elem ile cümle
elem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Gruplar sonlu , sayılabilir sonsuz veya sayılamaz sonsuz sayıda eleman içerebilirler.Een rij kan uit eindig of aftelbaar oneindig veel elementen bestaan.
Son iki hafta ise eleme olmamıştır.De volgende twee uren gebeurde er vrijwel niets.
Bu elementlerin içerisinde doğal elemenler olduğu gibi insan yapımı elementler de yer almaktadır.Ook binnen zijn er elementen van natuursteen.
Bunun yanında deniz de önemli bir elemandır.Schepen zijn hierbij een belangrijk onderdeel.
Ön eleme turu 14 Temmuz'da saat 11:00'de başladı.De aanval begon om 23.00 uur op 14 juli.
Bu yüzden ön eleme turnuvası yapma gereği doğdu.Daardoor plaatste het zich voor het hoofdtoernooi.
Bu maçlar eleme grubu sıralamalarında yer almaz.Deze wedstrijden tellen niet mee voor de stand van de groep.
2004'te diğer elemanların ayrılmasıyla grup orijinal kadrosuna döndü.In 2004 kwam de groep in de originele bezetting weer samen.
Bu elemeleri Ruslan Alehno-Hasta La Vista adlı şarkı ile kazandı.Men koos voor Olexandr met het lied Hasta la vista.
Atomda bulunan proton sayısı aynı zamanda, elementin kimyasal karakteri hakkında da bilgi verir.Het aantal protonen bepaalt het atoomnummer van het element en ook de chemische eigenschappen.
Eleme maçları baz alınmıştır.De spelstukken worden gedekt geschud.
Suprematist elemanları figüratif öğeleri ile birleştirilmiştir.Stembiljetten worden verbrand door separatisten.
İngiliz finali elemelerinde "Born to Dance" şarkısını seslendirmiş ve 3. olmuştur.Hij zong "Born To Dance" en werd 3e.
Genel olarak bir yapı elemanı olarak kabul edilmez.Het is nauwelijks te herkennen als stationsgebouw.
İsrail’de müzik hem doğu hem de batı elementlerini içerir.De muziek is daarbij new age met oosterse en westerse inslag.
Şov Skip Sheffield'ın son sırada yer alması ve elenmesiyle üç eleme ile bitti.Het programma eindigde met drie eliminaties, waarbij Skip Sheffield als laatste eindigde in de stemronde.
Altın, gümüş, kalay, bakır, kurşun ve cıva demir gibi elementler eski çağlardan beri biliniyordu.Sommige elementen zoals goud, zilver, ijzer en koper zijn al heel lang bekend.
Ancak kısa sürede grup elemanları arasında anlaşmazlıklar ortaya çıktı.Al snel ontstond echter onenigheid tussen de tien.
Fakat onun son elemanı küçültülür.Het onderste uiteinde ervan is beschadigd.
Tüm elemanlar başka gruplarla başka yerlerde çalmaya başlamıştı.Alle bandleden speelden later nog in andere bands.
İl-emin zaman içinde değişerek İlemi- Elemi olmuştur.Onmiddellijk en onherroepelijk, werd ik getransformeerd.
Yarışa katılmak için gerekli eleme barajları, 12.96 s (A barajı) ve 13.11 s (B barajı) şeklindeydi.Als kwalificatie-eis gold 12,96 s (A-limiet) en 13,12 s (B-limiet).
Bu yarışma için eleme turu 8 Şubatta yapıldı.De wedstrijden werden op 8 februari gespeeld.
Karbon, bilinen elementlerin en çok yönlü olanıdır.Koolstofnanobuizen zijn een van de sterkste materialen die bekend zijn.
Aynı yıl ODTÜ'ye dönüp, öğretim elemanı olarak çalışmalarına başladı.Twee jaar later, nog altijd zijn job als leraar uitoefenend, begon hij terug als componist.
1984 yılındа Rusya Federasyonu elemelerine katılır.In 1984 werd hij lid van de componisten federatie van de Sovjet-Unie.
Eleme turlarına bütün takımlar katılır.Alle spelers gaan naar de Performance Area.
Kalan yerler ise eleme dönemi boyunca en hızlı performansa sahip olan takımlar tarafından doldurulur.De winnaar is het team met de snelste gecombineerde tijd op de proeven.
Turnuvanın grup aşaması aynı zamanda 2014 Dünya Kupası OFC elemelerinin İkinci Tur'u olarak oynandı.Het toernooi deed tevens dienst als tweede ronde van de WK-kwalificatie 2014 van de OFC.
Bu eser, pisagor teoreminin ve gauss eleme yönteminin matematiksel ispatını oluşurdu..Het bevatte een bewijs voor de stelling van Pythagoras en formules voor de Gauss-eliminatie.
Jüri beş finalisti eleme kararı aldı; Diğer 10 finalde.Een professionele jury koos vijf acts die doorgingen naar de finale.
Dahası, spektroskopi elementlerin madde içindeki bilinmeyen kompozisyonunu tespit etmek için kullanılabilir.Daardoor kunnen de spectra niet gebruikt worden om de samenstelling van de objecten te bestuderen.
Benny Andersson, 18 yaşında İsveç'in ünlü gruplarından Hep Stars'ın elemanlarından biriydi.Benny Andersson was in de jaren 1960 lid van de Zweedse rockband The Hep Stars.
Avusturya ve İsviçre ev sahibi takımlar olduğundan dolayı elemelere katılmamışlardır.Ten opzichte van de vorige editie waren teams uit Oostenrijk en Zwitserland er niet bij.
Ön elemeye kadar oynamıştır.Hij speelde in de voorhoede.
En üst oyuncuları çoğu halen elemeleri geçerek turnuvada yer almaktadırlar.Het merendeel van de sporters kan zich plaatsen door op één toernooi voldoende te presteren.
On takımın katıldığı eleme aşaması, beşer takımdan oluşan iki grup halinde düzenlendi.De tien deelnemende clubs werden verdeeld in twee groepen van vijf teams.
Bu element yıldızlarda, dev gaz gezegenlerinde büyük miktarda bulunur.Het element wordt in kolossale hoeveelheden aangetroffen in reusachtige gasplaneten zoals Jupiter.
Elemelerde atletler iki gruba ayrıldı.De atleten werden verdeeld over twee groepen.
Döteryum elementini keşfetmiştir.Ontdekking van het element jodium.
Eleme yarışması 29 Temmuz 2012'de yapıldı.De wedstrijd werd gehouden op zondag 29 juli 2012.
55 UEFA üyesinin tamamının elemelere katılımı beklenmektedir.Alle 55 landen die zijn aangesloten bij de UEFA mogen deelnemen aan dit toernooi.
Kan şekilli elemanlar ve plazmadan oluşur.Het bloed bestaat uit plasma en cellen.
Eleme turları 28 Eylül ile 30 Ekim 2010 tarihleri arasında düzenlendi.Inzendingen werden geaccepteerd van 30 september tot en met 28 oktober 2013.
Titchener, buna karşı bilinç elemanlarının öznel ifadesi ile ilgilenmiştir.Tolkien zelf spreekt in dit verband over zijn secret vice.
Film ekibinde rol alan bazı elemanlar da bu işgale karşı yapılan direnişe bizzat katılmışlardı.Niet voor niets was een aantal sleutelfiguren die aan deze film meewerkten, zelf slachtoffer van deze lijst.
Yani biri için, diğerinde olmayan eleman bulunmamaktadır.Wat voor de één vals klinkt, hoeft dat voor een ander niet te doen.
Bu elemanlar çoğunlukla bir elektrik devresinde bulunur.Vaak hebben deze inwendig een elektronische ruisbron.
Bu durumda elemanı kontrol edemeyiz.Zoals gezegd kan de compiler dit niet controleren.
Türkiye'de elementer sigorta şirketleri gibi SSK ve diğer sosyal sigortalar da rücu haklarını kullanmaktadır.Ook in Italië en Turkije zijn verzekeraars actief met Pay as you Drive verzekeringen.
İlk g-bloğu elementinin atom numarası büyük ihtimalle 121 ve sistematik ismi unbiyunyum]].Het eerste element van het g-blok zal atoomnummer 121 (unbiunium) zijn.
Bor elementi boş bir p orbitaline sahip olduğu için elektronca fakirdir.Boor is immers een elektrondeficiënt element: het bezit slechts 5 elektronen en een leeg p-orbitaal.
2002, 2006 ve 2010 Dünya Kupaları elemelerine katılmış ancak başarılı olamamışlardır.In 2002, 2003 en 2006 namen ze nog deel aan de Série C, maar konden daar geen potten breken.
Önceki şampiyonlar kupasında ise otomatik elemer yapılmadı.De winnaar van de vorige editie was niet automatisch geplaatst.
Element birkaç mineral depozitde bulunur.Het wordt ook teruggevonden in sommige minerale oliën.
Elemelerde 1:05.81, yarı finalde 1:05.06 yüzdü.Judit Temes zwom een OR in de series, tijd 1:05.5 min.
Bunlardan 18 takım elemelere bu turdan itibaren dahil oldu.Er namen 18 teams nemen deel aan deze editie.
Elementin yeni ve kalıcı bir isim alması bekleniyor.Het boek heeft een blijvende reputatie verworven.
Eleme kriteri: 1,95'i geçen (Q) veya en iyi 12 sporcu içine girenler (q) finale yükselir.Kwalificatie eis: 1,96m (Q) of bij de beste twaalf van de kwalificatie (q).
Hızlı bir eleme sistemi vardır.Het is een snelheidsseinstelsel.