Bundan sonra Avşalom kendisine bir savaş arabası, atlar ve önünde koşacak elli kişi hazırladı.En tid härefter skaffade Absalom sig vagn och hästar, därtill ock femtio man som löpte framför honom.
Bundan sonra Avşalom kendisine bir savaş arabası, atlar ve önünde koşacak elli kişi hazırladı.I stalo se potom, že sobě najednal Absolon vozů a koní a padesáte mužů, kteříž by běhali před ním.
Bundan sonra Avşalom kendisine bir savaş arabası, atlar ve önünde koşacak elli kişi hazırladı.I stało się potem, że sobie nasprawiał Absalom wozów, i koni, i pięćdziesiąt mężów, którzy chodzili przed nim.
Bundan sonra Avşalom kendisine bir savaş arabası, atlar ve önünde koşacak elli kişi hazırladı.이 후에 압살롬이 자기를 위하여 병거와 말들을 준비하고 전배 오십명을 세우니라
Bundan sonra Avşalom kendisine bir savaş arabası, atlar ve önünde koşacak elli kişi hazırladı.Lõn pedig annakutána, szerze magának Absolon szekeret, lovakat és ötven embert, kik elõtte szaladjanak.
Bundan sonra Avşalom kendisine bir savaş arabası, atlar ve önünde koşacak elli kişi hazırladı.Ma dopo, Assalonne si procurò un carro, cavalli e cinquanta uomini che correvano davanti a lui
Bundan sonra Avşalom kendisine bir savaş arabası, atlar ve önünde koşacak elli kişi hazırladı.Men nogen tid efter skaffede Absalon sige Vogn og Heste og halvtredsindstyve Forløbere;
Bundan sonra Avşalom kendisine bir savaş arabası, atlar ve önünde koşacak elli kişi hazırladı.Nogen tid efter la Absalom sig til vogn og hester og femti mann som løp foran ham.
Bundan sonra Avşalom kendisine bir savaş arabası, atlar ve önünde koşacak elli kişi hazırladı.После сего Авессалом завел у себя колесницы и лошадей и пятьдесят скороходов.
Bundan sonra Avşalom kendisine bir savaş arabası, atlar ve önünde koşacak elli kişi hazırladı.След това Авесалом си приготви колесници и коне и петдесет мъже, които да тичат пред него.
Bundan sonra Avşalom kendisine bir savaş arabası, atlar ve önünde koşacak elli kişi hazırladı.ויהי מאחרי כן ויעש לו אבשלום מרכבה וססים וחמשים איש רצים לפניו׃
Bundan sonra Avşalom kendisine bir savaş arabası, atlar ve önünde koşacak elli kişi hazırladı.وكان بعد ذلك ان ابشالوم اتخذ مركبة وخيلا وخمسين رجلا يجرون قدامه.
Bundan sonra Avşalom kendisine bir savaş arabası, atlar ve önünde koşacak elli kişi hazırladı.此 後 、 押 沙 龍 為 自 己 豫 備 車 馬 、 又 派 五 十 人 在 他 前 頭 奔 走
Bundan sonra Avşalom kendisine bir savaş arabası, atlar ve önünde koşacak elli kişi hazırladı.此後 、 押沙 龍為 自己 豫 備車馬 、 又 派 五十 人 在 他 前頭 奔走
Bu nedenle sağ elli ve sol elli vida diye adlandırırız.C'est pourquoi nous avons les termes vis à droite et vis à gauche.
Bu nedenle sağ elli ve sol elli vida diye adlandırırız.Dlatego mamy śruby prawo- i lewoskrętne.
Bu nedenle sağ elli ve sol elli vida diye adlandırırız.Đó là lý do tại sao chúng ta cần các đinh vít cho người thuận tay phải và tay trái.
Bu nedenle sağ elli ve sol elli vida diye adlandırırız.Ecco perché abbiamo bisogno dei termini viti sinistrorse e destrorse.
Bu nedenle sağ elli ve sol elli vida diye adlandırırız.É por isso que precisamos dos termos parafusos de rosca direita ou de rosca esquerda.
Bu nedenle sağ elli ve sol elli vida diye adlandırırız.Es por eso que necesitamos los términos tornillos para diestros y tornillos para zurdos.
Bu nedenle sağ elli ve sol elli vida diye adlandırırız.그것이 바로 '왼나사'와 '오른나사'가 왜 필요한지의 이유입니다.
Bu nedenle sağ elli ve sol elli vida diye adlandırırız.Именно поэтому нам необходимы понятия право- и левосторонних винтов.
Bu nedenle sağ elli ve sol elli vida diye adlandırırız.ולכן אנו זקוקים למונחים בורג ימני ובורג שמאלי.
Bu nedenle sağ elli ve sol elli vida diye adlandırırız.لهذا السبب نحن بحاجة لمصطلحات لولب اليد اليمنى ولولب اليد اليسرى
Bunu elli boyutlu da yapabilirdik.50次元で2つの点を通る線の定義が
Bunu elli boyutlu da yapabilirdik.Množinu vektorů určujících přímku, kde jsou tyto 2 body.
Bunun için de yüzde elli şansımız var따라서 우리는 50대 50의 확률을 가지고
Bunun için de yüzde elli şansımız varDonc, je dis que nous avons une chance sur deux d'atteindre cet évènement marquant du RHR
Bunun için de yüzde elli şansımız varאז, אני אומר שיש לנו סיכוי של 50 אחוז
Bunun için de yüzde elli şansımız varأقول هناك احتماليّة متساوية في الوصول إلى
Bunun için de yüzde elli şansımız var「人類の若返り」の幕開け すなわち
Bunun için oran olarak: beş yaşın altındaki çocukların yüzde elli dördü yetersiz beslenmeden mağdurdu.그들 중 하나: 54%의 5세미만 어린이들은 영양결핍으로 고통받고 있습니다.
Bunun için oran olarak: beş yaşın altındaki çocukların yüzde elli dördü yetersiz beslenmeden mağdurdu.54 procent dětí do věku pěti let trpí podvýživou.
Bunun için oran olarak: beş yaşın altındaki çocukların yüzde elli dördü yetersiz beslenmeden mağdurdu.5歳以下の子供の54%は 栄養失調に見舞われています しかし まだ希望はあります
Bunun için oran olarak: beş yaşın altındaki çocukların yüzde elli dördü yetersiz beslenmeden mağdurdu.Dazu eine Zahl: 54 Prozent der Kinder unter fünf Jahren leiden an Unterernährung.
Bunun için oran olarak: beş yaşın altındaki çocukların yüzde elli dördü yetersiz beslenmeden mağdurdu.Eén cijfer daarvoor: 54 procent van de kinderen jonger dan vijf zijn ondervoed.
Bunun için oran olarak: beş yaşın altındaki çocukların yüzde elli dördü yetersiz beslenmeden mağdurdu.Et tal for det: 54 procent af børnene under 5 år lider af underernæring.
Bunun için oran olarak: beş yaşın altındaki çocukların yüzde elli dördü yetersiz beslenmeden mağdurdu.Những con số chỉ ra rằng 54 phần trăm trẻ em dưới 5 tuổi đang bị suy dinh dưỡng.
Bunun için oran olarak: beş yaşın altındaki çocukların yüzde elli dördü yetersiz beslenmeden mağdurdu.O cifră pentru asta: 54% din copiii sub vârsta de cinci ani suferă de subnutriţie.
Bunun için oran olarak: beş yaşın altındaki çocukların yüzde elli dördü yetersiz beslenmeden mağdurdu.Salah satu gambarannya: 54 persen dari anak-anak di bawah 5 tahun menderita kurang gizi.
Bunun için oran olarak: beş yaşın altındaki çocukların yüzde elli dördü yetersiz beslenmeden mağdurdu.Spójrzmy na liczby: 54% dzieci poniżej 5 lat jest niedożywionych.
Bunun için oran olarak: beş yaşın altındaki çocukların yüzde elli dördü yetersiz beslenmeden mağdurdu.Um número para isto: 54% das crianças com menos de cinco anos sofrem de desnutrição.
Bunun için oran olarak: beş yaşın altındaki çocukların yüzde elli dördü yetersiz beslenmeden mağdurdu.Una cifra en ese sentido: 54% de los niños menores de 5 años padecen malnutrición.
Bunun için oran olarak: beş yaşın altındaki çocukların yüzde elli dördü yetersiz beslenmeden mağdurdu.Un chiffre pour le montrer : 54% des enfants de moins de cinq ans souffrent de malnutrition.
Bunun için oran olarak: beş yaşın altındaki çocukların yüzde elli dördü yetersiz beslenmeden mağdurdu.Un numero per dimostrarlo: il 54% dei bambini sotto i cinque anni soffrono di malnutrizione.
Bunun için oran olarak: beş yaşın altındaki çocukların yüzde elli dördü yetersiz beslenmeden mağdurdu.Една цифра за това: 54 процента от децата на възраст до пет години страдат от недохранване.
Bunun için oran olarak: beş yaşın altındaki çocukların yüzde elli dördü yetersiz beslenmeden mağdurdu.Приведу вам ещё одну цифру: 54% детей в возрасте до 5 лет страдают от недоедания.
Bunun için oran olarak: beş yaşın altındaki çocukların yüzde elli dördü yetersiz beslenmeden mağdurdu.נתון אחד שמדגים זאת: 54 אחוז מהילדים מתחת לגיל 5 סובלים מתת-תזונה.
Bunun için oran olarak: beş yaşın altındaki çocukların yüzde elli dördü yetersiz beslenmeden mağdurdu.إن بعض الاحصائيات تقول ان 54% من الاطفال تحت سن الخامسة في أفغانستان يعانون من سوء في التغذية
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.제가 그와 함께 있는 이틀 동안 그는 이 말을 한 50번 정도는 했던 것 같습니다.
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.A repetat acest lucru de vreo 50 de ori în cele 2 zile pe care le-am petrecut cu el.
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.Během těch dvou dnů, kdy jsem s ním byl to zopakoval asi 50-krát.
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.Dia mengulanginya sekitar 50 kali dalam dua hari saya bersamanya.
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.Ele repetiu isto cerca de 50 vezes nos dois dias em que estive com ele.
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.Er wiederholte das in den 2 Tagen, die ich bei ihm war, um die 50 Mal.
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.Ezt körülbelül 50-szer ismételte el a két nap alatt, amíg vele voltam.
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.Hän toisti sen noin 50 kertaa niinä kahtena päivänä, jotka vietin hänen kanssaan.
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.Han upprepade det typ 50 gånger under de två dagarna jag var där.
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.Hij herhaalde dat ongeveer 50 keer in de twee dagen dat ik bij hem was.
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.Lo ha ripetuto circa 50 volte nei due giorni che trascorsi con lui.