Ana içeriğe geç
Sözlük

elm ile cümle

elm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Benim elmalar kayıp.My apples are gone.
Benim elmalarımı al, çocuk, ve onları şehirde sat.Take my apples, boy, and sell them in the city.
Annem, bir meyve mağazasından biraz elma aldı.My mother bought some apples at a fruit store.
Birini ben aldım, diğer elmaları ise küçük kız kardeşime verdim.I took one, and gave the other apples to my little sister.
Elmalı turta yemek istiyorum.I want to eat apple pie.
Portakal ve elma gibi meyveleri severim.I like fruits such as oranges and apples.
Ben ençok elmaları severim.I like apples best.
Elma sevmem.I don't like apples.
Ne elmayı ne de üzümü severim.I like neither apples nor grapes.
Portakalları elmalardan daha çok severim.I like oranges better than apples.
Ben elma yemeği severim.I like to eat apples.
Muzları elmalardan daha çok severim.I like bananas more than apples.
Markette meyve için üç elma ve iki salkım üzüm aldım.I bought three apples and two bunches of grapes for dessert at the market.
Elmaları severim.I like apples.
Bir elmayı soyabilirim.I can peel an apple.
Duvarın diğer tarafındaki elmalar en tatlıdır.The apples on the other side of the wall are the sweetest.
Aomori iyi elmalarıyla ünlüdür.Aomori is famous for its good apples.
Aomori ilinin ekonomisi büyük ölçüde elma yetiştiriciliğine bağlıdır.The economy of Aomori Prefecture depends heavily on apple growing.
Büyükannem bize bir kutu elma gönderdi.Grandmother sent us a box of apples.
Elmayı kim çaldı?Who stole the apple?
Bu elmayı isteyene vereceğim.I'll give this apple to whoever wants it.
Çiftçiler iyi elmaları kötü olanlardan ayırır.Farmers separate good apples from bad ones.
Kutudaki elmalardan bazıları çürüktü.Some of the apples in the box were rotten.
Kutuda altı elma var.There are six apples in the box.
Kutuda çok sayıda elma var. Bazıları kırmızı, diğerleri sarıdır.There are many apples in the box. Some are red and others are yellow.
Kutuda hiç elma var mıdır?Are there any apples in the box?
O, elmasla birlikte kaçtı.He ran away with the diamond.
O, elmanın hepsini yedi.He ate all of the apple.
O, elmaya uzandı.He reached for the apple.
O bana bir elma attı.He chucked me the apple.
O, elma dolu bir çanta taşıdı.He carried a bag full of apples.
Elmaları beşimiz arasında böler.He divides the apples among five of us.
Onlar elma severler.They like apples.
Elma, portakal, yumurta gibi şeyler satıyorlar.They sell apples, oranges, eggs, and so on.
O onları elmaları çalarken yakaladı.He caught them stealing apples.
Bahçemden elma çaldılar.They stole apples from my orchard.
Elmalar, portakalllar, ve benzerlerini getirdi.She brought apples, oranges, and so on.
Elma, portakal falan getirdi.She brought apples, oranges, and so on.
O, odasına döndüğünde elmas yüzük gitmişti.When she returned to her room, the diamond ring was gone.
O, elmalardan reçel yaptı.She made jam from the apples.
O, bir bıçakla elmayı kesti.She cut the apple with a knife.
Çocukların her birine iki elma verdi.She gave the children two apples each.
Onun elma dolu bir sepeti vardı.She had a basket full of apples.
Sol elinin üçüncü parmağına bir elmas yüzük taktı.She wore a diamond ring on her left third finger.
O bana bir elma kopardı.She picked me an apple.
O, çantasını elma ile doldurdu.She filled her bag with apples.
O onlara birkaç elma verdi.She gave them some apples.
Kocasına elmalı tart pişirdi.She cooked her husband an apple pie.
Bir çürük elma sepetteki tüm elmayı çürütür.One rotten apple spoils the barrel.
Annemin elmas yüzüğünü satmaktan başka seçeneği yoktu.My mother had no choice but to part with her diamond ring.
Annem bizim için sık sık elmalı turta yapar.My mother often bakes apple pies for us.
Düşen elmaların hepsi domuzlar tarafından yenir.All the apples that fall are eaten by the pigs.
Elma bir bıçakla onun tarafından ikiye kesildi.The apple was cut in two by her with a knife.
Buzdolabının kapağını açtığımda, bir elma düştü.When I opened the door of the refrigerator, an apple fell out.
Sepetteki elmaları say.Count the apples in the basket.
Lütfen birkaç elma satın alın.Please buy a few apples.
Meyve bahçesi uzmanı bir elma tomurcuğunu kök gövde üzerine aşıladı.The orchardist grafted an apple bud onto the rootstock.
Kaç tane elma var?How many apples are there?
Gulca'nın pek çok türden elmaları vardır.Ghulja has very many kinds of apples.
O bir elma yiyor.He's eating an apple.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod