Ana içeriğe geç
Sözlük

elm ile cümle

elm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Çocuğun cebinde bir elma var.There is an apple in the boy's pocket.
Bu ağaçta, her dalda bir elma var.On this tree, there is an apple on every branch.
Tom çitin üzerine tırmandı ve ağaçtan birkaç elma kopardı.Tom climbed over the fence and picked some apples from the tree.
Tom bir elma yedi.Tom ate an apple.
Geçen gece iki yeşil elma ve bir kase yeşil üzüm yedim.I ate two green apples and a bowl of green grapes last night.
Bu Jack'in elması.It is Jack's apple.
Jack'a elma veriyorum.I give Jack the apple.
Elmayı almalısın.You must take the apple.
Bu elmas gerçek mi yoksa sahte mi?Is this diamond real or fake?
Elmas saf görünüyor.The diamond appears genuine.
Tom, elma ısırırken bir dişini kırdı.Tom broke a tooth biting into an apple.
Tom, elma yerken bir dişini kırmış.Tom broke a tooth biting into an apple.
Tom bir elma soyarken kazara kendini kesti.Tom accidentally cut himself while peeling an apple.
Sen elmaları portakallarla karşılaştırıyorsun.You're comparing apples with oranges.
Sen elmalarla armutları karıştırıyorsun.You're comparing apples with oranges.
O çilek sever ve onun kızkardeşi elma sever.She likes strawberries and her sister likes apples.
Tom elma çalarken yakalandı.Tom got caught stealing apples.
Tom bir elmalı turta ısmarladı ve ben de ısmarladım.Tom ordered apple pie, and so did I.
Bütün elmalar burada.All the apples are here.
Tom çok değerli bir elmas yüzük çaldı.Tom stole a very valuable diamond ring.
O reçel yapmak için elmaları kullandı.She used the apples to make the jam.
Mary, Tom'un kendisine verdiği elmaları elma marmelatı yapmak için kullandı.Mary used the apples that Tom gave her to make apple butter.
Elmastan daha sert bir şey yoktur.There's nothing harder than a diamond.
Süpermarketten elma, portakal, ekmek ve fıstık ezmesine ihtiyacımız var.We need apples, oranges, bread and peanut butter from the supermarket.
Elmayı John'a verdim.I gave John the apple.
Her bir çocuk iki buçuk elma aldı.The boys each received two and a half apples.
Ben sana bir elma vereceğim.I'll give you an apple.
Onları kızgın yağda pişirmeden önce çöreklerin bazılarının içine elma dilimleri koydum.I put apple slices into some of the doughnuts before I deep-fried them.
Tom merdivene tırmandı ve ağaçtan bir elma kopardı.Tom climbed up the ladder and picked an apple from the tree.
Onlar ağaçlardan elma topladı.They picked apples from the trees.
Biz elmaları yiyoruz.We are eating apples.
Biz elmaları yeriz.We eat apples.
Elmas kıymetli bir taştır.The diamond is a precious stone.
Yeğenimiz bizim için elma satın alıyor.Our nephew is buying apples for us.
Ben elma çekirdeği yemeyeceğim.I won't eat the apple's core.
Ben sık sık elmalar yerim.I often eat apples.
Anne oğullarına bir elma veriyor.The mother gives an apple to her sons.
O bir elmanın içinde yaşıyor.It lives inside an apple.
Bir elma ister misin?Do you want an apple?
Havva, Adem'e bilgi elmasını verdi.Eve gave Adam the apple of knowledge.
Bugün kaç tane elma yedin?How many apples have you eaten today?
Bazı erkek çocukları elma sevmezler.Some boys don't like apples.
Ben bir elma istemiyorum.I don't want an apple.
Bir elma suda yüzer ama bir armut yüzmez.An apple floats in water, but not a pear.
Biz ona bir elma verdik.We gave him an apple.
Tom bıçakla elmayı ikiye kesti.Tom cut the apple in half with his knife.
Tom komşunun ağacından elmalar çalardı.Tom used to steal apples from his neighbor's tree.
Elma nerede?Where is the apple?
Tom yemeden önce elmayı yıkadı.Tom washed the apple before he ate it.
Elma ne renktir?What colour is the apple?
Elma kırmızı ve sarıdır.The apple is red and yellow.
Ben elmamı yıkayacağım.I'll wash my apple.
Sen bir elma yıkayacaksın.You will wash an apple.
Ben elmalarımı yıkarım.I wash my apples.
Sen pazarda bazı elmalar sattın.You sold some apples at the market.
O, pazarda bazı elmalar sattı.She sold some apples at the market.
Pazarda bazı elmalar satardın.You used to sell some apples at the market.
Senin elmanı yıkarım.I'll wash your apple.
O elmayı senin için yıkayayım.Let me wash that apple for you.
Bu elma ne kadar?How much are these apples?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
elm ile cümle - Sayfa 11 - elm kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App