Güneş enerjisini çöllerde toplamak, birim alan başına daha fazla enerji sağlar.사막에서 태양열 발전을 하면 단위 전력 생산량이 더 많죠.
Güneş enerjisini çöllerde toplamak, birim alan başına daha fazla enerji sağlar.ריכוז הקליטה הסולרית במדבריות מספק יותר חשמל ליחידת אזור, מפני שאין
Güneş enerjisini çöllerde toplamak, birim alan başına daha fazla enerji sağlar.تركيز الطاقة الشمسية في الصحارى يعطي طاقة أكبر مقابل وحدة المساحة، لأنه لا يوجد لديك
Güneş enerjisini çöllerde toplamak, birim alan başına daha fazla enerji sağlar.単位面積あたりより多くのエネルギーを 提供可能です なぜなら雲の問題がないからです
Güneş enerjisini topluyorlar.Accumulano energia solare.
Güneş enerjisini topluyorlar.Acumulam a energia solar.
Güneş enerjisini topluyorlar.Acumulan energía solar.
Güneş enerjisini topluyorlar.Acumulează energia solară.
Güneş enerjisini topluyorlar.Chúng hội tụ năng lượng mặt trời.
Güneş enerjisini topluyorlar.Elles accumulent l'énergie solaire.
Güneş enerjisini topluyorlar.Gromadzą energię słoneczną.
Güneş enerjisini topluyorlar.태양 에너지를 모아주기도하고,
Güneş enerjisini topluyorlar.Sie sammeln Solarenergie.
Güneş enerjisini topluyorlar.Szélárnyékot biztosítanak.
Güneş enerjisini topluyorlar.Ze slaan zonne-energie op.
Güneş enerjisini topluyorlar.Zhromažďujú slnečnú energiu.
Güneş enerjisini topluyorlar.Συλλέγουν ηλιακή ενέργεια.
Güneş enerjisini topluyorlar.Здания аккумулируют солнечную энергию.
Güneş enerjisini topluyorlar.Те събират слънчевата енергия.
Güneş enerjisini topluyorlar.הם אוגרים אנרגיית שמש.
Güneş enerjisini topluyorlar.وتجمع الطاقة الشمسية
Güneş enerjisini topluyorlar.水を蓄積します
Hava çok soğuk. Metabolik enerjisini sürdüremiyor.Het is te koud, hij kan zijn verbranding niet op gang houden.
Hava çok soğuk. Metabolik enerjisini sürdüremiyor.날씨가 춥습니다. 그는 신진대사를 유지시킬 수 없었습니다.
Hava çok soğuk. Metabolik enerjisini sürdüremiyor.Thời tiết quá lạnh, quá trình trao đổi chất chậm dần,
Hava çok soğuk. Metabolik enerjisini sürdüremiyor.קר מידי. הוא לא מצליח לשמור על חילוף חומרים.
Hava çok soğuk. Metabolik enerjisini sürdüremiyor.فهو يعاني من برد شديد .. ولم يعد يستطيع أن يولد الطاقة في جسده - من عملية الإستقلاب الحيوي -
Hava çok soğuk. Metabolik enerjisini sürdüremiyor.ごらんのように、もう赤い箇所はありません
Hayalim güneş enerjisini oldukça kabul edilebilir bir maliyete çekmekti, ama, bu büyük arayı verdim.Giấc mơ của tôi là biến đổi năng lượng mặt trời với chi phí hợp lý nhưng sau đó tôi đã phải đi đường vòng
Hayalim güneş enerjisini oldukça kabul edilebilir bir maliyete çekmekti, ama, bu büyük arayı verdim.Het was mijn droom om zonne-energie op een goedkope manier te winnen, maar toen kwam dit lange uitstel.
Hayalim güneş enerjisini oldukça kabul edilebilir bir maliyete çekmekti, ama, bu büyük arayı verdim.제 꿈은 태양 에너지를 저렴하게 변환하는 것이었지만 따져보면, 제 인생에서 엄청나게 돌아온 셈이죠.
Hayalim güneş enerjisini oldukça kabul edilebilir bir maliyete çekmekti, ama, bu büyük arayı verdim.O meu sonho era converter energia solar a custos acessíveis, mas, entretanto, tive este desvio.
Hayalim güneş enerjisini oldukça kabul edilebilir bir maliyete çekmekti, ama, bu büyük arayı verdim.חלומי היה להמיר אנרגיה סולרית במחיר סביר מאד, אבל נאלצתי להמתין עם זה.
Hayalim güneş enerjisini oldukça kabul edilebilir bir maliyete çekmekti, ama, bu büyük arayı verdim.لقد كان حلمي تحويل الطاقة الشمسية بسعر عملي جدا إلى أنني أخذ هذا الطريق المطول
Hayalim güneş enerjisini oldukça kabul edilebilir bir maliyete çekmekti, ama, bu büyük arayı verdim.大きな遠回りをしました まずはカリフォルニア工科大学での勉強
İşte bu gibbs serbest enerjisinin 0 dan küçük olmasının ve kendiliğinden gerçekleşmesinin nedenidir.Toto je určitě menší než nula, takže půjde o samovolnou reakci.
İşte bu gibbs serbest enerjisinin 0 dan küçük olmasının ve kendiliğinden gerçekleşmesinin nedenidir.Което определно е по-малко от 0, така че ще е налице една спонтанна реакция.
İşte bu gibbs serbest enerjisinin 0 dan küçük olmasının ve kendiliğinden gerçekleşmesinin nedenidir.זה לחלוטין קטן מאפס, על כן התגובה היא ספונטנית.
İşte bu gibbs serbest enerjisinin 0 dan küçük olmasının ve kendiliğinden gerçekleşmesinin nedenidir.وهذا قطعا اقل من الصفر، اي ان هذا التفاعل سيكون تفاعلا تلقائيا.
(Kahkahalar) Arza yönelik dördüncü bir seçenek, güneş enerjisini diğer insanların çöllerinde toplamak.그리고 네번째 선택인 태양에너지가 있네요.
(Kahkahalar) Arza yönelik dördüncü bir seçenek, güneş enerjisini diğer insanların çöllerinde toplamak.Und die vierte Option auf Angebotsseite, konzentrierte Solaranlagen in den Wüsten anderer.
(Kahkahalar) Arza yönelik dördüncü bir seçenek, güneş enerjisini diğer insanların çöllerinde toplamak.だれか他人の砂漠が必要となります
Karadeliğin kendisini göremesek de, karadeliğin kütleçekimsel enerjisini, gördüğümüz ışığa çevirebiliriz.Černou díru samotnou sice nemůžete vidět, ale můžete převést její gravitační energii na světlo, které vidíme.
Karadeliğin kendisini göremesek de, karadeliğin kütleçekimsel enerjisini, gördüğümüz ışığa çevirebiliriz.결국 블랙홀을 직접 볼 수는 없지만 그곳의 중력에너지가 빛으로 변환되어 우리에게 보이고 있는 것입니다.
Karadeliğin kendisini göremesek de, karadeliğin kütleçekimsel enerjisini, gördüğümüz ışığa çevirebiliriz.Sama czarna dziura nie jest widoczna, ale można przetworzyć jej energie grawitacyjną w światło widoczne.
Karadeliğin kendisini göremesek de, karadeliğin kütleçekimsel enerjisini, gördüğümüz ışığa çevirebiliriz.מכאן, שאי-אפשר לראות את החור השחור עצמו, אבל ניתן להמיר את אנרגית הכבידה של החור השחור לאור שאנו רואים.
Karadeliğin kendisini göremesek de, karadeliğin kütleçekimsel enerjisini, gördüğümüz ışığa çevirebiliriz.لذلك لا يمكنك رؤية الثقب الاسود نفسه ولكن يمكن ان تحول الطاقة الجاذبة للثقب الاسود لضوء يمكنك رؤيته
Karadeliğin kendisini göremesek de, karadeliğin kütleçekimsel enerjisini, gördüğümüz ışığa çevirebiliriz.そこの重力エネルギーが光に変換されて 見えているということです それが超大質量ブラックホールが銀河中央にあるかもしれないという
Kutu buradayken onun potansiyel enerjisinin ne olduğunu biliyoruz.Коли коробка знаходиться тут вгорі, ми знаємо її потенційну енергію.
Kutu buradayken onun potansiyel enerjisinin ne olduğunu biliyoruz.כשהתיבה נמצאת כאן למעלה, אנו יודעים מהי האנרגיה הפוטנציאלית שלה.
Markanızın enerjisinin daha fazla yayılması markanızı insanlara daha da yakınlaştırıyor, daha fazla kişiye.Această distribuție a energiei mărcii duce marca mai aproape de oameni, mai mult în oameni.
Markanızın enerjisinin daha fazla yayılması markanızı insanlara daha da yakınlaştırıyor, daha fazla kişiye.A márka energia eloszlása közelebb viszi a márkádat az emberekhez, jobban megismerteti velük.
Markanızın enerjisinin daha fazla yayılması markanızı insanlara daha da yakınlaştırıyor, daha fazla kişiye.Cette diffusion de l'énergie de la marque rapproche votre marque des gens, elle s'intègre à eux.
Markanızın enerjisinin daha fazla yayılması markanızı insanlara daha da yakınlaştırıyor, daha fazla kişiye.Deze verspreiding van de energie van het merk brengt je merk dichter bij de mensen, dieper in de mensen.
Markanızın enerjisinin daha fazla yayılması markanızı insanlara daha da yakınlaştırıyor, daha fazla kişiye.Diese Verbreitung der Markenenergie bringt Ihre Marke näher zu den Menschen mehr in die Köpfe der Menschen.
Markanızın enerjisinin daha fazla yayılması markanızı insanlara daha da yakınlaştırıyor, daha fazla kişiye.Distribúcia energie značky prináša vašu značku bližšie k ľuďom, viac medzi ľudí.
Markanızın enerjisinin daha fazla yayılması markanızı insanlara daha da yakınlaştırıyor, daha fazla kişiye.Distributionen av varumärkesenergi får ditt varumärke att komma närmare människor, mer hemma med människor.
Markanızın enerjisinin daha fazla yayılması markanızı insanlara daha da yakınlaştırıyor, daha fazla kişiye.Esta distribución de energía de marca acerca su marca a la gente, está más con la gente.
Markanızın enerjisinin daha fazla yayılması markanızı insanlara daha da yakınlaştırıyor, daha fazla kişiye.브랜드 에너지의 분배는 여러분의 브랜드를 사람들에게 가깝게 다가가게 합니다, 더 많은 사람들과 함께 말이죠.
Markanızın enerjisinin daha fazla yayılması markanızı insanlara daha da yakınlaştırıyor, daha fazla kişiye.Nó phân phối năng lượng của công ty khiến công ty bạn gần gũi hơn với công chúng, đi vào đông đảo quần chúng.