Bir turnuvada atılan en fazla gol 171 gol, 1998 ve 2014.Cele mai multe goluri marcate într-un turneu 171 goluri, 1998.
Oyuncular en fazla beş çeteye ya da ekibe üye olabilirler.Un jucător poate fi membru a maxim cinci clanuri.
Bu tank en fazla 24 ton ağırlığında ve 35 km/sa'lik hıza sahip olmalıydı.Acesta trebuia să aibă cel mult 24 de tone și o viteză maximă de 35 km/h.
En fazla, tavuk kümesine girer.Faceți-mi un pic de loc Găina trebuie s-o joc.
Kurgan modeli Hint-Avrupa kavimlerinin kökenleri ile ilgili olarak en fazla kabul görmüş olan önermedir.Ipoteza kurgană este scenariul cel mai larg acceptat al originilor indo-europene.
2007'nin en fazla izlenen filmi olmuştur.Videoclipul este unul dintre cele mai vizionate ale anului 2007.
Bu cinsten en fazla kullanılan termometreler cıvalı termometrelerdir.Din acest motiv, acestea sunt metalele cele mai folosite pentru fabricarea de termometre cu rezistență.
Dünya'daki tropik bölgelerin haricinde Çin, her kategoride en fazla biyolojik çeşitlilik gösteren ülkedir.China este țara din afara tropicelor cu cea mai mare biodiversitate.
Cumhurbaşkanının görev süresi 5 yıldır ve bir kişi en fazla iki kez seçilebilir.Președintele este ales la fiecare cinci ani și o persoană poate fi aleasă cel mult de două ori.
Bütün bunların tasarımı yapılırken, en fazla önem taşıyan konu, inandırıcı bir şekilde işlenmesidir.Când trebuie să lași în urmă tot ce ai deținut, orice este păstrat devine incredibil de prețios.
Tamam tamam, o zaman en fazla üç yıl."Împlinea 43 de ani”.
OBP en az 30 puan en fazla ise 60 puan olarak verilmektedir.În versiunea iBT, fiecare dintre cele patru secțiuni este evaluată pe o scară de 30 de puncte.
Ayrıca, bu savaşlarda en fazla ölüm olan yer yine Arizona'dır.De asemenea, Arizona clasat pe locul cel mai înalt la numarul deceselor de pe urma acestor razboaie.
Buna karşın San Jose, bölgenin en fazla nüfusa sahip şehridir.San Nicola este locul unde majoritatea populației locuiește.
Mayo Clinic'e göre, günlük en fazla 400 mg kafein tüketilmesi sağlıklıdır.FDA recomandă ca persoanele sănătoase să consume cel mult 300 mg de colesterol în fiecare zi.
Her kategori için tüm ülkeler en fazla dört sporcu ile yarışabilir.Fiecare țară a avut dreptul de a-și trimite câte patru concurenți la fiecare categorie sportivă.
Bu iki oyuncu bu ödüle en fazla aday gösterilen oyunculardır.Actorii care au fost cel mai des distinși cu acest premiu au fost:
Katılımcının çalışabileceği süre, bu tarih aralığında olmak kaydıyla en fazla dört aydır.Activează în această funcție mai bine de patru decenii, contribuind la dezvoltarea acestei instituții.
20 güç yüzüğü arasında Tek Yüzük'ten sonra en fazla güce sahip yüzüklerdir.Acest Inel este cel mai puternic dintre cele 20 de inele.
En fazla ayağı olan kırkayak türü 750 ayaklı Illacme plenipes türüdür.Specia Illacme plenipes are cel mai mare număr de picioare - 750.
Ensestten suçlu bulunma en fazla 10 yıllık hapisle cezalandırılabilir.Dacă ar fi fost găsit vinovat, Morrison ar fi riscat zece ani de închisoare.
En fazla gol atılan maç 12, Avusturya (7) İsviçre (5), 1954.Cele mai multe goluri marcate într-un meci de ambele echipe 12, Austria 7-5 Elveția, 1954.
En fazla ışık geçiren ve odak noktasına düşüren objektif en kalitelisidir.Doar linia sau bucla cu cel mai mare punctaj contează.
Yumurtaları insan bedeni dışında en fazla üç hafta yaşayabilir.Az emberi testen kívüli tojások legfeljebb három héten keresztül maradnak életben.
En fazla kafasına nişan alın.Célozz a fejre!
Firefox, en fazla dilde kullanılabilen web tarayıcısıdır.A Firefox a legtöbb nyelven elérhető webböngésző.
Ligde bir sezonda en fazla gol atan oyuncusu : Gilbert Alsop (40).Legtöbb gól egy szezon alatt: Gilbert Alsop, 40 góllal.
En fazla, Frank Sinatra ve onun kızı Nancy Sinatra'nın hit parçası olarak bilinir.Frank Sinatra és lánya, Nancy Sinatra előadásában vált híressé.
Hastalık en fazla, oynarken birbirine bulaştıran çocuklarda görülür.A betegség leggyakrabban gyermekek körében fordul elő, akik közös játék során fertőzik meg egymást.
En fazla 45 seviye olabilir.Legalább 35 fok lehet’.
Sebzeler arasında en fazla miktarda Omega-3 içerdiği anlaşılmıştır.Az omega-3 zsírsavak közé tartozik.
Bundesliga dünyadaki tüm profesyonel spor ligleri arasında en fazla seyirci ortalamasına sahip ligdir.A Bundesliga a világ második legnagyobb átlagnézőszámmal rendelkező hivatásos sportbajnoksága.
Pratikte en fazla bir defa damıtılmış su kullanılır.Legtöbbször öntözésre használják az így nyert vizet.
Ayrıca dünyada eserleri yabancı dile en fazla tercüme edilen yedinci kişidir.A Félelem nélkül a hatodik legsikeresebb idegen nyelvű film.
Şöyle açıklanabilir : En fazla iki elektron bir orbitale yerleştirilebilir.Megmutatható, hogy egy elektronhéjon legfeljebb 2n² elektron tartózkodhat.
Bütün bunların tasarımı yapılırken, en fazla önem taşıyan konu, inandırıcı bir şekilde işlenmesidir.Míg ezt a legnehezebb létrehozni, a kreativitás teljes erejét magukban hordozzák.
En fazla bilineni 1936 yılında Władysław Gliński tarafından oluşturulmuş Gliński'nin altıgen satrancıdır.A legnépszerűbb a Gliński-féle hexasakk, amelyet a lengyel Władysław Gliński talált fel 1936-ban.
Auguste Maquet aralarında en fazla bilinendir.Közülük a legismertebb Auguste Maquet volt.
Pil konuşma süresi en fazla 20 saattir.Az akkumulátor beszélgetési ideje legfeljebb 20 óra.
Kupayı en fazla Sparta Prag (6) kazanmıştır.A legsikeresebb csapat a Sparta Praha hat győzelmével.
Bu sayı en fazla 429 Alman ve 870 Sovyet zırhlı muharebe aracıdır.870 szovjet és 429 német harckocsi vett részt a csatában.
En fazla millî olan oyuncusu : Mick Kearns (15), İrlanda Cumhuriyeti.Legtöbbszörös válogatott játékos: Mick Kearns, 15 válogatott mérkőzéssel, Írország színeiben.
Ortak sayısı en fazla 50 olabilir.A Szakértői Testület létszáma legfeljebb 50 fő lehet.
Etiyopya, Afrika’nın en fazla canlı hayvan varlığına sahiptir.Etiópiában van Afrika egyik legnagyobb állatállománya.
En fazla yarım saat sürdü."De ez fél napig eltartott volna."
En fazla bilinen çalışmaları ise ultra-viole ışınlar üzerine olmuştur.Régóta közismert, hogy a denevérek ultrahang-radarral tájékozódnak.
Böylece bu zamana kadarki en fazla lig golünü atmış oldu.Ő az egyetlen eddig aki ennyi gólt lőtt ezen a rangadón.
Bu serüven filmi de John Ford filmlerine en fazla yaklaşmış olanıdır.A mi Hollónk a Taxisofőrhöz, vagy egy John Woo filmhez lesz közelebb.
Hastalık bulaşan insanlar intravenöz sıvılara ihtiyaç duyduklarında bunları en fazla bir iki gün kullanırlar.Amikor a fertőzött beteg intravénás folyadékot kap, általában csak egy vagy két napig van arra szüksége.
İş yaşamında en fazla yüzüne yapımlarda yer almıştır.Munkáiban a lehető legjobban ragaszkodik a tényekhez.
Bir parçanın boyutu en fazla 4 KB olabilir.Egy szegmens mérete akár 4 GB is lehet.
Her karaktere en fazla 6 eşya alınabiliyor.Az indokolt javaslat maximum 600 karakterből állhat.
O kesinlikle grup elemanlarından olduğu kadar hayranları tarafından en fazla övgü toplayan kişiydi.Az eseményen egyértelműen ők kapták a legnagyobb biztatást a rajongóktól.
Ayrıca Rhythmic listesinde 2662 kez çalınma rakamıyla en fazla sekiz numaraya yükselebildi.A dal ezen kívül a nyolcadik helyig jutott a Rhythmic formátumú rádiókat összesítő listán 2662 játszással.
Oyunda en fazla 20 level vardır.A játékban 16 szint van.
Diggi Loo,Diggi Ley,İsveç'te single olarak çıktığı zaman en fazla satan 2. single olmuştur.Diggi-Loo Diggi-Ley című dalukkal Svédország második győzelmét aratták.
Bob Marley & The Wailers'in tüm zamanların en fazla satan reggae albümü olan Legend yayınlandı.A Rastaman Vibration Bob Marley és a Wailers roots reggae-albuma, melyet 1976-ban adtak ki.
Türkiye'de en fazla üretilen tarım ürünüdür.A mezőgazdaság egész Ukrajnában itt a legfejlettebb.
Kupayı en fazla Dinamo Tbilisi 9 kez kazanmıştır.A legsikeresebb klub a fővárosi Dinamo Tbiliszi csapata, amely eddig 9 alkalommal hódította el a trófeát.
Yılda 91 milyon turisti ağırlayan çarşı, dünyanın en fazla ziyaret edilen turistik mekanıdır.Évi 82 millió turista látogatja, ezzel a legkeresettebb ország a világon.