Tom elleriyle alkışladı.Tom clapped his hands together.
Tom elleriyle heyecanla alkışladı.Tom clapped his hands together excitedly.
Onun her zaman elleri ve ayaklarında kan dolaşım ile ilgili problemleri vardı.She has always had problems with the circulation in her hands and feet.
Polis: "Ellerini havaya kaldır!" diye bağırdı.The police officer yelled, "Put your hands in the air!"
O pis ellerini benden uzak tut!Keep your dirty hands off me!
O pis ellerini benden çek!Keep your dirty hands off me!
Maria yüzünü elleriyle sakladı.Maria hid her face in her hands.
Maria yüzünü elleriyle kapattı.Maria covered her face with her hands.
Yemekten önce ellerimi yıkarım.I wash my hands before a meal.
Tom'un elleri yağlı.Tom's hands are greasy.
Yeri ovalamak için çıplak ellerini kullanma.Don't use your bare hands to scrub the floor.
Ellerim çok yağlı ve pis olduğunda nefret ederim.I hate when my hands get too oily and messy.
Tom'un elleri titriyordu ve yüzü kızarmıştı.Tom's hands were shaking and his face was red.
Doktorlar Tom'u kurtarmak için ellerinden gelen her şeyi yaptı.The doctors did everything they could to save Tom.
Onun ellerinde kan var.There's blood on your hands.
Tom'un elleri titremeye başladı.Tom's hands began to shake.
Tom ellerindeki kanı yıkayarak çıkardı.Tom washed the blood off his hands.
Tom ellerini Mary'nin omuzlarına koydu ve derinden onun gözlerine baktı.Tom put his hands on Mary's shoulders and looked deeply into her eyes.
Muhalefet kötü niyetle birlikte ellerini ovuşturuyor.The opposition is rubbing their hands together in malice.
Bir şey yemeden önce ellerini yıkamalısın.Before eating anything, you should wash your hands.
Ellerinden ne geliyorsa yapacaklardır.They'll do whatever they can.
Ellerinden geleni yapacaklar.They'll do whatever they can.
Mary önlüğüyle ellerini sildi.Mary wiped her hands on her apron.
Bebeğin altını değiştirdikten sonra ellerinizi güzelce yıkamanız çok önemlidir.It is very important that you wash your hands thoroughly after changing a baby's diaper.
Onlar ellerinden gelen her şeyi yapıyor.They're doing everything they can.
Senin ellerinde kan var.You have blood on your hands.
Benim geleceğim sizin ellerinizde.My future is in your hands.
Tom ellerinden kanı yıkadı.Tom washed away the blood from his hands.
Ben Frankenstein'ı kendi ellerimle yarattım.I created Frankenstein by my own hands.
Kuru ellerim var.I have dry hands.
Mary yüzünü ellerinin içine gömdü ve kontrolsüzce ağladı.Mary buried her face in her hands and sobbed uncontrollably.
Benim kaderim senin ellerinde değil.My fate isn't in your hands.
Mary çıplak elleriyle tavşanı öldürdü.Mary killed the rabbit with her bare hands.
Onun elleri soğuktan morarmıştı.His hands were blue with cold.
Hiç kimse kendi ellerini ıslatmadan başkasının gözyaşlarını kurulayamaz.No one can dry another's tears without wetting his own hands.
Onun elleri pis.His hands are dirty.
Onun elleri kirli.Her hands are dirty.
Ellerim kirli.My hands are dirty.
Ellerindeki nedir?What is in your hands?
Ellerim gerçekten acıyor.My hands really hurt.
Her gün kaç kez ellerini yıkarsın?How many times do you wash your hands every day?
Ellerin kirli.Your hands are filthy.
Mary ellerini önlüğünde kuruladı.Mary dried her hands on her apron.
Mary ellerini kalçalarına yerleştirdi.Mary placed her hands on her hips.
Tom, Mary'nin ellerinin titrediğini fark etti.Tom noticed that Mary's hands were shaking.
O ellerini onun omuzlarına koydu.He laid his hands on her shoulders.
Tom ellerini Mary'nin omuzlarına koydu.Tom laid his hands on Mary's shoulders.
Hamuru ellerinizle gerin.Stretch the dough with your hands.
Kaçıranlar arkamdan ellerimi bağladılar.The kidnappers tied my hands behind my back.
Beowulf çıplak elleriyle Grendel'i öldürdü.Beowulf killed Grendel with his bare hands.
Tom'un hızlı elleri var.Tom has fast hands.
Tom'un ellerinde bir bıçak vardı.Tom had a knife in his hands.
Tom'un minik elleri var.Tom has tiny hands.
Tom her zaman ellerini yıkar.Tom washes his hands all the time.
Tom ellerini yıkamayı unuttu.Tom forgot to wash his hands.
Ellerini ait olmadıkları yere sokma.Don't stick your hands where they don't belong!
Ellerinde bir boya fırçası olan herkes bir ressam değildir.Not everyone who has a paintbrush in their hand is a painter.
Neredeyse tüm sınıf ellerini kaldırdı.Nearly the entire class raised their hands.
Bu bilginin, düşman ellerine düşmemesi gerekir.This information must not fall into enemy hands.
Bu eldivenler ellerimi sıcak tutuyor.These mittens keep my hands warm.