Bu elmalar ucuz.These apples were cheap.
Bu elmalar ucuzdu.These apples were cheap.
Bu elmalar lezzetli.These apples are delicious.
Bu elmalar pahalıydı.These apples were expensive.
Bu elmalar çoğa mal olmadı.These apples didn't cost much.
Bu elmalar gerçekten lezzetli.These apples are really delicious.
Elmayı soy.Peel the apple.
Elmayı soyun.Peel the apple.
Tom, Mary'nin ona verdiği elmayı yedi.Tom ate the apple Mary gave him.
O elmalar güzel görünüyor.Those apples look lovely.
Anne oğluna bir elma veriyor.The mother gives her son an apple.
Elma mı yoksa şeftali mi istersin?Do you want apple or peach?
Bu elmas yüzük bir servete mal oluyor.This diamond ring costs a fortune.
Tom bir elma soydu.Tom peeled an apple.
Bu elmalar çok büyük.These apples are very big.
Bence Tom, Mary'nin elmas yüzüğünü çalan kişi.I think Tom is the one who stole Mary's diamond ring.
Ne kadar sık cennet elması yiyorsun?How often do you eat persimmons?
Bugün bir elma yedin mi?Did you eat an apple today?
Tom başka birinin elmasını yedi.Tom ate someone else's apple.
Elmaların var mı?Do you have apples?
Tom kendisi için en büyük elmayı aldı.Tom took the largest apple for himself.
Mary'nin elmalı turtayı sevip sevmediğini Tom'un bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows if Mary likes apple pie or not.
Her çocuğa bir elma verdim.I gave each boy an apple.
Kaç tane elma kaldı?How many apples are left?
Elmalar şimdi ucuz.Apples are cheap now.
Leyla silahla vuruldu ve elmasları kayboldu.Layla was shot and her diamonds disappeared.
Tom, Mary'ye elmas bir bilezik verdi.Tom gave Mary a diamond bracelet.
Tom'a birkaç elma verdim.I gave Tom a couple of apples.
Mary, Tom'un son elmayı yemeyeceğini umduğunu söyledi.Mary said she hopes Tom won't eat the last apple.
Mary elmasları nerede sakladığını Tom'a gösterdi.Mary showed Tom where she hid the diamonds.
Tom elmasları nereye sakladığını Mary'ye gösterdi.Tom showed Mary where he hid the diamonds.
Tom Mary ve John'u elma çalarken yakaladı.Tom caught Mary and John stealing apples.
Tom, ona verdiğin elmayı yemedi.Tom didn't eat the apple you gave him.
Tom bir sepet elma aldı.Tom bought a basket full of apples.
Ne kadar elma sosu almalıyım?How much applesauce should I buy?
Sen ne kadar elma sosu satın aldın?How much applesauce did you buy?
Tom ne kadar elma sosu yedi?How much applesauce did Tom eat?
Tom ona verdiğin elmayı yedi.Tom ate the apple you gave him.
Elmanın tanesi kaça geliyor?How much does an apple cost?
Tom bir elma ağacının gölgesinde oturuyor.Tom is sitting in the shade of the apple tree.
Tom biraz elmalı turta yemek istedi.Tom wanted to eat some apple pie.
Elmaslar ucuz değil.Diamonds aren't cheap.
Tom'un evinin arkasındaki ağacın elmaları çok lezzetli.The apples from the tree behind Tom's house are very delicious.
Elmaları pek fakla sevmem.I don't like apples very much.
Tom, onu soymadan önce elmayı yıkadı.Tom washed the apple before he peeled it.
Tom elmayı yıkadı ve yemeye başladı.I don't love my wife anymore.
Tom bir elma seçti ve onu Mary'ye uzattı.Tom picked an apple and handed it to Mary.
Hangisini daha çok beğeniyorsun, muz mu yoksa elma mı?Which do you like better, bananas or apples?
Tom bu elmayı bana verdi.Tom gave this apple to me.
Tom bana bu elmayı verdi.Tom gave me this apple.
Tom bana bu elmayı veren kişidir.Tom is the one who gave me this apple.
Tom bir elmayı Mary'ye attı.Tom threw an apple to Mary.
Tom, Mary'ye bir elma attı.Tom threw Mary an apple.
Sami elmas yüzüğünü yanına aldı.Sami took the diamond ring with him.
Bütün bu elmalar çürük.All of these apples are rotten.
Bu elmaların hepsi çürük.These apples are all rotten.
Bir elma yıkadı.He washed an apple.
Sami elmas yüzüğünü geri istedi.Sami wanted his diamond ring back.
Sami annesinin gözünün elmasıydı.Sami was the apple of his mother's eye.
Bir elma yiyeceksin.You will eat an apple.