emlakçı ile cümle
emlakçı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Emlakçı, Ginza'daki harcamalarında savurgandı.The real estate broker was lavish in his spending in Ginza.
Emlakçı, çifte yalan söyledi.The real estate man told lies to the couple.
O bir emlakçıdır.She is an estate agent.
O emlakçı ile daha düşük bir fiyatı pazarlık etti.He negotiated a lower price with the real estate agent.
O emlakçı ile daha düşük bir fiyatı görüştü.He negotiated a lower price with the real estate agent.
Tom bir emlakçı.Tom is a realtor.
Avukatlar ve emlakçılar zengin veya iğrençler.Lawyers and real estate agents are rich or obnoxious.
O bir emlakçı.She's a real estate agent.
Tom emlakçı oldu.Tom became a real estate agent.
O emlakçıya güvenme. O kötü bir kişi.Don't trust that realtor. He's evil.
Mary bir emlakçıdır.Mary is a real estate agent.
Tom gerçek bir emlakçı.Tom is a real estate agent.
Tom lisanslı bir emlakçıdır.Tom is a licensed real estate agent.
1997'den itibaren Norveçli Emlakçılar Birliği'nin direktörü olarak görev aldı.Since 1999 he serves as director of the Norwegian Competition Authority.
Los Angeles'ın güçlü emlakçılarından.City of Los Angeles Officials.
Ayrıca reklamcılık, pazarlama, emlakçılık ve yayıncılıkla da uğraşmaktadır.I even handle the finances, distribution, and publicity.
Emlakçı, ev sahibi ile ev arayan insanların bir şekilde iletişime geçmesi için aracıdır.The Telenoid is able to interact with the owner as if it was the person sending the message.
Emlakçı bir kocası ve çok sevdiği bir oğlu vardır.He is shown to have a daughter and loving husband.
Emlakçıya 6% komisyon ödersiniz.You pay 6% to a broker.
Eğer bir emlakçıysanız, sizden peşinen özür diliyorum.I apologize to if you are broker.
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.And so, there's very interesting cave real estate on Mars, at least of that type.
Emlakçılardan hemen iş çıkmayacağını düşünüp, banka bu evi ihaleyle satmaya karar verebilir.So the bank might just auction off the house.
Ekonomi Odası emlakçılar başkanı Liljana Kovaceva, "Emlak fiyatları piyasadan etkileniyor."Prices in real estate are affected by the market.
Emlakçı Frank Mollard bunu kabul etmese de hayatına devam etmekte zorluk çekmektedir.Real estate agent Frank Mollard won't admit it, but he can't move on.
O zamandan beri Kaliforniya'da bir emlakçı olarak çalıştı.Er arbeitete seitdem in Südkalifornien als Immobilienmakler.
O bir emlakçıdır.Elle est agent immobilier.
Emlakçı bir kocası ve çok sevdiği bir oğlu vardır.Elle a un fils préféré : Hon har en favorit son.
Emlakçı bir kocası ve çok sevdiği bir oğlu vardır.Ha una figlia ed un nipotino al quale è molto affezionato.
Babası antika koleksiyoncusu annesi ise emlakçıdır.L'artista americana ed ex fidanzata del principe è la mamma di Mia.
Ayrıca reklamcılık, pazarlama, emlakçılık ve yayıncılıkla da uğraşmaktadır.Si occupa di consulenze nell'ambito della ristorazione, di licensing, pubblicità e di editoria.
1997'den itibaren Norveçli Emlakçılar Birliği'nin direktörü olarak görev aldı.Per molti anni fu a capo della commissione norvegese per le materie prime.
Los Angeles'ın güçlü emlakçılarından.Почётный гражданин Лос-Анджелеса.
Babası emlakçı, annesi ise A&R, yani aranjör ve repertuar olarak müzik piyasasında çalışmıştır.Seu pai trabalhou em uma imobiliária e sua mãe trabalhou com A&R na indústria musical.
1997'den itibaren Norveçli Emlakçılar Birliği'nin direktörü olarak görev aldı.Vanaf 1994 was hij bovendien in dienst van de Noorse handbalbond.
Babası emlakçı, annesi ise A&R, yani aranjör ve repertuar olarak müzik piyasasında çalışmıştır.Ojciec jest agentem nieruchomości, natomiast matka pracowała w A&R w przemyśle muzycznym.
Los Angeles'ın güçlü emlakçılarından.Część Wielkiego Los Angeles.
Annesi Emilie (Posner) Haas emlakçı, babası Al Hannigan ise kamyon şoförüdür.Вона — єдина дитина в сім'ї Емілі Познер, агента з нерухомості, і Аль Ганнігана, водія вантажівки.
Babası emlakçı, annesi ise A&R, yani aranjör ve repertuar olarak müzik piyasasında çalışmıştır.Otec pracoval jako realitní makléř a matka působila jako zaměstnankyně v oddělení A&R v hudebním průmyslu.
Eğer A kişisi emlakçıya gittiğinde, ne istediğini tam olarak beyan etseydi, icapta bulunmuş olurdu.Ha tényleg a komornyik volt az, akkor mondja meg, mi van abban az iratban?
Başarılı bir emlakçıdır.Sikeres hadvezér volt.
Los Angeles'ın güçlü emlakçılarından.Los Angelesin apulaispoliisipäällikkö.
1997'den itibaren Norveçli Emlakçılar Birliği'nin direktörü olarak görev aldı.Hun har tidligere været leder for Norsk Sykepleierforbund.
Emlakçı bir kocası ve çok sevdiği bir oğlu vardır.Ia memiliki suami dan anak laki-laki yang sangat dicintainya.
Babası emlakçı, annesi ise A&R, yani aranjör ve repertuar olarak müzik piyasasında çalışmıştır.Cha là một người buôn bán nhà của và mẹ làm việc tại A&R trong ngành công nghệ âm nhạc.
Moralıoğlu emlakçılık ile uğraşmaktadır.森本家扱い。
Los Angeles'ın güçlü emlakçılarından.ロサンゼルス市政担当官。
Emlakçı bir kocası ve çok sevdiği bir oğlu vardır.慈祥且深愛自己的丈夫,還有一個可愛的兒子…!
1997'den itibaren Norveçli Emlakçılar Birliği'nin direktörü olarak görev aldı.Alates 2001. aastast on ta Norsk Folkemuseumi direktor.
Arkadaşlarım hep emlakçılardan duydukları şeyleri söylüyorNhưng sau đó, các bạn tôi,
Arkadaşlarım hep emlakçılardan duydukları şeyleri söylüyorPero entonces mis amigos, ellos solo me sueltan las afirmaciones que escucho
Arkadaşlarım hep emlakçılardan duydukları şeyleri söylüyor彼らは私から聞いた意見を捨て、
Bunu göstermek için birkaç sunum yapacağım. - Arkadaşlarım hep emlakçılardan duydukları şeyleri söylüyorAlors mes amis
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.C'è un settore immobiliario di grotte interessante su Marte, almeno di quel genere.
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.Er bestaat een zeer interessant onroerend goed aan grotten op Mars, althans van dat type.
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.Es gibt also sehr interessanten Höhlengrundbesitz auf dem Mars, zumindest von dieser Art.
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.Et donc, il existe un parc complet de grottes très intéressantes sur Mars, au moins de ce type.
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.Există o resursă imobiliară de peșteri interesante pe Marte, cel puțin de acest fel.
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.Jest tam wiele rur lawowych, potencjalnych siedlisk życia.
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.그래서 그곳에는 매우 흥미로운 동굴 부동산이 화성에 있는 셈이죠, 적어도 그러한 종류의 것들 말이예요.
Dolayısıyla Mars'ta oldukça ilginç bir mağara emlakçılığı var, en azından bu çeşitte.Por lo tanto, existe una interesante extensión de cavernas en Marte, por lo menos de ese tipo.