engellemiş ile cümle
engellemiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu birleşme, o dönemdeki bölünmeyi de engellemiş oldu.At the time this difference was sufficient to preclude the union being pursued.
Böylece Bavyera'lı Wittelsbach hanedanını da engellemiş oluyordu.He was descended from the house of Wittelsbach.
Çünkü bunu dalganın halka halka büyümesini engellemiş oluyoruz. .Because by doing this, we prevent this cascade from happening.
Çizge Yapılı Arama kullandığımızı varsayalım, böylece tekrarlanacak yolları engellemiş olacağız.Let's assume we are using the Graph Search so that we have eliminated the duplicate paths.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.But on the front step, a person who was sitting there blocked the rays from hitting the stone.
Daha önce Allah dışında ibadet ettikleri, onu engellemişti. Çünkü o, küfre sapmış bir topluluktandı.but that she served, apart from God, barred her, for she was of a people of unbelievers.'
Daha önce Allah dışında ibadet ettikleri, onu engellemişti.And that which she was worshipping other than Allah had averted her [from submission to Him].
Öteden beri Allah'tan başka taptığı putlar, tevhid dinine girmesini engellemişti.And that which she was worshipping other than Allah had averted her [from submission to Him].
Deprem geçidi engellemiş ve dağ nehir suyu ile dolmuştur.It blocked the gorge and was filled by mountain river water.
Bazıları tahliye ile tehdit edilmiş ancak mahkeme kararları şimdiye kadar bunu engellemiştir.Some have been threatened with eviction but court orders have prevented this so far.
Hastalığı daha ileri gitmesini engellemişti.Ill health prevented him from ever going further.
Sadece bir kısmı giriş yolunu engellemiştir.Mais elles ne peuvent endiguer le flot des entrées.
Sivil savaşlar ve tedirginlik kutlamaları engellemiştir.Las guerras civiles y la intranquilidad impidieron las celebraciones.
Bu olay bilgisayarlı tomografinin kullanılmasını engellemiş ve geciktirmiştir.Ya no se utiliza y ha sido reemplazado por la tomografía computerizada.
Böylece Bavyera'lı Wittelsbach hanedanını da engellemiş oluyordu.A su muerte se extinguió la línea bávara de la Casa de Wittelsbach.
Böylece Bavyera'lı Wittelsbach hanedanını da engellemiş oluyordu.Si estingueva così il ramo bavarese della famiglia Wittelsbach.
Ondan önce başkası engellemiştir ama engelleyen kişinin yüzü yanmıştır.До этого греха не было необходимости в Храме, так как Шехина (Слава Божия), пребывала среди народа.
Ajanımız bombanın patlamısını engellemiş ama oluşan küçük patlamada yüzü tanınmaz hale gelmiştir.Агенту удаётся остановить бомбу, но его лицо сильно повреждено.
Kötü deniz koşulları Kartaca Filosu'nun harekâta başlamasını engellemiştir.Но осада была мало эффективна, пока флот Картахены господствовал на море.
Ancak 1995 yılından bu yana yaşanan domuz istilası, ekimi engellemiştir.أي شخص اشترى خنزيراً من مزرعة الخنازير الأمريكية منذ 3نيسان ينصح بعدم تناوله.
Böylece Bavyera'lı Wittelsbach hanedanını da engellemiş oluyordu.Conseguiu, ainda, reconciliar-se com os Wittelsbach da Baviera.
Bu birleşme, o dönemdeki bölünmeyi de engellemiş oldu.Na época essa diferença foi suficiente para impedir a união.
Kızanları başını keserek tanınmasını engellemişlerdir."Por isso, ela não para de pedir que cortem a cabeça das pessoas.
Ama Numara 4 onu engellemiştir.Numara 3'ten hoşlanır.O 1º colocado enfrentará o 4º colocado, enquanto o 2º encara o 3º colocado.
Ancak 1995 yılından bu yana yaşanan domuz istilası, ekimi engellemiştir.In Italië is het gebruik van varkens om deze reden sinds 1985 verboden.
Ama Numara 4 onu engellemiştir.Numara 3'ten hoşlanır.De nummer 1 neemt het hierin op tegen de nummer 4 en de nummer 2 neemt het op tegen de nummer 3.
Takımının mağlubiyet almasını engellemiştir.Prowadź swoją drużynę ku zwycięstwu.
Sadece bir kısmı giriş yolunu engellemiştir.Tylko niektórym udało się przedostać przez linię frontu.
Hortkulukları ölümünü engellemiştir."Kozy" uniknęły śmierci.
Geçmişteki benzer maddelerdeki yüksek seviyeler bu maddelerin ticari kullanılabilirliğini engellemiştir.Nivelul ridicat al substanțelor similare din trecut a împiedicat utilitatea lor comercială.
Böylece Bavyera'lı Wittelsbach hanedanını da engellemiş oluyordu.Samoin se pysyi erillään Wittelsbachien johtamasta Baijerista.
Bütün bu faaliyetler köyün mevsimlik göçe yönelmesini engellemiştir.Kaiken tämän he tekivät pitääkseen kylän asukkaat poissa luolista.
Ama Numara 4 onu engellemiştir.Numara 3'ten hoşlanır.4 Δεν έγινε αγώνας για την 3η θέση, η τρίτη θέση μοιράστηκε.
Narcissus, Messalina'yı geciktirerek Claudius'u görmesini engellemişti.Narcissus hadde forsinket Messalina i den hensikt å hindre henne i å treffe Claudius.
Hazineyi zenginleştirmiş, Bulgar kabilelerinin işgal girişimlerini engellemiştir.Hun fylte på i skattekistene og avskrekket bulgarernes invasjonsforsøk.
Ama Numara 4 onu engellemiştir.Numara 3'ten hoşlanır.Ennå mere finskåren kalles gjerne nr. 4.
Geçmişteki benzer maddelerdeki yüksek seviyeler bu maddelerin ticari kullanılabilirliğini engellemiştir.Mức độ cao của các chất tương tự trong quá khứ đã khiến nó gặp khó khăn trong thương mại.
Huygens 1685 yılında Fransa’ya tekrar dönmek istedi fakat Nantes Fermanı bunu engellemiştir.Ông cố gắng trở lại Pháp vào năm 1685 nhưng việc hủy bỏ của chỉ dụ Nantes đã ngăn cản dự định này.
Ancak 1995 yılından bu yana yaşanan domuz istilası, ekimi engellemiştir.Lợn chuẩn bị nuôi từ đầu năm để tết đến thì mổ.
Ajanımız bombanın patlamısını engellemiş ama oluşan küçük patlamada yüzü tanınmaz hale gelmiştir.Nancy cố gỡ quả bom và bị áp lực quả bom làm bất tỉnh trong một khoảng thời gian ngắn.
Geçmişteki benzer maddelerdeki yüksek seviyeler bu maddelerin ticari kullanılabilirliğini engellemiştir.かつての似たような物質は、これが多いために商用化が妨げられてきた。
Ama Numara 4 onu engellemiştir.Numara 3'ten hoşlanır.「4番じゃないと打たない」と言い張り、4番に座る。
Papa’nın bu gücü kaybetmesi, Haçlı Seferleri’nin düzenlenmesini engellemiştir.十字架 進路を防ぐ障害物敵バンパイヤを消す。
Bunun sonucu yönetim Üniversite'yi zorlayarak onun eğitim vermesini engellemiştir.但由於教育局的決定,他必須讓步。
Marty, babasını arabanın çarpmasından kurtararak, anne ve babasının tanışmasını engellemiştir.아버지와 어머니가 만나지 못하면 자신의 존재가 사라지게 된다는 것을 알게 된 마티는 부모님의 만남을 돕는다.
Sadece bir kısmı giriş yolunu engellemiştir.하지는 장택상이 박헌영 근처에 접근하지 못하게 막았다.
Sadece bir kısmı giriş yolunu engellemiştir.Някои дори отричат самото пътешествие.
Bunun sonucu yönetim Üniversite'yi zorlayarak onun eğitim vermesini engellemiştir.Baš zbog toga, komunistički režim mu je zabranio da studira nakon završenog potrebnog školovanja.
Böylece Bavyera'lı Wittelsbach hanedanını da engellemiş oluyordu.Monarhija je ukinuta što je dovelo do kraja višestoljetne vlasti Wittelsbachovaca u Bavarskoj.
Sadece bir kısmı giriş yolunu engellemiştir.Musela však byť čiastočne prestavaná, aby vchod nezasahoval do cesty.
Böylece Bavyera'lı Wittelsbach hanedanını da engellemiş oluyordu.Jožefom je izumrla bavarska veja Wittelsbachov.
Pilotların inişe geçerken çok alçaktan uçması ve ormanın kenarında büyüyen ağaçları engellemiş olması mümkün.Gali būti, kad bandydami leistis lakūnai skrido per žemai ir kliudė miško pakraštyje augusius medžius.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Ale člověk, co před tou zdí seděl, zabránil radiaci proniknout až ke kameni.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Ale osoba, ktorá sedela na prvom schode, zabránila tomu, aby lúče zasiahli kameň.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Ale osoba, która siedziała na schodku przed budynkiem zatrzymała promieniowanie.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Ampak na stopnici pred njim je oseba, ki je tam sedela, preprečila žarkom, da bi zadeli zid.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Dar pe treaptă, în faţă, cineva care stătea acolo a blocat razele să nu lovească piatra.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.De a lépcsőjén, egy ember ült ott, és megakadályozta, hogy a sugarak elérjék a követ.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.하지만 앞의 계단에는 거기에 앉아 있던 사람이 계단에 오는 광선을 차단한 흔적이 있어요
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Maar op het trapje ervoor, zat iemand die de stenen afschermde van de stralen.
İlgili Sayfalar