Bu kadar çok temiz enerjiyi üretememe olasılığı var.Είναι πιθανό ότι δεν θα μπορούμε καν να δημιουργήσουμε τόση καθαρή ενέργεια.
Bu kadar çok temiz enerjiyi üretememe olasılığı var.Възможно е дори да не можем да генерираме толкова много чиста енергия.
Bu kadar çok temiz enerjiyi üretememe olasılığı var.Есть вероятность, что мы даже не способны производить столько экологически чистой энергии.
Bu kadar çok temiz enerjiyi üretememe olasılığı var.Імовірно, що ми не будемо в змозі виробляти стільки екологічно чистої енергії.
Bu kadar çok temiz enerjiyi üretememe olasılığı var.יכול להיות שאנחנו לא נהייה מסוגלים לייצר כזו כמות של אנרגיה ירוקה.
Bu kadar çok temiz enerjiyi üretememe olasılığı var.ومن الممكن ان لا نكون قادرين على بناء مولدات طاقة نظيفة تستطيع استيعاب هذا الطلب
Bu kadar çok temiz enerjiyi üretememe olasılığı var.クリーンエネルギーを作り出すのは 不可能かもしれないのです そこで都市化している地球の気候変動問題に
Bunu yapabilmek demek Benim temiz, verimli, ve ucuz enerjiyi bulunduğum yerde üretebilmem demek.Als het dat kan, kan ik energie genereren, schoon, efficiënt en goedkoop, exact waar ik ben.
Bunu yapabilmek demek Benim temiz, verimli, ve ucuz enerjiyi bulunduğum yerde üretebilmem demek.Asta ar înseamna că eu pot genera energie fără poluare, eficient și ieftin chiar în locul în care mă aflu.
Bunu yapabilmek demek Benim temiz, verimli, ve ucuz enerjiyi bulunduğum yerde üretebilmem demek.Das tun zu können bedeutet, dass ich an jedem Ort saubere, effiziente und billige Energie erzeugen kann.
Bunu yapabilmek demek Benim temiz, verimli, ve ucuz enerjiyi bulunduğum yerde üretebilmem demek.Jeśli to się uda, będę mógł generować energię czysto, skutecznie i tanio tu, gdzie jestem.
Bunu yapabilmek demek Benim temiz, verimli, ve ucuz enerjiyi bulunduğum yerde üretebilmem demek.Schopnost tohle udělat znamená, že můžu vyrábět energii čistě, efektivně a levně tam, kde jsem.
Bunu yapabilmek demek Benim temiz, verimli, ve ucuz enerjiyi bulunduğum yerde üretebilmem demek.Ser capaz disso significa que posso gerar energia de forma limpa, eficiente e barata exactamente onde estou.
Bunu yapabilmek demek Benim temiz, verimli, ve ucuz enerjiyi bulunduğum yerde üretebilmem demek.Ако мога да правя това означава, че мога да генерирам енергия чисто, ефикасно и евтино, точно там, където съм.
Bunu yapabilmek demek Benim temiz, verimli, ve ucuz enerjiyi bulunduğum yerde üretebilmem demek.Змога це робити значить, що я можу генерувати енергію, чисто, ефективно та дешево просто там, де я знаходжуся.
Bu sayede enerjiyi daha fazla insan için koruyabileceğiz.Auf diese Weise sparen wir Energie, um mehr Menschen versorgen zu können.
Bu sayede enerjiyi daha fazla insan için koruyabileceğiz.De cette manière, on économise l'énergie pour s'occuper de plus de gens.
Bu sayede enerjiyi daha fazla insan için koruyabileceğiz.De esta manera, conservamos la energía para poder mantener a más personas.
Bu sayede enerjiyi daha fazla insan için koruyabileceğiz.Dessa forma, podemos conservar energia para que possamos suportar mais pessoas.
Bu sayede enerjiyi daha fazla insan için koruyabileceğiz.По този начин съхраняваме енергия, за да задоволим нуждите на повече хора.
Bu seralardan ve yerleşim yerlerimizi ... ... ısıtmak için ... ... enerjiyi kullanmak istiyorum.Chcę, byśmy używali energii pochodzącej z tych szklarni oraz z fermentacji upraw do ogrzewania budynków.
Bu seralardan ve yerleşim yerlerimizi ... ... ısıtmak için ... ... enerjiyi kullanmak istiyorum.그리고 그 온실에서부터 나오는 에너지와 곡물들의 발효로부터 나오는 에너지를 주거 지역의 난방에 사용하길 원합니다.
Bu seralardan ve yerleşim yerlerimizi ... ... ısıtmak için ... ... enerjiyi kullanmak istiyorum.ואני רוצה להשתמש באנרגיה שמקורה באותן חממות ובתסיסה של היבולים כדי לחמם את אזורי המגורים שלנו.
Bu seralardan ve yerleşim yerlerimizi ... ... ısıtmak için ... ... enerjiyi kullanmak istiyorum.وأريد إستخدام الطاقة التي تأتي من تلك الدفيئات ومن تخمير المحاصيل لتدفئة مناطقنا السّكنية.
Bu seralardan ve yerleşim yerlerimizi ... ... ısıtmak için ... ... enerjiyi kullanmak istiyorum.得られるエネルギーを使って 自分達の居住空間を温めたいです それを可能にする方法がたくさんあります
Bu sistemin sadece bir bedeni yok, aynı zamanda metabolizması da var. Enerjiyi kullanabiliyor. Hareket ediyor.Así que no solo tenemos este sistema que tiene un cuerpo, metabolismo, que puede usar energía y se mueve.
Bu sistemin sadece bir bedeni yok, aynı zamanda metabolizması da var. Enerjiyi kullanabiliyor. Hareket ediyor.Nejenže tedy naše protobuňka díky metabolismu využívá energii, aby se pohybovala.
Bu sistemin sadece bir bedeni yok, aynı zamanda metabolizması da var. Enerjiyi kullanabiliyor. Hareket ediyor.We hebben nu een systeem met een lichaam, een stofwisseling, het kan energie gebruiken en het beweegt rond.
Bu sistemin sadece bir bedeni yok, aynı zamanda metabolizması da var. Enerjiyi kullanabiliyor. Hareket ediyor.Отже, ми маємо не просто систему, у якої є тіло та метаболізм, вона може використовувати енергію, рухатись.
"Bu tiyatro oyununu ve bu enerjiyi, kadınlara yönelik şiddeti durdurmak için nasıl kullanabiliriz?""Come possiamo usare il testo teatrale, questa energia, per fermare la violenza contro le donne?"
"Bu tiyatro oyununu ve bu enerjiyi, kadınlara yönelik şiddeti durdurmak için nasıl kullanabiliriz?""Comment utiliser la pièce, cette énergie, afin de mettre fin aux violences faites aux femmes?"
"Bu tiyatro oyununu ve bu enerjiyi, kadınlara yönelik şiddeti durdurmak için nasıl kullanabiliriz?""Como usar esta peça, esta energia, para pôr termo à violência contra as mulheres?"
"Bu tiyatro oyununu ve bu enerjiyi, kadınlara yönelik şiddeti durdurmak için nasıl kullanabiliriz?""¿Cómo usar la energía de la obra para parar la violencia contra las mujeres?"
"Bu tiyatro oyununu ve bu enerjiyi, kadınlara yönelik şiddeti durdurmak için nasıl kullanabiliriz?""Cum am utiliza acest spectacol, această energie pentru a opri violența asupra femeilor?"
"Bu tiyatro oyununu ve bu enerjiyi, kadınlara yönelik şiddeti durdurmak için nasıl kullanabiliriz?""Hoe kunnen we het stuk, deze energie, gebruiken om geweld tegen vrouwen te stoppen?"
"Bu tiyatro oyununu ve bu enerjiyi, kadınlara yönelik şiddeti durdurmak için nasıl kullanabiliriz?""어떻게 이 연극, 이 힘을 폭력을 멈추는 데 사용할 수 있을까?"
"Bu tiyatro oyununu ve bu enerjiyi, kadınlara yönelik şiddeti durdurmak için nasıl kullanabiliriz?""Wie können wir das Stück, diese Energie nutzen, um Gewalt gegen Frauen zu stoppen?"
"Bu tiyatro oyununu ve bu enerjiyi, kadınlara yönelik şiddeti durdurmak için nasıl kullanabiliriz?""Как да използваме пиесата, тази енергия, за да спрем насилието срещу жените?"
"Bu tiyatro oyununu ve bu enerjiyi, kadınlara yönelik şiddeti durdurmak için nasıl kullanabiliriz?""Как мы можем использовать эту пьесу и ее энергию для того, чтобы прекратить насилие над женщинами?"
"Bu tiyatro oyununu ve bu enerjiyi, kadınlara yönelik şiddeti durdurmak için nasıl kullanabiliriz?""איך נוכל להשתמש במחזה, באנרגיה הזאת, כדי לעצור אלימות נגד נשים?"
"Bu tiyatro oyununu ve bu enerjiyi, kadınlara yönelik şiddeti durdurmak için nasıl kullanabiliriz?""كيف نستطيع ان نستخدم المسرحية، و هذه الطاقة، لايقاف العنف ضد النساء؟"
"Bu tiyatro oyununu ve bu enerjiyi, kadınlara yönelik şiddeti durdurmak için nasıl kullanabiliriz?"そしてニューヨークの劇場で
Bütün bu entelektüel ve küresel enerjiyi müzeye aktarmak için bir şekilde bir yol olmalı.Ar trebui să existe o cale de angajare a acelei energii intelectuale globale în și prin muzeu.
Bütün bu entelektüel ve küresel enerjiyi müzeye aktarmak için bir şekilde bir yol olmalı.Ci dovrebbe essere il modo di utilizzare tutta quell'energia intellettuale e globale attraverso il museo.
Bütün bu entelektüel ve küresel enerjiyi müzeye aktarmak için bir şekilde bir yol olmalı.Er moet een manier zijn om al die intellectuele mondiale energie te oogsten voor, en door het museum.
Bütün bu entelektüel ve küresel enerjiyi müzeye aktarmak için bir şekilde bir yol olmalı.이 모든 세계의 지적 에너지를 박물관에 활용할 수 있는 방법이 있어야 합니다.
Bütün bu entelektüel ve küresel enerjiyi müzeye aktarmak için bir şekilde bir yol olmalı.Musi istnieć sposób spożytkowania tej intelektualnej energii za pośrednictwem muzeum.
Bütün bu entelektüel ve küresel enerjiyi müzeye aktarmak için bir şekilde bir yol olmalı.צריכה להיות דרך לנצל את כל האינטלקט ואנרגיה גלובלית לתוך, ואיך שהו דרך, המוזאון.
Bütün bu entelektüel ve küresel enerjiyi müzeye aktarmak için bir şekilde bir yol olmalı.ينبغي أن تكون هناك طريقة لتسخير جميع تلك الطاقات الفكرية والعالمية وبطريقة ما عبر و نحو، المتحف.
Bütün bu entelektüel ve küresel enerjiyi müzeye aktarmak için bir şekilde bir yol olmalı.取り込み 博物館を通して活かす方法が 何かしらあるはずです それには 専門知識を持った ブレーンが必要です
Bütün bu konuştuğumuz ısıyı kinetik enerjiyi potansiyel enerjiyi entalpiyi hatırlayın. . .las hace vibrar un poco.
Bütün bu konuştuğumuz ısıyı kinetik enerjiyi potansiyel enerjiyi entalpiyi hatırlayın. . .熱、運動エネルギーの話 潜在的なエネルギー、エンタルピー。 あなたが異なるコンテキストでそれらを聞くし、私に似ています。
Bu ülkenin simyası tektonik enerjiyi kullanır.A alquimia utiliza o país, utiliza a energia tectónica.
Bu ülkenin simyası tektonik enerjiyi kullanır.Alchemia tego kraju wykorzystuje energię tektoniczną.
Bu ülkenin simyası tektonik enerjiyi kullanır.Alkemin i det här landet utnyttjar tektonisk energi.
Bu ülkenin simyası tektonik enerjiyi kullanır.Alkymien her i landet udnytter tektonisk energi.
Bu ülkenin simyası tektonik enerjiyi kullanır.La alquimia de este país usa energía tectónica.
Bu ülkenin simyası tektonik enerjiyi kullanır.L'alchimia di questo Paese usa l'energia tettonica.
Bu ülkenin simyası tektonik enerjiyi kullanır.Tämän maan alkemiassa käytetään tektonista energiaa.
Bu ülkenin simyası tektonik enerjiyi kullanır.Η αλχημεία σε αυτή τη χώρα χρησιμοποιεί τεκτονική ενέργεια.