en ile cümle

en kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom her gün en az üç kase pirinç pilavı yer.Tom eats at least three bowls of rice every day.
Tom'un endişelenmesine gerek yok. Kötü bir şey olmayacak.Tom doesn't have to worry. Nothing bad's going to happen.
Tom bugün çok fazla enerjiye sahip değil.Tom doesn't have much energy today.
Tom elinden gelenin en iyisini yaptı.Tom did the best he could.
Tom şirketin en yeni ürününü kalabalığa tanıttı.Tom demonstrated the company's newest product to the crowd.
Tom'un en büyük oğluyla kesinlikle sorunları var.Tom definitely had problems with his oldest son.
Tom'un kesinlikle en büyük oğluyla ilgili sorunları vardı.Tom definitely had problems with his oldest son.
Tom, çocuklar onu engellemeyi sürdürdüğü için hiç iş yaptıramadı.Tom couldn't get any work done because his children kept interrupting him.
Tom kesinlikle takımımızda en kötü oyuncu değil.Tom certainly isn't the worst player on our team.
Tom kesinlikle bugün enerji dolu.Tom certainly is full of energy today.
Tom kesinlikle hepimizi enayi yerine koydu.Tom certainly fooled us all.
Tom oğlunun eğitimi için nasıl ödeme yapacağı hakkında endişelenmeye başladı.Tom began to worry about how he was going to pay for his son's education.
Mary geleceğini söylediği zaman gelmediğinde, Tom biraz endişelendi.Tom became a little concerned when Mary didn't arrive when she said she would.
Tom Mary'ye John'u en son ne zaman gördüğünü sordu.Tom asked Mary when the last time she had seen John was.
Tom'un şimdiye kadar yapmaya çalıştığı en tehlikeli şey bangee jumping'tir.The most dangerous thing Tom ever tried to do was bungee jumping.
Mary kesinlikle partide en güzel kızdı.Mary was definitely the prettiest girl at the party.
Tom'u en son ne zaman gördüğümü hatırlayamıyorum.I can't remember the last time I saw Tom.
Tom hakkında endişelenme. O kendine bakabilir.Don't worry about Tom. He can take care of himself.
Annen senin hakkında çok endişeli.Your mother is worried sick about you.
En kötüsü için hazır olmalıyız.We need to prepare for the worst.
Yapabildiğimin en iyisini yapıyorum.I'm doing the best I can.
Yapabileceğimin en iyisini yapacağım.I'll do the best I can.
Yeterli enerjin var mı?Do you have enough energy?
Ertesi gün geminin enkazı kıyıda hulundu.The next day the wreck of the ship was discovered on the shore.
Müzik, sanatların en büyüğüdür.Music is the greatest of the arts.
Doktorunla konuştum.Bana en azından bir hafta yatakta kalman gerektiğini söyledi.I talked to your doctor. He told me that you needed to stay in bed for at least a week.
Onların en büyük kız kardeşi henüz evli değil.Their oldest sister still hasn't gotten married.
Çocuklar her zaman şaraplarını en az üçte iki suyla karıştırmalılar.Children should always mix their wine, with at least two-thirds water.
Enerji bizim yönlendirdiğimiz yere gidecek.Energy will go wherever we direct it.
Mary Tom'un üçüncü evliliğinden olan en büyük çocuğu.Mary is Tom's oldest child from his third marriage.
Onun hakkında endişeliyim.I'm worried about him.
Bugün en iyi arkadaşımın doğum günü.Today is my best friend's birthday.
Dinleyin ve en iyi yanıtı seçin.Listen and choose the best answer.
Şimdiye kadar yediğim en iyi kekler, annemin pişirdikleridir.The best cakes that I have ever eaten are those that my mother baked.
Shakespeare'in eserleri sıklıkla ingiliz dilinin en büyükleri arasında düşünülür.Shakespeare's works are frequently considered among the greatest in the English language.
Bu benim en büyük hayalim.It's my biggest dream.
Enchiladas yer misin?Do you eat enchiladas?
Erik; düne kadar tanıdığım en donuk insan olan Emily'den daha donuk.Erik is duller than Emily who, until yesterday, was the dullest person I knew.
Ninja Kaplumbağalar en sevdiğim oyundur.Ninja Turtles is my favorite game.
Bazı işitme engelli insanlar işaret dili kullanmamayı seçiyor.Some deaf people choose not to use sign language.
26 Eylül 1959'da, Japonya'nın kaydedilen tarihinde en güçlü tayfun Nagoya'yı vurdu.On September 26, 1959, the strongest typhoon in Japan's recorded history hit Nagoya.
Çizmesi en zor olan şeyler nelerdir?What are the most difficult things to draw?
En sevdiğiniz fast-food restoranınız hangisidir?What's your favorite fast-food restaurant?
On dokuzuncu yüzyılın matematiğinin en önemli figürü kesinlikle, Gauss.The most important figure of mathematics of the nineteenth century is, undoubtedly, Gauss.
Benim en sevdiğim pizza, Pizza Hawaii'dir.My favorite pizza is Pizza Hawaii.
Miyopluğumu bir engel olarak görmüyorum.I don't consider my myopia as an impediment.
Onu engellediler.They blocked it.
Hayatımda en önemli kişi sizsiniz.You are the most important person in my life.
Ben para konusunda endişeli değilim.I'm not worried about money.
İşimi kaybetme hakkında endişeli değilim.I'm not worried about losing my job.
İyi bir baba olup olmayacağım konusunda endişe ediyorum.I worry about whether I'll be a good father.
" Şimdiye kadar tanıştığım en nazik kişisin." " Bunu herkese söyle. ""You're the kindest person I've ever met." "You say that to everyone."
Tom'u en çok korkutan şey tekrar yürüyemeyeceği düşüncesiydi.What scared Tom the most was the thought that he might not be able to walk again.
Tom çok endişeleniyor.Tom worries too much.
Tom hakkında endişeli değilim.I'm not worried about Tom.
En heyecanlı anda herkes çok gergin görünüyordu.In the most thrilling moment, everyone looked very tense.
En azından bugün bir şey kaybetmedim.At least I haven't lost anything today.
En uygun çözümü bulmak önemsiz değildir.Finding an optimal solution isn't trivial.
Almanca dünyadaki en iyi dildir.German is the best language in the world.
En sevdiği hobi için vakti vardı.She had time for her favorite hobby.

İlgili Sayfalar