Ana içeriğe geç
Sözlük

enerjik ile cümle

enerjik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İlk zamanlarda Rus Devrimi'ne olan hayranlığı, enerjik Stalinizm karşıtlığına dönüşmüştü.His early admiration for the Russian Revolution had turned into energetic anti-Stalinism.
("Hırvat, enerjik, temkinli ve neşesi yerinde...")("The Croat is energetic, cautious, in high spirits...")
Enerjik bir karmaşadır ancak İngiliz halkı tarafından hemen coşkuyla karşılanmıştır.It was an energetic muddle, but it was at once greeted with enthusiasm by the British public.
Küçük, enerjik bir ırktır.Kleiner Fluss mit großer Energie.
Güçlü, enerjik ve sağlam iradeli bir yapısı vardı.Unser Ziel war eine leistungsstarke, steuerbare, hochpräzise Rakete“.
Litvanya'nın performansında Matačiūnaitė koreografisini enerjik ve hareketli olarak sergilemiştir.Der Albumtitel soll laut Sully Erna Kraft und Energie ausdrücken.
Renklerin çeşitiliği ise gençlerin enerjik ruhunu sembolize etmektedir.Les différentes couleurs symbolisent l'esprit plein d'énergie des jeunes.
En enerjik alfa parçacıkları bile tek yaprak kağıtla durdurulabilir.Le rayonnement alpha peut être arrêté par une simple feuille de papier.
Confessions on a Dance Floor 56 dakikalık enerjik anlardan meydana geliyor.Les fragments symphoniques tirés du ballet durent une quinzaine de minutes.
Cook ayrıca canlı performanslarındaki enerjikliği ile tanınır.Jesse Cook est également connu pour l'énergie qu'il dégage lors de ses concerts.
Confessions on a Dance Floor 56 dakikalık enerjik anlardan meydana geliyor.Confessions on a Dance Floor son 56 minutos de momentos energéticos.
Tablo canlı enerjik ve eşsiz dokunaklı realizm ile meşhurdur.Esta pintura es famosa por su vívida energía y realismo emocional sin precedentes.
Nasıl oluyor da her zaman çok enerjiksin?Come fai ad avere sempre tutta questa energia?
Adam tatilinden çok enerjik döndü.L'uomo rientrò dalla vacanza pieno di energie.
Mikel Longoria ise performansın çarpıcı ve enerjik olduğunu yazmıştır.Per questo l'opera di Luigi Sorrento resta valida e viva.»
Haziran 2008'de çıkarılan albümü Åkerfeldt "biraz daha enerjik" olarak tanımlamıştır.Scoperto nel febbraio 2008, è classificato come gigante gassoso.
Enerjik ve meraklı, Seishū'yu seviyor ve böcek yakalarken eğleniyor.Весёлая и энергичная, любит играть с Сэйсю и ловить жуков.
NGC 4388, enerjik ve parlak bir çekirdeğe sahiptir, bu nedenle etkin gökada olarak sınıflandırılır.Галактика NGC 4388 классифицируется как активная, так как обладает ярким активным ядром.
Şımarık, eğlenceli, seksi, enerjik." dedi.Нахальный, забавный, кокетливый и энергичный».
Confessions on a Dance Floor 56 dakikalık enerjik anlardan meydana geliyor.Confessions on a Dance Floor são 56 minutos de pura energia.
Renklerin çeşitiliği ise gençlerin enerjik ruhunu sembolize etmektedir.As várias cores representam o espírito energético dos jovens.
Çok enerjik, oyun sever ve sıcak kanlıdır.Ele é um tanto arrogante, adora lutar, e mata a sangue frio.
Diğer musurlar gibi davranışları normal yunuslar gibi enerjik görünmez.Objetos reais nunca se comportam como corpos negros ideais.
Roger Ebert filme 4 yıldız üzerinden 3 vererek filmi "keyifli ve enerjik korku filmi" olarak nitelendirmiştir.Roger Ebert deu ao filme a nota de 3/4, chamando-o de "filme de terror alegremente energético".
Verilen enerjik performanstan sonra bar sahipleri grubu haftaya tekrar çağırdılar.No entanto, o desempenho foi tão animado que a banda foi convidada a voltar na semana seguinte.
Adrian enerjik bir şekilde doğdu.Adriaans kreeg nieuw elan.
Şımarık, eğlenceli, seksi, enerjik." dedi.Зухвалий, забавний, кокетливий і енергійний».
Çok enerjik ve çevik bir köpektir.Це енергійна та спритна собака.
Bunlar iyonosferinkine benzer ancak çok daha enerjiktir.Podobá se iónskému, ale je zdobnější.
Grubun Almanya’daki enerjik konserleri Almanya’da ilgi çekmeyi başardı.Vévoda se o poměrech v Německu vyjádřil pozitivně.
Confessions on a Dance Floor 56 dakikalık enerjik anlardan meydana geliyor.Confessions on a Dance Floor reprezintă 56 de minute de momente energice.”
Genelde küçük olan bu köpekler, cesur, canlı, enerjik ve hiperaktif bir kişiliğe sahiptir.De obicei mici, acești câini sunt curajoși și bravi, având o personalitate vioaie, energică, hiperactivă.
En enerjik alfa parçacıkları bile tek yaprak kağıtla durdurulabilir.A legegyszerűbb kis turbináknál egyetlen szelep fojtásával lehet a gőz mennyiségét szabályozni.
Küçük, enerjik bir ırktır.Onnellinen pieni saari.
Gene Kelly ismiyle tanınan oyuncu en çok enerjik ve atletik danslarıyla biliniyordu.Kelly oli tunnettu etenkin energisestä ja atleettisesta tanssityylistään.
Çok enerjik ve zekidir.Θέλει δύναμη και εξυπνάδα.
Küçük, enerjik bir ırktır.Russeren er en meget lille og meget gammel race.
Şımarık, eğlenceli, seksi, enerjik." dedi.Centil, menyenangkan, genit, energik."
Birbirini etkileyen akımlar arasında Buz denizi ve hava, dinç, kuvvetli, enerjik ve üretici ekosistem yaratır.Interaksi antara arus, es laut, dan cuaca membuat untuk ekosistem yang kuat dan produktif.
Enerjik ve meraklı, Seishū'yu seviyor ve böcek yakalarken eğleniyor.Hiếu động và tò mò, cô bé thích Seishū và rất thích bắt sâu.
Renklerin çeşitiliği ise gençlerin enerjik ruhunu sembolize etmektedir.Những màu sắc khác nhau cũng tượng trưng cho tinh thần tràn đầy năng lượng thanh niên.
O sadece gibi Naru: birçok enerjik bir çocuk.アンジョルラス同様、金持ちの一人息子。
Yazları daha enerjiktir.夏季较干燥。
Şımarık, eğlenceli, seksi, enerjik." dedi.“ 씨스타, 강렬, 섹시 매력, 만화같은 화보”.
Adrian enerjik bir şekilde doğdu.아테나이는 자력으로 방위에 나섰다.
Enerjik ve meraklı, Seishū'yu seviyor ve böcek yakalarken eğleniyor.코노하를 좋아하고, 히비야는 좋아하고 잘해주는 면보단 부려먹는다.
Muhabbet kuşları küçük, fakat aktif, enerjik ve canlı kuşlardır.Вълнистите папагали са малки, но много активни и енергични птички.
Fazlasıyla enerjik bir çocukluk geçirmesi sebebiyle sık sık sokak kavgalarına katılmıştır.Често се забърква в улични разправии с момчета на неговата възраст.
Benzer şekilde, yer çekim alanına düşen fotonlar daha enerjik hale gelir ve bir blueşifting sergilerler. ...По подобен начин, фотоните, попадащи в гравитационно поле, се енергизират и проявяват синьо отместване.
Bev Gilturtle: Enerjik bir kutu kaplumbağası.Stipe Matijević: Ovo je razbojnička špilja!)
Çok enerjik ve çevik bir köpektir.Je to veľmi priateľský, hravý a energický pes.
Tablo canlı enerjik ve eşsiz dokunaklı realizm ile meşhurdur.Znana po svoji živahni energiji in brez primere čustvenega realizma.
Birbirini etkileyen akımlar arasında Buz denizi ve hava, dinç, kuvvetli, enerjik ve üretici ekosistem yaratır.Medsebojno delovanje tokov, morskega ledu in vode je ekosistem živ in produktiven.
II. Henry enerjik ve bazen gayet gaddar bir hükümdar idi.Elizabeta je bila jezljiva in včasih neodločna vladarica.
Aslında bu tam anlamıyla cesaret ve becerinin enerjik bir ürünü.Baik, inilah maksudnya, tampilan dinamis dari keberanian dan kecerdikan seperti ini.
Aslında bu tam anlamıyla cesaret ve becerinin enerjik bir ürünü.Beh, questo è tutto, questa dinamica dimostrazione di coraggio e intraprendenza.
Aslında bu tam anlamıyla cesaret ve becerinin enerjik bir ürünü.Bem é isto que se quer, este tipo de demonstração dinâmica de audácia e engenhosa.
Aslında bu tam anlamıyla cesaret ve becerinin enerjik bir ürünü.Bueno, así fue esta exhibición dinámica de audacia e ingenio.
Aslında bu tam anlamıyla cesaret ve becerinin enerjik bir ürünü.Celé je to vlastně o tomto, ukázka odvahy a vynalézavosti.
Aslında bu tam anlamıyla cesaret ve becerinin enerjik bir ürünü.Despre asta e vorba, despre un astfel de exemplu dinamic de curaj şi ingeniozitate.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod