Albay, emrinize itaat etmiyorum!Eversti, en noudata käskyäsi.
Albay, emrinize itaat etmiyorum!Jag trotsar din order, överste.
Albay, emrinize itaat etmiyorum!Jeg trodser din ordre, oberst.
Albay, emrinize itaat etmiyorum!Pułkowniku, nie posłucham twojego rozkazu.
Albay, emrinize itaat etmiyorum!Συνταγματάρχη, θα παρακούσω την διαταγή σου!
Albay, emrinize itaat etmiyorum!Полковник, я нарушу ваш приказ!
"Ama 'lı ya da hiç' ed, emri 'body' diyor ve görevi görevi""Aber 'ed oder nein' ed, sagt der Optionsschein" Körper ", und die Pflicht, die Pflicht -"
"Ama 'lı ya da hiç' ed, emri 'body' diyor ve görevi görevi""Ale 'ed alebo nie" ED, rozkaz hovorí, že "telo" a povinnosť je povinnosť - "
"Ama 'lı ya da hiç' ed, emri 'body' diyor ve görevi görevi""Ale" ed lub nie "ed, nakaz mówi" ciała ", a obowiązek obowiązkiem jest -"
"Ama 'lı ya da hiç' ed, emri 'body' diyor ve görevi görevi""Ale 'ed nebo ne" ED, rozkaz říká, že "tělo" a povinnost je povinnost - "
"Ama 'lı ya da hiç' ed, emri 'body' diyor ve görevi görevi""Ampak" ed ali ne "ed, naloga pravi" telo, "in dolžnost dolžnost je -"
"Ama 'lı ya da hiç' ed, emri 'body' diyor ve görevi görevi""Dar", ed sau nu "ed, mandatul spune:" corpul, "şi datoria datoria lui -"
"Ama 'lı ya da hiç' ed, emri 'body' diyor ve görevi görevi""De" ed, vagy nem "ed, a parancs azt mondja:" test "és kötelessége, feladata -"
"Ama 'lı ya da hiç' ed, emri 'body' diyor ve görevi görevi""하지만 '에드 또는 아니요'에드, 영장은 '몸'이라고 적혀있 의무는 의무 -"
"Ama 'lı ya da hiç' ed, emri 'body' diyor ve görevi görevi""Maar" ed of geen 'ed, de warrant zegt' lichaam 'en de plicht de plicht - "
"Ama 'lı ya da hiç' ed, emri 'body' diyor ve görevi görevi""Ma 'ed o no' ed, il mandato d'dice 'corpo' e il dovere di dovere -"
"Ama 'lı ya da hiç' ed, emri 'body' diyor ve görevi görevi""Mais" ed ou non "éd, le mandat dit" corps ", et le devoir du devoir -"
"Ama 'lı ya da hiç' ed, emri 'body' diyor ve görevi görevi""Mas 'ed ou não" ed, diz o mandado de' corpo ', e dever do dever - "
"Ama 'lı ya da hiç' ed, emri 'body' diyor ve görevi görevi""Men" ed eller nej ED, säger arresteringsordern "kropp" och plikt skyldighet - "
"Ama 'lı ya da hiç' ed, emri 'body' diyor ve görevi görevi""Mutta" ED tai ei "ED, määräys sanoo" ruumiin "ja velvollisuus velvollisuus -"
"Ama 'lı ya da hiç' ed, emri 'body' diyor ve görevi görevi""Pero 'ed o no' ed, la orden dice que" el cuerpo, y el deber del deber - "
"Ama 'lı ya da hiç' ed, emri 'body' diyor ve görevi görevi""Tapi 'ed atau tidak' ed, surat perintah tersebut mengatakan 'tubuh', dan tugas tugas ini -"
"Ama 'lı ya da hiç' ed, emri 'body' diyor ve görevi görevi""Tuy nhiên, 'ed hoặc không có' ed, đảm bảo nói:" cơ thể, và nhiệm vụ của nhiệm vụ - "
"Ama 'lı ya da hiç' ed, emri 'body' diyor ve görevi görevi""Αλλά", εκδ. ή όχι "ed, το ένταλμα αναφέρει" σώμα ", και το καθήκον καθήκον του -"
"Ama 'lı ya da hiç' ed, emri 'body' diyor ve görevi görevi""Але" під ред чи ні ", видання, ордер каже:" тіло ", а борг боргом це -"
"Ama 'lı ya da hiç' ed, emri 'body' diyor ve görevi görevi""Но", изд или не ", изд, се казва в заповед за тялото, и задължение мито -
"Ama 'lı ya da hiç' ed, emri 'body' diyor ve görevi görevi""Но" под ред или нет ", издание, ордер говорит:" тело ", а долг долгом это -"
"Ama 'lı ya da hiç' ed, emri 'body' diyor ve görevi görevi"واضاف "لكن" إد أو لا "الطبعه ، مذكرة تقول" هيئة "، واجب واجب و--"
"Ama 'lı ya da hiç' ed, emri 'body' diyor ve görevi görevi""オフキープ!"の図は、後方からのスタート、と述べた。
Askeri inzibat komutanlıgının emriyle.Efter ordre fra kommandocentralen.
Askeri inzibat komutanlıgının emriyle.På order av högkvarteret.
Askeri inzibat komutanlıgının emriyle.Por ordem do centro de comando da Polícia Militar.
Askeri inzibat komutanlıgının emriyle.Sotapoliisijohdon käskystä.
Askeri inzibat komutanlıgının emriyle.Su ordine del comando della polizia militare.
Askeri inzibat komutanlıgının emriyle.Tenemos una orden del cuartel general.
Askeri inzibat komutanlıgının emriyle.Z rozkazu sztabu żandarmerii wojskowej.
Askeri inzibat komutanlıgının emriyle.Με διαταγή της Διοίκησης της Στρατονομίας.
Askeri inzibat komutanlıgının emriyle.По приказу командного центра военной полиции.
Aslında Afganlar dünyadaki en emri vakici insanlardır.Afghanen sind in der Tat die beharrlichsten Eltern der Welt.
Aslında Afganlar dünyadaki en emri vakici insanlardır.Et de fait, les Afghans sont les éducateurs les plus opiniâtres du monde.
Aslında Afganlar dünyadaki en emri vakici insanlardır.Sin duda, los afganos se cuentan entre los padres más afanosos del mundo.
Aslında Afganlar dünyadaki en emri vakici insanlardır.И действительно, афганцы — самые упорные воспитатели в мире.
Aynı emri bir çok defa verirsem,제가 여러 번에 걸쳐 같은 명령을 내릴 때,
Aynı emri bir çok defa verirsem,Так що, якщо я обиру ту ж команду за багато разів,
Aynı emri bir çok defa verirsem,לכן אם אבחר באותה פקודה הרבה פעמים,
Aynı emri bir çok defa verirsem,فإذا قمت بإعادة نفس الأمر عدة مرات،
Aynı emri bir çok defa verirsem,ノイズは毎回変わるのでその数だけ様々な動きを得ることになります
'Bana bütün Hristiyan alemindeki en büyük, en görkemli, en şaşaalı kiliseyi yapın' emrini vermiş,"Vytvořte mi nejhonosnější, největší kostel v celém křesťanském světě," a to je to, co on udělal.
Bana dinle emri verdiler, Şimdi bir yol olduğunu biliyorum ve gitmem gerektiğini biliyorum.J'étais assez mature pour écouter maintenant, il existe un moyen, et je le sais je dois partir.
Başka? Evet, Onbirinci Emri kaldırdınız; Ulusal egemenlik.Sim: vocês romperam com o "décimo primeiro mandamento" — a soberania nacional.
Başkumandanın 3066 numaralı emri.Den øverstbefalendes ordre nr. 3066.
Başkumandanın 3066 numaralı emri.La Orden 3066 del General.
Başkumandanın 3066 numaralı emri.Ordem n.º 3066 do Comandante Supremo.
Başkumandanın 3066 numaralı emri.Ordine del Comandante Supremo numero #3066.
Başkumandanın 3066 numaralı emri.Överbefälhavarens order 3066.
Başkumandanın 3066 numaralı emri.Rozkaz numer 3066 Najwyższego Dowódcy.
Başkumandanın 3066 numaralı emri.Ylipäällikön määräys numero 3066.
Başkumandanın 3066 numaralı emri.Διάταγμα Ανώτατου Διοικητή Νο 3066.
Başkumandanın 3066 numaralı emri.Приказ номер 3066 Верховного Главнокомандующего.
Başkumandanın emrine verildiğinizi duydum.He oído que va a trabajar para el General.