Ana içeriğe geç
Sözlük

eller ile cümle

eller kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Oğlan ellerini kirletti.Le garçon s'est sali les mains.
Eller yukarı!Les mains en l'air !
Güzel ellerin var.Tu as de belles mains.
Ona dokununca ellerinin şeklinden onu tanır.S'il en a connus il s'en est détourné.
Fransız şarap endüstrisinin yarısı ellerindedir.La viticulture occupe la moitié de l'activité agricole.
Senden korktukları şeyi bırak ellerine; korktuğun şeyi al onlardan.Leave aside relying upon him as a protector, they even deride others who do so.
Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin).Choisissez donc la vie, afin que vous viviez, vous et vos descendants.
Bununla birlikte onları affet, ellerini tut.Ote d'eux la souillure et purifie-les’.
Çocukların ellerini çabuk tutmaları gerekmektedir.Il faut des filles au plus tôt.
Bunun üzerine ellerinde kılıçlar ile kiliseye girdiler.Elle entre alors dans l'église avec les soldats, épées à la main.
Elleri ile kalbinden böceği söker.Ils saluent la main sur le cœur.
Bu noktada, plebler çoktan pek çok magistra makamını ellerinde tutuyorlardı.Or à ce moment-là, les plébéiens détiennent déjà un nombre important de magistratures.
Sarışın, altınların yarısını alır ve Tuco'yu asıp ellerini bağlayarak uzağa gider.Blondin charge la moitié du butin sur son cheval et s'éloigne, pendant que Tuco crie à l'aide.
Gün boyunca kritik noktalarda elleri yıkamak ve sabunla yıkamak önemlidir.Les mains doivent être lavées avec du savon aux moments critiques de la journée.
Asi Bizans kuvvetleri Afrika ve Mısır'ı ellerinde tuttular.Quant aux rebelles byzantins, ils s'emparent de l'Afrique et de l'Egypte.
Taşları nerede, başları nerede, elleri avuçları nerede?”Sa devise est "La tête, les mains, le cœur".
Zaman Döndürücüler yanlış ellere geçtiğinde çok tehlikeli olurlar.L’appareil risque probablement de passer entre de mauvaises mains.
Namaz kılmaya kalktığınız zaman, yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın.Lorsque l’on appelle à la prière du vendredi, accourez à l’invocation d’Allah et cessez tout commerce.
Oturan heykeller ellerini dizlerinin üstüne koymalıydı.Les mains devaient être posées sur les genoux.
Ellerinde iki bıçak bulunmaktadır.Deux couteaux sont découverts sur celui-ci.
Ancak elleri ile kavrama konusunda çok güçlüydü.Il a eu de la chance d'être au Mans.
Ayrıca kafasında, ellerinde ve dizlerinde sayısız yaralar oldu.Il fut aussi le seul à être blessé, à la main et au pied.
Pers elçilerinin elleri boş dönmesiyle artık savaş kaçınılmaz olmuştur.L'ambassade perse revenant les mains vides, la bataille semble inévitable.
Dört gün sonra ormanda bir vücut bulundu, elleri ve ayakları yoktu.Le lendemain, un torse féminin partiel fut retrouvé dans les mêmes environs, sans mains ni pieds.
Sonra yukarı tarafını elleriyle tutup, ağacın üstüne koyarlar.Ceux-ci étaient ensuite enduits de glu et collés sur des supports en bois.
Ellerini gizlemek için o zamandan bu yana eldiven giyer.Les mains doivent être lavées après avoir enlevé les gants.
Ekibi ise onu kurtarmak için ellerinden geleni yapacaklardır.Les autres employés font tout leur possible pour la sauver.
Hiçbir dağıtıcı ellerindeki postanın yarısından fazlasını teslim edememiştir.Aucun de ses autres retables n'avait atteint la moitié de ce prix.
Bu sırada 2 Haziran 1098'de Haçlılar Antakya'yı ellerine geçirmişlerdi.Le lundi 28 juin, les croisés sortirent d'Antioche.
En karmaşık konu bile billurlaşmıştır ellerinde.Les meilleures d'entre elles sont délicatement teintées à la main.
Dördüncü seride yaklaşık 30 adet ellerinde parşömen tutan peygamber tasvir edilmiştir.On connaît quarante-trois plaques gravées de sa main.
Özellikle kış aylarında daha sağlıklı beslenmeli ve ellerimizi sürekli yıkamalıyız.Il faudra patienter les journées les plus ensoleillées l'hiver pour les voir lézarder à l'occasion.
Elleri kılıçlarının kabzalarında idi.Ses poignets étaient alors menottés aux chevilles.
Bana ellerini göster.Enséñame las manos.
Hepsinin elleri bağlıdır.Tous tapent des mains.
Hava atışına çıkan oyuncular, topu tek elleri ile takım arkadaşlarına kazandırma hedefini taşır.Les joueurs doivent manipuler le ballon avec les mains exclusivement.
Yüzünün yarısı ve elleri tam olarak gelişmemiştir.Cependant la tête et les mains sont moins soignées.
Bir daha gitar çalamaması için elleri kırılır.Ses médecins sont formels, il ne pourra plus rejouer de guitare.
Ardından ellerinden tutar.Ainsi, il prélèvera les mains.
Ellerin düzenli olarak yıkanması, nezle virüslerinin bulaşmasını azaltmaktadır.Elle se lave sans cesse les mains pour se débarrasser des microbes.
Takım, Paul Ellering menajerliğinde Akam ve Rezar tarafından kurulmuştur.Il fait équipe avec Rezar et ont comme manager Paul Ellering.
Kollarını ve ellerini 180 derecelik açıyla döndürebilir.Sa tête peut tourner à 180°.
Onlar da elleri üzerinde beni sıranın başına geçiriyorlardı.Elle ajoute aussi qu’ils se promenaient main dans la main.
Ellerinizi ilk yardım uygulamasından sonra bol su ve sabunla yıkayınız.Les pattes postérieures sont dans l'eau et les pattes antérieurs sur la terre.
Ellerini veya ayaklarını düşmanının içine sokabilir.Accrocher les bras ou les jambes de l’adversaire.
Gönül Şen) Eller Mendiller (Söz.Les ÂPREMONT (évoqués) ...
Ellerinde sadece Küba ve Porto Riko kaldı.Elles se rencontrent à Cuba et à Porto Rico.
Elleri bileklere kadar yıkadıktan sonra edep yerlerini temizler.Les mains sont lavées après le nettoyage.
913'de Gılan'dan harekete geçen Zeydiler Taberistan'ı geçici olarak ellerine geçirdiler.Les Zaydites reviendront temporairement au Tabaristan en 913.
Ellerinde bulunan silah ve cephane teslim edilmeli.Des armes et des munitions ont été trouvées en leur possession.
Sık sık elleri cebinde yürür.Suele caminar con la mano en el bolsillo.
Onun büyük elleri var.Él tiene manos grandes.
Ben ellerimle yemek yerim.Como con las manos.
Ellerini çek üzerimden!¡Quítame las manos de encima!
Tom'un büyük elleri var.Tom tiene las manos grandes.
Brian Kate'in ellerini tutuyor.Brian está cogiéndole la mano a Kate.
Ellerini çek kızımın üzerinden!¡Aleja tus manos de mi hija!
Soğuktan elleri morardı.Se les pusieron las manos azules por el frío.
Bazı insanlar suşiyi elleriyle yerler.Algunas personas comen con las manos el sushi.
Ben ellerini cebine koydu.Ben se puso las manos en los bolsillos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
eller ile cümle - Sayfa 27 - eller kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App