Ana içeriğe geç
Sözlük

elm ile cümle

elm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Rengi uçuk pembedir, elmasların en nadir bulunanlarından biridir. .Reine rote Diamanten sind die seltensten unter allen Diamanten.
Elma göz kurdu.Rund um den Apfel.
Umurca köyü Elmalı olarak da bilinir.Der bekannte Ort ist auch als Apfelanbaugebiet bedeutsam.
Bütün bu yaşananlar sonrası elma ağacında yalnızca çok az sayıda elma kalmıştır.Dabei tragen die Bäume nur wenige Äpfel.
Elmaya olan düşkünlüğü sık sık dile getirilir.Die Stimme des Männchens ist häufig zu hören.
Elmacık, Adıyaman ilinin merkeze bağlı bir köyüdür.Der Name einer Provinz entspricht dem Namen ihrer Hauptstadt.
Daha sonra Elmalı mahallesi boşalmış, Badirgens mahallesine taşınmıştır.Danach war er mit den Lützowern dem Standort Kleve am Niederrhein zugeteilt.
"Katrat" elde etmiş olan elmas yüzük değildi.Der im Ring ehemals eingefasste Schmuckstein ist nicht erhalten.
İlk ve orta tahsilini Elmalı'da yaptı.Im Mittleren und Oberen Jura entstanden die ersten Eidechsen.
En sevdikleri ise A Nightmare on Elm Street ve The Texas Chainsaw Massacre.Alterskennzeichnung für A Nightmare on Elm Street.
Elma, Armut v.b. meyvelerde yetişmektedir.Im Obstbau werden v. a. Äpfel angebaut.
Elma üreticiliği de yapılmaktadır.Auch die Herstellung von Butter wird dargestellt.
Cider olarak da bilinen elma şarabının damıtılmasıyla elde edilir.Es wird auch der gleichnamige Apfelwein serviert.
Bal aşkı, sevgiyi, elma ise dostluğu temsil eder.Der Honig soll dabei die Liebe symbolisieren, der Apfel die Freundschaft und die Milch die Fruchtbarkeit.
Bu elmalar olgunlaşmış.Wenn die Äpfel reif sind.
Elmas Sutra 32 bölümden oluşmaktadır.Das relativ lange Diamant-Sutra untergliedert sich in 32 Abschnitte.
Elminster en büyük ve en nefret ettiği ancak hiçbir zaman ortadan kaldıramadığı düşmanıdır.Für Emma ist dies der schlimmste Schlag, den sie nicht mehr verkraften kann.
Elmiro bunun içn kızına karşı büyük kızgınlık göstermiştir.Der wütende Elmiro führt seine Tochter fort.
Nazmi Elmas İlköğretim Okulu) vardır.Christliche Lehre).
Elmas ve gümüşü severlerdi.Er benutzte gerne bestimmte Gold- und Silbertöne.
Bu kutuda beş elma vardır.Cette boîte contient cinq pommes.
Yorgundu ve bir elma ağacına yaslandı.Elle était fatiguée, et s'est appuyée sur un pommier.
Kaç elma?Combien de pommes ?
Elma soymayı biliyorum.Je sais éplucher une pomme.
Elma alın ve onu ikiye bölün.Prenez la pomme et divisez-la en deux.
Kutuda altı elma var.Il y a six pommes dans la boîte.
Elmas doğal olarak serttir.Le diamant est dur par nature.
Elmasın güzel bir parıltısı var.Le diamant a un bel éclat.
O bana bir elma verdi.Il m'a donné une pomme.
Millie bir elma yiyor.Millie mange une pomme.
Bu yeşil bir elmadır.Ceci est une pomme verte.
Bir elmam var.J'ai une pomme.
Tom elması çaldı.Tom a volé le diamant.
Hanımım, elmalı tarta bayılır.Ma femme adore la tarte aux pommes.
Bu elmaların bir kısmı çürük.Ces pommes sont en partie abimées.
Tom bir elmas ve bir zümrüt arasındaki farkı bilmiyor.Tom ne connaît pas la différence entre un diamant et une émeraude.
Bu elmaslar Güney Afrika'dan geliyorlar.Ces diamants viennent d'Afrique du Sud.
Nikki, Paulo'nun yönlendiricisi ve görünen o ki ilişkisinden daha çok elmasları önemsemektedir.Nikki manipule Paulo et semble s'inquiéter davantage des diamants que de leur relation.
Adından da anlaşılacağı gibi, Diamantina 18. ve 19. yüzyıllarda elmas madenciliği merkezi idi.Comme son nom le laisse entendre, Diamantina était le centre minier de diamants aux XVIIIe et XIXe siècles.
Şehrin Ryonggang (룡 강군) ilçesinde yetişen elmalar tanınmış yerel ürünlerdendir.Les pommes cultivées dans le district de Ryonggang (룡 강군 )sont un produit local célèbre.
Kazadan sonra Paulo, Nikki'nin kendisini sadece elmasları elde etmek için kullandığından şüphelenir.Après le crash, Paulo soupçonne Nikki d'être avec lui juste pour obtenir les diamants.
Yemeğe, en çok, elma gibi kolayca sindirilebilen bir meyveyle başlanırdı.Un repas commençait idéalement avec des fruits facilement digestes comme des pommes.
Gökten üç elma düşer.On dénombre trois types de pommes à cidre.
Doğal mavi elmas.Diamant naturel.
Kazadan seksen bir gün sonra Nikki, Paulo'nun elmasları kendinden sakladığını öğrenir.Quatre-vingts jours après le crash, Nikki découvre que Paulo lui cachait les diamants.
Bal aşkı, sevgiyi, elma ise dostluğu temsil eder.Le miel symbolise l'amour, les pommes l'amitié et le lait l'affection.
Paulo, tuvalete giderek elmasları alır ve iç çamaşırına saklar.Paulo retourne aux toilettes pour rechercher les diamants, les cachant dans ses sous-vêtements ensuite.
Fath Ali Şah Kaçar'ın adı elmasın bir yüzüne yazıldı.Fath Ali Shah Qajar a son nom inscrit sur l'une des faces de ce diamant.
Elmas, mükemmel bir elektrik izolatörüdür.Ce gaz est un excellent isolant électrique.
Elmas Play Düğmesi, 10.000.000 aboneye ulaşan kanallar için.Bouton de diamant, pour les chaînes de plus de dix millions d'abonnés.
Örneğin bu elmanın varolduğunu söyleyebilir miyim?Est-ce que ça remue, une pomme ? .
Tell bu güç işi başarır ve oğlunu yaralamadan elmayı ikiye böler.Tell s'exécute et coupe le fruit en deux sans toucher l'enfant.
Fotoğraflarda en son Elm Sokağı'nda yürürken görülmektedir.Sur les derniers clichés où elle apparait marchant vers l'est sur la rue d'Elm Street.
Elmo, Olwë ve Elwë’nin kardeşidir.Elmo est le petit frère d'Elwë et d'Olwë.
Elmaları lavaboda yıkadım.Palettes en bois à Lavazan.
Abubaker Kaki Khamis (doğum 21 Haziran 1989, Elmuglad) Sudanlı atlet.Abubaker Kaki Khamis (né le 21 juin 1989 à Elmuglad) est un athlète soudanais spécialiste du demi-fond.
Elmalı Kilise küçük bir mağara kilisesidir.La chapelle représente une petite église.
Elmasların yaklaşık 200 km kadar derinliklerde oluştuğu düşünülmektedir.Son diamètre est estimé à 100 km.
Yerelnet ElmalıJablonec Jablonná
Ardından elma tatlısı yenilir.Faut-il tailler les pommiers ?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod