Ne yazık ki, bu sadece elle yapılan çalışmaydı.Unfortunately, it was just manual work.
Onun elleri pis.His hands are dirty.
Onun elleri kirli.Her hands are dirty.
Ellerim kirli.My hands are dirty.
Ellerindeki nedir?What is in your hands?
Ellerim gerçekten acıyor.My hands really hurt.
Her gün kaç kez ellerini yıkarsın?How many times do you wash your hands every day?
Piyano çalarken büyük ellere sahip olmak küçük ellere sahip olmaktan daha iyidir.It's better to have larger hands than smaller hands when playing the piano.
Ben böyle ellerle bir cerrah olmalıydım.With hands like these, I should've become a surgeon.
Tom tek elle ipi yakaladı.Tom grabbed the rope with one hand.
Ellerin kirli.Your hands are filthy.
Mary ellerini önlüğünde kuruladı.Mary dried her hands on her apron.
Mary ellerini kalçalarına yerleştirdi.Mary placed her hands on her hips.
Tom, Mary'nin ellerinin titrediğini fark etti.Tom noticed that Mary's hands were shaking.
O ellerini onun omuzlarına koydu.He laid his hands on her shoulders.
Tom ellerini Mary'nin omuzlarına koydu.Tom laid his hands on Mary's shoulders.
Hamuru ellerinizle gerin.Stretch the dough with your hands.
Kaçıranlar arkamdan ellerimi bağladılar.The kidnappers tied my hands behind my back.
Beowulf çıplak elleriyle Grendel'i öldürdü.Beowulf killed Grendel with his bare hands.
Tom'un hızlı elleri var.Tom has fast hands.
Tom'un ellerinde bir bıçak vardı.Tom had a knife in his hands.
Tom'un minik elleri var.Tom has tiny hands.
Çocukların Tom'la birlikte emin ellerde olacak.Your children will be safe with Tom.
Tom her zaman ellerini yıkar.Tom washes his hands all the time.
Tom ellerini yıkamayı unuttu.Tom forgot to wash his hands.
Eski el yazmaları elle kopyalanmıştır.Ancient manuscripts were copied by hand.
Tom oturmam için elle işaret etti.Tom motioned for me to sit down.
Ellerini ait olmadıkları yere sokma.Don't stick your hands where they don't belong!
Ellerinde bir boya fırçası olan herkes bir ressam değildir.Not everyone who has a paintbrush in their hand is a painter.
Neredeyse tüm sınıf ellerini kaldırdı.Nearly the entire class raised their hands.
Bu bilginin, düşman ellerine düşmemesi gerekir.This information must not fall into enemy hands.
Bu eldivenler ellerimi sıcak tutuyor.These mittens keep my hands warm.
Tom ellerini yıkıyor.Tom is washing his hands.
Ellerini üzerinden çek.Take your hands off her.
Tom'un ellerinde kabarcıkları vardı.Tom had blisters on his hands.
Tom'un elleri su toplamıştı.Tom had blisters on his hands.
Tom Mary'nin ellerini aldı, ve onları sıkıca tuttuçTom took Mary's hands and held them tightly.
Lütfen ellerinizi yıkayın.Please wash your hands.
Tom elleri yukarıda evden çıktı.Tom came out of the house with his hands up.
Tom'un nazik elleri var.Tom has gentle hands.
Tom ellerini ceplerine soktu.Tom shoved his hands in his pockets.
Birkaç öğrenci ellerini kaldırdı.Several students raised their hands.
Şu anda ellerimi hissedemiyorum.I can't feel my hands right now.
Boş elle geri dönmek zorunda kaldık.We had to go back empty-handed.
Onu çıplak ellerimle yapabilirim.I can do it with my bare hands.
Bayanlar ve baylar, lütfen bu geceki özel konuklar için ellerinizi birleştirin!Ladies and gentlemen, please put your hands together for tonight's special guest!
Her şeyi elle yaptık.We did everything manually.
Onlar ellerini yıkadılar.They've washed their hands.
Tom onu ellerimden aldı.Tom took it out of my hands.
Ellerini arabaya koy.Put your hands on the car.
Ellerini arabanın üzerine koy.Put your hands on the car.
Elleriniz bağlı.Your hands are tied.
Doktorlar ellerinden geleni yaptı.The doctors did what they could.
Her şeyi elle yapıyorum.I handmake everything.
Ellerinizi yıkamalısınız!You must wash your hands!
Fadıl kabloyu Leyla'nın ellerine bağladı.Fadil tied the cable to Layla's hands.
Tom'un benden daha büyük elleri var.Tom has bigger hands than me.
Çıplak ellerinle bir elmayı parçalayabilir misin?Can you break an apple in half with your bare hands?
Ellerimizi sabunla yıkıyoruz.We wash our hands with soap.
Ellerimi çok yıkıyorum.I wash my hands a lot.