Ana içeriğe geç
Sözlük

ene ile cümle

ene kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Nusaybin barajı bu suyun enerjisinden faydalanır.Zerbin nutzt diese Trunkenheit des Glücks aus.
Üretilen enerji vücuda gönderildikten sonra, vücuttan yansıyan enerji alınarak görüntüleme sağlanır.Statt Energie aus dem Körper anzufordern, wird Energie in Form von Nahrungsaufnahme zugeführt.
1982 yılında, Seth Neddermeyer Amerika Birleşik Devletleri Enerji Bakanlığı'nın Enrico Fermi ödülünü aldı.1981 erhielt er den vom Energieministerium der Vereinigten Staaten verliehenen Enrico-Fermi-Preis.
Büyümekte olan enerjisi olmayan bir çocuğun belki de ilaçlara ihtiyacı vardır.Un enfant en pleine croissance qui n'a pas beaucoup d'énergie a peut-être besoin de soins médicaux.
İnsanlık nükleer enerjinin barışçıl kullanımında başarılı olacaktır.L'humanité parviendra à utiliser pacifiquement l'énergie nucléaire.
Kahve enerji verir!Le café donne de l'énergie !
Bugün enerjim yok.Je n'ai pas d'énergie, aujourd'hui.
Kahve sana enerji verir!Le café te procure de l'énergie !
O, güneş enerjisi kullanır.Ça utilise l'énergie solaire.
Aleklett ayrıca, “Bilinen kimyasal reaksiyonlar ölçülen enerji miktarını açıklayamazlar.Il affirme également : « Les réactions chimiques connues ne peuvent expliquer la quantité d'énergie mesurée.
Nükleer enerjinin gelişimi ile ilgili birçok kitap yazdı.Il est l'auteur de nombreux ouvrages sur l'histoire du développement de l'énergie nucléaire.
1958de, Philip Morrison antikütle çekiminin enerjinin korunumuna aykırı olacağını iddia etti.En 1958, Philip Morrison soutint que l'antigravité violait le principe de conservation de l'énergie.
Bunlar arasında, Enel (1999), BNL (1998) ve Finmeccanica (2000) özelleştirme işlemleri bulunmaktadır.On compte parmi ces privatisations celles de Enel (1999),de BNL (1998) et de Finmeccanica (2000).
Bu diğer iki kaynak kuşkusuz daha enerjetik, fakat daha az sayıda fotonlar yaymaktadır.Ces deux autres sources émettent des photons certes plus énergétiques, mais nettement moins nombreux.
İyonosfere giren toplam enerji 10 – 100 TW arasındadır.L'apport total d'énergie dans l'ionosphère est de 10 à 100 TW.
Bunun dışında, şehrin güneyinde bulunan bir ısı enerjisi santrali de şehre elektrik vermektedir.Par ailleurs, une centrale thermique, située au sud de la ville, fournit également un peu d'électricité.
Umut edelim, enerjinizi Alman devletlerinin modası geçmiş zalim tiranlarını alaşağı etmek için kullanabilin.Espérons que vous utiliserez votre énergie pour renverser les trente tyrans miteux des divers États allemands.
Enerji Bakanlığı.Ministère de l'Énergie.
Renklerin çeşitiliği ise gençlerin enerjik ruhunu sembolize etmektedir.Les différentes couleurs symbolisent l'esprit plein d'énergie des jeunes.
Kazakistan net bir enerji ihracatçısıdır.Le Chili est importateur net d’énergie.
Enerji yoğunluğu 10,975 Wh/l'dir.Sa densité d'énergie est de 10,975 Wh·l-1.
Başka bir deyişle enerjidir.Elle est particulièrement énergétique.
Her bir metal için farklı bir enerji vardır.Cette quantité d'énergie diffère pour chaque métal.
Krating Daeng (Tayca: กระทิงแดง) - Red Bull'un da kökenini oluşturan bir enerji içeceği.Krating Daeng (en thaï: กระทิงแดง) est le nom que porte la boisson énergisante thaïe à l'origine du Red Bull.
Çok yüksek enerjilerde, gluonların bu duvarda ki yoğunluğu çok yüksek şekilde artıyormuş gibi görünür.À de très hautes énergies, la densité de gluons dans ce mur augmente considérablement.
Meganyan, vücudundaki mantarı çıkarmasını istiyor - enerjisini baskılayan mantar.Meganyan revient, demandant de retirer le bouchon dans son corps - le bouchon qui supprime son énergie.
Bir litre ksenonun atmosferden eldesi 220 kilowatt saat enerji gerektirir.L'extraction d'un litre de xénon de l'atmosphère nécessite une énergie de 220 watts-heures.
Bunların temel amacı hücreye enerji sağlamaktır.Leur utilité principale est de fournir l'énergie à la cellule.
Ülke elektrik enerjisi ihtiyacının tamamını kendi üretir.Il produit lui-même la totalité de l'énergie dont il a besoin.
Bu durumda teorik olarak bir kara delikten çıkarılabilecek maksimum enerji kütlesinin 29%'u kadardır.Il permet d’extraire jusqu’à 29 % de l’énergie d’un trou noir en rotation si celui-ci est extrême.
Bu albüm Arch Enemy'nin dünya çapında yayımlanan ilk albümüdür.Il est aussi le premier album d'Arch Enemy à sortir dans le monde entier.
Beş yüz ton cevher ABD'nin tüm enerji ihtiyacını bir yıl boyunca arz edebilir.500 t de thorium suffiraient à alimenter les USA pendant une année.
RETScreen Expert San Francisco'da yapılan, toplantısında 2016 Clean Energy Ministerial vurgulanmıştır.RETScreen Expert était présenté lors du Clean Energy Ministerial, organisé à San Francisco en 2016.
Litotrofik bakteriler enerji kaynağı olarak inorganik bileşikler kullanırlar.Les bactéries lithotrophes peuvent utiliser des composés inorganiques comme source d’énergie.
Elektronların gerekli enerjisi 20-200 eV’dir genellikle.L'énergie nécessaire pour les électrons est typiquement de l'ordre de 20 à 200 eV.
Fakat bu enerji kaybı 1974 yılında PSR1913+16 isimli bir ikili pulsar tarafından gözlemlendi.Mais en 1974, cette perte d'énergie a été observée dans un pulsar binaire (PSR 1913+16).
Dışadönükler insanlarla olmaktan eğlenirler, genellikle enerji dolu olarak tanımlanırlar.Les extravertis aiment être avec des gens, sont pleins d'énergie et ressentent souvent des émotions positives.
Hans Bethe, Güneş'in enerjisini sağlayan iki ana nükleer tepkimeyi hesaplamıştır.Hans Bethe découvre que les réactions nucléaires sont la source d'énergie des étoiles.
Kozmik ışınlar yüksek enerjiyle uzayda hareket eden parçacıklardır.Les rayons cosmiques sont des particules se déplaçant dans l'espace avec de très grandes énergies.
Bunun olabilmesi enerji gereklidir.Énergies POSIT’IF.
1995 tarihli Atom Enerjisi Kurumu Yasası (c.Convention de Bâle Droit de l'environnement Pollution Source : 1990
Bitkiler güneş enerjisini fotosentez aracılığıyla tutarlar.Il capte l'énergie solaire grâce à la photosynthèse.
Bu sınırsız enerjinin olanaklı kaynağıydı.Il possède une source d'énergie illimitée.
Goldsmith 1946'da kurulan Atom Enerjisi Komisyonu'nun yaratıcılarından biridir.Bertrand Goldschmidt est un des créateurs du Commissariat à l'énergie atomique en 1945.
Bu varsayılan enerji karanlık enerji olarak adlandırılmıştır.L'énergie obtenue est appelée énergie osmotique.
En enerjik alfa parçacıkları bile tek yaprak kağıtla durdurulabilir.Le rayonnement alpha peut être arrêté par une simple feuille de papier.
Diğer taraftan UuoH+, RnH+'den daha düşük bir ayrışma enerjisi göstermektedir.Néanmoins, l'ion OgH+ aurait une énergie de dissociation inférieure à celle de l'ion RnH+.
Bu ayrılıktan sonra,eski Arch Enemy gitaristi Fredrik Åkesson gruba alınmıştır.Il est remplacé par l'ex-guitariste d'Arch Enemy, Fredrik Åkesson.
Toplam miktar madde yahut enerjinin özgürlük derecesine bağlıdır.La quantité totale de bits est reliée à la somme des degrés de liberté de la matière et de l'énergie.
Avrupa Komisyonu da Uluslararası Enerji Ajansı'nın çalışmalarına katılmaktadır.Des délégations de l'Union européenne, l'Agence internationale de l'énergie atomique ont aussi participé.
Bakuganı Darkus Percival özellik enerjisini aldığında Darkus Midnight Percival Olmuştur.Ayant obtenu l'énergie Darkus il évolura en Midnight Percival.
Bu projenin amacı, yenilenebilir enerjilerin üretilmesini ve kullanımını teşvik etmektir.L’objectif de cette agence est de promouvoir et d’accélérer le développement des énergies renouvelables,.
Solaris kristali: Güneş enerjisi toplar ve istenilen şekilde kullanmaya yarar.Cristal solaris : fournit de l'énergie et se recharge au soleil.
Sodyum ve elemental kükürt reaksiyonu sırasında açığa çıkan enerji pil teknolojisinin temelidir.L'énergie libérée par la réaction du sodium et du soufre est à la base de la technologie des piles.
Bir organizmanın enerjisinin yalnızca yüzde on kadar bir kısmı diğer organizmaya geçer.À peine un dixième de la quantité absorbée atteint d'autres organes.
Uluslararası Birimler Sisteminde (SI), enerjinin standart birimi joule (J)'dir.L'unité du Système international pour mesurer l'énergie est le joule (J).
Yenilenebilir enerji formlarından bir tanesidir.C'est une des formes d'énergie renouvelable.
CenterPoint Energy Plaza, Amerika Birleşik Devletleri'nin Houston kentinde bulunan bir gökdelendir.La Centerpoint Energy Plaza, un gratte-ciel de Houston.
1805 - William Hyde Wollaston,Perküsyon Gücünde enerjinin korunumu savunur.1806 – William Hyde Wollaston argumente la conservation de l'énergie.
Enea Silvio Piccolomini sonradan Papa III. Pius olarak seçilmiştir.Enea Silvio Piccolomini est devenu le pape Pie II et son neveu Pie III.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod