elemanın ile cümle

elemanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
25 dolarlık bir çek düzenledim ve onu satış elemanına verdim.I made out a check for $25 and handed it to the salesperson.
Birkaç deneyimli satış elemanını işe almak istiyorum.We want to hire some experienced salespeople.
Hiç Fransızca konuşan elemanınız var mı?Do you have any French-speaking employees?
Tom bar güvenlik elemanını geçemedi.Tom couldn't get past the bouncer.
Ocak 2007 Tunus iki güvenlik elemanını kaybettiğinde 12 GSPC militanını öldürdüğünü söyledi.2007 January: Tunisia said it killed 12 GSPC militants while losing two security men.
Bir ısıtma elemanına sahip küçük bir elektrikli ısıtıcı 1 kilowatt kullanabilir.A small electric heater with one heating element can use 1.0 kilowatt.
Bu işlem, dizinin sonundaki elemanın karşılaştırılmasına kadar yinelenerek sürdürülür.The process is repeated until the component at the top of the hierarchy is tested.
Ayrıca, aynı elemanın diğer izotoplarını büyük miktarlarda karıştırılır.They are also mixed with larger quantities of other isotopes of the same element.
Böylelikle mor ekonomi, kültür elemanını sürdürülebilir kalkınmanın bir parçası haline getirir.Fourthly, such coercion may contribute to a culture of resistance among those receiving welfare.
Bununla birlikte her elemanın bir öncel elemanı olmak zorunda değil.However they have no obligation to make any previous customers whole.
Bu elemanın kafasında nasıl bir mekanizma var?I am more invulnerable than Achilles; fortune hath not one place to hit me."
Farklı zaman dilimlerinde, bir satış elemanının performansını karşılaştırmak ister misiniz?Want to compare the performance of a salesperson for different time frames?
Sonra da bu iki elemanın eksilisini alıyorsunuz. -Actually, I'm running out of colors. The negative of that is negative 5.
Onun sadece bir elemanını elde edeceğim.I'm going to get its only member.
Bu uzunluğun istediğim bir elemanını seçiyorum.Now let me just pick some arbitrary member of this span.
Soğanın merkezinde ise sözcüğün temel elemanının, onun özündeki anlam çekirdeğinin olduğunu düşünün.Think of the center of the onion as a word's base element, its essential kernel of meaning.
Yani bu işlem, matrisin her elemanının c ile çarpılması anlamına geliyor. -So this is the equivalent of multiplying c times every entry up in this matrix right here.
Bu elemanın adı TEMPT.This guy's name is TEMPT.
Bu sefer Y'nin elemanına b diyelim. b'yi buraya çiziyorum.So let's say that b is a member of Y. So I drew b right there.
Aritmetik seri, dizinin her elemanının bir öncekinden sabit bir miktarda arttığının göstergesi.Which means that it just increases by a constant amount every term.
Her renkli boncuk, her renkli tel, bir hava elemanını temsil ediyor.Every colored bead, every colored string, represents a weather element.
Pivot elemanın tanımına göre böyle.This is by definition of a pivot entry.
Bir pivot eleman, bir önceki satırdaki pivot elemanın sağında yer alır. -And that every pivot entry is to the right of a pivot entry above it.
İki elemanını topladığınızda, altuzayın bir başka elemanını elde ediyorsunuz. -You can add any of their two members and you'll get another member of the subspace.
Bildiğimiz üzere devrenin herbir elemanının üzerinde bir gerilim vardır, değil mi?So there's a voltage drop across each device, right?
Bu durumda toplam gerilim, herbir elemanın üzerindeki gerilimin toplamına eşittir. -So the total voltage is equal to the voltage drop across each of the devices.
Diyelim ki bu matrisin bir elemanını isimlendirmek istiyoruz.If someone wanted to reference, let's say, this, this element of the matrix.
Tek söylediğim, bu kümedeki her elemanın S'nin içinde bir elemanla eşleştiği. -All I'm saying is that everything in this set maps to something within S right here.
Şimdi bu sıra 1,sütun 1 elemanını bulmak için ne yapmalı?So to get this row 1, column 1 element, what do I do?
Elemanın konuşmaya devam eder ve,The guy's voice comes back on the line,
Eğer baştaki matrisi ele alırsak, bu elemanın sırasını ve sütununu sildik diyelim.If I were to take my original matrix, and I were to cross out this position's row and column.
Bir sonraki bölüm size her menü elemanının ne yaptığı hakkında kısa bilgiler sunar.This next section gives you a brief description of what each menu item does.
Çıkışta karıştırıcı elemanını sessiz yapMute mixer element on exit
Güç talebi çok değilse enerji depolama elemanına ihtiyaç yoktur.If the power demands are not high, then the energy storage element isn't needed.
Bir fonksiyonun tanım kümesindeki her elemanın yalnızca bir görüntüsü olabilir.A function can only have one output, y, for each unique input, x.
Hedefler, tek bir mercek veya ayna veya birkaç optik elemanın kombinasyonları olabilir.Objectives can be a single lens or mirror, or combinations of several optical elements.
Böylelikle mor ekonomi, kültür elemanını sürdürülebilir kalkınmanın bir parçası haline getirir.Nur dann kann sich die Kultur entwickeln, die für den Erfolg entscheidend ist.
Şu halde, bir elemanın yerini tespit etmek mümkün değildir.Le retrait d'un élément n'est pas possible.
Şu halde, bir elemanın yerini tespit etmek mümkün değildir.O son incapaces de encontrar un lugar donde depositar los mismos.
Örnek olarak N adet elemanın sıralandığını düşünelim.Para ilustrarlo, tomemos como ejemplo el de la figura.
Ocak 2007 Tunus iki güvenlik elemanını kaybettiğinde 12 GSPC militanını öldürdüğünü söyledi.Январь — Тунис заявил, что уничтожил 12 боевиков СГПД, потеряв двух сотрудников сил безопасности.
Yeni bestelerin ikisinde üç Pink Floyd elemanının da imzası vardır.Двое неумелых наёмников вместо неё ловят розовую фламинго Пэтти.
Örnek olarak N adet elemanın sıralandığını düşünelim.على سبيل المثال، خذ بعين الاعتبار مثال الملعقة.
Her elemanının kendinden öncekilerin çarpımının bir fazlasına eşit olduğu sayı dizisidir.بحيث أن كل عدد هو ضعف العدد الذي سبقه.
Bununla birlikte her elemanın bir öncel elemanı olmak zorunda değil.Niet iedere partij hoeft een beginselprogramma te hebben.
Hiç Fransızca konuşan elemanınız var mı?У вас є співробітники, що говорять французькою?
Bir görüntü çok sayıda küçük görüntü elemanının birleşmesiyle oluşur.Horizontálně komponované scény zaplňuje velké množství drobných figur.
Yeni bestelerin ikisinde üç Pink Floyd elemanının da imzası vardır.Így összesen csak két női szerzőt számlál a Pink Floyd együttes.
Müziklerde ise grubun üç elemanının da imzası vardır.Bändin kokoonpanossa on mukana kolme henkilöä.
Aslında bobin adı verilen elemanın mutlaka klasik sargı olması da gerekmez.Navn i parentes er ikke nødvendigvis offisielle norske gruppenavn.
Her elemanının kendinden öncekilerin çarpımının bir fazlasına eşit olduğu sayı dizisidir.過去作の主人公よりも少し等身が高い。
Beş elemanın hepsi de Quebec bölgesinde büyüyen Fransız asıllı Kanadalı`lardır.5人全員がフランス系カナダ人。
Bir görüntü çok sayıda küçük görüntü elemanının birleşmesiyle oluşur.使役者の顔には無数の小さな目が現れる。
Müziklerde ise grubun üç elemanının da imzası vardır.音乐上我也在和其他三个人合作。
T'nin herhangi sayıda elemanının (X'in altkümesi olarak) birleşimi yine T'nin elemanı olmalıdır.任何一組T中的子集合的聯集仍然屬於T。
Bununla birlikte her elemanın bir öncel elemanı olmak zorunda değil.但是,不是所有元素都需要有前驱元。
Bir 10 elemanını dizi gösteriminde diziye eklemek genel bir işlemdir.등번호 10번을 수비수에게 부여하는 것도 좋은 아이디어라고 생각했습니다.
Her bir panel 768 adet sıvı soğutmalı katı-hal alıcı ve gönderici elemanından oluşur.각 부위는 768개의 액체냉각식, 고체소자의 송수신모듈로 구성되어 있다.
Örnek olarak N adet elemanın sıralandığını düşünelim.Ili, ako hoćete, na privilegiju marginalca.
Şu halde, bir elemanın yerini tespit etmek mümkün değildir.Po njej je mogoče prepoznati neko določeno mesto.
İlgili Sayfalar