Erken dönem çalışmalarında empresyonizm, Jugendstil ve Sembolizm'den etkilendi.His early works are influenced by impressionism, Jugendstil and Symbolism.
Debussy adı yaşadığı dönemde empresyonizm ile özdeşleşmişti.Casey wrestled with depression for as long as we knew him.
Empresyonizmin doruk noktasında bir eser bu.-This is a painting painted on plain air.
Erken dönem çalışmalarında empresyonizm, Jugendstil ve Sembolizm'den etkilendi.His early works are influenced by impressionism, Jugendstil and Symbolism.
Empresyonizm - İzlenimcilikImpressionism
Fry, 1910 sergisi Manet ve Post-Empresyonizm sergisini düzenlediğinde bu terimi kullandı.Fry used the term when he organized the 1910 exhibition Manet and Post-Impressionism.
Empresyonizm öncesi tarzda çalışan Gerçekçi bir ressamdı.He was a Realist painter who worked in the pre-Impressionist style.
Kendisinin "romantik empresyonizm" adını verdiği tarzı terk ederek noktalama tekniğine geçti.Sie kritisierte die Konzeption des „Green New Deal“, die sie als zu technokratisch betrachtet.
1889'da empresyonizmin öncülerinden Fransız ressam Claude Monet'yle birlikte sergi açtı.Dal 1927 vi sono stati esposti i dipinti ninfee di Claude Monet.
Pre-Empresyonizm ile klasik akım arasında kendine özgü bir bağıntı kurmuştu.Ele queria especificamente um clássico Ford pré-guerra.
Erken dönem çalışmalarında empresyonizm, Jugendstil ve Sembolizm'den etkilendi.Zijn vroege werk is beïnvloed door het impressionisme, de Jugendstil en het symbolisme.
Pre-Empresyonizm ile klasik akım arasında kendine özgü bir bağıntı kurmuştu.Perinteinen pubivierailu jäi hänen omasta tahdostaan väliin.
Bu daha sonraları empresyonizm olarak adlandırıldı.Denne holdningen kom senere til å kalles for poussinisme.
Empresyonizmin doruk noktasında bir eser bu.Es ist ein Gemälde, das unter freiem Himmel gemalt wurde. - Es ist der Höhepunkt des Impressionismus.
Empresyonizmin doruk noktasında bir eser bu.-Malował go na świeżym powietrzu. -Jest to szczyt epoki impresjonizmu.
Empresyonizmin doruk noktasında bir eser bu.Tento obraz je namalovaný v plenéru. Toto je vrchol impresionismu.
Empresyonizmin doruk noktasında bir eser bu.Ця картина написана на вільному повітрі. Д-р Цукер: Це розквіт імпрессіонізму.