elmayı ile cümle
elmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Elmayı soydum.I peeled the apple.
Elmayı dilimledim.I sliced the apple.
Çıplak ellerinle bir elmayı parçalayabilir misin?Can you break an apple in half with your bare hands?
Atım elmayı seviyor.My horse likes apples.
Elmayı soy.Peel the apple.
Elmayı soyun.Peel the apple.
Tom, Mary'nin ona verdiği elmayı yedi.Tom ate the apple Mary gave him.
Tom kendisi için en büyük elmayı aldı.Tom took the largest apple for himself.
Mary, Tom'un son elmayı yemeyeceğini umduğunu söyledi.Mary said she hopes Tom won't eat the last apple.
Tom, ona verdiğin elmayı yemedi.Tom didn't eat the apple you gave him.
Tom ona verdiğin elmayı yedi.Tom ate the apple you gave him.
Tom, onu soymadan önce elmayı yıkadı.Tom washed the apple before he peeled it.
Tom elmayı yıkadı ve yemeye başladı.I don't love my wife anymore.
Tom bu elmayı bana verdi.Tom gave this apple to me.
Tom bana bu elmayı verdi.Tom gave me this apple.
Tom bana bu elmayı veren kişidir.Tom is the one who gave me this apple.
Tom bir elmayı Mary'ye attı.Tom threw an apple to Mary.
Bu elmayı onu isteyen birine vereceğim.I'll give this apple to anyone who wants it.
Bir elma ve bir portakal aldım. Ben elmayı yedim ve portakalıTom'a verdim.I bought an apple and an orange. I ate the apple and gave the orange to Tom.
Elmayı yemeden yıka.Wash the apple before you eat it.
Tom elmayı bana attı.Tom threw me the apple.
Elmayı sever ve haftada üç dört tane yer.He likes apples and eats three or four a week.
Paris altın elmayı Afrodit'e verir.Paris gives the golden apple to Venus.
6 elmayı gerçek fiyatını biliyorsak, bunun %30'unu almalıyız. .So if we have the full price of six guavas, we're going to take thirty percent off of that.
Bir elmayı görmek için ışık elmaya çarpıp gözlerinize geri döndürmeli.To see an apple, light has to hit the apple and return it to your eyes.
'Senden bu 1,000 kilo elmayı ödünç almak istiyorum.Those apples?" and what I do is I say I'll borrow those apples I'll sell
Sonrasında 15 elmayı çıkarıyormuşuz.Then we removed fifteen apples.
Eğer 15 elmayı çıkarırsak kaç tane elmamız kalıyor? a eksi 15 elma.So if we remove fifteen apples, how many apples do we have? We have a minus fifteen apples.
15 elmayı çıkarıyoruz ve portakallar aynı kalıyor. yani x eksi 15...We're taking away fifteen apples. We're not doing anything to the oranges.
Bu gösteride şişe mantarlarını, taşları, canlı hayvanları ve bir sepet dolusu elmayı yutardı.In this act he would swallow corks, stones, live animals and a whole basketful of apples.
Atalanta her bir altın elmayı alacak kadar süre koşmayı bıraktı.Sure enough, she quit running long enough to retrieve each golden apple.
Tom bir kutu elmayı ona gönderenin Mary olup olmadığını merak etti.Tom fragte sich, ob es Mary war, die ihm die Schachtel mit den Äpfeln geschickt hatte.
Bir kasa elmayı getiriyor ama önünde iki kasa elma daha var.Er liefert eine Kiste mit Äpfeln aber vor ihm stehen noch zwei Kisten.
O, kendisine en büyük elmayı aldı.Er nahm sich selbst den größten Apfel.
Tell'e oğlu Jemmy'nin başı üstüne konulan bir elmayı okuyla vurmasını emreder.Als Tell sich weigert, befiehlt er ihm, einen Apfel vom Kopf seines Sohnes Jemmy herunterzuschießen.
Tell bu güç işi başarır ve oğlunu yaralamadan elmayı ikiye böler.Tell s'exécute et coupe le fruit en deux sans toucher l'enfant.
Elmayı ısırır ve "Bu yenilir mi?" diyerek atar.«Olor a carne quemada» / «¿Cómo perdimos Berlín?»
Elmayı yedim.Me comí la manzana.
Elmayı yemeden yıka.Lava la manzana antes de comer.
Paris altın elmayı Afrodit'e verir.Paride diede la mela ad Afrodite.
Elmayı kim çaldı?Кто украл яблоко?
Elmayı yedim.Я скушал яблоко.
O, elmayı yedi.Он съел яблоко.
Elmayı armutla kıyaslama.Не сравнивай яблоки с грушами.
Prenses elmayı ısırdıktan sonra bayılır ve derin uykuya dalar.Царевна надкусывает яблоко и тут же падает бездыханная.
Tell'e oğlu Jemmy'nin başı üstüne konulan bir elmayı okuyla vurmasını emreder.Ele ordena que Tell acerte uma maça na cabeça de Jemmy.
Paris altın elmayı Aphrodite'ye verir.Fraiburgo Berço da Maçã Brasileira.
Müftüden “Niçin tek elmayı halka yedireceksin?Por exemplo, para a condição F é "Por que as maçãs caem?".
Tell'e oğlu Jemmy'nin başı üstüne konulan bir elmayı okuyla vurmasını emreder.Hij beveelt Tell een appel van Jemmy’s hoofd te schieten, in de hoop dat Tell zijn zoon zal verwonden.
Elmayı hiç sevmez.Han tycker mest om äpplen.
O, elmayı iki parçaya kesti.El a tăiat mărul în două părți.
O, elmayı ikiye kesti.El a tăiat mărul în două.
Müftüden “Niçin tek elmayı halka yedireceksin?Johan Lahdenperä: Miksi oikeastaan syömme eläimiä?
Paris altın elmayı Afrodit'e verir.Ο Πάρις έδωσε το μήλο στην Αφροδίτη.
Müftüden “Niçin tek elmayı halka yedireceksin?Eksempel: "Hvorfor har østfriserne firkantede æg?
Müftüden “Niçin tek elmayı halka yedireceksin?Ông đã nghĩ tại sao quả táo lại rơi thẳng xuống đất?
Bu elmayı kocanız ile beraber yiyin iki çocuğunuz olacaktır demiştir.また2児の母である他の女性は「暴漢がいるのは嬉しいわ。
Bu elmayı kocanız ile beraber yiyin iki çocuğunuz olacaktır demiştir.羅氏常常說:「我的兩個兒子如果有先死的,活著的必定有大富貴。
Tell'e oğlu Jemmy'nin başı üstüne konulan bir elmayı okuyla vurmasını emreder.1307. - Prema legendi, Wilhelm Tell je strijelom skinuo jabuku sa sinove glave.
Bu elmayı kocanız ile beraber yiyin iki çocuğunuz olacaktır demiştir.Prispodobu je počeo riječima: "Čovjek neki imao dva sina (Lk 15,11)."
İlgili Sayfalar