Böylece, sigma faktörü bir enzimmden diğerine geçiş yapacaktı.Thus, the sigma factor would cycle from one core to another.
Moskova Devlet Üniversitesi'nden kimyasal enzimoloji alanında yüksek lisans derecesi ile mezun oldu.He graduated from Moscow State University with an MS in chemical enzymology.
Doğa, metan monooksijenaz (MMO'lar) adı verilen bir grup enzim kullanmaktadır.Nature utilizes a group of enzymes called methane monooxygenase (MMOs).
Aromataz östrojen sentezleyen bir enzimdir.Aromatase is an enzyme that synthesizes estrogen.
Siklodekstrinler, nişastadan enzimatik dönüşümle üretilir.Cyclodextrins are produced from starch by enzymatic conversion.
İshal ve karaciğer enzimlerinde yükselme her iki cinsiyette de görülebilir.Diarrhea and elevated liver enzymes can occur in both sexes.
Ksantin daha sonra ksantin oksidaz enziminin etkisiyle ürik aside dönüştürülür.[1]Xanthine is subsequently converted to uric acid by the action of the xanthine oxidase enzyme.[1]
Bir başka önemli CYP3A enzimi olan CYP3A5 ile oldukça homologdur.It is highly homologous to CYP3A5, another important CYP3A enzyme.
Madde karaciğer enzimi CYP3A4 tarafından metabolize edilir.The substance is metabolized by the liver enzyme CYP3A4.
Gaucher hastalığının bazı formları, enzim replasman tedavisi ile tedavi edilebilir.Some forms of Gaucher's disease may be treated with enzyme replacement therapy.
FGF23 veya klotho enzimi eksikliği olan fareler, hiperfosfatemiden dolayı erken yaşlanır.[1]Mice lacking either FGF23 or the klotho enzyme age prematurely due to hyperphosphatemia.[16]
Enzim katalizli bir ekzotermik reaksiyon örneğiExample of an enzyme-catalysed exothermic reaction
Yarışmalı inhibitörler genelde enzimin asıl substratına benzer.Kompetitive Inhibitoren haben oft hohe Ähnlichkeit mit dem Substrat.
DRM2, de novo DNA metiltransferaz olduğu gösterilmiş tek enzimdir.DRM2 ist das einzige Enzym, das bisher als De-novo-DNA-Methyltransferase betrachtet wird.
Bu çalışmaları, enzimler üzerine araştırmalarına yol açtı.All diese Reisen nutzte er für entomologische Studien.
Enzimlerin eczacılıkta kullanıma bir diğer örnek de penisilin amidan enzimidir.Offenbar unabhängig von oben genanntem Mechanismus sind Immunophiline auch Enzyme.
Proteaz enzimleri hayvan, bitki, bakteri, arkea ve virüslerde bulunur.Homologe Proteine finden sich in Bakterien, Pflanzen und Tieren.
Başka bir yöntemde DNA önce bir restriksiyon enzimi ile sindirilir.Ein Antikörper wird zuvor mit einem Enzym markiert.
Ancak, yükseldikçe, enzim doygunlaşır (satüre olur) ve hız, enzimin en büyük hızı olan Vmax'a ulaşır.Wenn er dort angelangt ist, so hat der Oszillator seine maximale Geschwindigkeit erreicht.
Tersinir olmayan inhibitörler genelde enzim ile reaksiyona girip onu kimyasal olarak değiştirir.Les inhibiteurs irréversibles réagissent généralement avec l'enzyme et la modifient chimiquement.
Rekombinasyon tepkimesi rekombinaz olarak adlandırılan enzimler (örneğin RAD51) tarafından katalizlenir.La réaction de recombinaison est catalysée par des enzymes appelées recombinases, telle que la protéine Rad51.
Bu reaksiyonu katalizleyen enzimler deaminaz olarak adlandırılır.Les enzymes catalysant cette réaction sont appelées désaminases.
1950'lerin sonunda Pauling enzimlerin insan biyolojisi üzerindeki etkileşimleri üzerine çalışmalarda bulundu.À la fin des années 1950, Pauling étudie l'action des enzymes sur les fonctions cérébrales.
Enzimin kısa ve uzun olmak üzere iki tipi vardır.Les adjectifs peuvent avoir deux formes, brève et longue.
Enzimlerin etkinliği başka moleküller tarafından etkilenebilir.Les enzymes peuvent être activées ou inhibées par d'autres molécules.
Enzimler canlıların içinde çok çeşitli işlevlere sahiptir.Les enzymes remplissent un grand nombre de fonctions au sein des êtres vivants.
Bu çalışmaları, enzimler üzerine araştırmalarına yol açtı.Ils se sont activés face à cet enzyme.
İnsanda bu enzim bulunmamaktadır.Certains individus ne possèdent pas cet enzyme.
Bu enzim, iki proteinden oluşur.Ils se composent d’au moins deux protéines.
Bu enzimler bir takım çalışması gibi faaliyet gösterirler.Ceux-ci agissent comme le ferait un plasma.
Enzim inhibitörü, bir enzime bağlanan ve onun etkinliğini azaltan bir moleküldür.Un inhibiteur enzymatique est une substance se liant à une enzyme et qui en diminue l'activité.
Gelişmiş enzim sistemleri olması gerekir.Création de Advanced Micro Devices.
Örneğin, bir metabolik yolaktaki enzimler, son ürünler tarafından inhibe edilebilir.Par exemple, les enzymes d'une voie métabolique peuvent être inhibées par des produits synthétisés en aval.
Enzim sonra tepkimenin kimyasal adımını katalizler ve ürünü salar.Puis l'enzyme catalyse la réaction chimique et libère les produits de réaction.
Birinci aşamada substrat enzimi tersinir olarak bağlanıp enzim-substrat kompleksini oluşturur.Tout d'abord, les substrats se lient réversiblement à l'enzyme, formant un complexe enzyme-substrat.
Farklı enzimler farklı gıda maddelerini sindirirler.Des enzymes différentes sont nécessaires pour digérer des substances différentes.
ADP, ATP'nin ATPaz enzimleri tarafından defosforilasyonu ile oluşur.L'ADP est le produit de déphosphorylation (en) de l'ATP par les enzymes ATPases.
Statinler HMG-KoA redüktaz enzimini yarışmalı olarak engeller (competitive inhibition).La caféine agit donc comme un inhibiteur compétitif.
Bu metabolik yollardaki aşamalar enzimler tarafından belirlenir.Les enzymes déterminent les étapes des voies métaboliques.
Arthur Kornberg DNA’nın “DNA ikileşmesi”ne olanak veren bir enzim olan DNA polimerazı keşfetti.Arthur Kornberg découvre des enzymes d'ADN polymérase.
Çoğu enzim tepkimesi, ona karşılık gelen ve katalizlenmeyen tepkimeden milyonlarca kere daha hızlıdır.Les enzymes permettent à des réactions de se produire des millions de fois plus vite qu'en leur absence.
Enzimoloji, enzimleri inceleyen biyoloji dalı.BRENDA : banque de données allemande sur les enzymes.
Burada dikkat edilecek nokta, bu enzim N-Asetil Glutamat olmadan işlev görememektedir.À noter que cette étude ne compare pas le risque avec un maïs non OGM traité.
Bir enzim tarafından katalizlenen reaksiyon, katalizlenmeyen reaksiyon ile aynı denge özelliklerine sahiptir.Mais le mécanisme catalysé a lieu en parallèle avec la réaction non catalysée.
Tuz konsantrasyonu: Çoğu enzim çok yüksek tuz konsatrasyonuna dayanamaz.Fuerza osmótica: La mayoría de las enzimas no pueden tolerar concentraciones de sal extremadamente altas.
Ancak, her ilaç bir enzim inhibitörü değildir.Sin embargo, no todos los fármacos son inhibidores enzimáticos.
Glikoliz gibi bir metabolik yol enzimler olmadan gerçekleşemez.De hecho, una ruta metabólica como la glucólisis no podría existir sin enzimas.
AIDS hastalığının virüsü HIV, bu enzimi kullanarak insanları enfekte eder.El VIH infecta a los seres humanos gracias a esta enzima.
DRM2, de novo DNA metiltransferaz olduğu gösterilmiş tek enzimdir.La DRM2 es la única enzima que se ha implicado como un de novo de ADN metiltransferasa.
Enzimlerin önemli bir işlevi hayvanların sindirim sistemindedir.Una importante función de las enzimas es la que presentan en el sistema digestivo de los animales.
Pauling ayrıca enzimlerin etkileşimleri hakkında da çalışmalarda bulundu.Durante este período, Pauling también estudió las reacciones enzimáticas.
Tipik enzimler 1-500 mM tuz konsantrasyonları arasında çalışır.Las enzimas típicas son activas en concentraciones salinas de 1 a 500 mM.
Bazı enzim reaksiyonları ışık üretirler ve bu yolla ürün oluşumu ölçülebilir.Algunas reacciones enzimáticas producen luz y ésta puede ser medida para detectar la formación de producto.
Enzimler olmayınca bu tepkime anlamsız denecek derecede yavaş meydana gelir.En ausencia de enzimas, esta reacción se produciría tan lentamente que sería insignificante.
Proteoglikanın glikozilasyonu, Golgi cisimciğinde çok sayıdaki (multipl) enzimatik adımlarla meydana gelir.La glucosilación del proteoglicano ocurre en el aparato de Golgi en muchos pasos enzimáticos.
Kataliz sonucu bu kompleks ayrışır, bir ürün (P) ve serbest enzim salınır.En la catálisis, este complejo se rompe para liberar el producto (P) y la enzima (E).
1950'lerin sonunda Pauling enzimlerin insan biyolojisi üzerindeki etkileşimleri üzerine çalışmalarda bulundu.A finales de la década de 1950, Pauling investigó la acción de las enzimas sobre las funciones cerebrales.
DNMT3L, diğer DNMT3 enzimlerine homolog olan ama katalitik etkinliği olmayan bir proteindir.DNMT3L es una proteína que es homóloga a los demás DNMT3s pero no tiene ninguna actividad catalítica.
Bu enzimlerin induksiyonu veya inhibisyonu, ilaç etkileşimlerine yol açabilir.La inducción o inhibición de estas enzimas puede dar lugar a la aparición de interacciones farmacológicas.
Enzimin dizisine bağlanması DNA'da şekilsel bir değişime yol açar, DNA 50° bükülür.La unión de la enzima induce un cambio conformacional en el ADN, doblándolo aproximadamente 50°.