Ana içeriğe geç
Sözlük

elektron ile cümle

elektron kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ancak deneyler sonucunda, iyi kurulmuş oldu bu atomlar sekiz elektron en dıştaki kabuk.Ale przez eksperymenty, ustalono, że atomy mają 8 elektronów w zewnętrznej powłoce.
Ancak deneyler sonucunda, iyi kurulmuş oldu bu atomlar sekiz elektron en dıştaki kabuk.Ale skrze experimenty bylo zjištěno, že atomy chtějí mít osm elektronů ve své vnější slupce.
Ancak deneyler sonucunda, iyi kurulmuş oldu bu atomlar sekiz elektron en dıştaki kabuk.Laten we zeggen dat je in de 5e periode zit hier. toch? Je krijgt dan 5s1.
Ancak deneyler sonucunda, iyi kurulmuş oldu bu atomlar sekiz elektron en dıştaki kabuk.Але те, що було експерементально визначено, це бажання атомів мати вісім електронів у зовнішній оболонці.
Ancak deneyler sonucunda, iyi kurulmuş oldu bu atomlar sekiz elektron en dıştaki kabuk.ولكن من خلال التجارب، فقد ثبت بان الذرات ترغب في الحصول على ثمانية الكترونات في غلافها الخارجي
Ancak insanlar kimyada metalik yapıdan bahsettiklerinde genelde elektron vermeye gönüllülükten bahsederler.Ale když chemici mluví o kovovém charakteru, mají na mysli spíš ochotu odevzdávat elektrony.
Ancak insanlar kimyada metalik yapıdan bahsettiklerinde genelde elektron vermeye gönüllülükten bahsederler.그러나 화학에서 사람들이 금속성에 대해 언급을 한다면, 전자를 주어버리고자 하는 것에 관해서 말하는 것입니다.
Ancak insanlar kimyada metalik yapıdan bahsettiklerinde genelde elektron vermeye gönüllülükten bahsederler.Men når man taler om det i kemi, de er virkelig blot tale om en vilje at give væk elektroner.
Ancak insanlar kimyada metalik yapıdan bahsettiklerinde genelde elektron vermeye gönüllülükten bahsederler.Pero cuando la gente habla de ello en la química, estan hablando sólo de la voluntad para regalar electrones.
Ancak insanlar kimyada metalik yapıdan bahsettiklerinde genelde elektron vermeye gönüllülükten bahsederler.Але коли говорити про це з точки зору хімії, то мається на увазі готовність віддавати електрони.
"Androidler Rüyasında Elektronik Koyun Görür mü?" adlı kitap gibi muhteşem çalışmaları olan bir yazar.이 책은 영화 "블레이드러너"의 원작입니다.
"Androidler Rüyasında Elektronik Koyun Görür mü?" adlı kitap gibi muhteşem çalışmaları olan bir yazar."Les androides rêvent-ils de moutons électriques ?" qui a été à la base du film "Blade Runner."
"Androidler Rüyasında Elektronik Koyun Görür mü?" adlı kitap gibi muhteşem çalışmaları olan bir yazar.l'opera che ha ispirato il film "Bladerunner".
"Androidler Rüyasında Elektronik Koyun Görür mü?" adlı kitap gibi muhteşem çalışmaları olan bir yazar.Perigo iminente"
"Androidler Rüyasında Elektronik Koyun Görür mü?" adlı kitap gibi muhteşem çalışmaları olan bir yazar."Träumen Androiden von elektrischen Schafen?", was die Grundlage für den Film "Blade Runner" war.
"Androidler Rüyasında Elektronik Koyun Görür mü?" adlı kitap gibi muhteşem çalışmaları olan bir yazar.שהיה הבסיס לסרט "בליידראנר."
"Androidler Rüyasında Elektronik Koyun Görür mü?" adlı kitap gibi muhteşem çalışmaları olan bir yazar.الذي كان أساس فليم "Bladerunner."
"Androidler Rüyasında Elektronik Koyun Görür mü?" adlı kitap gibi muhteşem çalışmaları olan bir yazar.小説の中では ロボットは
Aniden, lityumdan bir elektron koparmak sadece beş electron volt gerektiriyor.갑자기, 리튬으로부터 전자 한개를 제거하는데, 단지 5 전자볼트만 필요합니다.
Aniden, lityumdan bir elektron koparmak sadece beş electron volt gerektiriyor.A najenou vzít elektron od lithia vyžaduje jen 5 eV.
Aniden, lityumdan bir elektron koparmak sadece beş electron volt gerektiriyor.De momento para remover un electrón de litio solo requiere cinco voltios de electrón.
Aniden, lityumdan bir elektron koparmak sadece beş electron volt gerektiriyor.Derrepente, para remover um elétron do lítio apenas precisamos de cinco elétron volts.
Aniden, lityumdan bir elektron koparmak sadece beş electron volt gerektiriyor.Nagle oderwanie elektronu od litu wymaga nakładu tylko 5 eV!
Aniden, lityumdan bir elektron koparmak sadece beş electron volt gerektiriyor.Um ein Elektron von Lithium wegzunehmen brauch man nur 5 Elektronen-Volt.
Aniden, lityumdan bir elektron koparmak sadece beş electron volt gerektiriyor.І ось виявляється, що аби забрати електрон у літію, потрібно всього 5 електрон-вольт.
Aniden, lityumdan bir elektron koparmak sadece beş electron volt gerektiriyor.فجاة، لازالة الكترون من الليثيوم فهو يتطلب 5 الكترون فولت
- Anlaşıldı. - Bağlantı tekrar kopmadan. - Elektronik sistemde sorun var.Dowiedz się zanim ich stracimy. <i>Mamy problemy z anteną.</i>
- Anlaşıldı. - Bağlantı tekrar kopmadan. - Elektronik sistemde sorun var.احصل عليه قبل أن نفقدهم لدينا أيضاً صعوبات فى الكهرباء والطاقة
Anlaţýlmaz bir sistemle karţý karţýya kaldým. Açýlýmý Elektronik Mahkeme Kayýtlarýna KamusalObjevil jsem záhadný systém jménem PACER, což znamená "Veřejný přístup do soudních elektronických záznamů".
Artık elektron bozunum basıncı da yetmediği için... ...bu, daha da çok içe çökmüştür.Acestea au întrecut presiunea de degenerare a electronilor și s-au prăbușit mai mult.
Artık elektron bozunum basıncı da yetmediği için... ...bu, daha da çok içe çökmüştür.Dit heeft de elektronenontaardingsdruk overwonnen om nog verder in te storten.
Artık elektron bozunum basıncı da yetmediği için... ...bu, daha da çok içe çökmüştür.Ez pl. mar atesett az elektron osszeroppanasi ponton is es tovabb surusodott.
Artık elektron bozunum basıncı da yetmediği için... ...bu, daha da çok içe çökmüştür.La pression de dégénérescence des électrons ne contient plus l'effondrement.
Artık elektron bozunum basıncı da yetmediği için... ...bu, daha da çok içe çökmüştür.Temu obiektowi udało się pokonać ciśnienie zdegenerowanych elektronów i skurczyć się jeszcze bardziej.
Artık elektron bozunum basıncı da yetmediği için... ...bu, daha da çok içe çökmüştür.Toto překonalo tlak degenerovaného elektronového plynu a dále se hroutí.
Artık elektron bozunum basıncı da yetmediği için... ...bu, daha da çok içe çökmüştür.Αυτός ο αστέρας νετρονίων ξεπέρασε την πίεση των εκφυλισμένων νετρονίων και κατέρρευσε ακόμα περισσότερο.
Artık elektron bozunum basıncı da yetmediği için... ...bu, daha da çok içe çökmüştür.Речовина подолала тиск виродженого газу електронів, і відбувся колапс.
Artık elektron bozunum basıncı da yetmediği için... ...bu, daha da çok içe çökmüştür.כך שהם התגברו על הלחץ של דחיית האלקטרונים וקרסו אפילו יותר.
Artık elektronunu vermek için çok enerjiye ihtiyacı var, bundan eminiz.Es benötigt also eine sehr große menge an Energie um dieses
Artık elektronunu vermek için çok enerjiye ihtiyacı var, bundan eminiz.증가하는 전자를 제거하는데는 엄청난 에너지가 필요합니다. 우리는 그것에 관해 배웠습니다.
Artık elektronunu vermek için çok enerjiye ihtiyacı var, bundan eminiz.Potrzeba bardzo dużo energii, żeby oderwać elektron od atomu helu. O tym wszystkim mówiliśmy poprzednio.
Artık elektronunu vermek için çok enerjiye ihtiyacı var, bundan eminiz.Så det kræver en masse energi at fjerne det inkrementale Elektron, og det har vi lært.
Artık elektronunu vermek için çok enerjiye ihtiyacı var, bundan eminiz.Takže je zapotřebí velké množství energie, abychom ten elektron odtrhli a to už jsme se naučili.
Artık elektronunu vermek için çok enerjiye ihtiyacı var, bundan eminiz.Тому потрібно багато енергії, щоб вилучити електрон. Ми це вже засвоїли.
Aşağı inildikçe, atom hacmi büyür ve elektronlar çekirdekten uzaklaşır.Como você vai para baixo, o átomo se torna maior, de modo que os elétrons são mais longe do núcleo.
Aşağı inildikçe, atom hacmi büyür ve elektronlar çekirdekten uzaklaşır.Když jdeme dolů, atomy jsou větší, takže elektrony jsou dál od jádra.
Aşağı inildikçe, atom hacmi büyür ve elektronlar çekirdekten uzaklaşır.아래로 내려 갈 수록 원자들은 더 커지고, 그래서 전자들은 핵으로부터 더 멀리 떨어져 있습니다.
Aşağı inildikçe, atom hacmi büyür ve elektronlar çekirdekten uzaklaşır.Når du går, får atomet større, så elektroner er længere væk fra kernen.
Aşağı inildikçe, atom hacmi büyür ve elektronlar çekirdekten uzaklaşır.Si vas hacia abajo, el átomo se hace más grande, por que los electrones son más lejos del núcleo
Aşağı inildikçe, atom hacmi büyür ve elektronlar çekirdekten uzaklaşır.Wie Sie ausfallen, wird das Atom größer, so dass die Elektronen sind weiter Weg von den Zellkern.
Aslında, bazen bunlar elektronları verirler. Bir kovalent bağ bile oluşturmazlar.Někdy vlastně opravdu ty elektrony odevzdají a vůbec netvoří kovalentní vazbu.
Aslında, bazen bunlar elektronları verirler.De hecho, a veces estos en realidad sólo desechan el electrón
Aslında, bazen bunlar elektronları verirler.Faktisk undertiden disse fyre faktisk lige give away the atom [korrektion: electron].
Aslında, bazen bunlar elektronları verirler.In der Tat, manchmal diese Jungs eigentlich nur Verschenken Sie das Atom [Korrektur: Elektron].
Aslında, bazen bunlar elektronları verirler.I w ogóle czasem dzieje się tak, że te pierwiastki po prostu oddają zupełnie swoje elektrony.
Aslında, bazen bunlar elektronları verirler.사실 때때로 이것들은 원자를 (정정:전자를) 아예 주어버립니다.
Aslında, bazen bunlar elektronları verirler.Na verdade, às vezes, esses caras realmente justo. dar o átomo [correção: eletrônica].
Aslında, bazen bunlar elektronları verirler.Фактично, ці елементи деколи самі віддають електрон.
Aslında bunlar elektron taşıma sisteminin girenleri. .Ale te związki wejdą do łańcucha transportu elektronów.
Aslında bunlar elektron taşıma sisteminin girenleri. .Ale toto jsou vlastně vstupní látky do elektrontransportního řetězce.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod