Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.On fit cinquante agrafes d`airain, pour assembler la tente, afin qu`elle formât un tout.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Sitten tehtiin viisikymmentä vaskihakasta, joilla teltta liitettiin yhteen, niin että siitä tuli yhtenäinen.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Uczynił też haczyków miedzianych pięćdziesiąt, do spięcia namiotu, aby był jeden.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Udělal k tomu haklíků měděných padesáte k spojení stánku, aby byl jedno.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Und machte je fünfzig eherne Haken, daß die Hütte damit zusammen in eins gefügt würde.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Εκαμεν ετι πεντηκοντα περονας χαλκινας, δια να συναψη την σκηνην, ωστε να ηναι μια.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.и сделал пятьдесят медных крючков для соединения покрова, чтобсоставилось одно целое .
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Направи и петдесет медни куки, за да съедини покрива в едно цяло.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.ויעש קרסי נחשת חמשים לחבר את האהל להית אחד׃
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.وصنع خمسين شظاظا من نحاس. ليصل الخيمة لتصير واحدة.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.又 作 五 十 個 銅 鉤 、 使 罩 棚 連 成 一 個
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.又 作 五十 個 銅鉤 、 使 罩棚 連 成 一 個
Cevabımız-- umarım doğrudur çünkü yanımda hesap makinesi yok-- seksen beş bin beş yüz elli dört.그래서 답은, 바라건대 --- 계산기를 가지고 있지 않습니다 --- 85,554 이고,
Cevabımız-- umarım doğrudur çünkü yanımda hesap makinesi yok-- seksen beş bin beş yüz elli dört.85,554 です. ケアレスミスをしていないと仮定してのことです.
Cevabımız-- umarım doğrudur çünkü yanımda hesap makinesi yok-- seksen beş bin beş yüz elli dört.Donc la réponse, à priori -- je n'ai pas de calculette avec moi -- est 85 554.
Cevabımız-- umarım doğrudur çünkü yanımda hesap makinesi yok-- seksen beş bin beş yüz elli dört.Resultatet på det regnestykke er 85554.
Cevabımız-- umarım doğrudur çünkü yanımda hesap makinesi yok-- seksen beş bin beş yüz elli dört.اذاً الناتج يكون 85554
Çevremizdeki uluslardan bize gelenlerin dışında Yahudilerden ve yetkililerden yüz elli kişi soframa otururdu.또 내 상에는 유다 사람들과 민장들 일백 오십인이 있고 그 외에도 우리 사면 이방인 중에서 우리에게 나아온 자들이 있었는데
Çevremizdeki uluslardan bize gelenlerin dışında Yahudilerden ve yetkililerden yüz elli kişi soframa otururdu.Přesto Židé a knížat půl druhého sta osob, a kteříž přicházeli k nám z národů okolních, jídali u stolu mého.
Çevremizdeki uluslardan bize gelenlerin dışında Yahudilerden ve yetkililerden yüz elli kişi soframa otururdu.והיהודים והסגנים מאה וחמשים איש והבאים אלינו מן הגוים אשר סביבתינו על שלחני׃
Çevremizdeki uluslardan bize gelenlerin dışında Yahudilerden ve yetkililerden yüz elli kişi soframa otururdu.وكان على مائدتي من اليهود والولاة مئة وخمسون رجلا فضلا عن الآتين الينا من الامم الذين حولنا.
Çevremizdeki uluslardan bize gelenlerin dışında Yahudilerden ve yetkililerden yüz elli kişi soframa otururdu.除 了 從 四 圍 外 邦 中 來 的 猶 大 人 以 外 、 有 猶 大 平 民 和 官 長 、 一 百 五 十 人 在 我 席 上 喫 飯
Çevremizdeki uluslardan bize gelenlerin dışında Yahudilerden ve yetkililerden yüz elli kişi soframa otururdu.除了 從 四 圍 外邦 中來 的 猶大人 以外 、 有 猶大 平民 和 官長 、 一百五十 人 在 我 席上 喫飯
Çünkü eğer yedi üzeri yüz artı yedi üzeri elli olsaydı, yapabileceğim çok az şey olurdu.7 의 100 제곱 더하기 7 의 50 제곱을 하고 있다면 실제로 여기에서 할 일이 별로 없기 때문입니다
Çünkü eğer yedi üzeri yüz artı yedi üzeri elli olsaydı, yapabileceğim çok az şey olurdu.Hvis vi i stedet skal lægge 7 i hundredende plus 7 i halvtredsende sammen, kan vi ikke reducere det.
Çünkü eğer yedi üzeri yüz artı yedi üzeri elli olsaydı, yapabileceğim çok az şey olurdu.Kdybych měl totiž spočítat 7 na stou plus 7 na padesátou, tak s tím nic nenadělám.
Çünkü eğer yedi üzeri yüz artı yedi üzeri elli olsaydı, yapabileceğim çok az şey olurdu.Perché se avessi avuto 7^100 + 7^50 ci sarebbe stato in realtà ben poco da fare.
Çünkü eğer yedi üzeri yüz artı yedi üzeri elli olsaydı, yapabileceğim çok az şey olurdu.Porquê se eu tiver sete à 100a potência mais sete à 50a potência, então há muito pouco que eu poderia fazer.
Çünkü eğer yedi üzeri yüz artı yedi üzeri elli olsaydı, yapabileceğim çok az şey olurdu.Porque si tuviera siete a las cien más siete a la cincuenta potencia, hay muy poco que podría hacer aquí.
Çünkü eğer yedi üzeri yüz artı yedi üzeri elli olsaydı, yapabileceğim çok az şey olurdu.Want als ik zeven tot de honderdste heb plus zeven tot de vijftigste, dan kan ik niet veel doen hier.
Çünkü eğer yedi üzeri yüz artı yedi üzeri elli olsaydı, yapabileceğim çok az şey olurdu.Was ergibt das? Wir haben 2 mal 2 mal 2 mal 2 mal 2 mal 2 mal 2 mal 2.
Çünkü eğer yedi üzeri yüz artı yedi üzeri elli olsaydı, yapabileceğim çok az şey olurdu.Тому, що, якщо було б 7 у сотій степені плюс 7 у п'ятдесятій, тут майже нічого не можна було б зробити.
Çünkü eğer yedi üzeri yüz artı yedi üzeri elli olsaydı, yapabileceğim çok az şey olurdu.لأنه اذا كان لدينا 7^100 + 7^50 سيكون علينا القيام بالعديد من الاشياء هنا
Çünkü eğer yedi üzeri yüz artı yedi üzeri elli olsaydı, yapabileceğim çok az şey olurdu.これに対し、行えることは実際には非常に少ないです。 この数は、簡素化できません。
Daha sonra Ulusal AIDS Komıtesi'nin başkanı oldu ve bütçeyi elli kat artırdı.그리고 나서 그는 국제 에이즈 위원회의 의장이 되었고요. 그리고 예산을 50배 늘리더군요.
Daha sonra Ulusal AIDS Komıtesi'nin başkanı oldu ve bütçeyi elli kat artırdı.A devenit directorul Comitetului Național SIDA și a crescut bugetul de cincizeci de ori.
Daha sonra Ulusal AIDS Komıtesi'nin başkanı oldu ve bütçeyi elli kat artırdı.A Nemzeti AIDS Bizottság elnöke lett és ötvenszeresére növelte a költségvetést.
Daha sonra Ulusal AIDS Komıtesi'nin başkanı oldu ve bütçeyi elli kat artırdı.Dia menjadi ketua komite AIDS nasional dan meningkatkan budget 50 kali lipat.
Daha sonra Ulusal AIDS Komıtesi'nin başkanı oldu ve bütçeyi elli kat artırdı.Ele veio a ser o presidente do Comité Nacional da SIDA e aumentou o orçamento em 50 vezes.
Daha sonra Ulusal AIDS Komıtesi'nin başkanı oldu ve bütçeyi elli kat artırdı.Er wurde der Vorsitzende des Nationalen AIDS Kommittees und erhöhte das Budget fünzigfach.
Daha sonra Ulusal AIDS Komıtesi'nin başkanı oldu ve bütçeyi elli kat artırdı.Han blev ordförade i den nationella AIDS kommitten och femtiodubblade budgeten.
Daha sonra Ulusal AIDS Komıtesi'nin başkanı oldu ve bütçeyi elli kat artırdı.Hij werd de voorzitter van de Nationale Aidscommissie en verhoogde het budget met factor 50.
Daha sonra Ulusal AIDS Komıtesi'nin başkanı oldu ve bütçeyi elli kat artırdı.Il est devenu le président du Comité National SIDA et a multiplié le budget par cinquante.
Daha sonra Ulusal AIDS Komıtesi'nin başkanı oldu ve bütçeyi elli kat artırdı.Lui divenne presidente del Comitato Nazionale per l'AIDS ed moltiplicò il budget per cinquanta.
Daha sonra Ulusal AIDS Komıtesi'nin başkanı oldu ve bütçeyi elli kat artırdı.Ông ấy trở thành chủ tịch của Hội đồng AIDS quốc gia và tăng ngân sách lên 50 lần.
Daha sonra Ulusal AIDS Komıtesi'nin başkanı oldu ve bütçeyi elli kat artırdı.Se convirtió en presidente de la Comisión Nacional del SIDA e incrementó el presupuesto en 50 veces.
Daha sonra Ulusal AIDS Komıtesi'nin başkanı oldu ve bütçeyi elli kat artırdı.Stal sa vedúcim Národného výboru pre AIDS a rozpočet na danú kauzu znásobil päťdesiatkrát.
Daha sonra Ulusal AIDS Komıtesi'nin başkanı oldu ve bütçeyi elli kat artırdı.Stal se předsedou Národního výboru AIDS a zvýšil rozpočet 50-násobně.
Daha sonra Ulusal AIDS Komıtesi'nin başkanı oldu ve bütçeyi elli kat artırdı.Został głową Komitetu ds. AIDS, a nasz budżet powiększył się 50 razy.
Daha sonra Ulusal AIDS Komıtesi'nin başkanı oldu ve bütçeyi elli kat artırdı.Διορίστηκε Πρόεδρος της Εθνικής Επιτροπής AIDS και αύξησε τον προϋπολογισμό πενήντα φορές.
Daha sonra Ulusal AIDS Komıtesi'nin başkanı oldu ve bütçeyi elli kat artırdı.Он стал председателем национального комитета по СПИДу и увеличил бюджет в пятьдесят раз.
Daha sonra Ulusal AIDS Komıtesi'nin başkanı oldu ve bütçeyi elli kat artırdı.Той стана председател на Националния комитет по СПИН и увеличи бюджета петдесет пъти.
Daha sonra Ulusal AIDS Komıtesi'nin başkanı oldu ve bütçeyi elli kat artırdı.הוא נהיה יו"ר האגודה למלחמה באיידס והגדיל את התקציב בחמישים אחוז.
Daha sonra Ulusal AIDS Komıtesi'nin başkanı oldu ve bütçeyi elli kat artırdı.وقد اصبح عضو مجلس في لجنة محاربة الايدز القومية مما زاد ميزانيتنا الى الضعف
Daha sonra Ulusal AIDS Komıtesi'nin başkanı oldu ve bütçeyi elli kat artırdı.予算を50倍に増やしました すべての大臣が 裁判官も エイズ教育に取り組むことになりました
Daha yüksek bir bayan 1309 elli높은 부인 1309년 쉰
Daha yüksek bir bayan 1309 elli1309年50 その時
Daha yüksek bir bayan 1309 elliגבר גבוה 9 50 13
Daha yüksek bir bayan 1309 elliأعلى سيدتي و1309 50
Diyelim ki elimde f(x) eşittir iki x kare artı yirmi x artı elli denklemi var.Diciamo che ho f(x) = 2x^2 + 20x + 50.