"Tek bir yoldaşımın bile düşman eline düşmesine izin vermeyeceğim.""לעולם לא אשאיר חבר שנפל, ליפול בידי האויב."
"Tek bir yoldaşımın bile düşman eline düşmesine izin vermeyeceğim."" لن اسمح بوقوع رفيق في يد العدو "
"Tek bir yoldaşımın bile düşman eline düşmesine izin vermeyeceğim."ただ唱えるだけのお経でも
Ülkenin denetimini eline geçiren İsrail topluluğu Şiloda bir araya geldi. Orada Buluşma Çadırını kurdular.Alle Israëlieten kwamen bijeen in Silo en richtten daar de tabernakel op. Het land was nu aan hen onderworpen,
Ülkenin denetimini eline geçiren İsrail topluluğu Şiloda bir araya geldi. Orada Buluşma Çadırını kurdular.Cả hội chúng dân Y-sơ-ra-ên nhóm hiệp tại Si-lô , và lập hội mạc tại đó : xứ đều phục trước mặt họ .
Ülkenin denetimini eline geçiren İsrail topluluğu Şiloda bir araya geldi. Orada Buluşma Çadırını kurdular.Cả hội chúng dân Y-sơ-ra-ên nhóm hiệp tại Si-lô, và lập hội mạc tại đó: xứ đều phục trước mặt họ.
Ülkenin denetimini eline geçiren İsrail topluluğu Şiloda bir araya geldi. Orada Buluşma Çadırını kurdular.이스라엘 자손의 온 회중이 실로에 모여서 거기 회막을 세웠으니 그 땅이 이미 그들의 앞에 돌아와 복종하였음이나
Ülkenin denetimini eline geçiren İsrail topluluğu Şiloda bir araya geldi. Orada Buluşma Çadırını kurdular.Все общество сынов Израилевых собралось в Силом, и поставили тамскинию собрания, ибо земля была покорена ими.
Ülkenin denetimini eline geçiren İsrail topluluğu Şiloda bir araya geldi. Orada Buluşma Çadırını kurdular.ויקהלו כל עדת בני ישראל שלה וישכינו שם את אהל מועד והארץ נכבשה לפניהם׃
Ülkenin denetimini eline geçiren İsrail topluluğu Şiloda bir araya geldi. Orada Buluşma Çadırını kurdular.واجتمع كل جماعة بني اسرائيل في شيلوه ونصبوا هناك خيمة الاجتماع. وأخضعت الارض قدامهم.
Ülkenin denetimini eline geçiren İsrail topluluğu Şiloda bir araya geldi. Orada Buluşma Çadırını kurdular.以 色 列 的 全 會 眾 都 聚 集 在 示 羅 、 把 會 幕 設 立 在 那 裡 、 那 地 已 經 被 他 們 制 伏 了
Ülkenin denetimini eline geçiren İsrail topluluğu Şiloda bir araya geldi. Orada Buluşma Çadırını kurdular.以色列 的 全會眾 都 聚集 在 示羅 、 把會 幕 設立 在 那裡 、 那 地 已 經 被 他 們 制伏 了
Uşşo sınıfı bağırıyor, çağırıyor; eline birşey geçmiyor.يصرخون ولكنهم لا يكسبون شيء
Ve, Amerika, Amerika Kıtasının orta kesiminin 3'te 1'i kadar toprağı eline geçirmiş oldu.Bunt niewolników na Haiti, 3. i na koniec Stany
Ve, Amerika, Amerika Kıtasının orta kesiminin 3'te 1'i kadar toprağı eline geçirmiş oldu.아이티에서는 노예 반란이 일어나고 있었습니다. 그렇게 때문에 결국 미국은
Ve, Amerika, Amerika Kıtasının orta kesiminin 3'te 1'i kadar toprağı eline geçirmiş oldu.Kombinace loďstva Velké Británie a otrocké vzpoury na Haiti končí
Ve aslında beyin, içinde büyüdüğü ses çevresinin eline kalmıştır.והמוח הוא בעצם נתון לחסדי הצלילים בסביבה בה הוא גדל.
Ve aslında beyin, içinde büyüdüğü ses çevresinin eline kalmıştır.De hersenen zijn in feite overgeleverd aan de geluidsomgeving waarin ze zich ontwikkelen.
Ve aslında beyin, içinde büyüdüğü ses çevresinin eline kalmıştır.E il cervello è in realtà alla mercè dell'ambiente sonoro nel quale sta crescendo.
Ve aslında beyin, içinde büyüdüğü ses çevresinin eline kalmıştır.Et le cerveau est en fait à la merci du son de l'environnement dans lequel il est plongé.
Ve aslında beyin, içinde büyüdüğü ses çevresinin eline kalmıştır.Iar creierul, depinde, de fapt, de mediul în care este redat sunetul.
Ve aslında beyin, içinde büyüdüğü ses çevresinin eline kalmıştır.그리고 뇌는 실제로 그것이 놓여진 음향적 환경에 전적으로 달려있습니다.
Ve aslında beyin, içinde büyüdüğü ses çevresinin eline kalmıştır.Mózg jest zdany na łaskę dźwięków, które słyszy w swoim otoczeniu.
Ve aslında beyin, içinde büyüdüğü ses çevresinin eline kalmıştır.O cérebro está à mercê do ambiente sonoro em que é criado.
Ve aslında beyin, içinde büyüdüğü ses çevresinin eline kalmıştır.Und das Gehirn ist von der akustischen Umgebung abhängig, in der es heranwächst.
Ve aslında beyin, içinde büyüdüğü ses çevresinin eline kalmıştır.Và thực ra não cần đến môi trường âm thanh nơi nó được nuôi dưỡng.
Ve aslında beyin, içinde büyüdüğü ses çevresinin eline kalmıştır.Y el cerebro en realidad está a la merced del ambiente de sonido en el que se cría.
Ve aslında beyin, içinde büyüdüğü ses çevresinin eline kalmıştır.И мозг во власти окружающей среды, в которой он развивается.
Ve aslında beyin, içinde büyüdüğü ses çevresinin eline kalmıştır.И мозъкът всъщност е оставен на милостта на звуковата среда, в която е отгледан.
Ve aslında beyin, içinde büyüdüğü ses çevresinin eline kalmıştır.І мозок перебуває під владою звукового середовища, в якому він розвивається.
Ve aslında beyin, içinde büyüdüğü ses çevresinin eline kalmıştır.و يكون العقل تحت رحمة البيئة التي تربى فيها.
Ve aslında beyin, içinde büyüdüğü ses çevresinin eline kalmıştır.なすがままです 例えば動物を
Ve bu pariteyle, buradaki üretici eline 1$ geçmesi için ürettiği kolayı 10 Yuan'a satıyor olmalıydı.Cena wynosiła 1 dolar amerykański w USA.
Ve bu pariteyle, buradaki üretici eline 1$ geçmesi için ürettiği kolayı 10 Yuan'a satıyor olmalıydı.И по этому обменному курсу, этот парень должен был продать свою колу за 10 юаней, что бы получить свой доллар.
Ve bu pariteyle, buradaki üretici eline 1$ geçmesi için ürettiği kolayı 10 Yuan'a satıyor olmalıydı.І при цьому обмінному курсі, йому потрібно було продати його колу за 10 юаней, аби отримати свій долар.
Ve ikinci sınıfa giden çocukların eline elektrikli aletler veriyorum.저는 초등학교 2학년 아이들에게 전기 공구들을 다루게 합니다.
Ve ikinci sınıfa giden çocukların eline elektrikli aletler veriyorum.A áno, dávam druhákom do rúk nástroje na elektrinu.
Ve ikinci sınıfa giden çocukların eline elektrikli aletler veriyorum.A já dávám do rukou druháků elektrické nářadí.
Ve ikinci sınıfa giden çocukların eline elektrikli aletler veriyorum.Daję drugoklasistom urządzenia elektryczne do ręki.
Ve ikinci sınıfa giden çocukların eline elektrikli aletler veriyorum.Dan saya benar-benar memberikan perkakas kepada anak-anak kelas dua.
Ve ikinci sınıfa giden çocukların eline elektrikli aletler veriyorum.E faccio usare l'elettricità a bambini di 7 anni.
Ve ikinci sınıfa giden çocukların eline elektrikli aletler veriyorum.En ik geef tweedeklassers elektrisch gereedschap in handen.
Ve ikinci sınıfa giden çocukların eline elektrikli aletler veriyorum.Et oui je confie des outils électriques à des élèves de primaire.
Ve ikinci sınıfa giden çocukların eline elektrikli aletler veriyorum.In drugošolcem dajem v roke težka električna orodja.
Ve ikinci sınıfa giden çocukların eline elektrikli aletler veriyorum.Og jeg lægger kraftværktøjer i hænderne på andenklasser.
Ve ikinci sınıfa giden çocukların eline elektrikli aletler veriyorum.Și îi las pe cei de clasa a doua să folosească unelte electrice.
Ve ikinci sınıfa giden çocukların eline elektrikli aletler veriyorum.Und ja, meine Zweitklässler dürfen mit elektrischen Werkzeugen arbeiten.
Ve ikinci sınıfa giden çocukların eline elektrikli aletler veriyorum.Và tôi cho học sinh lớp hai sử dụng những công cụ xây dựng
Ve ikinci sınıfa giden çocukların eline elektrikli aletler veriyorum.Και δίνω επαγγελματικά κατασκευαστικά εργαλεία σε μαθητές της δευτέρας δημοτικού.
Ve ikinci sınıfa giden çocukların eline elektrikli aletler veriyorum.И поставям мощни инструменти в ръцете на второкласници.
Ve ikinci sınıfa giden çocukların eline elektrikli aletler veriyorum.И я даю инструменты в руки второклассника.
Ve ikinci sınıfa giden çocukların eline elektrikli aletler veriyorum.І я даю серйозні інструменти в руки учням середньої школи.
Ve ikinci sınıfa giden çocukların eline elektrikli aletler veriyorum.ואני אכן נותן לתלמידי כיתה ב' לשחק במקדחות.
Ve ikinci sınıfa giden çocukların eline elektrikli aletler veriyorum.وقد وضعت أدوات تحكم في أيدي طلاب الصف الثاني
Ve ikinci sınıfa giden çocukların eline elektrikli aletler veriyorum.だから、もしあなたがたの子どもを工作の学校に参加させたなら
Ve karşılığında eline ne geçecek?A co otrzyma w zamian?
Ve karşılığında eline ne geçecek?Co za ně dostane?
Ve karşılığında eline ne geçecek?Và đổi lại anh ta được gì?
Ve karşılığında eline ne geçecek?¿Y que va a recibir a cambio?
Ve karşılığında eline ne geçecek?И что же он будет иметь по возвращении?