Artık, tarih öncesini öğrenmek için elimizde fosillere ek olarak bir de genetik deliller varKromě fosilí nám se zkoumáním prehistorie pomáhá genetika.
Artık, tarih öncesini öğrenmek için elimizde fosillere ek olarak bir de genetik deliller varỞ đây, ngoài hoá thạch, chúng ta còn có di truyền học giúp chúng ta tìm ra họ hàng thời tiền sử của con người.
Artık, tarih öncesini öğrenmek için elimizde fosillere ek olarak bir de genetik deliller varWracając do skamielin - dzięki nim genetycy są w stanie wyśledzić naszych prehistorycznych krewnych.
Artık, tarih öncesini öğrenmek için elimizde fosillere ek olarak bir de genetik deliller varНа додачу до інформації з викопних решток, нам допомагає генетика, аби відшукати наших доісторичних родичів.
Artık, tarih öncesini öğrenmek için elimizde fosillere ek olarak bir de genetik deliller varТук,освен фосилите, генетиката също може да ни помогне да намерим праисторическите си родственици.
Artık, tarih öncesini öğrenmek için elimizde fosillere ek olarak bir de genetik deliller varهنا,بالإضافة للحفريات, لدينا علم الوراثة ليساعدنا لنجد أقاربنا في عصر ما قبل التاريخ.
Artık, tarih öncesini öğrenmek için elimizde fosillere ek olarak bir de genetik deliller var今日の人類はみな、DNAを アフリカの小さな集団から受け継いでいます。
Asıl örneğe de dönebiliriz. a = 1 iken, elimizde 1b = -3, b=-3 var.처음에 주어진 식을 써도 됩니다. a가 1이면, 1b = -3이 되어 b는 -3입니다.
Asıl örneğe de dönebiliriz. a = 1 iken, elimizde 1b = -3, b=-3 var.Når a er 1, har vi 1b er lig med minus 3, så b er lig med minus 3.
Asıl örneğe de dönebiliriz. a = 1 iken, elimizde 1b = -3, b=-3 var.Когато а= 1, имаме 1b = -3, b =-3.
Asıl örneğe de dönebiliriz. a = 1 iken, elimizde 1b = -3, b=-3 var.Якщо "a = 1", то "1b = -3", "b = -3".
Asıl örneğe de dönebiliriz. a = 1 iken, elimizde 1b = -3, b=-3 var.يمكننا الذهاب للمعادلة الاصلية عندما a = 1، لدينا 1b = -3، اي b=-3
Asıl sorun bu hikayenin elimizdekilere uyan tek hikaye olmasıEl problema es que es la única historia que se ajusta a los hechos en este momento.
Asıl sorun bu hikayenin elimizdekilere uyan tek hikaye olmasıIl problema e' che, per adesso, e' l'unica storia che si adatti ai fatti.
Asıl sorun bu hikayenin elimizdekilere uyan tek hikaye olmasıProblema e că-i singura care se potriveşte faptelor.
Asıl sorun bu hikayenin elimizdekilere uyan tek hikaye olmasıProblém je, ľe je to jediná historka, která sedí na vąechna fakta.
Asıl sorun bu hikayenin elimizdekilere uyan tek hikaye olmasıProblem w tym, że to jedyne wyjaśnienie, które pasuje do faktów.
Asıl sorun bu hikayenin elimizdekilere uyan tek hikaye olmasıΠλην όμως είναι το μόνο σενάριο που ως τώρα ταιριάζει με τα δεδομένα.
Asıl sorun bu hikayenin elimizdekilere uyan tek hikaye olmasıПроблема в том, что только эта версия, хоть как-то объясняет ситуацию.
Asıl sorun bu hikayenin elimizdekilere uyan tek hikaye olmasıあなたが私に言ったことから判断して、あの子供は、 あなたのライフワークの鍵を握っている。
Aslında bu Google Earth'le zaten elimizde.A Google Earth -öt már bevontuk ebbe.
Aslında bu Google Earth'le zaten elimizde.Chúng tôi thực sự đã thực hiện với Google Earth.
Aslında bu Google Earth'le zaten elimizde.De fapt, deja avem la dispozitie Google Earth.
Aslında bu Google Earth'le zaten elimizde.De hecho lo tenemos ya con Google Earth.
Aslında bu Google Earth'le zaten elimizde.En fait nous l'avons déjà avec Google Earth.
Aslında bu Google Earth'le zaten elimizde.Kita sebenarnya sudah punya (datanya) pada Google Earth
Aslında bu Google Earth'le zaten elimizde.실제 구글 어스와 이미 일을 하고 있는데요
Aslında bu Google Earth'le zaten elimizde.Lo facciamo già con Google Earth.
Aslında bu Google Earth'le zaten elimizde.Na verdade, já temos isso com o Google Earth.
Aslında bu Google Earth'le zaten elimizde.Umożliwia to już Google Earth.
Aslında bu Google Earth'le zaten elimizde.Už jsme to vlastně s Google Earth provedli.
Aslında bu Google Earth'le zaten elimizde.We hebben dit eigenlijk al met Google Earth.
Aslında bu Google Earth'le zaten elimizde.Wir haben es im Prinzip schon mit Google Earth.
Aslında bu Google Earth'le zaten elimizde.Всъщност дори вече го имаме в Google Earth.
Aslında bu Google Earth'le zaten elimizde.В этом направлении мы уже сотрудничаем с поисковой системой Google Earth.
Aslında bu Google Earth'le zaten elimizde.כדי לספק לאיזורים אחרים מתכונים ואת אותה טכנולוגיה.
Aslında bu Google Earth'le zaten elimizde.وهي لدينا بالفعل في جوجل إيرث.
Aslında bu Google Earth'le zaten elimizde.データの変化を処理する技術と、
Aslında, korkarım elimizdeki en iyi politikalar çözüm için yeterli olmayacak.De fapt, mi-e teama că nici toate cele mai bune politici pe care le avem nu vor fi de ajuns.
Aslında, korkarım elimizdeki en iyi politikalar çözüm için yeterli olmayacak.De hecho, me temo que las mejores políticas que tenemos no van a ser suficientes.
Aslında, korkarım elimizdeki en iyi politikalar çözüm için yeterli olmayacak.Eigentlich fürchte ich sogar, dass die besten politischen Maßnahmen, die es gibt, nicht ausreichen.
Aslında, korkarım elimizdeki en iyi politikalar çözüm için yeterli olmayacak.In feite vrees ik dat al ons beste beleid niet genoeg gaat zijn.
Aslında, korkarım elimizdeki en iyi politikalar çözüm için yeterli olmayacak.사실, 우리가 가진 모든 최선의 정책들은 앞으로 실행된다 한들 충분하지 않습니다.
Aslında, korkarım elimizdeki en iyi politikalar çözüm için yeterli olmayacak.Właściwie, obawiam się że wszystkie najlepsze zarządzenia to i tak będzie za mało.
Aslında, korkarım elimizdeki en iyi politikalar çözüm için yeterli olmayacak.Всъщност се притеснявам, че и най-добрата политика, с която разполагаме няма да е достатъчна.
Aslında, korkarım elimizdeki en iyi politikalar çözüm için yeterli olmayacak.На самом деле, я боюсь, что самой лучшей политики, которая только может быть, будет все равно недостаточно.
Aslında, korkarım elimizdeki en iyi politikalar çözüm için yeterli olmayacak.בעצם, חוששני שכל סוגי המדיניות הטובים ביותר שלנו לא יפתרו את הבעיה.
Aslında, korkarım elimizdeki en iyi politikalar çözüm için yeterli olmayacak.في الواقع ، أشعر أن كل السياسات الجيدة التي نملكها لن تكون كافية.
Aslında, korkarım elimizdeki en iyi politikalar çözüm için yeterli olmayacak.十分にはならないのです 4番目、最後の教訓は
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.Co więcej, trzyma go tak dobrze, że mogę nawet pomachać ręką, a nóż nie odpada.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.De facto, está tão bem segura que posso sacudi-la, e a faca não sai.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.De fapt este atât de bine înţepenit încât pot scutura mâna, şi cuţitul nu cade.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.Drží tam vlastne tak silno, že ním môžem aj triasť, a ten nôž nespadne.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.En fait, il tient si bien que je peux le secouer et que le couteau ne tombe pas.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.Es sitzt tatsächlich so fest an seinem Platz, dass ich es schütteln kann, ohne dass das Messer herunterfällt.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.Faktisk, bliver den holdt så kraftigt på plads at jeg kan ryste den, og kniven falder ikke af.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.Het mes wordt zelfs zo stevig vastgehouden, dat ik het kan schudden en dat het mes niet op de grond valt.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.In effetti rimane così saldo al suo posto che posso scuoterlo, e il coltello non cade.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.사실상 손바닥에 아주 단단하게 고정되었습니다 손을 흔들 수 있죠, 칼은 떨어지지 않습니다.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.Menahannya dengan kuat pada tempatnya sehingga saya dapat menggoyangkan tangan saya dan pisau ini tidak jatuh.