Bir ekşi talihsizlik kitabı bana emri! Ben seni muzaffer bir mezara gömmek olacak;אחת צו איתי בספר האסון של חמוץ! אני אקבור אותך בקבר ניצחון; -
Bir ekşi talihsizlik kitabı bana emri! Ben seni muzaffer bir mezara gömmek olacak;أمر واحد معي في كتاب التعتير الحامض المفضل انا اليك دفن في مقبرة المظفرة ؛ --
Bir ekşi talihsizlik kitabı bana emri! Ben seni muzaffer bir mezara gömmek olacak;墓? O、NO、ここではlanthorn、slaught'red若者は、ジュリエットがある、と彼女の美しさです
Bir ekşi talihsizlik kitabı bana emri!Een dagvaarding met mij in het boek van zure ongeluk's!
Bir ekşi talihsizlik kitabı bana emri!Egy írva velem savanyú szerencsétlenség könyve!
Bir ekşi talihsizlik kitabı bana emri!Ein mit mir in saurer Unglück Buch geschrieben!
Bir ekşi talihsizlik kitabı bana emri!Ena pisanje z menoj v knjigi kislo nesreči je!
Bir ekşi talihsizlik kitabı bana emri!En skrift med mig i sura olycka bok!
Bir ekşi talihsizlik kitabı bana emri!Et skrift med mig i sure Ulykke bog!
Bir ekşi talihsizlik kitabı bana emri!Jeden nakaz ze mną w kwaśnej nieszczęście książki!
Bir ekşi talihsizlik kitabı bana emri!Jeden soudní příkaz se mnou v kyselé neštěstí kniha!
Bir ekşi talihsizlik kitabı bana emri!Jeden súdny príkaz so mnou v kyslej nešťastí kniha!
Bir ekşi talihsizlik kitabı bana emri!Một lệnh với tôi trong cuốn sách chua bất hạnh!
Bir ekşi talihsizlik kitabı bana emri!Satu ditulis dengan saya dalam buku kemalangan asam itu!
Bir ekşi talihsizlik kitabı bana emri!Um writ comigo no livro de infortúnio sour é!
Bir ekşi talihsizlik kitabı bana emri!Un act cu mine în cartea lui nenorocire acru!
Bir ekşi talihsizlik kitabı bana emri!Un bref avec moi dans le livre de malheur Sour!
Bir ekşi talihsizlik kitabı bana emri!Un escrito en el libro conmigo desgracia Sour!
Bir ekşi talihsizlik kitabı bana emri!Uno scritto con me nel libro sfortuna Sour!
Bir ekşi talihsizlik kitabı bana emri!Yksi haaste on minua hapan epäonni kirjan!
Bir ekşi talihsizlik kitabı bana emri!Μια διαταγή μαζί μου στο βιβλίο ξινή ατυχία του!
Bir ekşi talihsizlik kitabı bana emri!Един лист с мен в книгата на кисело нещастие!
Bir ekşi talihsizlik kitabı bana emri!Один лист со мной в книге кислый несчастье это!
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınAls in een film, het bevel landde op het bureau van de nieuwslezer, en de nieuwslezer had zoiets van,
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınComo num filme, aquilo aterrou na mesa da redação e o locutor ficou:
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınComo si fuera una película, la orden aterrizó sobre la redacción, y el presentador estaba como,
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınGiống như một bộ phim, lệnh hoãn đặt ngay trên bàn đưa tin và người dẫn chương trình như thể,
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınJadi tahu-tahu, perintah pencekalan sampai ke meja redaksi dan wartawannya kebingungan
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkın마치 영화처럼, 금지 통보가 뉴스 데스크로 날아들었죠. 뉴스 진행자는 이런 반응이었습니다.
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınKot v filmu je sodna prepoved pristala na novinarski mizi in voditelj poročil je rekel,
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınKuin elokuvissa, kielto tuli uutispöydälle, ja uutistenlukija oli:
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınLigesom i en film, ændringen landede på nyhedsskrivebordet og nyhedsoplæreren var sådan:
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınMint valami filmben, a tiltás a bemondó asztalán landolt, és a bemondó csak csodálkozott,
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınSo wie in einem Film, die Verfügung landet auf dem Schreibtisch und der Nachrichtensprecher sagte sich:
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınTak, jak w filmie, zakaz wylądował na biurku w wiadomościach, a prezenter wygądał, jakby chciał powiedzieć:
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınZákaz sa, ako vo filme, objavil na stole a moderátor správ povedal:
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınZákaz se jako ve filmu objevil na stole a moderátor zpráv řekl:
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınΌπως στις ταινίες, η απόφαση της διαταγής έφτασε στον επιμελητή ειδήσεων και ο εκφωνητής είπε:
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınКак будто в каком-то фильме, бумага легла на стол и телеведущий сказал что-то вроде:"
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınКато във филмите се приземи на новинарското бюро и говорителят просто беше,
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınכמו מתוך סרט, צו איסור פרסום נחת על שולחן החדשות, והקריין היה כמו,
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınمثلما يحدث في الأفلام , جاء الإنذار القضائي إلى غرفة الأخبار، وقارئ الأخبار كان مثل ,
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınニュースデスクに届き キャスターは "こんなの初めてです どうしましょう?" と
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.Den här mannen, Roberto D'Aubuisson, gav order att mörda ärkebiskopen.
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.Dieser Mann, Robert D'Aubuisson, gab den Befehl, den Erzbischof umzubringen.
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.Este hombre, Roberto D'Aubuisson, dio la orden de matar al arzobispo.
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.Este homem, Roberto Dawison, deu a ordem para assassinar o Arcebispo.
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.Ez az ember, Robert D'Aubuisson adott parancsot az érsek megölésére.
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.Orang ini, Robert D'Aubuisson memerintahkan pembunuhan itu
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.Quest'uomo, Robert D'Aubuisson, diede l'ordine di uccidere l'arcivescovo.
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.Ta človek. Roberto Dawidson je izdal ukaz za umor nadškofa.
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.Ten człowiek, Robert D'Aubuisson wydał rozkaz zabicia Arcybiskupa
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.Tento muž, Robert D'Aubuisson dal príkaz zabiť arcibiskupa.
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.Αυτό το άτομο, ο Ρόμπερτ ντ Ομπουισόν, διέταξε τη δολοφονία του αρχιεπισκόπου.
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.Този човек, Робърт Д'Обюсън, издава заповедта за убийството му.
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.Этот человек, Роберт Д'Обюссон, отдал приказ убить архиепископа
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.,האיש הזה, רוברט דאויסון .נתן את ההוראה לחסל את הארכיבישוף
Bu adam, Robert D'Aubuisson, başpiskoposun öldürülmesi emrini verdi.ドーバソン少佐は ワシントンの汚れた秘密です
Bu Başkan'ın sekreterinin emri.Ez az Elnök úr titkárának utasítása.
Bu başkanlık emri FED olmadan gerçek para çıkarması için ABD Hazinesine yetki vermiş. Bir işe yarayabilirdiEz a sorrend lehetővé tette az amerikai Pénzügyminisztérium bocsát ki saját dollárért, nem pedig a Fed.