Sanırım ellerimi yıkamaya gideceğim.I think I'll go wash my hands.
Lavaboyu kullandıktan sonra lütfen ellerinizi yıkayın.Please wash your hands after using the bathroom.
Tuvaletten çıkınca lütfen ellerinizi yıkayın.Please wash your hands after using the bathroom.
Kaderimi ellerinde tutuyorsun.You hold my fate in your hands.
Ellerini omuzlarıma koydu.He put his hands on my shoulders.
Çıplak ellerle tencereye dokunma.Don't touch the pot with bare hands.
Her şey insanın ellerinde. Bu yüzden onları sık sık yıka.All is in the hands of man. Therefore wash them often.
Tom ellerini yumruk yaptı.Tom balled his hands into fists.
Tom'un elleri arkasındaydı.Tom's hands were behind his back.
Ellerinizi havaya kaldırın.Lift up your hands in the air.
Tom'un davetini ellerinden geldiğince nazikçe reddettiler.They declined Tom's invitation as politely as they could.
Onu ellerime bırak.Leave it in my hands.
Bana ellerini göster.Show me your hands.
Bana ellerinizi gösterin.Show me your hands.
O, lavaboda ellerini yıkıyor.She's washing her hands in the sink.
Tom yemek yemeden önce ellerini yıkamayı neredeyse asla unutmaz.Tom almost never forgets to wash his hands before eating.
Bu eldivenlerin ellerimi yeterince sıcak tutması gerekiyor.These gloves should keep my hands warm enough.
Tom ellerini yıkamak için sabun ve su kullandı.Tom used soap and water to wash his hands.
Tom bana Mary'den elle yazılmış bir not verdi.Tom gave me a handwritten note from Mary.
Tom ellerini arka ceplerine koymuştu.Tom had his hands in his back pockets.
Tom çıplak elleriyle bir balık yakaladı.Tom caught a fish with his bare hands.
Sadece ellerimi yıkamaya gideceğim.I'm just going to go wash my hands.
Tom ellerini bir havluyla kuruladı.Tom dried his hands with a towel.
Ellerini yıkamayı unutma.Don't forget to wash your hands.
Bunu senin ellerine bırakıyorum.I'm leaving this in your hands.
Tom birlikte ellerini ovuşturdu.Tom rubbed his hands together.
Ellerimi yıkamaya gideceğim.I'm going to go wash my hands.
Bunu ellerinde bırakacağım.I'll leave it in your hands.
Bunu elle yapmak zorunda kalacağım.I'll have to do it manually.
Ben senin onu elleyebileceğinden eminim.I'm sure you can handle it.
Tom elleriyle çalışır.Tom works with his hands.
Ben ellerimi yıkamak zorundayım.I have to wash my hands.
Tom'un elleri kirliydi.Tom's hands were dirty.
İyi ellerdesin.You're in good hands.
İyi ellerdesiniz.You're in good hands.
Tom ellerini yıkadı.Tom washed his hands.
İyi ellerdeyiz.We're in good hands.
Sadece tek elle alkışlayamazsın.You can't clap with just one hand.
Bu yanlış ellere düşebilir.It could fall into the wrong hands.
İki elle kazan, biriyle harca.Earn with both hands, spend with one.
O, ellerindeki kanı yıkadı.She washed the blood off her hands.
Ellerimde tuttuğum şey fosilleşmiş bir kabuk.A fossilized shell is what I'm holding in my hands.
Tom ellerinde iki içkiyle oturma odasına doğru yürüdü.Tom walked into the living room with two drinks in his hands.
Tom ateşi olup olmadığını anlamak için Mary'nin alnını elledi.Tom felt Mary's forehead to see if she had a fever.
Hem Tom hem de Mary ellerinden geldiği kadar yüksek sesle bağırdılar.Tom and Mary both shouted as loudly as they could.
Tom ellerini kirli havlu ile sildi.Tom wiped his hands on the dirty towel.
Tom'un ellerinde bir şey var.Tom has something in his hands.
Tom elleri ve ayakları felçli biri.Tom is a quadriplegic.
O senin ellerinde.It's in your hands.
Ellerimizde büyük bir sorunumuz var.We've got a major problem on our hands.
Ellerimizde ciddi bir problem var.We have a serious problem on our hands.
Düşmanın ellerine düştük.We fell into the hands of the enemy.
Kaderim sizin ellerinizde değil.My fate isn't in your hands.
Tom'un küçük elleri var.Tom has small hands.
O zamanlar, tüm hesaplamalar elle yapıldı.Back then, all the calculations were done by hand.
Ellerini onun omuzlarına koydu.She put her hands on his shoulders.
Yumuşak ellerin var.You have soft hands.
Almanya'nın geleceği iyi ellerde.Germany's future is in good hands.
Almanya'nın geleceği emin ellerde.Germany's future is in good hands.
Ağır bir kutuyu tek elle yakalayamazsın.You cannot catch a heavy box with one hand.