Ana içeriğe geç
Sözlük

elle ile cümle

elle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yaklaşık günde kaç kez ellerini yıkıyorsun?About how many times a day do you wash your hands?
Tom ve arkadaşları ellerinden geldiğince ittiler, ama araba hareket etmedi.Tom and his friends pushed as hard as they could, but the car wouldn't budge.
Ellerim mürekkep oldu.My hands are stained with ink.
Ellerim mürekkeplendi.My hands are stained with ink.
Polis, Tom'un ellerini arkasından kelepçeledi.The policeman cuffed Tom's hands behind his back.
Tom ve Mary, ellerinden geldiğince birlikte çok zaman geçirdiler.Tom and Mary spent as much time together as they could.
Pis ellerini üzerimden çek.Get your filthy hands off of me.
Ellerimi sandalyeye bağladılar.They tied my hands to the chair.
Tom'un arkadaşları telefonlarını ellerinden düşürmüyor.Tom's friends are always on their phones.
Ellerim uyuşmuştu.My hands were numb.
Tom'un elleri ve ayakları bağlıydı.Tom's hands and feet were tied.
O açgözlü ellerinle parama dokunma.Don't put your greedy hands on my money.
Bu araba tek elle kullanılabiliyor.This car can be driven with one hand.
Bu arabayı tek elle sürmek mümkün.This car can be driven with one hand.
Bu arabayı tek elle sürebilirsin.You can drive this car with one hand.
Ellerini kirletmekten korkma.Don't be afraid to get your hands dirty.
Ellerini bu havluyla kurula.Dry your hands on this towel.
Tom frizbiyi tek elle yakaladı.Tom caught the frisbee with one hand.
Adventistlerin iddia ettiği gibi Ellen White, Helena Blavatsky'nin karşıtı mıdır?Is Ellen White against Helene Blavatsky as Adventist people claim?
Ellerini yıkamadın, değil mi?You didn't wash your hands, did you?
Ellerinin temiz olmadığını fark etti.He noticed that his hands weren't clean.
Sen emin ellerdesin.You're in safe hands.
Bu, insanların ellerinden gelenin en iyisini yapacağı bir durum.This is a situation where people do the best they can.
Ellerinizle gözlerinize, ağzınıza ve burnunuza dokunmayın.Don't touch your eyes, mouth or nose with your hands.
Yüzünü elleme.Don't touch your face.
Ellerin buz gibi.Your hands are like ice.
Ellerinizi sık sık yıkayın!Wash your hands often!
Eller yukarı! Beni neden takip ediyorsun?Hands up! Why are you stalking me?
Bu fırsata dört elle sarıl.Grab this opportunity with both hands.
Gençliğimi yaban ellerde geçirdim.I spent my youth in foreign lands.
Tom orada ellerini ceplerinde durdu.Tom just stood there with his hands in his pockets.
At öyle zayıftı ki böğrünü elleyince kemiklerini hissedebiliyordum.The horse was so thin, I could feel its bones through its flanks.
Topa elle dokunursanız hakem faul verir.If you touch the ball with your hands, the referee will call a foul.
İntikamımı kendi ellerimle alacağım.I'll take my revenge with my own hands.
Kendi ellerimle alacağım onun canını.I'll take his life with my own hands.
Karşılama elle tutulur.The cope is palpable.
Elleri buz gibi soğuktu.His hands were ice cold.
Ellerini alnına koydu.He placed his hands to his forehead.
Gunter ellerini sunağa koydu.Gunter placed his hands on the altar.
Gunter ellerini sunağın üzerine yerleştirdi.Gunter placed his hands on the altar.
Gunter ellerini altara koydu.Gunter placed his hands on the altar.
Karl'ın elleri tamamen boştu.Karl's hands were completely empty.
Stefan'ın elleri kelimenin tam anlamıyla titriyordu.Stefan hands were literally shaking.
Stefan'ın ellerinde bir şey vardı.Stefan had something in his hands.
Gaston elleriyle çalışmaya 1967'de başlamıştır.Gaston began playing his hands in 1967.
22:7 Bir Kohen, hizmet etmeden önce ellerini ve ayaklarını yıkamalı Ex.22:7 A Kohen must wash his hands and feet before service — Ex.
Pratikte tüm elle çizilen animasyonlar 24 FPSde oynatılacak şekilde tasarlanırlar.Practically all hand-drawn animation is designed to be played at 24 FPS.
Ancak Alman savaş gemileri, ellerindeki mühimmatın %40'ını harcamıştı.However, the German ships had expended over 40% of their ammunition supply.
Romalılar bu bölgeyi 694 yıl boyunca ellerinde tutmuşlardır.The Romans ruled this area for 694 years.
"Wilma Elles İslam Bilimi'ni 1'incilikle bitirdi" (HTML)."Wilma Elles İslam Bilimi'ni 1'incilikle bitirdi" (in Turkish).
Boş Taşıma (BT): Boş elle bir nesneyi almak.Transport empty (TE): receiving an object with an empty hand.
Klavye özellikle büyüktür, bu da daha büyük elleri olan kişilerin kullanmasını kolaylaştırır.The keyboard is particularly large, which makes it easy for people with larger hands to use.
Ellet'ın en önemli çalışması The Women of the American Revolution, 1845'te basıldı.Ellet's most important work, The Women of the American Revolution, was published in 1845.
Altıncı sezon başından bu yana, Ellen Yüksek çözünürlüklü yayın yapmaktadır.Since the beginning of the sixth season, Ellen has been broadcast in high definition.
Bununla birlikte onları affet, ellerini tut.Have mercy upon the labourer and spare the helpless.
Aynı sıralarda, başka bir şair, Elizabeth F. Ellet, Poe'ya aşık oldu ve Osgood'u kıskandı.At the same time, another poet, Elizabeth F. Ellet, became enamored of Poe and jealous of Osgood.
Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin).Consult your own convenience and (especially) your own whim.
Daha sonra bu mektupları Ellet'tan toplayıp bir araya getirerek, onun evinde bıraktı.He then gathered up these letters from Ellet and left them at her house.
Çok kısa veya çok benzer diziler elle hizalanabilir.Very short or very similar sequences can be aligned by hand.
Bu fonun yönetimi üç adet praefecti aerarii militaris'in ellerine bırakılmıştı.Its administration was in the hands of three praefecti aerarii militaris.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod