Ana içeriğe geç
Sözlük

elektron ile cümle

elektron kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama elektronlar ışık hızında dönerken x ışınları ortaya çıkarıyorlar.ولكن عند انتقال الالكترونات في سرعة الضوء، تعكس أشعة اكس.
Ama elektronun sudan NADPH'ye gitme mantığı. Buna non-cyclic photophosphorylation deniyor.Droga elektronu z cząsteczki wody do cząsteczki NADPH nazywana jest fosforylacją niecykliczną.
Ama elektronun sudan NADPH'ye gitme mantığı. Buna non-cyclic photophosphorylation deniyor.Přechod elektronu z vody na NADPH se nazývá necyklická fotofosforylace.
Ama elektronun sudan NADPH'ye gitme mantığı. Buna non-cyclic photophosphorylation deniyor.Но тази идея за преминаването на електрона от водата към НАДФ, се нарича нециклично фотофосфорилиране.
Ama elektronun sudan NADPH'ye gitme mantığı.하지만 전자가 물로부터 NADPH로 가는 것을
Ama elektronun sudan NADPH'ye gitme mantığı.Pero esta idea de un electrón va desde agua a NADPH,
Ama en dıştaki kabuk, sadece iki elektron.그러나 가장 바깥 껍질이라는 점에서는 2개의 전자들만이 있습니다.
Ama en dıştaki kabuk, sadece iki elektron.Aber in Bezug auf ihre äußerste Schale, nur zwei Elektronen.
Ama en dıştaki kabuk, sadece iki elektron.Ale co se týče té vnější, mají v ní jen dva eletrony.
Ama en dıştaki kabuk, sadece iki elektron.Ale w powłoce walencyjnej mają tylko dwa elektrony.
Ama en dıştaki kabuk, sadece iki elektron.Mas em termos de suas camadas mais externas, somente dois elétrons.
Ama en dıştaki kabuk, sadece iki elektron.Pero en términos de su exterior Shell, sólo dos electrones.
Ama en dıştaki kabuk, sadece iki elektron.Але з точки зору їх зовнішньої оболонки, лише два електрони.
Ama en dıştaki kabuk, sadece iki elektron.ولكن فيما يخص غلافها الخارجي هناك الكترونين فقط
Ama kimyanın gözünden bakarsak önceden konuştuğumuz gibi metaller elektronlarını vermek ister.E quando pensamos de natureza metálica em um sentido de química -
Ama kimyanın gözünden bakarsak önceden konuştuğumuz gibi metaller elektronlarını vermek ister.Und wenn wir denken, der metallische Charakter in einem Chemie-Sinn--
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.Aber wie auch immer, er kam mit der Idee der Elektronegativität.
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.But anyway, he came up with the idea of electronegativity.
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.Každopádně on přišel s elektronegativitou.
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.어째든, 그가 전기음성도라는 개념을 생각해 냈습니다
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.Nå, men han kom på ideen om elektronegativitet.
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.Pero de todos modos, se le ocurrió la idea de electronegatividad.
Aman her neyse, o elektronegatiflik kavramını ortaya atmıştı.W każdym razie Pauling wpadł na pomysł elektroujemności.
Ama oksijen elektronları oldukça ister ki tamamlanabilsin.Aber Sauerstoff wirklich will die Elektronen also dass sie abgeschlossen werden kann.
Ama oksijen elektronları oldukça ister ki tamamlanabilsin.Ale kyslík v tom má jasný a chce získat elektrony.
Ama oksijen elektronları oldukça ister ki tamamlanabilsin.Ale tlen potrzebuje elektronów, żeby być w stabilnej konfiguracji.
Ama oksijen elektronları oldukça ister ki tamamlanabilsin.그러나 산소는 정말 전자들을 가지고 싶어 하기 때문에 산소는 완전히 전자를 가지는 쪽이다.
Ama oksijen elektronları oldukça ister ki tamamlanabilsin.Mas oxigênio realmente quer que os elétrons de modo que ele pode ficar concluída.
Ama oksijen elektronları oldukça ister ki tamamlanabilsin.Men ilt virkelig ønsker elektroner så at det kan få afsluttet.
Ama oksijen elektronları oldukça ister ki tamamlanabilsin.Pero el oxígeno realmente quiere los electrones para que puede ser completado.
Ama oksijen elektronları oldukça ister ki tamamlanabilsin.Але кисень все ж хоче лише відбирати електрони, аби досягти довершеності.
Ama öyle değil, çünkü 2H var, yani iki elektronluk fark.Ale ne, jsou tu 2 H, rozdíl 2 protonů.
Ama öyle değil, çünkü 2H var, yani iki elektronluk fark.Ale NIE jest! Są dwa kationy wodoru różnicy.
Ama öyle değil, çünkü 2H var, yani iki elektronluk fark.Maar nee, hier zijn 2 H's: 2 protonen verschil.
Ama öyle değil, çünkü 2H var, yani iki elektronluk fark.Mais non, il y a une différence de deux H, de deux protons.
Ama öyle değil, çünkü 2H var, yani iki elektronluk fark.Ma non è così, perché la differenza è di 2 protoni.
Ama öyle değil, çünkü 2H var, yani iki elektronluk fark.Αλλά όχι, υπάρχουν 2 Η, 2 πρωτόνια διαφορά.
Ama sadece elektron tuttu, proton verdiği, böylece eksi işareti var.Aber es hat nur das Proton abgeben, das Elektron behalten, und daher ergibt es ein Minuszeichen.
Ama sadece elektron tuttu, proton verdiği, böylece eksi işareti var.Ale z cząsteczki odłączył się tylko proton, pozostał w niej elektron, czyli mamy tu znak minus.
Ama sadece elektron tuttu, proton verdiği, böylece eksi işareti var.Anda memiliki tanda minus.
Ama sadece elektron tuttu, proton verdiği, böylece eksi işareti var.전자가 유지됩니다
Ama sadece elektron tuttu, proton verdiği, böylece eksi işareti var.Ma abbiamo dato via i; protone e mantenuto l'elettrone percio' abbiamo un segno meno.
Ama sadece elektron tuttu, proton verdiği, böylece eksi işareti var.Odevzdal pouze proton, elektron zůstal, takže máte znaménko -.
Ama sadece elektron tuttu, proton verdiği, böylece eksi işareti var.Pero sólo regaló el protón, lo mantuvo el electrón tiene un signo negativo.
Ama sadece elektron tuttu, proton verdiği, böylece eksi işareti var.Він забирає лише той протон, який містить електрон, тому тут стоїть знак "мінус. "
Ama sadece elektron tuttu, proton verdiği, böylece eksi işareti var.Но отдаде само протона,задържа електрона затова има знак минус.
Ama sadece elektron tuttu, proton verdiği, böylece eksi işareti var.וכאן, יש לנו קבוצה של תאי שריר, שמייצרים הרבה פחמן-דו חמצני.
Ama tepki vereceğini elektronlar hakkında konuşmak, ve eğerAber wenn Sie über die Elektronen, die reagieren wird sprechen, und
Ama tepki vereceğini elektronlar hakkında konuşmak, ve eğer그러나 여러분이 반응에 관여하는 전자들에 관해서 언급한다면,
Ama tepki vereceğini elektronlar hakkında konuşmak, ve eğerولكن اذا تحدثنا عن الالكترونات التي ستتفاعل
Ama tüm bu olanlar, bu alkali metaller, istedikleri gerçekten kötü elektron vermek.Aber alle von diesen anderen, diese Alkalimetalle, sie wollen ihre Elektronen unbedingt hergeben.
Ama tüm bu olanlar, bu alkali metaller, istedikleri gerçekten kötü elektron vermek.Ale te pozostałe, te metale alkaliczne, one bardzo chcą oddać elektrony.
Ama tüm bu olanlar, bu alkali metaller, istedikleri gerçekten kötü elektron vermek.Ale všechny ty ostatní se chcou těch elektronů zbavit.
Ama tüm bu olanlar, bu alkali metaller, istedikleri gerçekten kötü elektron vermek.그러나 다른 모든 것들은 이 알카리 금속들은 전자를 정말로 내놓고 싶어합니다.
Ama tüm bu olanlar, bu alkali metaller, istedikleri gerçekten kötü elektron vermek.Pero todos de los mismos, estos metales alcalinos, quieren a regalan electrones realmente mal.
Ama tüm bu olanlar, bu alkali metaller, istedikleri gerçekten kötü elektron vermek.А щодо інших, лужних металів, вони дуже прагнуть віддавати електрони.
Ama üçüncü kabuğunda sekiz elektron gerekir.그러나 3번째 껍질은 8개의 전자를 가집니다.
Ama üçüncü kabuğunda sekiz elektron gerekir.Aber es hat acht Elektronen in der dritten Shell.
Ama üçüncü kabuğunda sekiz elektron gerekir.Ale będzie miał 8 elektronów w trzeciej powłoce.
Ama üçüncü kabuğunda sekiz elektron gerekir.A měl by v ní osm elektronů.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
elektron ile cümle - Sayfa 47 - elektron kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App