epi- ile cümle

epi- kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu epidemik eğri, her tedavideki insan, bence, en son ne olduğunu herkes anlıyacak.Това е епидемична крива, и всеки в медицината, мисля, рано или късно научава каква е.
Bu epidemik eğri, her tedavideki insan, bence, en son ne olduğunu herkes anlıyacak.Это пандемическая кривая, и каждый, кто связан с медициной, прекрасно понимает, что это такое.
Bu epifitler ağırlıklı olarak yosunlardan oluşur.Ces épiphytes sont surtout représentés par les mousses.
Bu epifitler ağırlıklı olarak yosunlardan oluşur.Deze epifyten zijn voornamelijk mossen.
Bu epifitler ağırlıklı olarak yosunlardan oluşur.Diese Epiphyten werden hauptsächlich von den Moosen dominiert.
Bu epifitler ağırlıklı olarak yosunlardan oluşur.Estos epífitos se dominan mayoritariamente por los musgos.
Bu epifitler ağırlıklı olarak yosunlardan oluşur.이 착생식물들은 이끼류가 대부분이에요
Bu epifitler ağırlıklı olarak yosunlardan oluşur.Le epifite sono principalmente muschi.
Bu epifitler ağırlıklı olarak yosunlardan oluşur.Những loài thực vật biểu sinh này chủ yếu là rêu.
Bu epifitler ağırlıklı olarak yosunlardan oluşur.Partea dominantă a acestor epifite o constituie muşchiul.
Bu epifitler ağırlıklı olarak yosunlardan oluşur.Wśród epifitów dominują przede wszystkim mchy.
Bu epifitler ağırlıklı olarak yosunlardan oluşur.В основном эпифиты представлены мхами.
Bu epifitler ağırlıklı olarak yosunlardan oluşur.Сред тези епифити доминират главно мъховете.
Bu epifitler ağırlıklı olarak yosunlardan oluşur.באפיפייטים האלה שולטים בעיקר מיני הטחבים.
Bu epifitler ağırlıklı olarak yosunlardan oluşur.هذه النباتات الهوائية أساسا مهيمن عليها بالطحالب.
Bu epifitler ağırlıklı olarak yosunlardan oluşur.重要な点はこれらの着生植物が死に
Bu epik aşk hikayesi olacaktı.웅장한 로맨스와
Bu epik aşk hikayesi olacaktı. Tutkulu bir film.Bude to taková výpravná romance, film o vášni.
Bu epik aşk hikayesi olacaktı. Tutkulu bir film.Ça allait être un film épique et romantique, un film passionné.
Bu epik aşk hikayesi olacaktı. Tutkulu bir film."Det bliver denne episke romance, passionerede film."
Bu epik aşk hikayesi olacaktı. Tutkulu bir film.Det ska bli den här episkt romantiska, passionerade filmen.
Bu epik aşk hikayesi olacaktı. Tutkulu bir film.Es wurde ein Liebesfilm epischen Ausmaßes, ein leidenschaftlicher Film.
Bu epik aşk hikayesi olacaktı. Tutkulu bir film.Het wordt een epische romantische, gepassioneerde film.
Bu epik aşk hikayesi olacaktı. Tutkulu bir film.Nó sẽ là một bộ phim siêu lãng mạn một bộ phim đầy đam mê.
Bu epik aşk hikayesi olacaktı. Tutkulu bir film.Rómeó és Júlia egy hajón, szenvedélyes, érzelmes film lesz.
Bu epik aşk hikayesi olacaktı. Tutkulu bir film.Sarebbe stata una storia d'amore epica, un film passionale.
Bu epik aşk hikayesi olacaktı. Tutkulu bir film.Sen oli tarkoitus olla eeppinen romanssi, intohimoinen elokuva.
Bu epik aşk hikayesi olacaktı. Tutkulu bir film.To będzie epicki romans, film pełen namiętności.
Bu epik aşk hikayesi olacaktı. Tutkulu bir film.Urma să fie o poveste romantică de proporții epice, un film pasional.
Bu epik aşk hikayesi olacaktı. Tutkulu bir film.Va a ser un romance épico, una película apasionante.
Bu epik aşk hikayesi olacaktı. Tutkulu bir film.Πρόκειται για ένα επικό ρομάντζο, μια παθιασμένη ταινία.
Bu epik aşk hikayesi olacaktı. Tutkulu bir film.Това ще бъде този епичен, романтичен, страстен филм.
Bu epik aşk hikayesi olacaktı. Tutkulu bir film.Фільм буде епічною романтичною історією, пристрасним фільмом.
Bu epik aşk hikayesi olacaktı. Tutkulu bir film.Это будет такая эпическая романтическая история, страстный фильм.
Bu epik aşk hikayesi olacaktı."Vai ser um romance épico, um filme apaixonante."
Bu epik aşk hikayesi olacaktı.זה הולך להיות רומן אפי,
Bu epik aşk hikayesi olacaktı.وستكون هذه الملحمة رومانسية
Bu epik aşk hikayesi olacaktı.売り込みました
Bu gen, Epigenetik işaretler etrafta birikmeye başladığında susturulabiliyor.Puede permanecer inactivo, si las marcas epigenéticas supresoras se acumulan alrededor.
Bu gen, Epigenetik işaretler etrafta birikmeye başladığında susturulabiliyor.Può essere spento, se si accumulano intorno ad esso delle marcature epigenetiche silenziatrici.
Bu gen, Epigenetik işaretler etrafta birikmeye başladığında susturulabiliyor.なので もしアグーティ遺伝子を持つ母親が
Buna karşın, epiglottitis adı verilen hayati riski olan bir durumu varmış.Anh ta bị một căn bệnh có thể nguy hiểm tính mạng là viêm nắp thanh quản.
Buna karşın, epiglottitis adı verilen hayati riski olan bir durumu varmış.Avea o afecțiune potențial mortală - epiglotită.
Buna karşın, epiglottitis adı verilen hayati riski olan bir durumu varmış.Aveva una malattia potenzialmente mortale chiamata epiglottite.
Buna karşın, epiglottitis adı verilen hayati riski olan bir durumu varmış.Cierpiał na potencjalnie zagrażającą życiu chorobę, zwaną zapaleniem nagłośni.
Buna karşın, epiglottitis adı verilen hayati riski olan bir durumu varmış.Hij had een potentieel levensgevaarlijke aandoening: epiglottitis.
Buna karşın, epiglottitis adı verilen hayati riski olan bir durumu varmış.Il avait une condition qui aurait pu menacer sa vie, appelée épiglottite.
Buna karşın, epiglottitis adı verilen hayati riski olan bir durumu varmış.그는 후두개염이라는 잠재적으로 생명을 위협하는 병을 앓고 있었죠
Buna karşın, epiglottitis adı verilen hayati riski olan bir durumu varmış.Měl potenciálně životu nebezpečné onemocnění zvané epiglotitida.
Buna karşın, epiglottitis adı verilen hayati riski olan bir durumu varmış.Tenía una afección potencialmente mortal llamada epigliotitis.
Buna karşın, epiglottitis adı verilen hayati riski olan bir durumu varmış.Tinha uma doença potencialmente fatal chamada epiglotite (edema da glote).
Buna karşın, epiglottitis adı verilen hayati riski olan bir durumu varmış.Trpel na potenciálne smrteľné ochorenie zvané epiglotitída.
Buna karşın, epiglottitis adı verilen hayati riski olan bir durumu varmış.Είχε μία δυνητικά επικίνδυνη για τη ζωή του ασθένεια που ονομάζεται επιγλωττίτιδα.
Buna karşın, epiglottitis adı verilen hayati riski olan bir durumu varmış.Имал е живото-застрашаващо състояние наречено епиглотит.
Buna karşın, epiglottitis adı verilen hayati riski olan bir durumu varmış.У него было потенциально опасное для жизни состояние, которое называется эпиглоттит.
Buna karşın, epiglottitis adı verilen hayati riski olan bir durumu varmış.У нього був життєво небезпечний стан - так званий епіглотит.
Buna karşın, epiglottitis adı verilen hayati riski olan bir durumu varmış.היה אצלו מצב אפשרי של סכנה לחיים הנקרא "דלקת מכסה-קנה".
Buna karşın, epiglottitis adı verilen hayati riski olan bir durumu varmış.كان لديه حالة يحتمل ان تهدد حياته تسمى التهاب لسان المزمار.
Buna karşın, epiglottitis adı verilen hayati riski olan bir durumu varmış.病気だったのです グーグルで調べればわかります
Bunlar epifitlerin kökleri değildir: Bunlar konak ağaçların kendi gövde ve dallarından çıkmış köklerdir.Acestea nu sunt rădăcinile epifitelor, ci sunt rădăcini care ies din trunchiul şi braţele arborilor-gazdă.

İlgili Sayfalar