endişelenmiyor ile cümle

endişelenmiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
14
HARF
6
HECE
6
ORT. KELİME
Özgeçmişim hakkında çok fazla endişelenmiyorum.I don't worry so much about my resume.
Bu konuda endişelenmiyor musun?Don't you worry about that?
Onlar için endişelenmiyor musun?Don't you worry about them?
Bunun hakkında endişelenmiyorum.I don't worry about that.
Senin için endişelenmiyorum.I'm not worried about you.
Sizin için endişelenmiyorum.I'm not worried about you.
Senin için endişelenmiyorum, Tom. Mary için endişeleniyorum.I'm not worried about you, Tom. I'm worried about Mary.
Tom için endişelenmiyorum. Senin için endişeleniyorum, Mary.I'm not worried about Tom. I'm worried about you, Mary.
Onlar hiçbir şey hakkında endişelenmiyorlar.They are worrying about nothing.
Ben Tom hakkında endişelenmiyorum.I don't worry about Tom.
Onlar hakkında endişelenmiyorum.I don't worry about them.
Onun hakkında endişelenmiyorum.I don't worry about him.
Geçmiş hakkında endişelenmiyorum.I don't worry about the past.
O şey hakkında endişelenmiyorum.I don't worry about that stuff.
Karşılaştırmalar için endişelenmiyorum.I'm not worried about comparisons.
Hatalar hakkında endişelenmiyorum.I don't worry about mistakes.
Artık o tür şeyler hakkında endişelenmiyorum.I don't worry about those kinds of things anymore.
Benim hakkımda biraz endişelenmiyor musun?Don't you worry about me a bit.
Artık Tom için endişelenmiyorum.I don't worry about Tom anymore.
Onun hakkında hiç endişelenmiyor musun?Aren't you worried about that at all?
Ne olabileceği konusunda endişelenmiyor musun?Aren't you worried about what might happen?
Kaybolmaktan endişelenmiyorum.I'm not worried about getting lost.
Senin hakkında endişelenmiyorum.I don't worry about you.
Ben hiç endişelenmiyorum.I'm not at all concerned.
Artık o konuda endişelenmiyorum.I don't worry about that anymore.
Sami o konuda endişelenmiyor.Sami doesn't worry about it.
Gelecek hakkkında endişelenmiyordu.He refused to worry about the future.
Endişelenmiyor musun?You're not worried?
- Endişelenmiyor musun?[Doctor] And that doesn't worry you?
Ablan hakkında bir şey söyler diye endişelenmiyor musun?Shouldn't you worry about what your sister said to him?
Ablam hep beni tanımıyormuş gibi yapar, bu yüzden endişelenmiyorum.My sister acts like she doesn't know me, so it isn't a problem.
Hiç de endişelenmiyordum.I was not worried at all.
Ben aşk için endişelenmiyorum.I'm not worried about love.
0'la bölme hakkında endişelenmiyoruz,başka her ne olursa olsun.We don't worry about dividing by 0, whatever else.
Görünüşe göre pek senin için endişelenmiyorlar.According to the driver, they didn't seem that concerned.
Hiç kimse Gazze'deki çocuk veya insanlar için endişelenmiyor.No one in this world cares about the children or people here in Gaza.
Evet, şimdi o kadar da endişelenmiyorum.Yeah, I'm not worried about it now.
Evet, Piple tanıştım ve ben gerçekten endişelenmiyorum.Yes, I've met Pip and I really wouldn't be concerned.
Kosova'da Sırp haricindekiler statü konusunda endişelenmiyorNon-Serbs in Kosovo not worried about status
Ancak NBS yüksek faiz oranlarından endişelenmiyor.The NBS, however, is not worried about high interest rates.
O'Reilly, "Kesinlikle endişelenmiyoruz."Absolutely not.
0'la bölme hakkında endişelenmiyoruz,başka her ne olursa olsun.0으로 나눠줄 경우에 대해선 고려할 필요가 없겠습니다
0'la bölme hakkında endişelenmiyoruz,başka her ne olursa olsun.Nie martwimy się o dzielenie przez zero.
0'la bölme hakkında endişelenmiyoruz,başka her ne olursa olsun.No nos preocupamos por dividir por 0, lo que sea.
0'la bölme hakkında endişelenmiyoruz,başka her ne olursa olsun.Nós não temos que nos preocupar em estarmos dividindo por zero, ou outra coisa...
0'la bölme hakkında endişelenmiyoruz,başka her ne olursa olsun.Žádné dělení nulou.
Ablam hep beni tanımıyormuş gibi yapar, bu yüzden endişelenmiyorum.A nővérem úgy csinál, mint aki nem ismer engem, szóval ez nem gond.
Ablam hep beni tanımıyormuş gibi yapar, bu yüzden endişelenmiyorum.Ma sœur fait comme si elle ne me connaissait pas, alors ce n'est pas un problème.
Ablam hep beni tanımıyormuş gibi yapar, bu yüzden endişelenmiyorum.Δεν ανησυχώ γιατί αυτήν συνεχώς κάνει πως δεν με ξέρει. Αλλά ανησυχώ για τους δημοσιογράφους.
Ablam hep beni tanımıyormuş gibi yapar, bu yüzden endişelenmiyorum.اختي تدعي دائما عدم معرفتها بي, لذا انا لست قلقة
Ablan hakkında bir şey söyler diye endişelenmiyor musun?Nem amiatt kellene aggódnia, hogy a nővére mit mondott nekik?
Ablan hakkında bir şey söyler diye endişelenmiyor musun?Tu ne devrais pas plutôt t'inquiéter de ce que ta sœur lui a dit ?
Ablan hakkında bir şey söyler diye endişelenmiyor musun?Δεν θα έπρεπε να ανησυχείς για το τι είπε η αδερφή σου για 'σένα;
Ablan hakkında bir şey söyler diye endişelenmiyor musun?الست قلقة لما ستقوله اختك عنك؟
Aileni arayıp durumu bildirdim. Görünüşe göre pek senin için endişelenmiyorlar.Deja ti-am anuntat parinti, dupa spusele soferului nu erau prea ingrijorati.
Aileni arayıp durumu bildirdim. Görünüşe göre pek senin için endişelenmiyorlar.Ho già avvisato i tuoi genitori. br>Secondo l'autista, loro non sembravano molto preoccupati.
Aileni arayıp durumu bildirdim. Görünüşe göre pek senin için endişelenmiyorlar.Ich habe deine Eltern durch den Fahrer informieren lassen, dass du auf der Party übernachtest.
Aileni arayıp durumu bildirdim. Görünüşe göre pek senin için endişelenmiyorlar.Jaz sem že obvestil tvoje starše
Aileni arayıp durumu bildirdim. Görünüşe göre pek senin için endişelenmiyorlar.אני כבר הודעתי למשפחה שלך על פי הנהג הם לא נראו מודאגים
Aileni arayıp durumu bildirdim. Görünüşe göre pek senin için endişelenmiyorlar.اخبرت اهلك. ووفقا للسائق لم يبدوا مهتمين!

İlgili Sayfalar