyl, sau epitopul gal.
Ve buradaki spesifik sıkıntı galactosyl denilen bir epitop.Y la barrera específica es un particular epítopo llamado el galactosil , o epítopo "gal".
Ve buradaki spesifik sıkıntı galactosyl denilen bir epitop.А специфичната бариера е един специфичен епитоп, наречен галактосил, или гал епитоп.
Ve buradaki spesifik sıkıntı galactosyl denilen bir epitop.І конкретною перешкодою є певний епітоп, що називається галактозил-, або гал-епітоп.
Ve buradaki spesifik sıkıntı galactosyl denilen bir epitop.Конкретное препятствие: конкретный эпитоп, который называется галактозил, или эпитоп гал.
Ve buradaki spesifik sıkıntı galactosyl denilen bir epitop.והמחסום הספציפי הוא נוגדן ספציפי שנקרא גלקטואיזומלט או גל אפיטופ.
Ve buradaki spesifik sıkıntı galactosyl denilen bir epitop.呼ばれる特定のエピトープが この障壁となっているのです もし動物の組織を人間に移植するのであれば
Ve cibinliklerin epidemiye bir etkileri var, ama cibinlikler bu hastalığın tamamen silinmesini sağlayamaz.E le zanzariere hanno un impatto sull'epidemia ma non si riuscirà mai a debellarla solo con esse.
Ve cibinliklerin epidemiye bir etkileri var, ama cibinlikler bu hastalığın tamamen silinmesini sağlayamaz.En klamboes hebben effect op de epidemie, maar je zult ze nooit uitroeien met klamboes.