endişelendi ile cümle
endişelendi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Her şey yolunda, ve birden endişeli düşünceyi görürüz, ve "Aa, bunun için endişelendiğimi fark etmemiştim"Всичко е наред, и изведнъж виждаме тревожна мисъл, "О, не знаех, че се тревожа за това!"
Her şey yolunda, ve birden endişeli düşünceyi görürüz, ve "Aa, bunun için endişelendiğimi fark etmemiştim"הכל בסדר, ואז אנו רואים את המחשבה המודאגת, ואומרים, "לא ידעתי שהעניין הזה מדאיג אותי."
Her şey yolunda, ve birden endişeli düşünceyi görürüz, ve "Aa, bunun için endişelendiğimi fark etmemiştim"「そういえばあれを 心配していたっけ」 するとその考えに執着し
Hiçbir şey demeden gittiğin için çok endişelendim.Aggódom, hogy egy szó nélkül eltűnsz.
Hiçbir şey demeden gittiğin için çok endişelendim.Si tu pars sans rien dire, je vais m'inquiéter.
Hiçbir şey demeden gittiğin için çok endişelendim.Αν βγεις έξω κάπου χωρίς να πεις ούτε μια λέξη, ανησυχώ.
Hiçbir şey demeden gittiğin için çok endişelendim.لقد غادرتي دون ان تقولي شيأ وانا قلق
İnsanlar Mostafa Sheshtawy için endişelendi.Ludzie martwili się o Mostafę Sheshtawy.
İşte beni endişelendiren bu.A tady je část, která mě znepokojuje:
İşte beni endişelendiren bu.Ed ecco una [citazione] che mi preoccupa.
İşte beni endişelendiren bu.En hier is er één die me verontrust.
İşte beni endişelendiren bu.Et en voici une qui me préoccupe vraiment.
İşte beni endişelendiren bu.Há aqui uma que me preocupa.
İşte beni endişelendiren bu.Inilah satu hal yang saya cemaskan.
İşte beni endişelendiren bu.I oto fragment, który mnie niepokoi.
İşte beni endişelendiren bu.Itt van, ami nagyon aggaszt engem.
İşte beni endişelendiren bu.Ja tässä on yksi, joka todella huolettaa minua.
İşte beni endişelendiren bu.저를 걱정하게 만드는 것이 바로 여기 있습니다.
İşte beni endişelendiren bu.Și iată o situație care mă îngrijorează.
İşte beni endişelendiren bu.Und hier ist eine Aussage die mich besorgt.
İşte beni endişelendiren bu.Y aquí hay algo que me inquieta sobremanera.
İşte beni endişelendiren bu.Και να κάτι που με ανησυχεί:
İşte beni endişelendiren bu.Ето и нещо, което ме засяга.
İşte beni endişelendiren bu.И вот то, что на самом деле меня волнует.
İşte beni endişelendiren bu.והנה קטע שממש מדאיג אותי.
İşte beni endişelendiren bu.وهذه واحدة من الأمور التي تقلقني.
İşte beni endişelendiren bu.先ほど引用した 彼のこの文節を思い出してください
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?Aber eine Sache, die mir Sorgen bereitet, ist, was mit den jüngeren dieser Kinder heute geschieht.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?Ale martwi mnie bardzo, gdzie w przyszłości podzieją się takie osoby, które teraz są dziećmi.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?Ale skutečně mě znepokojuje, kam se dostávají dnešní děti s těmito autistickými geny.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?De ami igazán aggaszt, az az, hogy manapság hová tartanak a fiatalabb megfelelőik.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?En av de saker som oroar mig är vart den yngre generationen av dessa människor tar vägen.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?Eräs minua huolestuttava asia on, missä vastaavat nuoret ovat tänään.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?하지만 그것들 중에 제가 정말 걱정하는 한 가지는, 오늘날 자폐증을 가진 젊은 세대의 미래입니다.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?Maar één van mijn zorgen is waar die jonge mensen vandaag naartoe gaan...
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?Mais une des choses qui m'inquiète vraiment est la version "jeune" de ces enfants aujourd'hui.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?Mas uma das coisas que me preocupa é: Para onde vai a versão mais nova desses jovens?
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?Ma una delle cose che davvero mi preoccupa è dove va a finire la versione più giovane di questi ragazzi.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?Men en af de ting, der virkelig bekymrer mig, er, hvor de yngre udgaver af disse børn ender idag.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?Một trong những thứ làm tôi lo lắng đó là những đứa trẻ nhỏ hơn thế này sẽ đi đâu.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?Pero una de las cosas que realmente me preocupan es a dónde están yendo hoy la versión joven de estos niños.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?Tetapi satu hal yang membuat saya khawatir, ke mana versi lebih muda dari anak-anak tersebut berada saat ini.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?Але мене дуже хвилює одне питання: Куди потрапляють юні версії таких людей сьогодні?
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?Но едно от нещата, които наистина ме притесняват, е накъде върви по-младата версия на тези деца днес.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?Но один вопрос меня очень волнует -- куда попадают более юные версии таких ребят сегодня?
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?אך אחד הדברים שבאמת מדאיגים אותי הוא השאלה לאן פונות כיום הגרסאות הצעירות יותר של נערים אלה.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?ولكن كانت إحدى الأشياء التي أقلقتني , هى إلى أين يذهب هؤلاء الصغار في هذه الأيام.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?若い子達が どこに行くのかという事です 彼らが行くべき シリコンバレーには到達してないんです
Jang Man OK? O beni endişelendirmiyor.Την Τζανγκ Μαν Οκ; Αυτή δεν με ανησυχεί καθόλου.
--ki bu, beni uzun vadede çocuğun iyiliği için endişelendirdi.--이건 장기적으로 보면 아이들의 웰빙을 살짝 걱정되게 하더군요.
--ki bu, beni uzun vadede çocuğun iyiliği için endişelendirdi.--שגורם לי לחשוש מעט לגבי בריאותו הנפשית של הילד בטווח הארוך.
--ki bu, beni uzun vadede çocuğun iyiliği için endişelendirdi.--والذي يجعلني قلق قليلاً على صحة الطفل على المدى الطويل.
--ki bu, beni uzun vadede çocuğun iyiliği için endişelendirdi.--心に残るファンからの手紙をもらたり
Korktun mu? Endişelendin mi? Ne için?هل انت خائفة؟ قلقة؟ لماذا؟
Küresel değerlerle ilgili beni endişelendiren diğer bir konu ise kaçakçılık tehdidi;Co jeszcze mnie martwi?
Küresel değerlerle ilgili beni endişelendiren diğer bir konu ise kaçakçılık tehdidi;공동 재산에 대해 제가 걱정하는 또 다른 하나는 바로 불법거래로 인한 위협이나,
Küresel değerlerle ilgili beni endişelendiren diğer bir konu ise kaçakçılık tehdidi;Một vấn nạn toàn cầu khác khiến tôi lo lắng
Küresel değerlerle ilgili beni endişelendiren diğer bir konu ise kaçakçılık tehdidi;Ook maak ik me zorgen om de dreiging die uitgaat van de handel in verdovende middelen.
Küresel değerlerle ilgili beni endişelendiren diğer bir konu ise kaçakçılık tehdidi;Une autre chose qui m'inquiète quant à l'espace mondial c'est la menace que représente le trafic,
Küresel değerlerle ilgili beni endişelendiren diğer bir konu ise kaçakçılık tehdidi;Меня беспокоит ещё одна угроза нашему достояния: угроза контрабанды, т.е. перевозки наркотиков, опиума.