Ana içeriğe geç
Sözlük

eleman ile cümle

eleman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yani biri için, diğerinde olmayan eleman bulunmamaktadır.Például egy bizonyos embernek semmi ellentéte sincs.
Monty Python grup elemanları Chapman ile çalışmanın zor olduğu konusunda fikir birliğindedirler.A Monty Python többi tagja szerint meglehetősen szerény szókincse volt.
Ben sadece bir grubun bir elemanıyım, ve bence Death bir metal grubudur."Olen vain tavallinen kaveri, joka soittaa bändissä, ja minusta Death on metallibändi.”
Onun ardından sıradan elemanlar da arabaya alındı.Seuraavaksi tavallisia työntekijöitä alettiin viedä vaunuun.
Daha sonra eski Soundgarden üyesi Chris Cornell geriye kalan RATM elemanlarıyla birlikte Audioslave`i kurdu.Jäljelle jääneet jäsenet perustivat Chris Cornellin kanssa Audioslaven.
Hamming uzaklığı aynı uzunluktaki iki dizenin farklı elemanlarının sayısıdır.Hammingin etäisyys on kahden samanpituisen merkkijonon toisistaan eroavien merkkien lukumäärä.
Daryl (Norman Reedus), grubun önemli bir elemanı olma konumunu korumaktadır.Daryl Dixon (Norman Reedus) on yksi ryhmän selviytyjistä.
Grup elemanlarının tamamı filmde rol aldı.Ryhmän jäsenten motiivi oli elokuvanteko.
Albüm, Michael Schenker’in grubun asıl elemanı olarak katkıda bulunduğu tek Scorpions albümüdür.Albumi on yhtyeen ainoa, jolla kitaraa soittaa Michael Schenker.
Renkli elemanlarına göre isim alırlar.Miten värilliset meret saivat nimensä?
Küme elemanlarının radyal hızı spektrumlarının Doppler kayması ölçümleriile belirlenebilir.Säteisnopeuden vaihteluista voidaan laskea joitain spektroskoopisten kaksoistähtien rata-arvoja.
Üniversitede 1000'e yakın öğretim elemanı, 900 civarında yönetim elemanı görev yapmaktadır.Noin 900 oppilaan koulussa rehtorina toimii Outi Ervasti.
Ayrıca muhasebe bürolarında yardımcı eleman olarak görev alabilirler.Tilintarkastajana voi toimia myös hyväksytty tilintarkastusyhteisö.
Hem bir taşıyıcı eleman ve hem de dekoratif malzeme olarak ortaya çıkar.Viskari esiintyy myös tulennielijänä ja -puhaltajana.
Gianna önceleri bir restoranda hamburger sipariş elemanı olarak çalıştı.Aluksi Johansson joutui työskentelemään ravintolamuusikkona.
Bu eleman değişikliği ardından Manson, bu sefer Danzig ve Korn ile bir turneye başladı.Marilyn Manson lähti taas kiertueelle, tällä kertaa Danzigin ja Kornin kanssa.
2004'te diğer elemanların ayrılmasıyla grup orijinal kadrosuna döndü.Vuonna 2012 yhtye palasi yhteen kolmen alkuperäisjäsenen voimin.
Müziklerde ise grubun üç elemanının da imzası vardır.Bändin kokoonpanossa on mukana kolme henkilöä.
Yüksekokulumuzdaki öğretim elemanlarının % 80’i yüksek lisans % 55’i doktora çalışmalarını tamamlamıştır.Opiskelijoista 80 prosenttia suoritti tohtoriopintoja.
Daha sonraki araştırmalar katı roket güçlendiricisinin yapısal elemanları üzerine oldu.Osa rakentajista siirrettiin rakentamaan rakettien testausaluetta läheiseen Peenemündeen.
Cat the Dog'un elemanlarıyla burada tanıştı.Mutta eräs Kisse on löytänyt koiransa Faxen kanssa Daran.
Moğollar ise yeni elemanlarla müzik kariyerlerine devam etti.Sentencedin jäsenet ovat jatkaneet musiikillista uraansa muissa kokoonpanoissa.
Genel olarak bir yapı elemanı olarak kabul edilmez.Muita ei hyväksytä edes palvelustyöntekijöiksi.
Ancak kısa sürede grup elemanları arasında anlaşmazlıklar ortaya çıktı.Ούτως ή άλλως υπήρχαν διαστάσεις απόψεων εντός της ομάδας.
O zamanlar kısa programda 6 zorunlu eleman vardı.Στην προημιτελική φάση συμμετείχαν 6 ομάδες.
Koro erkek koro elemanları, orkestra ve dans grubundan oluşur.Ιδρύθηκε κατά τη σοβιετική εποχή και αποτελείται από ανδρική χορωδία, ορχήστρα και χορευτικό συγκρότημα.
Elektrik devrelerinde tek uçlu eleman yoktur.Δεν χρειάζεστε ξεχωριστή σύνδεση ρεύματος.
Grubun kadrosunda çeşitli dönemlerde Cathedral grubunda çalan üç ayrı eleman yer almıştır.Τρεις άνθρωποι διαφορετικών κοινωνικών στρωμάτων συναντιούνται στο κρατητήριο.
Büyük Tren Soygunu'nda İngiliz suç çetesi elemanı olmuştu.Έμεινε στη βρετανική ιστορία ως "η μεγάλη ληστεία του τρένου".
Özdeş fonksiyon: Herhangi bir eleman kendisine eşlenir.Ενδοσυναρτητής: Ένας συναρτητής που αντιστοιχίζει μια κατηγορία στον εαυτό της.
General bu üç takımın en iyi elemanlarının iyi bir çalışmaya tabi tutulmaları emrini verdi.Μάλιστα διέθεσε επτά από τους καλύτερους αξιωματικούς της προσωπικής φρουράς του για τον έλεγχό τους.
Birçok hikâye feniks hikâyelerindeki elemanları içinde barındırır.Πολλά είναι τα γνωμικά που περιλαμβάνουν τον κούκο στη θεματολογία τους.
Ayrıca teknik eleman ve altyapı eksikliği de bulunmaktadır.Ωστόσο υπάρχει τεράστια έλειψη σε συνεργάτες αλλά και υλική βοήθεια.
Evanescence'ta birkaç eleman değişikliği yaşandı.Der har været en del medlemsudskiftninger i Evanescence.
Robert Fripp grubun tarihi boyunca tek değişmeyen elemanıdır.Robert Fripp er den eneste, som har været med i gruppen hele tiden.
Bunun yanında deniz de önemli bir elemandır.Foruden at være et vigtigt sømærke.
Ancak kısa sürede grup elemanları arasında anlaşmazlıklar ortaya çıktı.Imidlertid opstod der snart modsætninger mellem ægtefællerne.
Karakterler, bilişimde karakter setlerinin elemanlarıdırlar.De er naturligvis eksperter indenfor pansring.
Nefesli çalgılarda Mel Collins gruba katılır, ayrıca eski eleman Peter Giles da birkaç şarkıya eşlik eder.Træblæseren Mel Collins kom med i gruppen, og bassisten Peter Giles var med på adskillige numre.
1991 yılında grubun tüm elemanları solo çalışmları üzerine yoğunlaştı.I 1999 blev det politisk vedtaget at samle alle DR's aktiviteter på én adresse med rejsegilde i 2004.
Bunun üzerine servis elemanı olarak işe alınmıştır.Det ville sikre ham en stilling som embedsmand.
Grubun 1969'da kurulmasından bu yana grupta kalan tek elemandır.Han er det eneste af gruppens medlemmer, der har været med siden dannelsen i 1965.
G, n elemanlı sonlu bir döngüsel grup olsun.Da er G en uendelig simpel p-gruppe.
1 Düzine içerisinde 12 adet eleman bulunur.Ellers benyttes dusin om et antal på 12 stykker.
Grup elemanları gerçek adları yerine takma isim kullanıyorlar.Alle bandmedlemmene bruker artistnavn, istedenfor sine ekte navn.
Gruplar sonlu , sayılabilir sonsuz veya sayılamaz sonsuz sayıda eleman içerebilirler.Mengden kan inneholde et endelig eller et uendelig antall elementer.
1970'li yılların sonlarına doğru Apple, bilgisayar tasarımı ve üretim hattı konularında elemana sahipti.På slutten av 70-tallet hadde Apple en stab med datautviklere og en produksjonslinje.
Tavan resımlerinin çeşitli ögeleri Hristiyan doktrinin hikâyesinin bazı elemanları ile bağlanamamıştır.De forskjellige komponentene i taket er knyttet til denne kristne lære.
Nil vadisinde gemi ve mavnalar önemli askerî elemanlardı.Innenfor selve Nildalen var skip og prammer viktige militære elementer.
Ayrık tekdüze dağılım: Bir sonlu set içinde bulunan tüm elemanlar aynı eşit olabilirliktedirler.Uniform fordeling der alle elementene i et endelig sett har samme sannsynlighet.
Gruba en son katılan eleman.Det er dessverre siste gang Verftets Kompani er med.
Albüm, Michael Schenker’in grubun asıl elemanı olarak katkıda bulunduğu tek Scorpions albümüdür.Dette er det eneste Scorpions-albumet der gitarist Michael Schenker medvirker som medlem av bandet.
Bunun yanında deniz de önemli bir elemandır.Fortsatt er det maritime svært viktig.
Aslında bobin adı verilen elemanın mutlaka klasik sargı olması da gerekmez.Navn i parentes er ikke nødvendigvis offisielle norske gruppenavn.
Bunun üzerine servis elemanı olarak işe alınmıştır.De blir redusert til rollen som assistansemotor.
Filmdeki orkestranın bile tüm elemanları erkektir.Alle stunts i filmen skal gjøres av skuespillerne selv.
Bu gösterimde her bir eleman için degerleme farkları gösterilmektedir.Ellers er det aktivitetstilbud til alle beboere.
Çıkarılan bu eleman dizileri daha sonra birleştirilir.Den kjernen som gjenstår blir senere trykt sammen.
Ama, RENAMO elemanları kaçmış ve sadece 8 kişi esir alınmıştır.Noe senere returnerer Gestapo og arresterer åtte nye mann.
Hiç elemanı olmayan kümeye boş küme denir.Vel, det vil si; uten en fast mann ved sin side.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod