endişelenme ile cümle
endişelenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Daha önce hiç endişelenmemiştim.אף פעם לא דאגתי לגבי זה לפני
Daha önce hiç endişelenmemiştim.أنا لم أقلق حول هذا الأمر من قبل
Daha önce hiç endişelenmemiştim天才には天才の悩みがあるのね
Dayan, Little Richard. Geliyorum. Endişelenme.Chồ chút, ta đến ngay đây!
Dayan, Little Richard. Geliyorum. Endişelenme.Håll i dig, Little Richard!
Dayan, Little Richard. Geliyorum. Endişelenme.Hold ud, Little Richard!
Dayan, Little Richard. Geliyorum. Endişelenme.Pinnistä, Little Richard!
Dayan, Little Richard. Geliyorum. Endişelenme.Resisti, arrivo!
Dayan, Little Richard. Geliyorum. Endişelenme.Vydrž, Ríšo, už jdu.
Diğer yumurtalar veya başka bir şey için endişelenmemize gerek kalmıyor.Chúng ta sẽ không phải lo lắng sẽ nhầm trứng hay những chuyện đại loại thế.
Diğer yumurtalar veya başka bir şey için endişelenmemize gerek kalmıyor.Így nem kell aggódnunk a többiek tojásai miatt, meg ilyesmi.
Diğer yumurtalar veya başka bir şey için endişelenmemize gerek kalmıyor.Kita tidak perlu khawatir tentang telur yang lain atau hal-hal seperti itu.
Diğer yumurtalar veya başka bir şey için endişelenmemize gerek kalmıyor.그래서 다른 알들이나 그런거 같은 것은 신경 안써도 돼.
Diğer yumurtalar veya başka bir şey için endişelenmemize gerek kalmıyor."não temos de nos preocupar com outros ovos nem nada disso.
Diğer yumurtalar veya başka bir şey için endişelenmemize gerek kalmıyor.Nie musimy się przejmować innymi jajkami i takie tam.
Diğer yumurtalar veya başka bir şey için endişelenmemize gerek kalmıyor.Non dobbiamo preoccuparci delle uova altrui o cose di questo genere.
Diğer yumurtalar veya başka bir şey için endişelenmemize gerek kalmıyor.No tenemos que preocuparnos por otros huevos o por nada parecido.
Diğer yumurtalar veya başka bir şey için endişelenmemize gerek kalmıyor.Nu trebuie să ne facem griji despre alte ouă.
Diğer yumurtalar veya başka bir şey için endişelenmemize gerek kalmıyor.On n'a pas à s'inquiéter d'autres œufs ni de choses comme cela.
Diğer yumurtalar veya başka bir şey için endişelenmemize gerek kalmıyor.We hoeven niet na te denken over andere eieren of zo.
Diğer yumurtalar veya başka bir şey için endişelenmemize gerek kalmıyor.Wir brauchen uns dort um keine anderen Eier oder sonst was zu kümmern.
Diğer yumurtalar veya başka bir şey için endişelenmemize gerek kalmıyor.Έτσι δεν χρειάζεται να ανησυχούμε για άλλα αυγά και τέτοια πράγματα.
Diğer yumurtalar veya başka bir şey için endişelenmemize gerek kalmıyor.Нам не нужно беспокоиться о чужих яйцах или о чем-либо подобном.
Diğer yumurtalar veya başka bir şey için endişelenmemize gerek kalmıyor.Не трябва да се притесняваме за други яйца и тем подобни.
Diğer yumurtalar veya başka bir şey için endişelenmemize gerek kalmıyor.אין לנו צורך לדאוג בקשר לביצים אחרות או משהו בסגנון.
Diğer yumurtalar veya başka bir şey için endişelenmemize gerek kalmıyor.ليس علينا القلق حول بويضات أخرى أو أي شئ مثل ذلك.
Diğer yumurtalar veya başka bir şey için endişelenmemize gerek kalmıyor.「それは自分の池なの まぁそういう訳ね」
Dişinize bakmak için ağzınıza bir ayna soktu ve "Endişelenme, hiç acımayacak" dedi.Mete el espejo en tu boca para examinar tus dientes, y dice, "No te preocupes, no te dolerá nada".
Doktor size; "Endişelenme, hiç acımayacak" dedi ve size hayatınızdaki en acı veren iğneyi yaptı.그녀가 "괜찮아, 하나도 안 아플거야."라고 합니다. 그리고는 여러분이 인생에서 가장 아픈 주사를 줍니다.
Doktor size; "Endişelenme, hiç acımayacak" dedi ve size hayatınızdaki en acı veren iğneyi yaptı.Lei vi dice "Non preoccuparti non sentirai nulla" ma vi fa la puntura più dolorosa che avete mai fatto.
Doktor size; "Endişelenme, hiç acımayacak" dedi ve size hayatınızdaki en acı veren iğneyi yaptı.Sie sagt: "Keine Angst, das tut nicht weh." und dann tut die Impfung so weh wie noch nie zuvor.
Doktor size; "Endişelenme, hiç acımayacak" dedi ve size hayatınızdaki en acı veren iğneyi yaptı."Spokojnie, to nic nie boli", po czym dostajesz najboleśniejszy zastrzyk w życiu.
Doktor size; "Endişelenme, hiç acımayacak" dedi ve size hayatınızdaki en acı veren iğneyi yaptı.Ze zegt: "Rustig maar, hier voel je niks van." Ze geeft je vervolgens je meest pijnlijke injectie ooit.
Doktor size; "Endişelenme, hiç acımayacak" dedi ve size hayatınızdaki en acı veren iğneyi yaptı."Μην ανησυχείτε, δεν θα πονέσει καθόλου" και μετά σας κάνει την πιο επώδυνη ένεση που έχετε κάνει.
Doktor size; "Endişelenme, hiç acımayacak" dedi ve size hayatınızdaki en acı veren iğneyi yaptı."Не бойтесь, это ни капельки не больно", — и делает самый болезненный укол в вашей жизни.
Doktor size; "Endişelenme, hiç acımayacak" dedi ve size hayatınızdaki en acı veren iğneyi yaptı.היא אומרת, "אל תדאגו, זה לא יכאב בכלל," ואז נותנת לכם את הזריקה הכי כואבת שקיבלתם בחיים.
Doktor size; "Endişelenme, hiç acımayacak" dedi ve size hayatınızdaki en acı veren iğneyi yaptı.وقالت، "لا تخف، هذا لا يؤلم" ثم أعطتك أكثر حقنة مؤلمة على الإطلاق.
Düşüncesi bile beni çaresizliğe sürüklüyor. Endişelenmene gerek yok.Men att ens tänka på det känns hopplöst.
Eğer bunların hiçbiri bir şey ifade etmezse endişelenmeyin.A pokud nic z toho nedává smysl, nemějte obavy, jsme pouze v geometrii.
Eğer bunların hiçbiri bir şey ifade etmezse endişelenmeyin.Det her giver højst sandsynligt ingen mening nu, for vi har kun om geometri lige nu.
Eğer bunların hiçbiri bir şey ifade etmezse endişelenmeyin.지금 이 공식의 뜻을 모른다고 해도 아무 상관 없습니다
Eğer kafanız karışırsa, endişelenmeyin.Nie martw się jeśli jest to dla Ciebie poplątane.
Eğer kafanız karışırsa, endişelenmeyin.Si esto te confunde, no te preocupes.
Eğer kafanız karışırsa, endişelenmeyin.ואם זה מבלבל אתכם, אל תדאגו.
Eğer matematik becerileriniz yetersiz ise, hiç endişelenmeyin.Als je wat wiskundige vaardigheden tekort komt, maak je geen zorgen!
Eğer matematik becerileriniz yetersiz ise, hiç endişelenmeyin.Dacă nu aveţi destule cunoştinţe matematice, nu vă faceţi griji.
Eğer matematik becerileriniz yetersiz ise, hiç endişelenmeyin.Ha egy kissé hiányos a matematikai készségünk, ne törődjünk vele.
Eğer matematik becerileriniz yetersiz ise, hiç endişelenmeyin.Jeśli nie jesteś matematycznym orłem, nie martw się.
Eğer matematik becerileriniz yetersiz ise, hiç endişelenmeyin.Jika kemampuan matematika Anda kurang, jangan khawatir.
Eğer matematik becerileriniz yetersiz ise, hiç endişelenmeyin.여러분들에게 수학적 재주가 조금 모자라도 걱정할 필요는 없습니다.
Eğer matematik becerileriniz yetersiz ise, hiç endişelenmeyin.Nếu bạn thiếu một chút kỹ năng toán học, đừng lo lắng.
Eğer matematik becerileriniz yetersiz ise, hiç endişelenmeyin.Se forem pouco dotados de aptidão matemática não se preocupem.
Eğer matematik becerileriniz yetersiz ise, hiç endişelenmeyin.Se le vostre conoscenze matematiche scarseggiano, non vi preoccupate.
Eğer matematik becerileriniz yetersiz ise, hiç endişelenmeyin.Si no son muy hábiles en matemáticas, no se preocupen.
Eğer matematik becerileriniz yetersiz ise, hiç endişelenmeyin.Wenn es ein bisschen an mathematischen Fähigkeiten mangelt, keine Sorge.
Eğer matematik becerileriniz yetersiz ise, hiç endişelenmeyin.Αν δεν τα καταφέρνετε στα μαθηματικά, μη στενοχωριέστε.
Eğer matematik becerileriniz yetersiz ise, hiç endişelenmeyin.Ако математическите ви умения не са достатъчни, не се безпокойте.
Eğer matematik becerileriniz yetersiz ise, hiç endişelenmeyin.Если у вас мало опыта в математике, не переживайте.
Eğer matematik becerileriniz yetersiz ise, hiç endişelenmeyin.אם אתם מעט חלשים בכישורים מתמטיים, אל תדאגו.
Eğer matematik becerileriniz yetersiz ise, hiç endişelenmeyin.إذا كنت ضعيفا بعض الشيء في المهارات الرياضية، لا تقلق.