Arşivlenmiş alarmları şu kadar sonra yoksay: @ label Time unit for user- entered numberΑπόρριψη αρχειοθετημένων ειδοποιήσεων μετά από: @ label Time unit for user- entered number
Arşivlenmiş alarmları şu kadar sonra yoksay: @ label Time unit for user- entered numberВилучати застарілі нагадування після: @ label Time unit for user- entered number
Arşivlenmiş alarmları şu kadar sonra yoksay: @ label Time unit for user- entered numberПремахване на отминали аларми след: @ label Time unit for user- entered number
Arşivlenmiş alarmları şu kadar sonra yoksay: @ label Time unit for user- entered numberУдалять устаревшие напоминания через: @ label Time unit for user- entered number
Arşivlenmiş alarmları şu kadar sonra yoksay: @ label Time unit for user- entered numberאל תאפשר תזכורות כאשר התוכנית לא פועלת@ label Time unit for user- entered number
Arşivlenmiş alarmları şu kadar sonra yoksay: @ label Time unit for user- entered numberاهمل بعد:
Arşivlenmiş alarmları şu kadar sonra yoksay: @ label Time unit for user- entered number次の日数が経過したら破棄する:@label Time unit for user-entered number
Avusturya okulu ile ilgili enteresan olan şey Freud'un yanında yetişmiş olmaları.Ce qui était intéressant dans l'école autrichienne c'est qu'ils ont grandi aux côtés de Freud.
Avusturya okulu ile ilgili enteresan olan şey Freud'un yanında yetişmiş olmaları.Čo bolo ale zaujímavé na viedenskej škole, je, že vyrastali spolu s Freudom.
Avusturya okulu ile ilgili enteresan olan şey Freud'un yanında yetişmiş olmaları.Co je zajímavé na rakouské škole je to, že vyrůstala bok po boku Freuda.
Avusturya okulu ile ilgili enteresan olan şey Freud'un yanında yetişmiş olmaları.Điều thú vị về trường học ở Áo này đó là họ thực sự trưởng thành lên cùng với Freud.
Avusturya okulu ile ilgili enteresan olan şey Freud'un yanında yetişmiş olmaları.Hvad der var interessant omkring den østrigske skole var, at de faktisk voksede op sideløbende med Freud.
Avusturya okulu ile ilgili enteresan olan şey Freud'un yanında yetişmiş olmaları.Interessant aan de Oostenrijkse School is dat ze zo'n beetje opgroeiden naast Freud.
Avusturya okulu ile ilgili enteresan olan şey Freud'un yanında yetişmiş olmaları.Interessant an der Österreichischen Schule war, dass sie sich neben Freud entwickelte.
Avusturya okulu ile ilgili enteresan olan şey Freud'un yanında yetişmiş olmaları.La scuola austriaca è interessante perché si è sviluppata in contemporanea a Freud.
Avusturya okulu ile ilgili enteresan olan şey Freud'un yanında yetişmiş olmaları.Lo interesante de la escuela de Austria es que se desarrolló en la época de Freud.
Avusturya okulu ile ilgili enteresan olan şey Freud'un yanında yetişmiş olmaları.Quello che è interessante della scuola austriaca è che è cresciuta sulla scìa di Freud.
Avusturya okulu ile ilgili enteresan olan şey Freud'un yanında yetişmiş olmaları.Şcoala austriacă prezenta interes pentru că se dezvoltase în preajma lui Freud.
Avusturya okulu ile ilgili enteresan olan şey Freud'un yanında yetişmiş olmaları.Za avstrijsko šolo je zanimivo, da se je razvila skupaj s Freudom.
Avusturya okulu ile ilgili enteresan olan şey Freud'un yanında yetişmiş olmaları.Το ενδιαφέρον σχετικά με την Αυστριακή σχολή είναι ότι αναπτύχθηκε παράλληλα με τον Φρόιντ.
Avusturya okulu ile ilgili enteresan olan şey Freud'un yanında yetişmiş olmaları.Това, което беше интересно за австрийското училище, е, че учениците израснаха с Фройд.
Avusturya okulu ile ilgili enteresan olan şey오스트리아 학파에 대해 흥미로운 점은
Avusturya okulu ile ilgili enteresan olan şeyמה שהיה מעניין באסכולה האוסטרית
Avusturya okulu ile ilgili enteresan olan şeyان المثير في المدرسة النمساوية انذاك
Avusturya okulu ile ilgili enteresan olan şeyフロイトとともに成長してきたことです
Bana göre Türk karakterlerden ziyade enternasyonel karakterler içermesi konusundan dolayı normaldi.Así que para mí, era algo normal que hubieran más personajes internacionales que personajes turcos en ella.
Bana göre Türk karakterlerden ziyade enternasyonel karakterler içermesi konusundan dolayı normaldi.Donc, pour moi, il était normal qu'il y ait plus de personnages internationaux que de Turcs.
Bana göre Türk karakterlerden ziyade enternasyonel karakterler içermesi konusundan dolayı normaldi.그렇기에 그 작품에 터키사람들만이 아닌 세계 각국의 사람들이 등장하는 건 당연한 일이었죠.
Bana göre Türk karakterlerden ziyade enternasyonel karakterler içermesi konusundan dolayı normaldi.Voor mij was het dus normaal dat er meer internationale personages in zouden zitten dan Turkse personages.
Bana göre Türk karakterlerden ziyade enternasyonel karakterler içermesi konusundan dolayı normaldi.Така че за мен това беше нормално, да има повече международни герои в нея, отколкото турски такива.
Bana göre Türk karakterlerden ziyade enternasyonel karakterler içermesi konusundan dolayı normaldi.ולפיכך, עבורי זה היה נורמאלי שיהיו בו יותר דמויות בין לאומיות בתוכו ביחס לדמויות תורכיות.
Bana göre Türk karakterlerden ziyade enternasyonel karakterler içermesi konusundan dolayı normaldi.فقد كان بالنسبة لي أمرا طبيعيا أن تكون جنسيات الشخصيات العالمية فيها أكثر من الشخصيات التركية.
Bana göre Türk karakterlerden ziyade enternasyonel karakterler içermesi konusundan dolayı normaldi.普通だと思ったのですが それは評論家が求めていたものではなく 私の作風では今後も
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] harekete geçmek içinAion painamalla [kirjoittaa / ENTER] toimimaan
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] harekete geçmek içinAm de gând să apăsaţi [scrie / ENTER] să ia măsuri
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] harekete geçmek içinEu estou indo para pressionar [escrever / ENTER] agir
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] harekete geçmek içinI 'm going to druk op "Schrijven" om actie te ondernemen
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] harekete geçmek içinI 'm going to naciśnij [pisać / ENTER] do podjęcia działań
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] harekete geçmek içinI 'm going to press [schreiben / ENTER] zu ergreifen
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] harekete geçmek içinI 'm gonna Tryk på [skrive / ENTER] til at gribe ind
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] harekete geçmek içinJá chci stisknout [psát / ENTER] jednat
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] harekete geçmek içinJe vais appuyer sur [écrire / ENTER] de prendre des mesures
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] harekete geçmek için눌러 거 야 [작성 / 입력] 조치를 취할
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] harekete geçmek içinMegyek, hogy nyomja meg a [írni / adja meg] intézkedéseket
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] harekete geçmek içinSto andando a premere [scrivere / ENTER] per intraprendere azioni
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] harekete geçmek içinTôi sẽ nhấn [viết / nhập] để có hành động
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] harekete geçmek içinVoy a presionar [escribir / ENTER] para tomar acción
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] harekete geçmek içinΠάω να πατήσετε [ΓΡΑΦΉΣ-ΕΙΣΆΓΕΤΕ] να αναλάβουν δράση
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] harekete geçmek içinЯ збираюся натисніть "Створити", щоб вжити заходів
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] harekete geçmek içinЯ собираюсь нажать [написать / ENTER] принять меры
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] harekete geçmek içinאני עומד הקש "כתיבה" לנקוט בפעולה
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] harekete geçmek içinأنا ذاهب إلى اضغط [كتابة/أدخل] اتخاذ إجراءات
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] harekete geçmek içinクーラント コマンドを挿入するつもり
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] kabul etmekAion painamalla [kirjoittaa / ENTER] hyväksymään
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] kabul etmekAm de gând să apăsaţi [scrie / ENTER] să accepte că
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] kabul etmekEu estou indo para pressionar [escrever / ENTER] para aceitar que
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] kabul etmekI 'm going to druk op "Schrijven" om te accepteren dat
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] kabul etmekI 'm going to naciśnij [pisać / ENTER] przyjąć, że
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] kabul etmekI 'm going to press [schreiben / ENTER] zu akzeptieren, dass
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] kabul etmekI 'm gonna Tryk på [skrive / ENTER] til at acceptere, at