Ana içeriğe geç
Sözlük

en fazla ile cümle

en fazla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dalış bölgelerine en fazla 30 dakikalık bir tekne yolculuğu ile varılır.Dodatkowo na pokładzie zamontowano tory minowe na 30 min.
Eser, günümüze en fazla nüshası gelen surnamedir.Utwór pozostaje obecnie największym przebojem grupy.
İki konik en fazla dört noktada kesişir.Ważniejszym na przynajmniej dwa sposoby.
Her ülke bir kategoride en fazla üç sporcu/takım ile yarışabilmektedir.Pozostałe państwa mogą wystawić maksymalnie po jednym zawodniku.
Ardından, satırlar veya sütunlar ekleyerek en fazla 16 alan oluşturulabilir.Możliwe jest utworzenie maksymalnie 16 części.
Şehir, tarihindeki en fazla nüfusa 2005 yılında 24,290 kişiyle ulaşmıştır.W połowie XVI wieku miasto osiągnęło najwyższą w swojej historii populację − 2590 osób.
En fazla üç gün bekletilebilir.Efekty mogą pozostawać nawet przez trzy dni.
Lenin, dünyada eserleri yabancı dile en fazla tercüme edilen kişidir.Etienne) ze względu na łatwiejszą wymowę dla cudzoziemców.
Her ülkeden en fazla 16 sporcu (en fazla 8 kadın ve 8 erkek) müsabakalara katılabilecektir.Jeśli jej nie zdobył mógł wystawić maksymalnie 16 reprezentantów (po 8 mężczyzn i kobiet).
Grup bu albümle müzik tarihinin bir hafta içerisinde en fazla satan grubu rekorunu kırdı.Najpopularniejszy z nich pobił rekord liczby wyświetleń w ciągu tygodnia.
Abalone'de aynı anda en fazla üç taş hareket ettirilebilir.W Polsce, oprócz skali UIAA stosowane są co najmniej trzy skale.
Yükselmeler doğusunda en fazladır.Jest wysunięte najbardziej na wschód.
Gece maymunları en fazla meyve ile beslenir.Nietoperze żywią się miąższem owoców.
Yaşayan plasentalı memeliler içinde bilinen en fazla diş içeren dentisyon formülü: 3.1.4.33.1.4.3'dür.Były małe ze skróconym dziobem i prymitywną formułą zębową (3.1.4.3, 3.1.4.3).
En fazla 3,5 yıl yaşar.Spędził tam 3,5 roku.
Genellikle en fazla 3 yıl, bazıları 6 yıla kadar yaşayabilir.Zazwyczaj dożywają 3 miesięcy, na wolności żyją maksymalnie rok.
Ömürleri ortalama 4 yıl, en fazla 7 yıldır.Maksymalnie do 11 lat, jednak przeciętnie 3 lata.
Zorunlu durumlarda en fazla 2 ml ilaç verilebilir.Maksymalnie można podać 2 ml roztworu.
Günlük dizi sezonlarında bölüm sayısı en fazla 500-600 bölümdür.Główny grzbiet gazety liczy codziennie od 40 do 56 stron.
Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.Jedna osoba może zostać wybrana na prezydenta maksymalnie dwa razy.
Bir IBAN, en fazla 34 basamaktan oluşur.Utwór rozpisany jest w 34 taktach.
Kupayı en fazla Dinamo Tbilisi 9 kez kazanmıştır.W bezpośrednich pojedynkach jednak Klim dziewięciokrotnie pokonał Węgra.
Bir klip en az 2 numara en fazla da 5 numaradan 1 numaraya yükselebilir.Wartość każdego współczynnika może wahać się od 1 do maksymalnie 5 punktów.
Uzaklık modülleri en fazla yakın evrendeki gökadaların mesafe ölçümlerinde kullanılır.Moduł odległości zwykle jest używany do szacowania odległości innych galaktyk w najbliższym sąsiedztwie.
Bir dişi en fazla on yumurta kesesi üretebilir.Samica może złożyć ponad 540 jaj.
Bunların sayısı en fazla 500 olabilirdi.Maksymalnie może ich być pięć.
Parfüm,2006'da kısa süre içinde ABD'de en fazla satan üç parfüm arasına girmiştir.Hilary Duff był jednym z trzech najlepiej sprzedających się zapachów w USA pod koniec 2006 r.
Bir Sprint en az bir hafta ve en fazla 4 hafta sürmelidir.Odbywają się minimum co rok, a maksimum co 4 lata.
En fazla 2 papağan taşıyabilirsiniz.Mogły one przewozić dwie pary noszy.
Yumurtaları insan bedeni dışında en fazla üç hafta yaşayabilir.Äggen kan leva minst ett par veckor utanför människokroppen.
1980'den beri en fazla bir numaralı teklisi olan sanatçılar ise Rainhard Fendrich ve Christina Stürmer'dir.Artisterna med flest listettor efter 1980 är Rainhard Fendrich och Christina Stürmer.
Millî takım için en fazla golü ise Luigi Riva (35) kaydetmiştir.Han gjorde 33 mål i landslaget, bara Luigi Riva har gjort fler (35).
Araştırmaya katılanlardan, en fazla 100 'kültürel olarak Britanyalı' film seçmeleri istendi.De som röstade blev ombedda att välja ut upp till 100 filmer som var "kulturellt brittiska".
En fazla...Den första gång...
Trinidad (İspanyolca: Üçlü), Trinidad ve Tobago adalarından en büyük ve en fazla nüfusa sahip olanıdır.Trinidad (spanska för treenighet) är den största och folkrikaste ön i Trinidad och Tobago.
Ortak sayısı en fazla 50 olabilir.Antal ledamöter är högst 50.
Bu durumda, yerçekimi ivmesi herhangi bir vücut yüzeyinde en fazladır.Tyngdaccelerationen är störst på ytan av någon kropp, vilken som helst.
En fazla yarım saat sürdü."Det hela tog inte mer än en halvtimme.
“Eurovision Song Contest”, 2009, Gelmiş geçmiş en fazla puanı aldı.Vinnare av "Eurovision Song Contest" 2009, med tidernas högsta poängsumma.
Hastalık en fazla, oynarken birbirine bulaştıran çocuklarda görülür.Sjukdomen är vanligast bland barn då den sprids mellan barnen då de leker.
Buna karşın San Jose, bölgenin en fazla nüfusa sahip şehridir.San Jose Village är det största samhället i trakten.
Bloglarda en fazla rastlanan türdür.I den här typen av bloggar är bilder huvudfokus.
En fazla üretilen mahsul çeltiktir.Produktionen sker i Sköllersta.
Tahminlere göre düşünme yeteneği en fazla olan pokemondur.Det är trots allt de begåvade som gör de största dumheterna.
1.5 milyardan fazla hayrana sahiptir ve dünyada en fazla fanı bulunan aktör olarak bilinir.Nästan 1,5 miljoner ballonger släpptes och det anses vara världens största.
Krılya Sovetov en fazla 5 kez kazanmıştır.Håkan har vunnit revy-SM fem gånger.
En fazla yediği madde bambu filizleridir.Vanligaste materialet är bambu.
Bu karar en fazla Bâtınî-Şiî babaların amaçlarına yardımcı oldu.Detta skulle därigenom även bidra till att rädda faderns många patent.
1998'de televizyonun ortaya çıkmasından bu yana, iki ülke birbirlerinden en fazla 12 puan vermişlerdir.Detta år bröt de alltså tillsammans den sviten från 1998 i att ge varandra 12 poäng.
Yıllık ortalama yağış miktarı 1,370 mm'dir; en fazla yağış yaz aylarında düşer.Den genomsnittliga nederbörden är 1 380 mm per år, av vilket det mesta faller på sommaren.
Hastalık bulaşan insanlar intravenöz sıvılara ihtiyaç duyduklarında bunları en fazla bir iki gün kullanırlar.När en infekterad person behöver vätska intravenöst, brukar han/hon oftast bara behöva det i en dag eller två.
İspanya'da en fazla istihdam sağlayan kuruluştur.Det är sannolikt det bäst bevarade i Skandinavien.
Ama kulüp en fazla başarıyı futbol şubesinde yakalamıştır.Klubben har främst haft framgångar i fotboll.
Dünyada en fazla afyon üretimi ise Afganistan'da yapılmaktadır.Afghanistan är världens största producent av opium.
Örneğin bir sahnede en fazla altı kişilik sınır varken, sekize çıkarılmıştır.Dessutom utökades antalet personer på scenen från högst sex till åtta personer.
Ensestten suçlu bulunma en fazla 10 yıllık hapisle cezalandırılabilir.Om någon befinns skyldig till anklagelserna riskerar de upp till tio års fängelse.
Yerdeki en fazla hızları dakika da 1,5 metrededir.Hastigheten på marken är bara 2,5 meter per minut.
En fazla Akdeniz Bölgesi kıyı kesiminde yetişir.Det största varvet skulle dock etablera sig på den södra sidan.
Yoğunluğu en çok olan madde, en fazla yarı kalınlık veren maddedir.Giftet är mycket komplext och består av minst 40 substanser.
En fazla 3. ve 4. parmakların yapışıklığı görülür.Stora klor vid tredje och fjärde fingret används för att gräva.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod