elli ile cümle

elli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bunu, sayıyı nasıl ifade ettiğimizden de çıkarabilirdiniz: dört bin üç yüz elli altı. -이 숫자를 어떻게 읽는지만 생각하면 찾아 낼 수 있어요 사 천, 삼 백, 그리고 오십 육이라고 읽습니다
Bunu, sayıyı nasıl ifade ettiğimizden de çıkarabilirdiniz: dört bin üç yüz elli altı. -Och det kan du komma fram till genom att bara lyssna på hur vi sade det: fyratusen, trehundra och femtiosex.
Bunu, sayıyı nasıl ifade ettiğimizden de çıkarabilirdiniz: dört bin üç yüz elli altı. -Θα μπορούσατε λοιπόν να βρείτε τη λύση από αυτό που μόλις είπατε... τέσσερις χιλιάδες, τρακόσια, πενήντα, έξι.
Bunu, sayıyı nasıl ifade ettiğimizden de çıkarabilirdiniz: dört bin üç yüz elli altı. -И вы могли бы придумать это просто основанно на том, как мы сказали четыре тысячи триста и пятьдесят шесть.
Bunu, sayıyı nasıl ifade ettiğimizden de çıkarabilirdiniz: dört bin üç yüz elli altı. -Можете да стигнете до тук, само като помислите как сме го казали: четири хиляди триста петдесет и шест.
Bunu, sayıyı nasıl ifade ettiğimizden de çıkarabilirdiniz: dört bin üç yüz elli altı. -Можете також виходити з того, як ми це промовляємо: 4 тисячі, 3 сотні та 56.
Bunu, sayıyı nasıl ifade ettiğimizden de çıkarabilirdiniz: dört bin üç yüz elli altı. -ويمكن ايجاد الحل من خلال لفظ الاعداد اربعة آلاف، ثلاثمئة، وخمس وستون
"Bu oldukça üç boru sorun, ben elli benimle konuşmak olmaz yalvarıyorum dakika. ""그것은 꽤 세 파이프 문제, 그리고 당신이 50에 대해 나에게 얘기하지 않을 구걸 분. "
"Bu oldukça üç boru sorun, ben elli benimle konuşmak olmaz yalvarıyorum dakika. ""Det är ganska tre rör problem, och jag ber att ni inte kommer tala till mig för femtio minuter. "
"Bu oldukça üç boru sorun, ben elli benimle konuşmak olmaz yalvarıyorum dakika. ""Det er ganske en tre rør problem, og jeg beder, at du ikke vil tale med mig for halvtreds minutter. "
"Bu oldukça üç boru sorun, ben elli benimle konuşmak olmaz yalvarıyorum dakika. ""Es ist ein ziemlich drei Pipe Problem, und ich bitte, dass Sie nicht mit mir sprechen für fünfzig Minuten. "
"Bu oldukça üç boru sorun, ben elli benimle konuşmak olmaz yalvarıyorum dakika. ""Este destul de o problemă de trei ţevi, şi te rog că nu veţi vorbi cu mine timp de cincizeci de minute. "
"Bu oldukça üç boru sorun, ben elli benimle konuşmak olmaz yalvarıyorum dakika. ""Es un gran problema de los tres tubos, y le ruego que no me dirige la palabra durante cincuenta minutos ".
"Bu oldukça üç boru sorun, ben elli benimle konuşmak olmaz yalvarıyorum dakika. ""É um problema bastante pipe três, e peço que você não vai falar comigo por cinqüenta minutos. "
"Bu oldukça üç boru sorun, ben elli benimle konuşmak olmaz yalvarıyorum dakika. ""E 'un bel problema dei tre tubi, ed io prego che non mi parli per cinquanta minuti ".
"Bu oldukça üç boru sorun, ben elli benimle konuşmak olmaz yalvarıyorum dakika. ""Ez elég egy három cső problémát, és könyörgöm, hogy nem beszél velem ötven perc. "
"Bu oldukça üç boru sorun, ben elli benimle konuşmak olmaz yalvarıyorum dakika. ""Het is een drie pijp probleem, en ik bid dat u niet tot mij spreken voor vijftig minuten. "
"Bu oldukça üç boru sorun, ben elli benimle konuşmak olmaz yalvarıyorum dakika. ""Jest całkiem trzy problemu rury, i błagam, że nie będzie mówić do mnie przez pięćdziesiąt minut ".
"Bu oldukça üç boru sorun, ben elli benimle konuşmak olmaz yalvarıyorum dakika. ""Je to celkom problém, tri trúbky, a prosím, že nebudete so mnou hovoriť za päťdesiat minút. "
"Bu oldukça üç boru sorun, ben elli benimle konuşmak olmaz yalvarıyorum dakika. ""Je to docela problém, tři trubky, a prosím, že nebudete se mnou mluvit za padesát minut. "
"Bu oldukça üç boru sorun, ben elli benimle konuşmak olmaz yalvarıyorum dakika. ""Nó là một ống vấn đề, và tôi cầu xin rằng bạn sẽ không nói chuyện với tôi cho năm mươi phút. "
"Bu oldukça üç boru sorun, ben elli benimle konuşmak olmaz yalvarıyorum dakika. ""On aika kolmen putken ongelma, ja pyydän, ettet puhu minulle jo viisikymmentä minuuttia. "
"Bu oldukça üç boru sorun, ben elli benimle konuşmak olmaz yalvarıyorum dakika. ""To je precej tri cevi problem, in prosim, da ne bo govoril z mano za petdeset minut. "
"Bu oldukça üç boru sorun, ben elli benimle konuşmak olmaz yalvarıyorum dakika. ""Είναι αρκετά τριών πρόβλημα σωλήνα, και ικετεύω ότι δεν θα μιλήσει σε μένα για πενήντα λεπτά. "
"Bu oldukça üç boru sorun, ben elli benimle konuşmak olmaz yalvarıyorum dakika. ""Вполне три трубы проблемы, и я прошу, чтобы вы не будете говорить мне за пятьдесят минут. "
"Bu oldukça üç boru sorun, ben elli benimle konuşmak olmaz yalvarıyorum dakika. ""Това е доста три тръба проблем, и аз ви моля, че няма да говори с мен за петдесет минути. "
"Bu oldukça üç boru sorun, ben elli benimle konuşmak olmaz yalvarıyorum dakika. ""Цілком три труби проблеми, і я прошу, щоб ви не будете говорити мені за п'ятдесят хвилин. "
"Bu oldukça üç boru sorun, ben elli benimle konuşmak olmaz yalvarıyorum dakika. ""זה די בעיה three צינור, ואני מבקש כי לא תוכל לדבר איתי במשך חמישים דקות ".
"Bu oldukça üç boru sorun, ben elli benimle konuşmak olmaz yalvarıyorum dakika. ""إنه هو تماما مشكلة الأنابيب الثلاثة ، وأتوسل أنك لن التحدث معي لمدة خمسين دقيقة ".
"Bu oldukça üç boru sorun, ben elli benimle konuşmak olmaz yalvarıyorum dakika. "分。" 彼は、彼のタカのような鼻には至って彼の細い膝を、彼の椅子に身を丸く
"Buradayken her şeyi sömüreceğiz" dediler. ve orayı elli yıl boyunca yönettiler."Раз уж мы пришли сюда, то останемся тут и заберем все себе". (Ж1) Они захватили город и правили им 50 лет.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.A k tomu spravil päťdesiat háčkov z medi pospájať stán, aby bol jedným celkom.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.bevestigde die stevig aan elkaar met 50 kleine koperen haken.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Csinálának takarót is a sátorra, veresre festett kosbõrökbõl, és azon felül egy takarót borzbõrökbõl.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Fece cinquanta fibbie di rame, per unire insieme la tenda, così da formare un tutto unico
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Fizeram também cinqüenta colchetes de bronze, para ajuntar a tenda, para que viesse a ser um todo.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Hizo también cincuenta ganchos de bronce para unir la tienda, de manera que formara un solo conjunto
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.In napravil je petdeset bronastih zapon, da se ž njimi spoji šator v celoto.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.놋 갈고리 오십을 만들어 그 앙장을 연합하여 한 막이 되게 하고
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Lalu dibuat lima puluh kait dari perunggu untuk menyatukan kedua layar itu menjadi atap Kemah
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.làm năm chục cái móc bằng đồng, móc bức bong hiệp lại thành một.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.làm năm_chục cái móc bằng đồng , móc bức bong hiệp lại thành một .
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Och man gjorde femtio häktor av koppar för att foga tillhopa täckelset, så att det kom att utgöra ett helt.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Og de gjorde femti kobberkroker til å feste teppene sammen med så det blev ett dekke.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Og han lavede halvtredsindstyve Kobberkroge til at sammenføje Teltdækket med, så det udgjorde et Hele.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.On fit cinquante agrafes d`airain, pour assembler la tente, afin qu`elle formât un tout.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Sitten tehtiin viisikymmentä vaskihakasta, joilla teltta liitettiin yhteen, niin että siitä tuli yhtenäinen.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Uczynił też haczyków miedzianych pięćdziesiąt, do spięcia namiotu, aby był jeden.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Udělal k tomu haklíků měděných padesáte k spojení stánku, aby byl jedno.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Und machte je fünfzig eherne Haken, daß die Hütte damit zusammen in eins gefügt würde.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Εκαμεν ετι πεντηκοντα περονας χαλκινας, δια να συναψη την σκηνην, ωστε να ηναι μια.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.и сделал пятьдесят медных крючков для соединения покрова, чтобсоставилось одно целое .
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.Направи и петдесет медни куки, за да съедини покрива в едно цяло.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.ויעש קרסי נחשת חמשים לחבר את האהל להית אחד׃
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.وصنع خمسين شظاظا من نحاس. ليصل الخيمة لتصير واحدة.
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.又 作 五 十 個 銅 鉤 、 使 罩 棚 連 成 一 個
Çadırı birleştirip tek parça haline getirmek için elli tunç kopça yaptı.又 作 五十 個 銅鉤 、 使 罩棚 連 成 一 個
Cevabımız-- umarım doğrudur çünkü yanımda hesap makinesi yok-- seksen beş bin beş yüz elli dört.그래서 답은, 바라건대 --- 계산기를 가지고 있지 않습니다 --- 85,554 이고,
Cevabımız-- umarım doğrudur çünkü yanımda hesap makinesi yok-- seksen beş bin beş yüz elli dört.85,554 です. ケアレスミスをしていないと仮定してのことです.
Cevabımız-- umarım doğrudur çünkü yanımda hesap makinesi yok-- seksen beş bin beş yüz elli dört.Donc la réponse, à priori -- je n'ai pas de calculette avec moi -- est 85 554.

İlgili Sayfalar