Burada yalnızca enerjinin krunduğunu söylüyorum.Mówię, że energia jest zachowana.
Burada yalnızca enerjinin krunduğunu söylüyorum.Říkám, že energie je zde zachována.
Burada yalnızca enerjinin krunduğunu söylüyorum.Я просто кажу, що енергія тут зберіглася.
Burada yalnızca enerjinin krunduğunu söylüyorum.זאת המשמעות של שימור האנרגיה.
Bu sistem, enerjinin ana kaynağı olabilir.Convertirse en una importante fuente de energía.
Bu sistem, enerjinin ana kaynağı olabilir.Devenir un producteur majeur d'énergie.
Bu sistem, enerjinin ana kaynağı olabilir.Diventerebbe una principale fonte di energia.
Bu sistem, enerjinin ana kaynağı olabilir.Een belangrijke energiebron worden.
Bu sistem, enerjinin ana kaynağı olabilir.Eine Hauptquelle der Energie zu werden.
Bu sistem, enerjinin ana kaynağı olabilir.Fő energiaforrássá válni.
Bu sistem, enerjinin ana kaynağı olabilir.주요 에너지원이 되는 거죠.
Bu sistem, enerjinin ana kaynağı olabilir.Menjadi sumber utama energi.
Bu sistem, enerjinin ana kaynağı olabilir.Saadaan merkittävä energianlähde.
Bu sistem, enerjinin ana kaynağı olabilir.Tornar-nos uma fonte importante de energia.
Bu sistem, enerjinin ana kaynağı olabilir.Να γίνουμε μια μείζων πηγή ενέργειας.
Bu sistem, enerjinin ana kaynağı olabilir.Да се превърнат в основен източник на енергия.
Bu sistem, enerjinin ana kaynağı olabilir.Стать основным источником энергии.
Bu sistem, enerjinin ana kaynağı olabilir.להפוך למקור אנרגיה מרכזי
Bu sistem, enerjinin ana kaynağı olabilir.ليصبح مصدراً رئيسياً للطاقة.
Bu sistem, enerjinin ana kaynağı olabilir.更に私たちは同じ技術を用いて
Bu temel olarak kinetik enerjinin ya da ısının nasıl transfer edildiğini açıklar bize. -A to je v podstatě přenos kinetické energie, takto se přenáší teplo.
Bu temel olarak kinetik enerjinin ya da ısının nasıl transfer edildiğini açıklar bize. -위에서 설명한 과정을 따라 운동에너지와 열의 교환이 이루어집니다
Bu temel olarak kinetik enerjinin ya da ısının nasıl transfer edildiğini açıklar bize. -זאת, בעצם, הדרך בה מתרחש המעבר של האנרגיה הקינטית, מעבר החום.
Bütün bunları yaptıklarımızın yeni bir konu değil sadece enerjinin korunumu olduğunu göstermek için yaptım.Fiz tudo isto para mostrar que este não é um conceito novo: é apenas a conservação da energia.
Bütün bunları yaptıklarımızın yeni bir konu değil sadece enerjinin korunumu olduğunu göstermek için yaptım.Tohle vše jsem dělal, abych ukázal, že to není nic nového, je to jen zákon zachování energie.
Bütün bunları yaptıklarımızın yeni bir konu değil sadece enerjinin korunumu olduğunu göstermek için yaptım.Toto všetko som spravil preto aby som vám ukázal že to nieje nič nové, ako zákon zachovania energie.
Bütün bunları yaptıklarımızın yeni bir konu değil sadece enerjinin korunumu olduğunu göstermek için yaptım.Zrobiłem to, by pokazać, że to nie jest nic nowego: to tylko zasada zachowania energii.
Bütün bunları yaptıklarımızın yeni bir konu değil sadece enerjinin korunumu olduğunu göstermek için yaptım.עשיתי את כל זה, כדי להראות לכם שזה אינו מושג חדש: זה סה"כ חוק שימור האנרגיה.
Bütün bunları yaptıklarımızın yeni bir konu değil sadece enerjinin korunumu olduğunu göstermek için yaptım.و بالتأكيد هذا ليس بالمفهوم الجديد إنه مجرد قانون بقاء الطاقة
Bütün enerjinizi, gerçekte kalmak için kullanın.Nutze deine ganze Energie, um stetig in der Wahrheit zu verweilen!
Bütün enerjinizi, gerçekte kalmak için kullanın.Usem a vossa energia completa para se manterem seguros na Verdade.
Bütün enerjinizi, gerçekte kalmak için kullanın.Utilisez toute votre énergie pour rester constant dans la vérité !
Bütün enerjinizi, gerçekte kalmak için kullanın.Využijte všechnu svou energii, abyste byli stabilizovaní v Pravdě.
Bütün enerjinizi, gerçekte kalmak için kullanın.Используйте всю свою энергию, чтобы утвердиться в истине!
Bütün patlama ve etkileşime sahipsiniz bu patlamanın veya enerjinin açığa çıkmasının sebebi yüksek ısıTakže bod, který nám byl nejblíže, také vysílal toto záření. Ale došlo k nám mnohem dříve.
Bütün potansiyel enerjinin kinetik enerjiye dönüştürüldüğünü biliyoruz.우선 우리는 모든 위치에너지가 운동에너지로 전환되었음을 알 수 있습니다
Bütün potansiyel enerjinin kinetik enerjiye dönüştürüldüğünü biliyoruz.Om te beginnen weten we dat alle potentiële energie omgezet is in kinetische energie.
Bütün potansiyel enerjinin kinetik enerjiye dönüştürüldüğünü biliyoruz.Po pierwsze, wiemy, że energia potencjalna przekształciła się w energię kinetyczną.
Bütün potansiyel enerjinin kinetik enerjiye dönüştürüldüğünü biliyoruz.Víme, že veškerá potenciální energie byla přeměněna na kinetickou energii.
Bütün potansiyel enerjinin kinetik enerjiye dönüştürüldüğünü biliyoruz.Итак, мы знаем, что потенциальная энергия была преобразована в кинетическую энергию.
Bütün potansiyel enerjinin kinetik enerjiye dönüştürüldüğünü biliyoruz.Отже, перше що ми знаємо, це те, що вся потенційна енергія була перетворена на кінетичну енергію.
Bütün potansiyel enerjinin kinetik enerjiye dönüştürüldüğünü biliyoruz.אז אנו יודעים שכל האנרגיה הפוטנציאלית התגלגלה לאנרגיה קינטית.
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamı Dünya'nın içinden geliyor - yani kemosentezden.Alle energie die deze levensvormen nodig hebben komt van binnen in de aarde, chemosynthese dus.
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamı Dünya'nın içinden geliyor - yani kemosentezden.Az összes energia, ami ezeket az életformákat táplálja, a Föld belsejéből származik -- tehát kemoszintézis.
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamı Dünya'nın içinden geliyor - yani kemosentezden.Die ganze Energie, die diese Lebewesen antreibt, kommt aus dem Erdinneren - Chemosynthese also.
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamı Dünya'nın içinden geliyor - yani kemosentezden.Energia dla tych organizmów pochodzi z Ziemi - chemosynteza.
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamı Dünya'nın içinden geliyor - yani kemosentezden.Tất cả năng lượng dùng để hỗ trợ sự sống đều đến từ trong lòng trái đất - sự hóa tổng hợp
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamı Dünya'nın içinden geliyor - yani kemosentezden.Toute l'énergie qui maintient ces formes de vie vient de l'intérieur de la Terre - une chimiosynthèse.
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamı Dünya'nın içinden geliyor - yani kemosentezden.Tutta l'energia per sostenere queste forme di vita arriva dal centro della Terra - quindi chemiosintesi.
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamı Dünya'nın içinden geliyor - yani kemosentezden.Všechna energie, podporující tyto formy života přichází z vnitřku Země -- tedy chemosyntéza.
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamı Dünya'nın içinden geliyor - yani kemosentezden.Všetka energia podporujúca tieto formy života pochádza z vnútra zeme - teda chemosyntéza.
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamı Dünya'nın içinden geliyor - yani kemosentezden.Όλη η ενέργεια που συντηρεί αυτές τις μορφές ζωής προέρχεται από το εσωτερικό της Γης -- δηλαδή χημειοσύνθεση.
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamı Dünya'nın içinden geliyor - yani kemosentezden.Вся энергия для поддержания этих форм жизни исходит из-под Земли — за счёт химиосинтеза.
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamı Dünya'nın içinden geliyor - yani kemosentezden.Цялата енергия за поддръжка на тези форми на живот излиза от вътрешността на Земята - хемосинтеза.
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamı생명체를 구성하는 모든 에너지는
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamıכל האנרגיה התומכת בצורות חיים אלו
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamıكل الطاقة لدعم أشكال الحياة هذه
Bu yaşam biçimleri için gereken enerjinin tamamı地球内部から発生しています つまり化学合成です
Daha önce ATP'nin (adenozin trifosfat) biyolojik sistemlerde enerjinin birimi olduğunu duymuşsunuzdur. - - -ATP este "moneda energetică" a sistemelor biologice.
Daha önce ATP'nin (adenozin trifosfat) biyolojik sistemlerde enerjinin birimi olduğunu duymuşsunuzdur. -E então podem dizer: "Eh, parece que a a glucose é a moeda de energia nos sistemas biológicos".