EmirlerNoun, the numerical total of a sum of valuesRegler
EmirlerNoun, the numerical total of a sum of valuesRegole
EmirlerNoun, the numerical total of a sum of valuesReguli
EmirlerNoun, the numerical total of a sum of valuesReguły
EmirlerNoun, the numerical total of a sum of valuesПравила
EmirlerNoun, the numerical total of a sum of valuesПравила
Evim, Elijah Mohammad'in emirleri altındaki Siyahi Müslüman hareketi tarafından bombalandı.그것은 엘리야 무하마드의 주문에 따라 블랙 이슬람 운동에 의해 폭격 했다.
Finlandiya, Rusya egemenliği altında çarın emirleriyle geliştirilen özel bir bölgeye dönüştü.Suomi muuttui Venäjän vallan aikana erityiseksi alueeksi, jota kehitettiin keisarin käskystä.
Finlandiya, Rusya egemenliği altında çarın emirleriyle geliştirilen özel bir bölgeye dönüştü.Under Ryssland blev Finland ett speciellt område som utvecklades på kejsarens order.
Finlandiya, Rusya egemenliği altında çarın emirleriyle geliştirilen özel bir bölgeye dönüştü.تحولت فنلندا أثناء فترة السيطرة الروسية إلى منطقة خاصة، حيث أنه تم تطويرها بأوامر من القيصر.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.As ordens que recebi do Jovem Amo foram para trazer esta mulher para Este.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.El señorito me ordenó... que me llevara a esta mujer al este.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.Gli ordini che ho dal Principino... sono di portare questa donna all'est.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.Mina order från vår unge mästare- -är att ta den här kvinnan österut.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.Mine ordrer fra vor unge mester - - er at tage denne kvinde med østpå.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.Nuori isäntä antoi määräyksen viedä tämä nainen itään.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.Panicz nakazał mi zabrać tę kobietę na wschód.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.Οι διαταγές που έχω από τον Νεαρό Άρχοντα... είναι να πάμε τη γυναίκα στην Ανατολή.
Genç Efendi'den aldığım emirler... bu kadını doğuya götürmek şeklinde.По приказу, полученному от молодого господина... это женщину надо отправить на восток.
Her zaman böyle pervasız biri miydin? Yoksa biraz tecrübe kazandın diye emirlerime mi uymuyorsun?Kau selalu sembrono? atau kau sudah punya sedikit pengalaman, kau mengacuhkan perintahku?
İnsanlara böyle emirler yağdıramazsınız!Bạn muốn thích gì thì thích chứ.
İnsanlara böyle emirler yağdıramazsınız!Lubisz, to co lubisz!
İnsanlara böyle emirler yağdıramazsınız!Te gusta lo que te gusta
İnsanlara böyle emirler yağdıramazsınız!Ti piace ciò che ti piace!
İnsanlara böyle emirler yağdıramazsınız!Tu aimes ce que tu aimes.
İnsanlara böyle emirler yağdıramazsınız!Você gosta do que você gosta!
İnsanlara böyle emirler yağdıramazsınız!他人に指図はできない
Kimblee'nin emirleri.Det er Kimblees ordre.
Kimblee'nin emirleri.Kimblee käski.
Kimblee'nin emirleri.Kimblee tak rozkazał.
Kimblee'nin emirleri.Kimblys order.
Kimblee'nin emirleri.Órdenes de Kimblee.
Kimblee'nin emirleri.Ordens do Kimblee.
Kimblee'nin emirleri.Sono gli ordini di Kimblee.
Kimblee'nin emirleriyle hepimizi öldürmek için mi buradasın?!Adlyder I Kimblee, og vil I dræbe os?
Kimblee'nin emirleriyle hepimizi öldürmek için mi buradasın?!¿Estáis aquí bajo órdenes de Kimblee para matarnos a todos?
Kimblee'nin emirleriyle hepimizi öldürmek için mi buradasın?!Har Kimbly skickat er för att döda oss?
Kimblee'nin emirleriyle hepimizi öldürmek için mi buradasın?!Kimblee rozkazał wam nas zabić?
Kimblee'nin emirleriyle hepimizi öldürmek için mi buradasın?!Määräsikö Kimblee sinut tänne tappamaan meidät kaikki?
Kimblee'nin emirleriyle hepimizi öldürmek için mi buradasın?!Siete qui per ordine di Kimblee per ucciderci tutti?
Kimblee'nin emirleriyle hepimizi öldürmek için mi buradasın?!Têm ordens do Kimblee para nos matar a todos?!
Kimblee'nin emirleriyle hepimizi öldürmek için mi buradasın?!Ήρθες με διαταγή του Κίμπλι να μας σκοτώσεις όλους;
Kimblee'nin emirleriyle hepimizi öldürmek için mi buradasın?!Ты пришёл по приказу Кимбли, чтобы убить всех нас?!
Kimblee'nin emirleri.Διαταγές του Κίμπλι.
Kimblee'nin emirleri.Приказ Кимбли.
Kimin emirlerine uymam gerektigini bilmiyor muyum saniyorsun?まさか・・
Kimin emirlerine uymam gerektigini bilmiyor muyum saniyorsun?¿Piensas que no sé las ordenes de quien tengo que obedecer?
Kimin emirlerine uymam gerektigini bilmiyor muyum saniyorsun?Vous pensez que je ne sais pas de qui je dois suivre les ordres ?
Kimin emirlerine uymam gerektigini bilmiyor muyum saniyorsun?Νομίζεις, ότι δεν ξέρω ποιος κάνει κουμάντο;
Müdür Vekili Park, bu Başbakan'ın emirlerine karşı çıkmaktır. - Başbakan...دبلوماسي بارك, انت تعيقني من القيام بعملي
Müdür Vekili Park, bu Başbakan'ın emirlerine karşı çıkmaktır.Park diplomata, ez beavatkozás a Miniszterelnök utasításába.
Müdür Vekili Park, bu Başbakan'ın emirlerine karşı çıkmaktır.Διπλωμάτη Παρκ... Αυτό είναι παρεμπόδιση της δικαιοσύνης.
Nasıl emirlerime karşı gelirsin? Benden başka görüşeceğim kim var ki?Comment osez-vous désobéir à mes ordres ?NQui allez-vous rencontrer ?
Nasıl emirlerime karşı gelirsin? Benden başka görüşeceğim kim var ki?Pontosan ki az, rajtam kívül, akivel találkoznod kell?
Nasıl emirlerime karşı gelirsin? Benden başka görüşeceğim kim var ki?Με ποιον πέρα από εμένα έχεις να συναντηθείς;
Nasıl emirlerime karşı gelirsin? Benden başka görüşeceğim kim var ki?هل تتحدى اوامري....بمن ستلتقي؟
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.Bespeaking trang phục biển của mình, ra lệnh chuông nút áo gilê của mình; dây đai trowsers vải của mình.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.Bespeaking си морски дрешки, той поръчки звънец-бутоните му жилетки; ремъци към му платно trowsers.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.Em bespeaking seu mar-roupa, ele ordena sino-botões para seus coletes; tiras para sua calças de lona.
Onun yelek onun deniz kıyafeti bespeaking, o emirleri çan düğmeleri; çember tuvalleri trowsers.En bespeaking su mar-equipo, ordena campana botones para sus chalecos, correas para sus pantalones de lona.