Doğuya bakan tarafta avlunun eni elli arşın olacak.Du côté de l`orient, sur les cinquante coudées de largeur du parvis,
Doğuya bakan tarafta avlunun eni elli arşın olacak.El ancho del atrio al frente, es decir, al este, será de 50 codos
Doğuya bakan tarafta avlunun eni elli arşın olacak.Gegen Morgen aber soll die Breite des Hofes haben fünfzig Ellen,
Doğuya bakan tarafta avlunun eni elli arşın olacak.Hetzelfde geldt voor de oostkant.
Doğuya bakan tarafta avlunun eni elli arşın olacak.In širjava dvorišču na vzhodni strani bodi petdeset komolcev;
Doğuya bakan tarafta avlunun eni elli arşın olacak.Înspre partea de răsărit, pe lîngă cei cincizeci de coţi pentru lăţimea curţii,
Doğuya bakan tarafta avlunun eni elli arşın olacak.Ja esipihan leveys etupuolella, itään päin, olkoon viisikymmentä kyynärää.
Doğuya bakan tarafta avlunun eni elli arşın olacak.동을 향하여 뜰 동편의 광도 오십 규빗이 될지며
Doğuya bakan tarafta avlunun eni elli arşın olacak.La larghezza del recinto sul lato orientale verso levante sarà di cinquanta cubiti
Doğuya bakan tarafta avlunun eni elli arşın olacak.Och förgårdens bredd på fram sidan, österut, skall vara femtio alnar
Doğuya bakan tarafta avlunun eni elli arşın olacak.og Forgårdens Bredside mod Øst skal være halvtredsindstyve Alen lang.
Doğuya bakan tarafta avlunun eni elli arşın olacak.På den andre tverrside, som vender frem mot øst, skal forgården også holde femti alen i bredden.
Doğuya bakan tarafta avlunun eni elli arşın olacak.Semelhantemente a largura do átrio do lado que dá para o nascente será de cinqüenta côvados.
Doğuya bakan tarafta avlunun eni elli arşın olacak.Szerokość zaś sieni na przedniej stronie, na wschód słońca, pięćdziesiąt łokci.
Doğuya bakan tarafta avlunun eni elli arşın olacak.Και το πλατος της αυλης κατα το ανατολικον πλευρον το προς ανατολας θελει εισθαι πεντηκοντα πηχων.
Doğuya bakan tarafta avlunun eni elli arşın olacak.И в ширину двора с передней стороны к востоку – завесы пятидесяти локтей.
Doğuya bakan tarafta avlunun eni elli arşın olacak.Широчината на двора на предната страна, към изток, да бъде петдесет лакътя.
Doğuya bakan tarafta avlunun eni elli arşın olacak.ורחב החצר לפאת קדמה מזרחה חמשים אמה׃
Doğuya bakan tarafta avlunun eni elli arşın olacak.وعرض الدار الى جهة الشرق نحو الشروق خمسون ذراعا.
Doğuya bakan tarafta avlunun eni elli arşın olacak.院 子 的 東 面 要 寬 五 十 肘
Doğuya bakan tarafta avlunun eni elli arşın olacak.院子 的 東面 要 寬 五十 肘
Dünyada bir milyar çocuk var ve bunların yüzde ellisinin evinde ya da okulda elektriği yok.세상에는 10억여명의 아이들이 있습니다 그 중 50%는 전기가 공급되지 않는 집과 학교에서 생활합니다
Dünyada bir milyar çocuk var ve bunların yüzde ellisinin evinde ya da okulda elektriği yok.Có một tỷ trẻ em trên thế giới, và 50% trong số chúng không có được nguồn điện tai nhà hay tại trường.
Dünyada bir milyar çocuk var ve bunların yüzde ellisinin evinde ya da okulda elektriği yok.Egymilliárd gyerek él a világon, és 50%-uk nem rendelkezik árammal otthon vagy az iskolában.
Dünyada bir milyar çocuk var ve bunların yüzde ellisinin evinde ya da okulda elektriği yok.Há mil milhões de crianças no mundo e 50% delas não tem eletricidade em casa ou na escola.
Dünyada bir milyar çocuk var ve bunların yüzde ellisinin evinde ya da okulda elektriği yok.Na světě žije jedna miliarda dětí a 50 procent z nich nemá přístup k elektřině doma nebo ve škole.
Dünyada bir milyar çocuk var ve bunların yüzde ellisinin evinde ya da okulda elektriği yok.Na świecie żyje miliard dzieci. 50% z nich nie ma dostępu do elektryczności w domu ani szkole.
Dünyada bir milyar çocuk var ve bunların yüzde ellisinin evinde ya da okulda elektriği yok.Sunt un miliard de copii în lume, şi 50% dintre ei nu au electricitate acasă sau la şcoală.
Dünyada bir milyar çocuk var ve bunların yüzde ellisinin evinde ya da okulda elektriği yok.В мире сегодня насчитывается порядка миллиарда детей, и у половины из них нет электричества дома и в школе.
Dünyada bir milyar çocuk var ve bunların yüzde ellisinin evinde ya da okulda elektriği yok.По света има един милиард деца и 50 процента от тях нямат електричество в къщи или в училище.
Dünyada bir milyar çocuk var ve bunların yüzde ellisinin evinde ya da okulda elektriği yok.У світі є один мільярд дітей, і 50% з них не мають електроенергії вдома та в школі.
Dünyada bir milyar çocuk var ve bunların yüzde ellisinin evinde ya da okulda elektriği yok.ישנם מיליארד ילדים בעולם, ולמחציתם אין חשמל בבית ובבית הספר.
Dünyada bir milyar çocuk var ve bunların yüzde ellisinin evinde ya da okulda elektriği yok.هناك مليار طفل في العالم، وخمسون في المائة منهم ليس لديه كهرباء في المنزل أو المدرسة.
Dünyada bir milyar çocuk var ve bunların yüzde ellisinin evinde ya da okulda elektriği yok.そのうち半分は家や学校で 電気を使うことができません 国によっては -- 例えばアフガニスタンでは --
Dunyadaki bilgisayarlarin yuzde ellisi geridonusum icin Cine gidiyor.50% de la totalité des ordinateurs finissent par être recyclés en Chine.
Dunyadaki bilgisayarlarin yuzde ellisi geridonusum icin Cine gidiyor.50 de procente din calculatoarele lumii ajung în China pentru a fi reciclate.
Dunyadaki bilgisayarlarin yuzde ellisi geridonusum icin Cine gidiyor.50 % der Computer auf der Welt landen zum Recycling in China.
Dunyadaki bilgisayarlarin yuzde ellisi geridonusum icin Cine gidiyor.50% komputerów na świecie kończy w recyclingu w Chinach.
Dunyadaki bilgisayarlarin yuzde ellisi geridonusum icin Cine gidiyor.50 procent počítačů na světě končí v Číně na recyklaci.
Dunyadaki bilgisayarlarin yuzde ellisi geridonusum icin Cine gidiyor.50% van de computers komen in China terecht voor recycling.
Dunyadaki bilgisayarlarin yuzde ellisi geridonusum icin Cine gidiyor.50 процента от световните компютри в крайна сметка се оказват в Китай за рециклиране.
Dunyadaki bilgisayarlarin yuzde ellisi geridonusum icin Cine gidiyor.50 في المئة من أجهزة الكمبيوتر في العالم تنتهي في الصين لإعادة تدويرها.
Dunyadaki bilgisayarlarin yuzde ellisi geridonusum icin Cine gidiyor.Il 50 % dei computer del mondo finisce in Cina per essere riciclato.
Dunyadaki bilgisayarlarin yuzde ellisi geridonusum icin Cine gidiyor.전 세계 컴퓨터의 절반은 재활용을 위해 중국으로 보내집니다.
Dunyadaki bilgisayarlarin yuzde ellisi geridonusum icin Cine gidiyor.Половина компьютеров со всего мира перерабатывается в Китае как вторсырьё.
Dunyadaki bilgisayarlarin yuzde ellisi geridonusum icin Cine gidiyor.מחצית מכלל המחשבים בעולם מגיעים בסופו של דבר לסין למיחזור.
Dunyadaki bilgisayarlarin yuzde ellisi geridonusum icin Cine gidiyor.中国では電子ゴミと呼ばれています
Eğer Oh Ha Ni ilk elliye girerse onu sırtına alıp okulu gezdireceğine söz vermiştin.Du lovade henne å bära henne på din rygg runt skolan om Ha Ni kommer in i speciella studie .rummet
Eğer Oh Ha Ni ilk elliye girerse onu sırtına alıp okulu gezdireceğine söz vermiştin.Du lovede at du ville bære hende rundt om skolen hvis vores Ha Ni klarede at komme ind i læsehallen.
Eğer Oh Ha Ni ilk elliye girerse onu sırtına alıp okulu gezdireceğine söz vermiştin.Em đã hứa sẽ cõng Ha Ni quanh trường nếu con bé vào được lớp học đặc biệt.
Eğer Oh Ha Ni ilk elliye girerse onu sırtına alıp okulu gezdireceğine söz vermiştin.Je hebt beloofd om onze Ha Ni rond de school op je rug te dragen als ze in de speciale studie hal zou komen.
Eğer Oh Ha Ni ilk elliye girerse onu sırtına alıp okulu gezdireceğine söz vermiştin.Kamu berjanji akan menggendong dia keliling sekolah jika Ha Ni masuk papan study.
Eğer Oh Ha Ni ilk elliye girerse onu sırtına alıp okulu gezdireceğine söz vermiştin.우리 하니가 자습실 들어가면 업고 한바퀴 돈대메?
Eğer Oh Ha Ni ilk elliye girerse onu sırtına alıp okulu gezdireceğine söz vermiştin.Obiecałeś, że przewieziesz ją na plecach wokół szkoły jeśli Oh Ha Ni dostanie się na listę.
Eğer Oh Ha Ni ilk elliye girerse onu sırtına alıp okulu gezdireceğine söz vermiştin.Sľúbil si, že ju ponesieš na chrbte, keď sa dostane do špeciálnej učebne.
Eğer Oh Ha Ni ilk elliye girerse onu sırtına alıp okulu gezdireceğine söz vermiştin.Υποσχέθηκες να την κουβαλίσεις γύρω από το σχολείο αν η Χα Νι μας έμπαινε στο σπέσιαλ δωμάτιο διαβάσματος.
Eğer Oh Ha Ni ilk elliye girerse onu sırtına alıp okulu gezdireceğine söz vermiştin.Обеща да я носиш на гърба си около училището, ако нашата Ха Ни влезе в специалната занималня.
Eğer Oh Ha Ni ilk elliye girerse onu sırtına alıp okulu gezdireceğine söz vermiştin.Ты обещал, что если наша Ха Ни попадет в список лучших, понесешь ее на спине.
Eğer Oh Ha Ni ilk elliye girerse onu sırtına alıp okulu gezdireceğine söz vermiştin.הבטחת להרכיב אותה על הגב מסביב לבית-הספר אם היא תכנס לחדר הלימוד המיוחד.
Eğer Oh Ha Ni ilk elliye girerse onu sırtına alıp okulu gezdireceğine söz vermiştin.انت وعدتها بانك ستحملها على ظهرك حول المدرسة اذا دخلت قاعة الطلاب المميزين