Ama bunun kanlı elmaslarla ilgisi yoktu.Ma non era per i diamanti insanguinati.
Ama bunun kanlı elmaslarla ilgisi yoktu.Mas não era apenas por causa do tráfico de diamantes.
Ama bunun kanlı elmaslarla ilgisi yoktu.Men det handlade inte om blodsdiamanter.
Ama bunun kanlı elmaslarla ilgisi yoktu.Nhưng không phải choáng ngợp về những viên kim cương đỏ như máu.
Ama bunun kanlı elmaslarla ilgisi yoktu.Pero esto no se debía a los diamantes de sangre.
Ama bunun kanlı elmaslarla ilgisi yoktu.Όχι όμως για τα ματωμένα διαμάντια.
Ama bunun kanlı elmaslarla ilgisi yoktu.Але не через криваві діаманти.
Ama bunun kanlı elmaslarla ilgisi yoktu.Но не заради кървавите диаманти.
Ama bunun kanlı elmaslarla ilgisi yoktu.Но не из-за дела о "кровавых" алмазах.
Ama bunun kanlı elmaslarla ilgisi yoktu.אבל לא בגלל יהלומי הדמים,
Ama bunun kanlı elmaslarla ilgisi yoktu.ولكنه لم يكن حول الماس الملطخ بالدماء.
Ama bunun kanlı elmaslarla ilgisi yoktu.地元の人たちと たくさん話して
Birkaç yıl sonra 1997'de... ...gizli bir şekilde kanlı elmasları araştırmak için Angola'daydım.그리고 몇년 후 1997년이 되던 해에 저는 앙골라에서 비밀리에 블러드 다이아몬드를 조사하게 되었죠.
Birkaç yıl sonra 1997'de... ...gizli bir şekilde kanlı elmasları araştırmak için Angola'daydım.Câțiva ani mai târziu, în 1997, eram în Angola, investigam diamantele sângerii.
Birkaç yıl sonra 1997'de... ...gizli bir şekilde kanlı elmasları araştırmak için Angola'daydım.Een paar jaar later, we schrijven intussen 1997, ben ik undercover in Angola om bloeddiamanten te onderzoeken.
Birkaç yıl sonra 1997'de... ...gizli bir şekilde kanlı elmasları araştırmak için Angola'daydım.Einige Jahre später, es war 1997, war ich in Angola und untersuchte geheim den Handel mit Blutdiamanten.
Birkaç yıl sonra 1997'de... ...gizli bir şekilde kanlı elmasları araştırmak için Angola'daydım.Kilka lat później, rok 1997, prowadzę w Angoli tajne dochodzenie w sprawie krwawych diamentów.
Birkaç yıl sonra 1997'de... ...gizli bir şekilde kanlı elmasları araştırmak için Angola'daydım.Lite senare, år 1997 var jag i Angola och undersökte "bloddiamanter".
Birkaç yıl sonra 1997'de... ...gizli bir şekilde kanlı elmasları araştırmak için Angola'daydım.O niekoľko rokov neskôr, v roku 1997 som v Angole v utajení vyšetrovala krvavé diamanty.
Birkaç yıl sonra 1997'de... ...gizli bir şekilde kanlı elmasları araştırmak için Angola'daydım.Qualche anno dopo, nel 1997, mi trovo in Angola sotto copertura ad investigare sui diamanti di sangue.
Birkaç yıl sonra 1997'de... ...gizli bir şekilde kanlı elmasları araştırmak için Angola'daydım.Quelques années plus tard, en 1997, j'enquêtais sous couverture, en Angola, sur les diamants de sang.
Birkaç yıl sonra 1997'de... ...gizli bir şekilde kanlı elmasları araştırmak için Angola'daydım.Så få år senere, det er nu 1997, er jeg i Angola og undersøger bloddiamanter undercover.
Birkaç yıl sonra 1997'de... ...gizli bir şekilde kanlı elmasları araştırmak için Angola'daydım.Uns anos depois, em 1997, estou em Angola, sob disfarce, a investigar a exploração de diamantes.
Birkaç yıl sonra 1997'de... ...gizli bir şekilde kanlı elmasları araştırmak için Angola'daydım.Vài năm sau đó, vào năm 1997, khi tôi ở Angola tiến hành điều tra về vụ kim cương đỏ
Birkaç yıl sonra 1997'de... ...gizli bir şekilde kanlı elmasları araştırmak için Angola'daydım.Μερικά χρόνια αργότερα, το 1997, βρίσκομαι μυστικά στην Αγκόλα και διερευνώ τα ματωμένα διαμάντια.
Birkaç yıl sonra 1997'de... ...gizli bir şekilde kanlı elmasları araştırmak için Angola'daydım.Минуло декілька років, зараз уже 1997, і я в Анголі під прикриттям розслідую справу кривавих діамантів.
Birkaç yıl sonra 1997'de... ...gizli bir şekilde kanlı elmasları araştırmak için Angola'daydım.Несколько лет спустя, в 1997 году, я тайно расследовала дело о "кровавых" алмазах в Анголе.
Birkaç yıl sonra 1997'de... ...gizli bir şekilde kanlı elmasları araştırmak için Angola'daydım.Няколко години по-късно, през 1997 бях в Ангола и разследвах под прикритие кървавите диаманти.
Birkaç yıl sonra 1997'de... ...gizli bir şekilde kanlı elmasları araştırmak için Angola'daydım.אז כמה שנים אח"כ, השנה היא 1997, ואני באנגולה, כחוקרת סמויה של נושא יהלומי הדמים.
Birkaç yıl sonra 1997'de... ...gizli bir şekilde kanlı elmasları araştırmak için Angola'daydım.حتى بضع سنوات في وقت لاحق، وأنها الآن في 1997، وأنا في أنغوﻻ سرية التحقيق الماس الملطخ بالدماء.
Birkaç yıl sonra 1997'de... ...gizli bir şekilde kanlı elmasları araştırmak için Angola'daydım.私は アンゴラで「ブラッド・ダイアモンド」の 潜入調査をしていました このハリウッド映画をご存知でしょう
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarBlutdiamanten, geschmuggelte Smaragde, Holz, das direkt von den Ärmsten abgesägt wird.
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarDiamantes de sangre, esmeraldas de contrabando, maderas, que son extraídos directamente de los más pobres.
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarI diamanti insanguinati, il contrabbando di smeraldi, il legno preso proprio ai più poveri.
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlar İkincisi ise,Bloeddiamanten, smaragdsmokkel, hout dat gehakt wordt onder de armsten vandaan.
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlar İkincisi ise,Phần đa các nước trên thế giới đều trải qua trạng thái bị áp bức,
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlar지구상의 대부분은
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarKrvavé diamanty, pašované smaragdy, těžba dřeva přímo pod rukama lidí v těch nejchudších oblastech.
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarLes diamants de conflits, les émeraudes de contrebande, le bois, qui ne bénéficient pas aux plus pauvres.
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarКровавые алмазы, контрабандные изумруды, лесоповал, - всё это напрямую изымается у беднейших.
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarКървави диаманти, контрабандни изумруди, дървесина, отсечена и отнета от най-бедните.
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarרוב העולם
Kanlı elmaslar, zümrüt kaçakçılığı, ve yoksul insanların hemen yanı başından kesilmiş ağaçlarا لدايموند ا لدموي (ا لغا لي) ، ا يميرا لد ا لمهرب (نوع من الاحجار ا لكريمة) ، ا لصناعات ا لخشبية ، كل هذا
Kör bir adam bile elmasların onun cebinde bulunduğunu görebilir. ♫ Daha çok bela istemiyoruz ♫Een blinde kan zien dat hij de diamanten achteroverdrukt. ♫We hebben genoeg ellende gehad♫
Kör bir adam bile elmasların onun cebinde bulunduğunu görebilir. ♫ Daha çok bela istemiyoruz ♫Ein blinder Mann kann sehen, dass die Diamanten in seiner Tasche enden. ♫ Wir brauchen keine Probleme mehr ♫
Kör bir adam bile elmasların onun cebinde bulunduğunu görebilir. ♫ Daha çok bela istemiyoruz ♫Hasta un ciego puede ver que los diamantes terminan en su bolsa. ♫No necesitamos más problemas♫
Kör bir adam bile elmasların onun cebinde bulunduğunu görebilir. ♫ Daha çok bela istemiyoruz ♫다이아몬드는 결국 그의 차지가 될 게 뻔하다구. ♫ 우린 더 이상의 혼란을 원치 않아요 ♫
Kör bir adam bile elmasların onun cebinde bulunduğunu görebilir. ♫ Daha çok bela istemiyoruz ♫Même un aveugle verrait les diamants finir dans sa poche. ♫ On n'a pas besoin de plus de problèmes ♫
Kör bir adam bile elmasların onun cebinde bulunduğunu görebilir. ♫ Daha çok bela istemiyoruz ♫Một người mù có thể nhìn thấy những viên kim cương kết thúc trong túi mình. Chúng tôi không cần thêm rắc rối.
Kör bir adam bile elmasların onun cebinde bulunduğunu görebilir. ♫ Daha çok bela istemiyoruz ♫Şi un orb vede că diamantele ajung în buzunarul lui. ♫ Nu ne trebuie alte necazuri♫
Kör bir adam bile elmasların onun cebinde bulunduğunu görebilir. ♫ Daha çok bela istemiyoruz ♫Ślepiec potrafi zauważyć jak diamenty trafiają do jego kieszeni. ♫ Nie potrzebujemy więcej problemów ♫
Kör bir adam bile elmasların onun cebinde bulunduğunu görebilir. ♫ Daha çok bela istemiyoruz ♫Даже слепой увидит, что алмазы идут ему в карман. ♫ Не нужны нам проблемы ♫
Kör bir adam bile elmasların onun cebinde bulunduğunu görebilir. ♫ Daha çok bela istemiyoruz ♫Дори и слепият може да види, че диамантите се оказват в джобовете му ♫ Не искаме повече проблеми. ♫
Kör bir adam bile elmasların onun cebinde bulunduğunu görebilir. ♫ Daha çok bela istemiyoruz ♫אפילו עיוור יכול לראות שהיהלומים מגיעים לכיס שלו. אנחנו לא צריכים עוד צרות
Kör bir adam bile elmasların onun cebinde bulunduğunu görebilir. ♫ Daha çok bela istemiyoruz ♫يمكن للرجل الأعمى أن يرى أن الماس ينتهي في جيبه. لا نحتاج لا مزيد من المشاكل
Kör bir adam bile elmasların onun cebinde bulunduğunu görebilir. ♫ Daha çok bela istemiyoruz ♫♫もう戦いはたくさんだ♫ どけバカ野郎
Mükemmel kristal içerisinde görülen elmasların gizemini elde etmek aşırı hassas ve zor bir yontma tekniğidir.تحقيق الغموض الذي يلف الماس محاطاً ببلور رائع بتقنية عالية الدقة
Oysa o, altınlar ve elmaslardan bile daha kıymetliElla vale más que el oro y los diamantes
Oysa o, altınlar ve elmaslardan bile daha kıymetliElle vaut plus que l'or et les diamants
Oysa o, altınlar ve elmaslardan bile daha kıymetliOp een weegschaal gelegd, is ze meer waard dan goud en diamanten