endişelendi ile cümle

endişelendi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Daha yakına yaklaşmalı mıyız, böylece ...'ı endişelendirmeyiz.Podejdźmy bliżej, żeby nie przeszkadzać innym.
Derdin ne senin? Sizin için çok endişelendim.Τι έπαθες; Ανησύχησα τόσο για εσένα.
diyen yetişkinler endişelendiriyor. Bunları çocuklar değil, yetişkinler söylüyor.Diga-me onde encontrar dinheiro amanhã, os adultos dizem isto, não crianças, ok?
diyen yetişkinler endişelendiriyor. Bunları çocuklar değil, yetişkinler söylüyor.Dorośli tak mówią, nie dzieci, ok?
diyen yetişkinler endişelendiriyor. Bunları çocuklar değil, yetişkinler söylüyor.Erwachsene sagen das, nicht Kinder, Ok?
diyen yetişkinler endişelendiriyor. Bunları çocuklar değil, yetişkinler söylüyor.Gli adulti lo dicono, non i bambini ok?
diyen yetişkinler endişelendiriyor. Bunları çocuklar değil, yetişkinler söylüyor.Les adultes disent ça, pas les enfants, ok?
diyen yetişkinler endişelendiriyor."Кажи ми откъде да намеря пари утре".
Eğer bana "Seni en çok endişelendiren ne?Als je aan mij zou vragen "Waar moeten we ons het meest zorgen over maken?
Eğer bana "Seni en çok endişelendiren ne?"Cosa ti preoccupa maggiormente?
Eğer bana "Seni en çok endişelendiren ne?Ha azt kérdezik, "Mi az, ami a leginkább aggasztja?
Eğer bana "Seni en çok endişelendiren ne?Jika kalian bertanya, kau tahu, "Apa yang paling anda takutkan?"
Eğer bana "Seni en çok endişelendiren ne?만약 저에게 "이 세가지 중에 제일 걱정되는 것이 무엇이세요?
Eğer bana "Seni en çok endişelendiren ne?Se me perguntassem:
Eğer bana "Seni en çok endişelendiren ne?Если бы вы спросили меня:
Eğer bana "Seni en çok endişelendiren ne?אתם יודעים, אם הייתם שואלים אותי: "מה הדבר שהכי מדאיג אותך?
Eğer bana "Seni en çok endişelendiren ne?إذا كنت ستسألني، انت تعلم, " ماهو أكثر شي يقلقك؟
Eğer bana "Seni en çok endişelendiren ne?「一番恐れているのは?」と聞かれたら
Eğer endişelendiğimiz konu yoksulluk ve geliştirme ise,Dacă ne îngrijorează sărăcia și dezvoltarea,
Eğer endişelendiğimiz konu yoksulluk ve geliştirme ise,Jika yang kita takutkan adalah kemiskinan dan perkembangan,
Eğer endişelendiğimiz konu yoksulluk ve geliştirme ise,우리가 가난, 발전을 걱정한다면
Eğer endişelendiğimiz konu yoksulluk ve geliştirme ise, Sahra Çölüne özgü Afrika çok daha önemli.Ak to, čo nás znepokojuje, je chudoba a rozvoj, oveľa dôležitejšia je Subsaharská Afrika.
Eğer endişelendiğimiz konu yoksulluk ve geliştirme ise, Sahra Çölüne özgü Afrika çok daha önemli.Als we inzitten over armoede en ontwikkeling, is Sub-Saharisch Afrika veel belangrijker.
Eğer endişelendiğimiz konu yoksulluk ve geliştirme ise, Sahra Çölüne özgü Afrika çok daha önemli.Jeśli niepokoi nas bieda i rozwój, zainteresujmy się krajami na południe od Sahary.
Eğer endişelendiğimiz konu yoksulluk ve geliştirme ise, Sahra Çölüne özgü Afrika çok daha önemli.Nếu điều chúng ta lo lắng là sự nghèo đói và chậm phát triển, khu vực châu Phi hạ Sahara còn quan trọng hơn.
Eğer endişelendiğimiz konu yoksulluk ve geliştirme ise, Sahra Çölüne özgü Afrika çok daha önemli.Om det är fattigdom och utveckling vi oroar oss över, är länderna söder om Sahara betydligt viktigare.
Eğer endişelendiğimiz konu yoksulluk ve geliştirme ise, Sahra Çölüne özgü Afrika çok daha önemli.Pokud máme obavu o chudobu a rozvoj, subsaharská Afrika je mnohem důležitější.
Eğer endişelendiğimiz konu yoksulluk ve geliştirme ise, Sahra Çölüne özgü Afrika çok daha önemli.Se é a pobreza e o desenvolvimento que nos preocupam, a África subsaariana é bem mais importante.
Eğer endişelendiğimiz konu yoksulluk ve geliştirme ise, Sahra Çölüne özgü Afrika çok daha önemli.Wenn wir uns über Armut und Entwicklung Sorgen machen, dann ist Schwarzafrika weit wichtiger.
Eğer endişelendiğimiz konu yoksulluk ve geliştirme ise, Sahra Çölüne özgü Afrika çok daha önemli.Αν μας ανησυχεί η φτώχεια και η ανάπτυξη, η υποσαχάρια Αφρική είναι πολύ πιο σημαντική.
Eğer endişelendiğimiz konu yoksulluk ve geliştirme ise, Sahra Çölüne özgü Afrika çok daha önemli.Если мы беспокоимся о бедности и развитии, страны юга-Африки являются более важными для нас.
Eğer endişelendiğimiz konu yoksulluk ve geliştirme ise,Se quel che ci preoccupa sono la povertà e lo sviluppo,
Eğer endişelendiğimiz konu yoksulluk ve geliştirme ise,Si ce sont la pauvreté et le développement qui nous préoccupent,
Eğer endişelendiğimiz konu yoksulluk ve geliştirme ise,Si lo que nos preocupa es la pobreza y el desarrollo,
Eğer endişelendiğimiz konu yoksulluk ve geliştirme ise,Ако онова, за което се безпокоим е бедността и развитието на регионите,
Eğer endişelendiğimiz konu yoksulluk ve geliştirme ise,אם דאגתנו היתה לנושאי העוני והפיתוח,
Eğer endişelendiğimiz konu yoksulluk ve geliştirme ise,وان كنا مهتمين بالفقر والتنمية
Eğer endişelendiğimiz konu yoksulluk ve geliştirme ise,サブサハラアフリカに注目するべきでしょう。
Eğer endişelendiğimiz konu yoksulluk ve geliştirme ise,最悲哀的莫过于 所有人的重点不一致。
Eğer FormaMeydanı ekibinin ne hakkında endişelendiğine bakacak olursak:저지스퀘어 팀의 경우를 살펴보고 있는데요, 이 팀을 비롯해서
Eğer FormaMeydanı ekibinin ne hakkında endişelendiğine bakacak olursak:إذا نظرنا إلى ما كان يُقلق فريق جيرزي،
Eğer FormaMeydanı ekibinin ne hakkında endişelendiğine bakacak olursak:どのスタートアップにも共通です
En çok endişelendiğim şey Aborijinlerin kültürlerinin kaybolmasıdır."Ce qui me préoccupe le plus c'est que la culture aborigène est en train de disparaître.
Endişelendiğim şey o değil.Det är inte det jag oroar mig för.
Endişelendiğim şey o değil.Det er ikke det, jeg er bange for.
Endişelendiğim şey o değil.-En ole huolissani siitä.
Endişelendiğim şey o değil.Não é com isso que estou preocupado.
Endişelendiğim şey o değil.Nie to mnie martwi.
Endişelendiğim şey o değil.No estoy preocupado por eso.
Endişelendiğim şey o değil.Non è di questo che mi preoccupo.
Endişelendiğim şey o değil.Δεν με ανησυχεί αυτό.
Endişelendiğim şey o değil.Меня беспокоит не это.
Endişelendiğim tek şey bu plastik girdabı değil, ayrıca süpermarketlerdeki plastik girdabı.Bukan hanya pilinan plastik saja yang saya risaukan, tapi juga pilinan plastik di supermarket.
Endişelendiğim tek şey bu plastik girdabı değil, ayrıca süpermarketlerdeki plastik girdabı.Ce n'est pas seulement ce gyre de plastique qui m'inquiète, c'est le gyre de plastique dans les supermarchés.
Endişelendiğim tek şey bu plastik girdabı değil, ayrıca süpermarketlerdeki plastik girdabı.Es ist nicht bloß dieser Plastikwirbel, von dem ich betroffen bin, es ist der Plastikwirbel im Supermarkt.
Endişelendiğim tek şey bu plastik girdabı değil, ayrıca süpermarketlerdeki plastik girdabı.저는 단지 바다에 있는 플라스틱 환류만을 걱정하는 것이 아닙니다 저는 수퍼마켓에 있는 플라스틱 홍수를 걱정합니다
Endişelendiğim tek şey bu plastik girdabı değil, ayrıca süpermarketlerdeki plastik girdabı.Martwi mnie również plastik w supermarketach.
Endişelendiğim tek şey bu plastik girdabı değil, ayrıca süpermarketlerdeki plastik girdabı.Não é apenas esse giro de plástico que me preocupa, é o giro de plástico no supermercado.
Endişelendiğim tek şey bu plastik girdabı değil, ayrıca süpermarketlerdeki plastik girdabı.Nejsou to pouze tyto víry, z čeho mám obavy, jsou to víry plastů v supermarketech.
Endişelendiğim tek şey bu plastik girdabı değil, ayrıca süpermarketlerdeki plastik girdabı.Nem csak az óceánban található műanyag aggaszt. Az üzletekben található műanyagkupacok is.

İlgili Sayfalar