epi- ile cümle
epi- kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu sırra erme anıydı (epiphany).Isto foi uma revelação.
Bu sırra erme anıydı (epiphany).이로써 깨달은 게 있었죠. 우리는 오늘날 보고 있는
Bu sırra erme anıydı (epiphany).To było jak objawienie.
Bu sırra erme anıydı (epiphany).To je bilo pravo razodetje.
Bu sırra erme anıydı (epiphany).Αυτό ήταν μια επιφώτηση.
Bu sırra erme anıydı (epiphany).Нас осенило.
Bu sırra erme anıydı (epiphany).Това беше истинско откритие.
Bu sırra erme anıydı (epiphany).Це було прозріння.
Bu sırra erme anıydı (epiphany).זו הייתה התגלות שמיימית. הסכלנו להבין
Bu sırra erme anıydı (epiphany).وكان هذا الابيفانيا (أو عيدالغطاس)
Bu sırra erme anıydı (epiphany).現在 私たちが目にしている 褐色のコーティングは
Bu tanıma göre, epigenetiğin DNA ve histonların üzerinde oturduğu anlamı çıkıyor."DNAとヒストンの上に乗っている" 説明書という意味です エピジェネティク・マークは クロマチン上に存在する小さな化学的符号で
Bu tipteki Epigenetik işaretlerin biyolojimize olan etkileri oldukça derindir.Estos tipos de marcas epigenéticas influyen en nuestra biología.
Bu tipteki Epigenetik işaretlerin biyolojimize olan etkileri oldukça derindir.Questo tipo di marcature influisce profondamente sulla nostra biologia.
Bu tipteki Epigenetik işaretlerin biyolojimize olan etkileri oldukça derindir.例えば
Bütün bu kötü alışkanlıkların epigenomumuzu kötü etkilediği ispatlandı.Todo lo que se haya demostrado es dañino para nuestro epigenoma.
Bütün bu kötü alışkanlıkların epigenomumuzu kötü etkilediği ispatlandı.充分 間に合います あなたの行動は
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim. Bence bu epifenomonidir.Az a válság, amit az utóbbi időben oly sokan követtek, beleértve jómagam is, szerintem egy mellékjelenség.
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim. Bence bu epifenomonidir.Cette crise, qui a concentré tant d'attention, y compris la mienne, je crois que c'est un épiphénomène.
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim. Bence bu epifenomonidir.Criza, care i-a preocupat pe mulți, inclusiv pe mine, este un epifenomen.
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim. Bence bu epifenomonidir.Denne krise som har fået megen opmærksomhed, også af mig, tror jeg er et overfladefænomen.
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim. Bence bu epifenomonidir.Die crisis, waarop zoveel aandacht werd gefocust, ook door mij, is volgens mij een epifenomeen.
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim. Bence bu epifenomonidir.Diese Krise, die im Fokus großer Aufmerksamkeit stand, auch bei mir, ist eine Begleiterscheinung, denke ich.
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim. Bence bu epifenomonidir.Esa crisis, que ha sido el foco de mucha atención, incluyendo la mía, pienso que es un epifenómeno.
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim. Bence bu epifenomonidir.Krisis itu, yang menjadi pusat banyak perhatian termasuk saya, saya kira ini adalah sebua fenomena tambahan.
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim. Bence bu epifenomonidir.Quella crisi, che è stato al centro dell'attenzione, anche della mia, credo che sia un epifenomeno.
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim. Bence bu epifenomonidir.Tato krize, na niž upírá pozornost tolik lidí - včetně mě - je podle mne epifenoménem.
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim. Bence bu epifenomonidir.Ten kryzys, który zwrócił na siebie uwagę, również moją, uważam za epifenomen.
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim. Bence bu epifenomonidir.Ця криза, якій було приділено багато уваги, в тому числі і мною, думаю, є лише верхівкою айсберга.
Buyuk dikkat ceken kriz... buna ben de dahilim. Bence bu epifenomonidir.Этот кризис, за которым все так серьезно наблюдали, включая меня, я считаю побочным явлением.
Çünkü bizim buna karşı bağışıklığımız var. Bunun adı alfa-gal epitop.몸이 이것에 심한 면역 반응을 보이거든요. 이 녀석은 알파-갈 항원이라고 합니다.
Çünkü bizim buna karşı bağışıklığımız var. Bunun adı alfa-gal epitop.Porque somos muy inmunes a ésta molécula, la llamada alpha-gal epítopo.
Çünkü bizim buna karşı bağışıklığımız var. Bunun adı alfa-gal epitop.כי אנחנו מאוד מחוסנים לזה. זה נקרא אנטיגן אלפא-גל.
Çünkü bizim buna karşı bağışıklığımız var. Bunun adı alfa-gal epitop.لأننا متحصنين منه وهذا يسمى بأنزيم ألفا جال
Çünkü bizim buna karşı bağışıklığımız var. Bunun adı alfa-gal epitop.豚の心臓弁に沢山これが存在するため
Çünkü Epigenetik işaretler yumurtalarda da birikebilir.何世代にも渡ってエピジェネティク・マークが 遺伝していくという考えは
Durumun izlenmesi – Epidemiyoloji, suç ve pazarlarAnalyse de la situation — Épidémiologie, criminalité et marchés
Durumun izlenmesi – Epidemiyoloji, suç ve pazarlarSeguimiento de la situación – Epidemiología, delincuencia y mercados
EAIPÜlke: Kýbrýs Düzey: Merkezi Açýklayýcý Not:?EpitropiAxiologisis Idiotikon Panepistimion'ýn kýsaltmasý.Offizielle Entscheidungs-, Beratungs-, Verwaltungs- und Aufsichtsorgane in der Hochschulbildung
EAIPÜlke: Kýbrýs Düzey: Merkezi Açýklayýcý Not:?EpitropiAxiologisis Idiotikon Panepistimion'ýn kýsaltmasý.Organes formels de décision, consultation, gestion et supervision dans l’enseignement supérieur
Eğer ilaçlar epilepsiyi tedavide başarısız olursa bu stratejilerden bir tanesi beyinden kaldırılacaktır.Bila obat gagal menangani epilepsi, salah satu strateginya adalah membuang sebagian otak.
Eğer ilaçlar epilepsiyi tedavide başarısız olursa bu stratejilerden bir tanesi beyinden kaldırılacaktır.Ha a gyógyszer nem hat az epilepszia kezelése során, egy stratégia lehet az agy egy részének eltávolítása.
Eğer ilaçlar epilepsiyi tedavide başarısız olursa bu stratejilerden bir tanesi beyinden kaldırılacaktır.Jeżeli zawiodą leki, czasem usuwa się częśc mózgu.
Eğer ilaçlar epilepsiyi tedavide başarısız olursa bu stratejilerden bir tanesi beyinden kaldırılacaktır.Když na epilepsii nezabírají léky, odoperuje se někdy kousek mozku.
Eğer ilaçlar epilepsiyi tedavide başarısız olursa bu stratejilerden bir tanesi beyinden kaldırılacaktır.만약 약물이 간질 치료를 하지 못한다면, 대안 중 하나는 뇌를 부분적으로 제거하는 것입니다.
Eğer ilaçlar epilepsiyi tedavide başarısız olursa bu stratejilerden bir tanesi beyinden kaldırılacaktır.Ora se i farmaci falliscono, uno dei possibili rimedi è la rimozione di parte del cervello.
Eğer ilaçlar epilepsiyi tedavide başarısız olursa bu stratejilerden bir tanesi beyinden kaldırılacaktır.Si les médicaments échouent à la traiter, l'une des stratégies consiste à enlever une partie du cerveau.
Eğer ilaçlar epilepsiyi tedavide başarısız olursa bu stratejilerden bir tanesi beyinden kaldırılacaktır.В то время как лекарства неэффективны, другой стратегией будет удалить часть мозга.
Eğer ilaçlar epilepsiyi tedavide başarısız olursa bu stratejilerden bir tanesi beyinden kaldırılacaktır.Сега, ако лекарствата се провалят в епилептичното лечение, една от стратегиите е да премахнем част от мозъка.
Eğer ilaçlar epilepsiyi tedavide başarısız olursa bu stratejilerden bir tanesi beyinden kaldırılacaktır.היום, אם תרופות לא מצליחות לטפל באפילפסיה, אחת האסטרטגיות היא להסיר חלק מהמוח.
Eğer ilaçlar epilepsiyi tedavide başarısız olursa bu stratejilerden bir tanesi beyinden kaldırılacaktır.وان فشلت عقاقير الصرع في معالجة ذلك فان احدى طرق الحل تكمن في اجتثاث جزء من الدماغ
Eğer ilaçlar epilepsiyi tedavide başarısız olursa bu stratejilerden bir tanesi beyinden kaldırılacaktır.他には脳の一部を除去するという手段がありますが それは明らかに不可逆で 副作用も見込まれます
Ekim ayında dünyanın en iyi epidemiyolojistleri ile çalıştım.지난 10월 전세계 권위있는 질병학자들을 대상으로 조사를 했습니다.
Ekim ayında dünyanın en iyi epidemiyolojistleri ile çalıştım.Ad ottobre ho fatto uno studio con i maggiori epidemiologi del mondo.
Ekim ayında dünyanın en iyi epidemiyolojistleri ile çalıştım.Eu fiz um estudo dos melhores epidemiólogos mundiais, em outubro.
Ekim ayında dünyanın en iyi epidemiyolojistleri ile çalıştım.Ich habe im Oktober eine Studie gemacht mit den führenden Epidemiologen.
Ekim ayında dünyanın en iyi epidemiyolojistleri ile çalıştım.Ik heb in oktober een studie gemaakt van de topepidemiologen van de wereld.
Ekim ayında dünyanın en iyi epidemiyolojistleri ile çalıştım.În octombrie am făcut o cercetare al epidemiologilor de top din lume.
Ekim ayında dünyanın en iyi epidemiyolojistleri ile çalıştım.Realicé un estudio de los epidemiólogos más importantes del mundo en octubre.
Ekim ayında dünyanın en iyi epidemiyolojistleri ile çalıştım.W październiku przeprowadziłem badanie wśród czołowych epidemiologów.