Ana içeriğe geç
Sözlük

eller ile cümle

eller kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ve vadeye kadar ellerinde tutarlardı.And hold them to maturity.
"Kapıyı kilitledim mi? Ellerimi yıkadım mı? Kapıyı kilitledim mi?"did i lock the door yet? did i wash my hands yet? did i lock the door yet? did i wash my hands yet?
Heykeli okşarken ellerini üzerimde hissettim.I felt his hands as he pawed the statue.
Ellerini bedenimde gezdiriyormuş gibi hissettim.It felt as if he was running them over my body.
Ben de sergiye gittim ve ellerimi heykelinin üstünde gezdirdim.I went to the exhibition and ran my hands over the sculpture.
Çek ellerini!Move your hand!
Bir köle elleriyle günde yaklaşık yarım kilo temizleyebiliyor.Working by hand, a slave could clean about a pound of cotton a day.
Eğer ne yaptığınızı bilmiyorsanız, Elleriniz hemen kanar.And if you don't know what you're doing, your hands are bleeding in no time.
Kardeşim ve ben başladık toplamaya, ve ellerimiz kanamaya başladı, ve sonra -- "Annee!"And my brother and I started to pick it, and our hands were startin' to bleed, and then -- "Mom!"
Telefonu kapattım, yüzümü ellerimle kapattım, ve o sessiz çığlığı attım.And I hung up the phone, and I put my face in my hands, and I screamed this silent scream.
Adamın ellerinden tuttu ve dedi ki,He held the rich man's hands and said,
"Anlamıyor musun? Bunlar Tanrı'nın elleri.""Don't you understand?" He said, "These are the hands of God."
Ve sonrasında ne yapıp edip bunları Tanrı'nın elleri hale getirmeye çalışmam gerek.And then I have to try to see in what ways I can make these the hands of God.
Düzenleme'yle getirilen haklarını ellerinden almak, bunu yapmanın doğru yolu değil.Americans is not the way to do it.
Ve bu durum,bu kurumun tahvillerini ellerinde tutatn yatırımcıların da yararına.And it's also going to benefit the bond holders.
Ellerini çırpıp, zikre başlarlardı.They would put their hands together and they would start to chant,
Ellerinizi kullanarak bu at kuyruğunu yapabilirsiniz. Boyundan uzak durunTarak çok fazla kullanmayın ellerinizi kullanarak yapabilirsiniz boyundan uzak duruyoruz.
Ölümün benim ellerimden olacak!Do you want to die by my hands!
Haydi ellerimizi yıkayıp bir şeyler atıştıralım.Let's wash our hands and grab some snacks.
Hepiniz ellerinizi böyle tutarsanız, 90 derece, hepiniz.All of you, if you hold your hand like this, 90 degrees -- all of you. Not you.
Ellerini bize doğru nasıl uzattığına bakın.There's a real sense of desperation. And look at the way her palms are opened up towards us.
Kılıcı kınından çekerken ellerinin hareketi..Look at her face. There is this sense of action in her hands as she pulls the sword from its sheath.
Ellerimizde bir zafer vardı.We had a victory on our hands.
Bu, ellerini başka işlerde kullanmalarını mümkün kıldı.Their hands were freed up to perform other tasks.
Hayal edin, eğer ellerinde kondom olsaydı her tür insana verebilirlerdi.Imagine if they had condoms, giving out to all sorts of people.
Yani ellerinize ihtiyaç duymadığınız, tuvalet kağıdının kullanılmadığı bir ortam.I mean, a no hands, no toilet paper toilet.
Haydi, ellerinizi kaldırın.Come on, raise your hands.
"Anna! Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna!' yelled the father through the hall into the kitchen, clapping his hands,
Fakat ellerimiz hala ekranın dışında kalıyor.But our two hands still remain outside the screen.
Mimarlar, maketlerini doğrudan kendi elleriyle esnetip döndürebilirler.Architects can stretch or rotate the models with their two hands directly.
Sivil kanın sivil elleri kirli yapar.Where civil blood makes civil hands unclean.
Işkence ağrı, o kanlı ellerini venden veren mor çeşmeler, ileWith purple fountains issuing from your veins,-- On pain of torture, from those bloody hands
Gibi eski eller, ellerinde eski partizanları için, kendi mezar beseeming süsler döküm,Cast by their grave beseeming ornaments, To wield old partisans, in hands as old,
Aziz için hacılar bu eller var 'eller, dokunma, avuç kutsal Palmers' öpücük.For saints have hands that pilgrims' hands do touch, And palm to palm is holy palmers' kiss.
ROMEO O, daha sonra aziz sevgili, dudaklar elleri ne? Izin;ROMEO O, then, dear saint, let lips do what hands do;
JULIET beni Ah! ne haber? Sen, senin ellerini sıkmak dost?JULlET Ah me! what news? why dost thou wring thy hands?
Keşiş, senin çaresiz elleri tutun:FRlAR Hold thy desperate hand:
Bu benim ellerin ulaşamayacağı JULIET Ay, bayan,.JULlET Ay, madam, from the reach of these my hands.
Tüm bu ani iş tam ellerinizi var eminim.For I am sure you have your hands full all In this so sudden business.
O kirli ellerle dolaşmamalısınız.You mustn't go about with dirty hands.
Aslında bütün bahçeyi... ..kendi zevkime göre, kendi ellerimle... ..yeniden düzenlemek istedim.On the whole, I wanted to redo the garden in my own taste... with my own hands.
Ellerimizdeki kaynakların sınırlarını biliyoruz.We know the limits of the resources we have.
Ellerini böyle yaparak nöronların iletişimini anlatıyor. 12 yaşında.At 12.
Pekala, izninizle ellerinizi göreyimSo let me ask for a show of hands.
Kendi sonunu elleriyle hazırladı, değil mi?She's totally doing herself in, right?
Elleri görelim?Any hands?
Eller var mı?Any hands?
ve elleriniz rahatça kucağınızda dinlensinand your hands resting comfortably inside your lap.
Kilisenin ortasında dikilen, ellerin testereli birkaç tane iri kıyım terli adam vardı.We walked to the church because we heard they had hot meals, but when we arrived, we found problems.
Ellerinizi kaldırmanıza gerek yok çünkü hepimiz aynı politik klişelere sahibiz.I don't need a show of hands because we all have the same political stereotypes.
Ellerim ve ayaklarım yok ama bu davul bagetlerine sahip olduğum için müteşekkirim.I have no arms and no legs but I'm very thankful that I have my little chicken drumstick here
Karımın ellerini bile tutamam..For I can't even hope my wife is here
Çok soğuk ellerimi hissetmiyorum :)It's freezing! I can't feel my hands
Kalbini tutmak için ellere ihtiyacım yokI don't need hands to hold her heart
Bu korkunç bir görüntü, bu nedenle ellerimi şu an kaldırıyorum.This is a horrific image, so I'm putting my hand up now.
Eller yukarıya: Dinleyiciler arasında sıtmaya yakalanmış birisi var mı?Hands up: anyone in the audience who is in favor of malaria?
Elleri ise, yine, um, nilüferlere benzer.Her hands are like, um, lotuses.
Ve insan beyni, insan kalbiyle birleştiğinde-- ve dünya çevresinde ellerimiz birleştiğinde.So the human brain, coupled with the human heart, and we join hands around the world.
Ellerin nerede?Where are your hands?
Eller birde... ikide... üçte... dörtte... beşte... altıda... yedide... sekizde...Hands at one... two... three... four... five... six... seven...eight.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod