Ana içeriğe geç
Sözlük

elektron ile cümle

elektron kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu prensip elektronun birçok özelliğini açıklar.هذا المبدأ يفسر العديد من خصائص الالكترونات.
Transfer edilen bu potansiyeller insanlara, hayvanlara ve elektronik eşyalar için tehlikelidir.هذه الإمكانات نقل تشكل خطرا على الناس والماشية، وأجهزة إلكترونية.
Güney Sudan Cumhuriyeti, Ocak 2012'de uluslararası elektronik pasaportları çıkartmaya başlamıştır.بدأت جمهورية جنوب السودان بإصدار جوازات السفر الالكترونية والمعترف بها دوليا في يناير عام 2012.
Örneğin, SLAC Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı bir elektronu yaklaşık olarak 51 GeV'e kadar hızlandırabilir.بإمكان معجل الجسيمات SLAC الخطي ان يعجل الإلكترونات إلى حوالي 51 GeV‏.
"Lisa's Wedding" bölümü (altıncı sezon, 1995) için Bart'ın sesi elektronik olarak alçaltılmıştır.وقد خُفض صوت بارت بشكل إلكترونى ل (الموسم السابع) لجزء (زواج ليسا).
Elektronik müzikموسيقى إلكترونية.
Röle veya valf kullanan elektronik bilgisayarlar, 1940'ların başında ortaya çıkmaya başladı.الحاسوب الإلكتروني باستخدام إما التبديلات relays أو الصمامات valves ، بدأت تظهر في أوائل 1940.
Süspansiyonlar yol koşullarına ya da sürücünün kullanım tarzına göre elektronik olarak ayarlanır..وتم ضبط النوابض إلكترونياً وفقاً لظروف الطريق أو وفقاً لأسلوب استخدام القيادة.
1947'de, senkrotron radyasyonu 70 MeV elektron senkrotron ile General Electric'te keşfedildi.ثم اكتشف الإشعاع السنكروتروني سنة 1947 بطاقة 70 MeV في شركة جنرال إلكتريك.
Serbest elektron ve ışık arasındaki bu ilişki Thomson saçılımı veya doğrusal Thomson saçılması denir.ويسمى هذا التفاعل بين الضوء والإلكترونات الحرة تشتت تومسون الخطي أو تشتت تومسون.
Elektronik vize onay tarihinden itibaren 30 gün süreyle geçerlidir.التأشيرات الإلكترونية صالحة لمدة 30 يوما من تاريخ الموافقة.
1957 Casio Model 14-A'yı duyurdu, dünyanın ilk elektronik hesap makinesi.1957:كاسيو طرحت في الأسواق طراز الـ 14-A، أول آلة حاسبة إلكترونية مدمجة.
Türkiye’ye dönüşünde birer yıl Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektronik ve Ekonomi bölümlerine devam etti.وحينما عادت إلى تركيا واصلت تعليمها بأقسام الإلكترونيات والإقتصاد بجامعة الشرق الأوسط الفنية لمدة عام واحد.
Pioneer: Bir elektronik şirketi.هي شركة إلكترونيات رائدة.
Vakumdaki elektron ışık hızına (c) yaklaşabilir ama hiçbir zaman yetişemez.بإمكان أن تقترب سرعة الإلكترون من سرعة الضوء في الفراغ C ولكن لا يمكن أن تصلها أبدا.
ICAO uyumlu elektronik pasaportlar 2014 yılına kadar tüm ülkede verilebilmektedir.تتوفر جميع اصدارات الدوريات من عام 1990 إلى عام 2006 بشكل اليكتروني على موقع الجمعية.
1887 yılında Heinrich Hertz ışığın metalden elektron yayabildiğini gözlemlemiştir.في عام 1887 لاحظ هاينريش هيرتس أن باستطاعة الضوء إطلاق الإلكترونات من المعدن.
Tüm parçacıklar gibi elektronlar da dalga gibi davranabilir.بإمكان الإلكترونات أن تكون موجات كما هو حال جميع الجسيمات.
Elektronların gerekli enerjisi 20-200 eV’dir genellikle.فنطاق طاقة الإلكترونات المطلوبة تكون 20-200 eV‏.
Elektronik ticaret imkânı.أعمال تجارية إلكترونية.
Bu tepkime sonucu salınan erke milyonlarca elektronvolttur, yani oldukça küçük bir miktar erkedir.الطاقة الناتجة عن هذا التفاعل تقدر بملايين فولت إلكتروني والذي يعادل كمية بالغة الصغر من الطاقة.
Elektronun keşfinden 40 yıl sonra, 1936'da Carl D. Anderson, müonu keşfetti.بعد 40 عاما من اكتشاف الالكترون اكتشف كارل أندرسون الميوون سنة 1936.
Aynı orbitali kaplayan elektronların (çiftlenmiş elektron denir) manyetik momenti birbirini yok eder.أما الإلكترونات المقترنة (التي هي في نفس المدار) فإن زخمهما المغناطيسي يلغي كل منهما الآخر.
Elektronik sistemlerde, baskılı devre kartları, sentetik plastik ve fiberglastan yapılır.في أنظمة الإلكترونيات , تصنع لو حة الدارات المطبوعة من البلاستيك أو الألياف الزجاجية .
Bu elektronlar ikincil elektron (seconder electrons) olarak tanımlanır.تدعى تلك الإلكترونات البطيئة إلكترونات ثانوية.
Görsel olarak ya da elektronik aletler kullanılarak gerçekleştirilebilir.يمكن القيام به بصريًا، أو باستخدام الأجهزة الإلكترونية.
Diğer dar tarafında ise elektron tabancası bulunur.في الطرف الآخر من الأنبوب يوجد مضخة كهربائية.
Otomobil tasarımında elektroniğin kullanımı hemen hemen tüm teknolojik alanlarda yaygınlaşır.كان لاستخدام الإلكترونيات في تصميم السيارات على نطاق واسع فضلاً في انتشار التكنولوجية في مجالات أوسع.
Normal elektronik tasarımın pek çok bileşeni bir mikro elektronik eşdeğeri ile bulunur.تتوفر العديد من المكونات التي تدخل في تصاميم الإلكترونيات الطبيعية في عناصر مكافئة من الإلكترونيات الدقيقة.
Orbital transferi için diğer metotlar elektron gibi parçacıkların çarpışması ve Auger etkisini içerir.وهناك طرق أخرى للتنقل المداري مثل التصادم مع الإلكترونات وأيضا تأثير أوجيه.
Örneğin, sodyum, klor ile reaksiyona girdiğinde bir elektron verir ve 1+ oksidasyon seviyesi kazanır.وعلى سبيل المثال ، عندما تتفاعل درة صوديوم مع ذرة كلور ، يعطي الصوديوم إلكترون واحد ويصل إلى حالة أكسدة +1.
Hidrojen ise 1 elektron vererek +1'e yükseltgenmiştir.ولكن على الرغم من ذلك يكون للهيدروجين حالة أكسدة مقدارها +1.
Çekici Coulomb kuvvetiyle, bir elektron bir atomun çekirdeğine bağlı olabilir.يجب أن يكون أي شيء يمكن أن يتعامل مع الباريوم مؤرضًا كهربائيًا.
Bunun için internette kurumsal ve elektronik ticaret amacıyla kurulmuş iki tane web sitesi bulunmaktadır.هناك على شبكة الإنترنت نوعين من المواقع الإباحية تجارية ومجانية على حد سواء.
Grup geleneksel ve elektronik aletler kullanır.فهم يستخدمون الأساليب والمعدات القديمة.
Bu elektronların enerji kazanmalarına ve bundan dolayı da metal gibi iletkenlerde hareket etmelerini sağlar.وهذا يمنح الإلكترونات الطاقة وبالتالي الحركة داخل الموصل مثل أي معدن .
Bu eğimli hareketin ivmesi elektronun synchrotron radyasyonu formunda enerji ışımasını içerir.يحرض هذا التسارع من حركة التقوس الإلكترون بأن يشع طاقة على شكل إشعاع سنكروتروني.
Diğer yandan metaller kısmen dolu elektronik kuşaklar elektron kuşağı yapısına sahiptirler.ومن ناحية أخرى، فإن الفلزات لديها بنية نطاق إلكتروني تحتوي على شرائح إلكترونية ممتلئة جزئيا.
Günümüzde rötuş elektronik ortamda bilgisayarlar aracılığıyla gerçekleştirilmektedir.وقد صارت آلات الخياطة الإلكترونية في أيامنا هذه تعمل بالحاسوب.
Bankacılık, otel, elektronik ve ikram sektörlerinde danışmanlık yaptı.نجحت التجارة الالكترونية نجاحاً باهراً في قطاع البنوك و الفنادق و خدمة حجز السيارات وذلك على سبيل المثال.
E-posta - elektronik posta iletişim sistemi.تجوال بيانات البريد الإلكتروني.
Faraday sabiti fizik ve kimyada, bir mol elektronun sahip olduğu elektrik yükü olarak tanımlanır.ثابت فاراداي في الفيزياء والكيمياء هو كمية الشحنة الكهربية لكل مول من الإلكترونات.
Bazen elektronik puro da aynı anlamda kullanılır.يُستخدم الحديد النقي أحيانًا في العملية الإلكتروليتية.
Bu bulgu, elektronların atomların bileşenleri olduğu fikri için bir kanıt oluşturmaktaydı.فعززت هذا الدليل الرأي القائل بأن الالكترونات توجد كعناصر في الذرات.
Elektronik diş fırçaları popüler, ağız hijyenine yardımcı aletlerdir.شاع أيضاً استخدام فرشاة الأسنان الكهربائيّة باعتبارها أداة تُساعد على الحفاظ على صحة و نظافة الفم.
İki veya daha fazla atom arasında elektronların değiş-tokuşu veya paylaşımı kimyasal bağın temel sebebidir.فالتبادل أو تقاسم الإلكترونات في ما بين الذرات هو السبب الرئيسي للروابط الكيميائية.
Elektronların bu hareketi bir akım yaratır.تُشكّل هذه الحركات طاقة حركية في المادة.
Bir beyaz cüce içerisindeki elektronların öz kütle numarası 1036 electrons/m³ sırasındadır.فتكون كثافة عدد الإلكترونات في القزم الأبيض 1036 إلكترون/m3.
Altı π elektronu vardır, dolayısıyla furan aromatiktir.يحوي المركب على عشرة إلكترونات باي، وله خواص عطرية.
Issuu, ücretsiz bir elektronik yayıncılık platformu.كتاب، دار ناشري للنشر الإلكتروني.
Avometreler, elektrik ve elektronik sektöründe kullanılırlar, analog ve dijital olarak imal edilirler.أوامر تصبح عندئذ الكهربائية والإلكترونية تجهيز الذاكرة.
Albüm kapağındaki yazı "İlk elektronik canlı-dijital albüm" anlamı taşımaktadır.إن تحديد نقطة واحدة خلال هذا المشوار على أنها «أول حاسوب اليكتروني رقمي» أمر صعب جدا.
ICAO standardı elektronik pasaportlarda "çip içinde" () sembolü taşımaz.ونتيجة لذلك، جوازات السفر الالكترونية في جمهورية الدومينيكان لا تحمل "رقاقة داخل" رمز الجواز الإلكتروني .
EDVAC (Electronic Discrete Variable Automatic Computer) ilk elektronik bilgisayarlardan biridir.EDVAC (Electronic Discrete Variable Automatic Computer) foi um dos primeiros computadores eletrônicos.
Elektron transport zinciri üzerindeki son proteindir.É a última proteína da cadeia transportadora de elétrons.
Örneğin, SLAC Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı bir elektronu yaklaşık olarak 51 GeV'e kadar hızlandırabilir.Por exemplo, o Centro Acelerador Linear de Stanford pode acelerar um elétron a aproximadamente 51 GeV.
Serbest elektron ve ışık arasındaki bu ilişki Thomson saçılımı veya doğrusal Thomson saçılması denir.Tal interação entre a luz e elétrons livres é chamada de efeito Thomson ou efeito Thomson linear.
Altı π elektronu vardır, dolayısıyla furan aromatiktir.Há 6 elétrons π, então o furano é um composto aromático.
Empire of the Sun, 2007 yılında kurulan Avustralyalı elektronik müzik grubu.Empire of the Sun é uma dupla australiana de música electrónica formada em 2007.
1947'de, senkrotron radyasyonu 70 MeV elektron senkrotron ile General Electric'te keşfedildi.Em 1947, a radiação síncrotron foi descoberta com um elétron síncroton de 70 MeV pela General Electric.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod