Ana içeriğe geç
Sözlük

elektronik ile cümle

elektronik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Bu terimi yeni duyanlar için hemen açıklayalım, Bitcoin tam anlamıyla elektronik bir ödeme sistemidir.Що ж, для початку, Біткоїн це лише електронна платіжна система.
Bu terimi yeni duyanlar için hemen açıklayalım, Bitcoin tam anlamıyla elektronik bir ödeme sistemidir.ネット越しに2つの主体がやりとりを行うものです
Bu tür elektronik, banka mevduat para şimdi yapar her şeyden fazla % 97Es ist diese Art von elektronischem Giralgeld, das über 97% des gesamten Geldes in der englischen
Bu tür elektronik, banka mevduat para şimdi yapar her şeyden fazla % 97הסוג האלקטרוני הזה, הפקדות בנקאיות, מהווה כיום 97% מכל
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.Ada banyak lagi warna di sekitar kita yang tidak dapat kita lihat, namun dapat dilihat oleh mata elektronik.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.Er zijn nog veel meer kleuren die wij niet kunnen ervaren, maar een elektronisch oog wel.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.Es gibt viel mehr Farben um uns herum, die wir nicht wahrnehmen können, elektronische Augen aber schon.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.Há muitas, muitas mais cores à nossa volta que não conseguimos detetar, mas que olhos eletrónicos conseguem.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.Hay muchos más colores que nos rodean que no podemos percibir, pero que el ojo electrónico sí puede percibir.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.저희 주변에는 인간의 눈으로는 볼 수 없지만 전자 눈으로는 감지할 수 있는 수많은 색들이 있습니다.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.Kolem nás existuje daleko víc barev, které nedokážeme vnímat, ale které elektronické oči vnímat dokážou.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.Okolo nás je veľmi veľa farieb, ktoré nie sme schopní vnímať, ale elektronické oko to dokáže.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.Rengeteg szín vesz körül minket, amelyeket nem látunk, de egy elektronikus szem érzékelni tud.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.Sunt mult mai multe culori în jurul nostru pe care noi nu le putem percepe, pe când ochiul electronic poate.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.Wokół nas jest o wiele więcej kolorów, których my nie dostrzegamy, a moje elektryczne oko tak.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.Вокруг нас куда больше цветов, которые не видим мы, но видит электронный глаз.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.Є набагато більше кольорів довкола нас, які ми не можемо сприйняти, але електронне око може.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.Има много цветове, които не можем да видим, но това електронно око може.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.ישנם עוד הרבה, הרבה צבעים מסביב לנו שאנו לא יכולים לקלוט, אבל שעיניים אלקטרוניות כן יכולות לקלוט.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.هناك الكثير والكثير من الألوان حولنا لا يمكنننا تمييزها، لكن هذه العين الإلكترونية تستطيع ذلك.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.人間が認識できないだけです 電子アイは認識できます そこで 色彩認識の幅を広げようと思い
Çocukken bir ţeyleri tamir eder veya yapardým, elektronik ţeylerle ilgilenirdim.Cand eram copil, imi placea sa mesteresc si sa construiesc lucruri si electronice.
Çocukken bir ţeyleri tamir eder veya yapardým, elektronik ţeylerle ilgilenirdim.Jako dítě jsem se rád ve věcech šťoural nebo něco budoval hlavně elektroniku.
Çocukken bir ţeyleri tamir eder veya yapardým, elektronik ţeylerle ilgilenirdim.어렸을 때, 저는 전자 부품들을 조립해서 무언가 만들어 내곤 했어요.
Çocukken bir ţeyleri tamir eder veya yapardým, elektronik ţeylerle ilgilenirdim.Όταν ήμουν μικρός, μου άρεσε να μαστορεύω και να φτιάχνω πράγματα και να επισκευάζω ηλεκτρονικές συσκευές.
Çocukken bir ţeyleri tamir eder veya yapardým, elektronik ţeylerle ilgilenirdim.В дитинстві я майстрував речі і електроніку.
Çocukken bir ţeyleri tamir eder veya yapardým, elektronik ţeylerle ilgilenirdim.Като обичах да бърникам и да строя разни неща.
Çünkü bir araba üretirken esas para götüren şey içindeki elektronik aksamdır, diğer ıvır zıvırlar değil.Autojen valmistuksessa kalleinta on sulautettu älykkyys ja siihen liittyvä elektroniikka, eivät materiaalit.
Çünkü bir araba üretirken esas para götüren şey içindeki elektronik aksamdır, diğer ıvır zıvırlar değil.왜냐하면 자동차 생산비의 대부분은 자재가 아니라 그 안에 내장된 인공지능과 전자공학에 쓰이기 때문이죠.
Çünkü bir araba üretirken esas para götüren şey içindeki elektronik aksamdır, diğer ıvır zıvırlar değil.Mert az autó előállítási költségeinek nagy része a beépített elektronika és intelligencia, nem pedig az anyag.
Çünkü bir araba üretirken esas para götüren şey içindeki elektronik aksamdır, diğer ıvır zıvırlar değil.Потому что бо́льшая часть себестоимости машины — это встроенная электроника и интеллект, а не материалы.
Çünkü bir araba üretirken esas para götüren şey içindeki elektronik aksamdır, diğer ıvır zıvırlar değil.משום שבעצם מרבית העלויות של ייצור המכוניות היא התבונה המובנת והאלקטרוניקה שבה, ולא חומרי הגלם
Çünkü bir araba üretirken esas para götüren şey içindeki elektronik aksamdır, diğer ıvır zıvırlar değil.لأن أكثر تكاليف تصنيع السيارات في أساساً يأتي من تضمين الذكاء والإلكترونيات فيها، وليس المواد.
Çünkü bir araba üretirken esas para götüren şey içindeki elektronik aksamdır, diğer ıvır zıvırlar değil.内蔵された知能と電子機器によるもので、材料によるものではありません 多くの人がニュー エコノミーのことを
Dijital imzayı, fiziksel imzanın elektronik bir örneği olarak düşünebilirsiniz. .Digitální podpis si lze v mnoha ohledech představovat jako elektronickou analogii fyzického podpisu.
Dijital imzayı, fiziksel imzanın elektronik bir örneği olarak düşünebilirsiniz. .Digitálny podpis môžete v mnohých smeroch chápať, ako analógiu normálneho podpisu.
Dijital imzayı, fiziksel imzanın elektronik bir örneği olarak düşünebilirsiniz. .Można powiedzieć, że cyfrowy podpis jest na wiele sposobów elektronicznym odpowiednikiem ręcznego podpisu.
Dijital imzayı, fiziksel imzanın elektronik bir örneği olarak düşünebilirsiniz. .Насправді, цифровий підпис можна уявити по-різному, як електронний аналог фізичного підпису.
Dokunmayla çalışan elektronik dövme veya ışıkla kızaran ya da dalgalanan giysiler gibi konseptlerde çalıştım.저는 손으로 피부를 만질 때 증강현실로 문신이 나타나게 하는 전자 타투나, 여러색의 빛이 나와서 춤추며 전율하는 드레스 같은 컨셉을 연구했죠.
Dokunmayla çalışan elektronik dövme veya ışıkla kızaran ya da dalgalanan giysiler gibi konseptlerde çalıştım.אני עובדת על רעיונות כמו קעקוע אלקטרוני, שמרובד על ידי מגע, או שמלות שמסמיקות או רועדות באור.
Dokunmayla çalışan elektronik dövme veya ışıkla kızaran ya da dalgalanan giysiler gibi konseptlerde çalıştım.لقد عملت في مشاريع مثل الوشم الإلكتروني ، والذي يعمل باللمس ، أو الملابس التي تحمر خجلاً أو ترتعش بالضوء.
Dokunmayla çalışan elektronik dövme veya ışıkla kızaran ya da dalgalanan giysiler gibi konseptlerde çalıştım.光を当てると 震え輝くドレスなどもありました 私は自分でも実験を始めました
Dünya ülkelerine elektronik atıkların gönderimi uluslararası hukuk gereği yasak.Η μεταφορά ηλεκτρονικών αποβλήτων σε χώρες του τρίτου κόσμου απαγορεύεται από το διεθνές δίκαιο.
Düşüncemiz bunun sadece bir dizüstü değil, şekil değiştirip bir elektronik kitap da olmasıydı.Cảm ơn anh. Ý tưởng là nó không chỉ là máy tính mà còn có thể biến thành một cuốn sách điện tử.
Düşüncemiz bunun sadece bir dizüstü değil, şekil değiştirip bir elektronik kitap da olmasıydı.Ideea era că nu ar fi doar un laptop dar că ar putea fi transformat şi să fie într-o carte electronică.
Düşüncemiz bunun sadece bir dizüstü değil, şekil değiştirip bir elektronik kitap da olmasıydı.Idenya adalah alat ini tidak hanya sebuah laptop, tetapi alat ini bisa berubah menjadi sebuah buku elektronik.
Düşüncemiz bunun sadece bir dizüstü değil, şekil değiştirip bir elektronik kitap da olmasıydı.단순한 노트북이 아니었으면 했고, 변형되어서 전자책으로 될 수 있었으면 했습니다.
Düşüncemiz bunun sadece bir dizüstü değil, şekil değiştirip bir elektronik kitap da olmasıydı.La idea era que no sería sólo una laptop sino que pudiera transformarse en un libro electrónico.
Düşüncemiz bunun sadece bir dizüstü değil, şekil değiştirip bir elektronik kitap da olmasıydı.L'idea era di rendere questo oggetto non un semplice computer, ma trasformarlo in un libro elettronico.
Düşüncemiz bunun sadece bir dizüstü değil, şekil değiştirip bir elektronik kitap da olmasıydı.To ma być nie tylko laptop. Może przeistoczyć się w elektroniczną książkę.
Düşüncemiz bunun sadece bir dizüstü değil, şekil değiştirip bir elektronik kitap da olmasıydı.Замысел был таков, что это будет не только ноутбук, но что он сможет превращаться в электронную книгу.
Düşüncemiz bunun sadece bir dizüstü değil, şekil değiştirip bir elektronik kitap da olmasıydı.Идеята беше, че не би трябвало да е само лаптоп, но, че може да превърне и да бъде електронна книга.
Düşüncemiz bunun sadece bir dizüstü değil, şekil değiştirip bir elektronik kitap da olmasıydı.הרעיון היה שזה יהיה לא רק לפטופ, אלא שזה יהפוך להיות ספר אלקטרוני.
Düşüncemiz bunun sadece bir dizüstü değil, şekil değiştirip bir elektronik kitap da olmasıydı.الفكرة كانت أنه لن يكون حاسوبًا محمولًا فقط، بل إنه يمكن أن يتحول ويصبح كتابًا إلكترونيًا.
Düşüncemiz bunun sadece bir dizüstü değil, şekil değiştirip bir elektronik kitap da olmasıydı.こうやって変形することで 電子書籍のようにもなります
Eğer Mehmet elektronik ödemenin bir formu olan Bitcoin'i kabul ediyor ise,AliceはBitcoinを送ります
Eğer Mehmet elektronik ödemenin bir formu olan Bitcoin'i kabul ediyor ise,Jeśli Bob zgadza się na płatność Bitcoinami które są formą płatności elektronicznej,
Eğer Mehmet elektronik ödemenin bir formu olan Bitcoin'i kabul ediyor ise,Pokud je Bob ochoten přijmout
Eğer Mehmet elektronik ödemenin bir formu olan Bitcoin'i kabul ediyor ise,Тоді, якщо Боб готовий прийняти
Eğer robotun elektronik beyninin içine bunu bu koyarsanız, insan duyguları oluşturur.اذا وضعت هذا داخل العقل اللكترونى للروبوت انها تبنى و تعطى مشاعر للروبوت
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod