"Lisa'nın eli ayağı olmak"."Lisa's silver lining".
İnsanın eli ayağı adeta titriyor.The kind hand trembled.
Eli, ayağı, bütün uzuvları söküp atar.That would skin the scalp.
Bugün eli ayağı rahat duruyor.Hoy no hace nada malo.
İnsanın eli ayağı adeta titriyor.As mãos dela estavam a tremer.
İnsanın eli ayağı adeta titriyor.Zamiast jednej nogi ma protezę.
aklından geçenler onu ürküttü, benzi soldu; eli ayağı tutmaz oldu, dizlerinin bağı çözüldü.Hij verbleekte en werd bang. Zo bang dat zijn knieën knikten en zijn benen het begaven.
aklından geçenler onu ürküttü, benzi soldu; eli ayağı tutmaz oldu, dizlerinin bağı çözüldü.Ia menjadi pucat pasi dan begitu ketakutan sehingga lututnya gemetaran
aklından geçenler onu ürküttü, benzi soldu; eli ayağı tutmaz oldu, dizlerinin bağı çözüldü.이에 왕의 즐기던 빛이 변하고 그 생각이 번민하여 넓적다리 마디가 녹는 듯하고 그 무릎이 서로 부딪힌지라
aklından geçenler onu ürküttü, benzi soldu; eli ayağı tutmaz oldu, dizlerinin bağı çözüldü.אדין מלכא זיוהי שנוהי ורעינהי יבהלונה וקטרי חרצה משתרין וארכבתה דא לדא נקשן׃
aklından geçenler onu ürküttü, benzi soldu; eli ayağı tutmaz oldu, dizlerinin bağı çözüldü.حينئذ تغيّرت هيئة الملك وافزعته افكاره وانحلّت خرز حقويه واصطكت ركبتاه.
aklından geçenler onu ürküttü, benzi soldu; eli ayağı tutmaz oldu, dizlerinin bağı çözüldü.就 變 了 臉 色 、 心 意 驚 惶 、 腰 骨 好 像 脫 節 、 雙 膝 彼 此 相 碰
aklından geçenler onu ürküttü, benzi soldu; eli ayağı tutmaz oldu, dizlerinin bağı çözüldü.就 變 了 臉色 、 心意 驚惶 、 腰骨 好像 脫節 、 雙膝 彼此 相碰