Bu organizasyonlar işitme engelliler için pek çok faydalı bilgi ve hizmet de sunmaktadır.Они также предлагает множество полезной информации и услуг для инвалидов по состоянию органов слуха.
Bu organizasyonlar işitme engelliler için pek çok faydalı bilgi ve hizmet de sunmaktadır.فهما تقدمان أيضاً الكثير من المعلومات المفيدة والخدمات لذوي الإعاقة السمعية.
Bu organizasyonlar işitme engelliler için pek çok faydalı bilgi ve hizmet de sunmaktadır.芬兰听力联盟会和聋人联合会致力于提高听力障碍人士的社会地位,并为听力障碍人士提供各种信息和服务。
Burası yıllar önce fiziksel ve zihinsel engelli hastalarla오래된 주립병원으로 몇년전부터
Burası yıllar önce fiziksel ve zihinsel engelli hastalarlaזהו בית חולים ציבורי לאישפוז ממושך, שבו לפני מספר שנים
Burası yıllar önce fiziksel ve zihinsel engelli hastalarlaإنه مستشفى حكومي ، قبل عدة سنوات
Burası yıllar önce fiziksel ve zihinsel engelli hastalarlaこの病院の身体や精神に障害をもった患者達に ハイパー・スコアを使った取り組みをはじめました
Bu soğuk algınlığı, onun nefes alışını engelliyor gibiydi.Es schien als ob sich diese Erkältung nur auf seine Atmung gelegt hatte.
Bu soğuk algınlığı, onun nefes alışını engelliyor gibiydi.Marlon Bryce: Então pareceu que esse resfriado estava afetando sua respiração.
Bu soğuk algınlığı, onun nefes alışını engelliyor gibiydi.MARLON BRYCE: Het leek gewoon wel alsof deze verkoudheid zijn ademhaling aantastte.
Bu soğuk algınlığı, onun nefes alışını engelliyor gibiydi.MARLON BRYCE: Parecía como si este catarro le afectase a la respiración.
Bu soğuk algınlığı, onun nefes alışını engelliyor gibiydi.MARLON BRYCE: Penyakit ini menyerang pernafasannya.
Bu soğuk algınlığı, onun nefes alışını engelliyor gibiydi.MARLON BRYCE: Sembrava proprio che questo raffreddore interessasse solo il suo respiro.
Bu soğuk algınlığı, onun nefes alışını engelliyor gibiydi.MARLON BRYCE: Wydawało się, że grypa atakowała tylko jego drogi oddechowe.
Bütçe denilen şeyle engelliyor.悲しいが、これが真実だ
Bu yüzden, sonra Aimee 1996 Engelli Olimpiyatlarına gitti, ve çok heyecanlıydı.Aimee sa teda dostala v roku 1996 na paraolympiádu a bola úplne nadšená.
Bu yüzden, sonra Aimee 1996 Engelli Olimpiyatlarına gitti, ve çok heyecanlıydı.Aimee zakwalifikowała się na Paraolimpiadę w roku 1996.
Bu yüzden, sonra Aimee 1996 Engelli Olimpiyatlarına gitti, ve çok heyecanlıydı.Allora, in seguito Aimee va alle Paralimpiadi del 1996, ed è molto eccitata.
Bu yüzden, sonra Aimee 1996 Engelli Olimpiyatlarına gitti, ve çok heyecanlıydı.Also, dann hat es Aimee zu den Paralympics 1996 geschafft, und sie ist ganz aufgeregt.
Bu yüzden, sonra Aimee 1996 Engelli Olimpiyatlarına gitti, ve çok heyecanlıydı.Deci, Aimee ajunge la Paraolimpiadă in 1996, şi e foarte incântată.
Bu yüzden, sonra Aimee 1996 Engelli Olimpiyatlarına gitti, ve çok heyecanlıydı.Goed, dan bereikt Aimee de Paralympics van 1996, en ze is helemaal enthousiast.
Bu yüzden, sonra Aimee 1996 Engelli Olimpiyatlarına gitti, ve çok heyecanlıydı.Puis Aimee se qualifie pour les jeux Paralympiques de 1996, et elle est toute excitée.
Bu yüzden, sonra Aimee 1996 Engelli Olimpiyatlarına gitti, ve çok heyecanlıydı.Sedan tar sig Aimee till handikapp-OS 1996, och det är spännande.
Bu yüzden, sonra Aimee 1996 Engelli Olimpiyatlarına gitti, ve çok heyecanlıydı.Szóval Aimee eljut az 1996-os Paralimpiára és nagyon izgatott.
Bu yüzden, sonra Aimee 1996 Engelli Olimpiyatlarına gitti, ve çok heyecanlıydı.Tak, potom to Aimee dotáhne na paraolympiádu v roce 1996 a je úplně nadšená.
Bu yüzden, sonra Aimee 1996 Engelli Olimpiyatlarına gitti, ve çok heyecanlıydı.Vậy, sau đó Aimee vào Paralympics 1996, và cô ấy rất vui mừng.
Bu yüzden, sonra Aimee 1996 Engelli Olimpiyatlarına gitti, ve çok heyecanlıydı.Y, entonces Aimee logra calificar para los Juegos Paraolímpicos de 1996, y ella está muy emocionada.
Bu yüzden, sonra Aimee 1996 Engelli Olimpiyatlarına gitti, ve çok heyecanlıydı.Έτσι, η Έιμι φτάνει στους Παραολυμπιακούς του 1966, και είναι ενθουσιασμένη.
Bu yüzden, sonra Aimee 1996 Engelli Olimpiyatlarına gitti, ve çok heyecanlıydı.И в 1996 Эйми попадает на паралимпийские игры, и она вся в возбуждении.
Bu yüzden, sonra Aimee 1996 Engelli Olimpiyatlarına gitti, ve çok heyecanlıydı.После Ейми стига до параолимпиадата през 1996-та и е много развълнувана.
Cheryl: Bu yüzden, sonra Aimee 1996 Engelli Olimpiyatlarına gitti, ve çok heyecanlıydı.그러고나서 에이미는 1996년 파라림픽도 해 냈죠
Cheryl: Bu yüzden, sonra Aimee 1996 Engelli Olimpiyatlarına gitti, ve çok heyecanlıydı.A Aimee vai entrar nas Paraolimpíadas de 1996 e está toda animada.
Cheryl: Bu yüzden, sonra Aimee 1996 Engelli Olimpiyatlarına gitti, ve çok heyecanlıydı.שריל: ואז איימי מגיעה לאולימפיאדת הנכים של 1996,
Cheryl: Bu yüzden, sonra Aimee 1996 Engelli Olimpiyatlarına gitti, ve çok heyecanlıydı.شيرل : حسنا . .لقد وصلت إيمي الى اولومبياد ذوي الاحتياجات الخاصة عام 1996
Cheryl: Bu yüzden, sonra Aimee 1996 Engelli Olimpiyatlarına gitti, ve çok heyecanlıydı.すごく興奮して、家族が訪問してきて、一大事でした
"ciddi bir biçimde engelli" olmamdı.'ernstig gehandicapt' was.
"ciddi bir biçimde engelli" olmamdı."gần như bị tàn tật."
"ciddi bir biçimde engelli" olmamdı."gravemente incapace".
"ciddi bir biçimde engelli" olmamdı."gravemente incapacitada."
"ciddi bir biçimde engelli" olmamdı." gravement handicapée. "
"ciddi bir biçimde engelli" olmamdı.이유로 댄것은 제가 "절망적으로 망가졌다"는 것이었죠.
"ciddi bir biçimde engelli" olmamdı."kraftigt funktionshindrad".
"ciddi bir biçimde engelli" olmamdı."poważnie upośledzona".
"ciddi bir biçimde engelli" olmamdı."súlyosan fogyatékos" vagyok.
"ciddi bir biçimde engelli" olmamdı."vážné zdravotní postižení".
"ciddi bir biçimde engelli" olmamdı."сериозно увредена."
"ciddi bir biçimde engelli" olmamdı."נכה בצורה חמורה."
"ciddi bir biçimde engelli" olmamdı."معاقة بخطورة"
"ciddi bir biçimde engelli" olmamdı.その根拠は 私がエール大学ロースクールの
Ciddi zihinsel engelli bireyler olduğu gibi, doğuştan üstün yetenekli olanlar da bulunmakta.Ci sono alcuni individui che sono profondamente disabili mentalmente, ma ci sono anche quelli dotati.
Ciddi zihinsel engelli bireyler olduğu gibi, doğuştan üstün yetenekli olanlar da bulunmakta.Có những cá nhân bị khiếm khuyết trí tuệ sâu sắc, nhưng cũng là những người có tài
Ciddi zihinsel engelli bireyler olduğu gibi, doğuştan üstün yetenekli olanlar da bulunmakta.Er zijn personen bij die intellectueel erg gehandicapt zijn, maar er zijn ook begaafde mensen bij.
Ciddi zihinsel engelli bireyler olduğu gibi, doğuştan üstün yetenekli olanlar da bulunmakta.Es gibt Betroffene, die zutiefst intellektuell beeinträchtigt sind, aber es gibt auch solche, die begabt sind.
Ciddi zihinsel engelli bireyler olduğu gibi, doğuştan üstün yetenekli olanlar da bulunmakta.Există persoane cu dizabilități intelectuale profunde, dar există și persoane care sunt talentate.
Ciddi zihinsel engelli bireyler olduğu gibi, doğuştan üstün yetenekli olanlar da bulunmakta.Existem os indivíduos que têm profundas deficiências intelectuais, mas há aqueles que são dotados.
Ciddi zihinsel engelli bireyler olduğu gibi, doğuştan üstün yetenekli olanlar da bulunmakta.Existujú jedinci, ktorí sú uplne intelektuálne postihnutí, ale sú aj takí, ktorí sú nadaní.
Ciddi zihinsel engelli bireyler olduğu gibi, doğuştan üstün yetenekli olanlar da bulunmakta.Hay individuos que están totalmente incapacitados intelectualmente, pero hay otros superdotados.
Ciddi zihinsel engelli bireyler olduğu gibi, doğuştan üstün yetenekli olanlar da bulunmakta.Il y a les individus qui sont intellectuellement profondément affectés, mais il y a ceux qui sont talentueux.
Ciddi zihinsel engelli bireyler olduğu gibi, doğuştan üstün yetenekli olanlar da bulunmakta.완전히 지적 장애를 가진 사람이 있는 반면, 특별한 재능을 가진 사람도 있습니다.
Ciddi zihinsel engelli bireyler olduğu gibi, doğuştan üstün yetenekli olanlar da bulunmakta.Są osoby z głębokimi zaburzeniami intelektualnymi, ale niektóre mają wręcz talenty.